Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10288 E. 2012/15336 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz oranı↗ akdi faiz↗ bsmv↗ sözleşmeden doğan dava↗ muacceliyet↗ genel kredi sözleşmesi↗ vade↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve son bilirkişi kurulu raporuna göre, uygulaması gerekli temerrüt faiz oranının, kredi sözleşmesinde belirlenen akdi faiz oranının %50 artırılması sonucu bulunan %68.40 oranı olduğu; davacı bankaca temerrüt tarihinde bankanın uyguladığı temerrüt faiz oranının ya da bunun %50 fazlasının uygulanması talep edilmiş ise de; bu hususun ancak temerrüt faizine ilişkin sözleşmede hüküm bulunmaması hallerinde geçerli olacağı, davaya konu alacak yönünden taraflar arasında akdi faizin %50 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanmasının kararlaştırıldığı ve akdi faiz belirlendiğinden, temerrüt faizi yönünden alınan tüm bilirkişi raporlarında da belirlenen bu miktara itibar edildiği, araca el konulmasının tahsi anlamında olmadığı, araç değerinin mahsubunun ancak satılarak bedelinin bankaca tahsil edilmesi halinde mümkün olacağından, takip tarihi itibariyle mahsubu gereken bir kalem bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, 38.922,08 TL alacağın 13.727.19 TL'lık ana alacak kısmına dava tarihinden itibaren yıllık %68,40 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasında mevcut sözleşmeye göre, davalıya kullandırılan krediye uygulanan akdi faiz oranına % 50'sinin eklenmesi şeklinde yapılan hesaplamaya dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Oysa anılan sözleşmenin, Temerrüt Faizi ve Oranı başlıklı 8/2 maddesinde, müşterinin, bu sözleşmeden doğan borçlarını gününde ödemediği ya da sözleşmede belirtilen şekilde temerrüde düştüğü takdirde, belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden, hesap kapatma ihbarı ile muaccel hale gelen borçlarda hesabın kapatıldığı tarihten, bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, bankanın mevzuat gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın % 50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi ve onun gider vergisi ve fon kesintisi ile birlikte ödemeyi kabul edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda mahkemece, birikmiş temerrüt faizi hesabında anılan sözleşme hükmü gereğince, temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranının saptanıp, bu oranın % 50'sinin ilavesi suretiyle davacı banka alacağının tespit ettirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1307 E. 2021/3912 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8902 E. 2022/8980 K.
Ortak:akdi faiz oranı · akdi faiz · sözleşmeden doğan dava · muacceliyet · genel kredi sözleşmesi · vade · ihbar · temerrüt faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaOysa anılan sözleşmenin, Temerrüt Faizi ve Oranı başlıklı 8/2 maddesinde, müşterinin, bu «sözleşmeden doğan» borçlarını gününde ödemediği ya da sözleşmede belirtilen şekilde «temerrüde» düştüğü takdirde, belli vadeli borçlarda bu «vade» tarihinden, hesap kapatma «ihbarı» ile «muaccel» hale gelen borçlarda hesabın kapatıldığı tarihten, bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, bankanın mevzuat gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın % 50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden «temerrüt faizi» ve onun gider vergisi ve fon kesintisi ile birlikte ödemeyi kabul edeceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve «son» bilirkişi kurulu raporuna göre, uygulaması gerekli «temerrüt faiz» oranının, «kredi sözleşmesinde» belirlenen «akdi faiz oranının» %50 artırılması sonucu bulunan %68.40 oranı olduğu; davacı bankaca temerrüt tarihinde bankanın uyguladığı temerrüt faiz oranının ya da bunun %50 fazlasının uygulan …
Mahkemece, taraflar arasında mevcut sözleşmeye göre, davalıya kullandırılan krediye uygulanan «akdi faiz oranına» % 50'sinin eklenmesi şeklinde yapılan hesaplamaya dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Benzer bu kararda… 27/05/2011 tarihli 29.000.- TL tutarlı ve 18/04/2011 tarihli 150.000.- TL tutarlı Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmelerin borçlu şirketi «temsilen» ...'ın imzaladığı, ayrıca ...'ın anılan sözleşmeleri «kefil» sıfatıyla şahsen imzaladığı, sözleşmenin 9. maddesine göre bankanın dilediği anda kredilerin bir kısmını veya tamamını kesebileceği, «vadesi» belli borçlar için, bankanın kendisine ayrıca «ihbarda» bulunma yükümlülüğü olmaksızın vade gününden itibaren 44. madde koşullarında «temerrüt faizi» işlemeye başlayacağını müşterinin kabul edeceği şeklinde düzenlendiği, 44. maddesine göre de, müşterinin bu «sözleşmeden doğan» borçlarını gününde ödemediği takdirde, belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden; hesap kapatma (hesap kesme, kat etme) ihbarı ile «muaccel» hale gelen hesaplarında hesap kapatma tarihinden kredinin tamamen geri ödeneceği tarihe kadar geçecek günler için, bankanın mevzuat gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir «ihtar» ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini «kabul, beyan» ve «taahhüt» edeceği şeklinde düzenlendiği, davacı bankanın takipte yıllık %94,5 oranında temerrüt faizi talep ettiği, bilirkişi hesaplamalarda «akdi faiz oranının» %50 fazlasının temerrüt faizi oranı olarak uygulanmasının piyasa koşullarına uygun ve makul olacağı, davacı bankanın, davalı ...
Dava dayanağı «kredi sözleşmesinin» «temerrüt faizi» ve oranı başlıklı 44. maddesinde "Müşteri, işbu «sözleşmeden doğan» borçlarını gününde ödemediği takdirde, belli vadeli borçlarda bu «vade» tarihinden; hesap kapatma(hesap kesme, kat etme) «ihbarı» ile «muaccel» hale gelen hesaplarda hesap katma tarihinden, bu Sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel geldiği tarihten itibaren, bunları BANKA’ya bu Sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, BANKA’nın mevzuat gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 (yüzdeelli) ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir «ihtar» ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini «kabul, beyan» ve «taahhüt» eder" düzenlemesine yer verilmiştir.
Birinci Noterliği'nin 21/2/2013 tarih ve 1354 yevmiye nolu «ihtarnamesinin» keşide edildiği, anılı ihtarnamenin 26/2/2013 tarihinde tebliğ edildiği, bu suretle hesapların «muaccel» hale geldiği, kat tarihi itibariyle (21/2/2013) toplam 53.949,51 TL alacağın 24 saat içinde ödenmesinin talep edildiği, verilen sürede borç ödenmediğinden davalı Şirketin 28/2/2013 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü, Bankanın uyguladığı yıllık %94,5 oranındaki «temerrüt faizi» oranının pek fahiş olduğu ve uygulanan «akdi faiz oranlarına» %50 ilave edilerek bulunacak rakamın temerrüt faizi olarak uygulanmasının piyasa şartlarına uygun ve makul olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşınır rehninin paraya çevrilmesi · taşınır rehni · rehnin paraya çevrilmesi · kabul beyanı · re'sen terkin · rehin · ihya · kefalet
Benzer bu kararda2- Davacının temyiz istemine gelince; dava, «genel kredi sözleşmesi» ile ticari araç kredisi sözleşmelerine dayalı olarak alacağın tahsili amacıyla yapılan «taşınır rehninin paraya çevrilmesi» yoluyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Şti.'ne ...'ın «kefaletiyle» ... nolu 24 ay vadeli aylık %0,85 faiz oranlı 29.000.- TL tutarlı krediyi 27/5/2011 tarihinde açtığı, 21/2/2013 kat tarihi itibariyle borç toplamının 9.919,44 TL olduğu, yine aynı firmaya 793 ... nolu 24 ay vadeli aylık %1,25 faiz oranlı 48.415.- TL tutarlı krediyi 23/6/2012 tarihinde açtığı, 29.000.- TL tutarlı «kredi sözleşmesinin» Motorlu Nakil Vasıtaları Rehni maddesindeki Motorlu Nakil Vasıtasının Markası Modeli Motor no şasi no ve plaka no kısımlarının doldurularak davalı şirketin «rehin» veren sıfatıyla yetkili imzasının atıldığı ve kaşesinin basıldığı, rehin alanın da Yapı Kredi Bankası ...
… 27/05/2011 tarihli 29.000.- TL tutarlı ve 18/04/2011 tarihli 150.000.- TL tutarlı Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmelerin borçlu şirketi «temsilen» ...'ın imzaladığı, ayrıca ...'ın anılan sözleşmeleri «kefil» sıfatıyla şahsen imzaladığı, sözleşmenin 9. maddesine göre bankanın dilediği anda kredilerin bir kısmını veya tamamını kesebileceği, «vadesi» belli borçlar için, bankanın kendisine ayrıca «ihbarda» bulunma yükümlülüğü olmaksızın vade gününden itibaren 44. madde koşullarında «temerrüt faizi» işlemeye başlayacağını müşterinin kabul edeceği şeklinde düzenlendiği, 44. maddesine göre de, müşterinin bu «sözleşmeden doğan» borçlarını gününde ödemediği takdirde, belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden; hesap kapatma (hesap kesme, kat etme) ihbarı ile «muaccel» hale gelen hesaplarında hesap kapatma tarihinden kredinin tamamen geri ödeneceği tarihe kadar geçecek günler için, bankanın mevzuat gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir «ihtar» ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini «kabul, beyan» ve «taahhüt» edeceği şeklinde düzenlendiği, davacı bankanın takipte yıllık %94,5 oranında temerrüt faizi talep ettiği, bilirkişi hesaplamalarda «akdi faiz oranının» %50 fazlasının temerrüt faizi oranı olarak uygulanmasının piyasa koşullarına uygun ve makul olacağı, davacı bankanın, davalı ...
İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 24/3/2014 tarih yazısına göre de, krediye konu ... plakalı aracın 27/5/2011 tarihinde 170945 sayılı evrak mucibi olarak siciline «rehin» «kaydının» tescil edildiği, davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10288 E. , 2012/15336 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2009 tarih ve 2005/339-2009/629 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı lehine açılan ve kullandırılan kredinin 12.03.2003 tarihinde kat edildiğini verilen süre içinde borcun davalıca ödenmediğini ileri sürerek 78.520.00 TL alacağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kullandığı 12.000.00 TL kredi ile satın aldığı aracın kaydına davacı tarafından rehin kaydı konulduğunu, daha sonra müvekkili aleyhine yapılan icra takibi ile araçta fiili hakimiyet tesis edilerek, borcu karşılayacak kıymette, 17.000.00 TL değerinde olan arabanın alındığını, istenilen faizin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve son bilirkişi kurulu raporuna göre, uygulaması gerekli temerrüt faiz oranının, kredi sözleşmesinde belirlenen akdi faiz oranının %50 artırılması sonucu bulunan %68.40 oranı olduğu; davacı bankaca temerrüt tarihinde bankanın uyguladığı temerrüt faiz oranının ya da bunun %50 fazlasının uygulanması talep edilmiş ise de; bu hususun ancak temerrüt faizine ilişkin sözleşmede hüküm bulunmaması hallerinde geçerli olacağı, davaya konu alacak yönünden taraflar arasında akdi faizin %50 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanmasının kararlaştırıldığı ve akdi faiz belirlendiğinden, temerrüt faizi yönünden alınan tüm bilirkişi raporlarında da belirlenen bu miktara itibar edildiği, araca el konulmasının tahsi anlamında olmadığı, araç değerinin mahsubunun ancak satılarak bedelinin bankaca tahsil edilmesi halinde mümkün olacağından, takip tarihi itibariyle mahsubu gereken bir kalem bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, 38.922,08 TL alacağın 13.727.19 TL'lık ana alacak kısmına dava tarihinden itibaren yıllık %68,40 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasında mevcut sözleşmeye göre, davalıya kullandırılan krediye uygulanan akdi faiz oranına % 50'sinin eklenmesi şeklinde yapılan hesaplamaya dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Oysa anılan sözleşmenin, Temerrüt Faizi ve Oranı başlıklı 8/2 maddesinde, müşterinin, bu sözleşmeden doğan borçlarını gününde ödemediği ya da sözleşmede belirtilen şekilde temerrüde düştüğü takdirde, belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden, hesap kapatma ihbarı ile muaccel hale gelen borçlarda hesabın kapatıldığı tarihten, bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, bankanın mevzuat gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın % 50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi ve onun gider vergisi ve fon kesintisi ile birlikte ödemeyi kabul edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda mahkemece, birikmiş temerrüt faizi hesabında anılan sözleşme hükmü gereğince, temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranının saptanıp, bu oranın % 50'sinin ilavesi suretiyle davacı banka alacağının tespit ettirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063872700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz