İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5146 E. 2021/2557 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari teamül↗ tahsilat makbuzu↗ imza incelemesi↗ teamül↗ kesin süre↗ bilirkişi incelemesi↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece boma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre tahsilat makbuz asıllarının ibrazı için davacı tarafa kesin süre verildiği kesin süre içerisinde belge asıllarının dosyaya sunulamadığı, davalı şirket tarafından ticari teamül gereği belge asıllarının kendilerinde bulunmadığı belirtilerek karbon nüshalarının dosyaya ibraz edildiği, bu belgeler üzerinden ATK tarafından yapılan imza incelemesi ile davacı adına atılı imzaların davacıya ait olmadığı tespit edildiği ancak karbon nüshalar üzerinde yapılan incelemenin hükme esas alınamayacağından davanın reddine karar verilmiştir.
İş bu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Davalı tarafından dip koçanları sunulan makbuzlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ve bunların kuvvetle muhtemel davacıya ait olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. makbuzlarda davacı imzasını içeren suretlerin aslının da sunulmadığı gözetilerek mevcut delil durumuna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5723 E. 2024/2192 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayyım atanması · aktif husumet yokluğu · rekabet yasağı · kayyım · kâr mahrumiyeti · aktif husumet · şirket zararı · oy yasağı
Benzer bu kararda… İstinaf Mahkemesi gerekçesinin aksine 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca, diğer ekonomik menfaatleri zarar görenler olarak dava açma haklarının olduğunu, «haksız rekabet» durumunda 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca herkes tarafından dava açılabilecekken, «yönetim kurulu» üyelerinin haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle 396 ncı madde uyarınca sadece şirketin dava açabileceğini, İstinaf Mahkemesince mevzuat hükümlerinin karıştırıldığını, davanın 555 inci madde ilgisinin olmadığını, davalıların hem haksız rekabet hem de «rekabet yasağına» aykırılık eylemeleri sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, ortağı olunan «şirketin zararının» değil, ortağı olunan şirket zarara uğradığı için kendi zararının talep edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un hem 56 hem de 553 üncü maddesi hükümlerinin yanlış yorumlandığını, kararda hukuki gerekçenin ilgili mevzuat ile ortaya konulmadığını, dava dışı şirketi «temsile» yetkili kişisinin zaten davalılar arasında yer aldığını, bu kişiden Karbon A.Ş. adına dava açmasının beklenemeyeceğini, «kayyım atanması» için açtıkları davanın reddedildiğini, ellerindeki hukuki imkanların tüketildiğini, Karbon A.Ş. tarafından bu davanın açılamayacağını belirterek Bölge Adliye Mahke …
… nin boşaltıldığını, müşterilerinin davalı gerçek kişilerin kurduğu davalı şirkete yönlendirildiğini, Karbon A.Ş.'nin %50 ortağı olan davacı müvekkilinin davalıların «haksız rekabet» teşkil eden eylemleri nedeniyle zarara uğradığını, davalıların hem haksız rekabet hem de «rekabet yasağına» aykırılık teşkil eden eylemleri nedeniyle Karbon A.Ş'nin zarara uğradığını, davalıların eylemleri sebebiyle anılan şirketin hisselerinin değerinin düştüğünü, şirket kazancının yok olduğunu ve bu suretle müvekkilinin bu kazançtan «mahrum» edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi uyarınca haksız rakabetten dolayı ticari menfaati zarar uğrayan şirket ortağı mü …
… e sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirketin, dava dışı Karbon Demir Çelik A.Ş.'nin ortaklarından olduğunu, davalıların, ortağı olduğu Karbon Demir Çelik A.Ş. ile «haksız rekabet» halinde olduğunu, şirket ortağı olarak bu durumdan zarar gördüğünü iddia ederek haksız rekabetin tespiti, men'i ile ref'i ve haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu, ancak davalıların haksız rekabet halinde olduğu iddia edilen şirketin Karbon Demir Çelik A.Ş., olduğu, dolayısıyla hakkın süjesinin bu şirket olduğu, bu hakkın bu şirketin yetkili organları eliyle kullanılması gerektiği, davacının, davalıların kendisi ile rekabet halinde olduğuna dair bir iddiada bulunmamasına göre şirket ortağı olarak dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile bir kısım davalıların ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi oldukları dava dışı Karbon A.Ş. aleyhine davalıların «haksız rekabette» bulunulduğu ileri sürülerek 6102 sayılı Kanun'un 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümleri gereği talepte bulunulduğu, bu nitelikteki davanın, davalıların eylemlerinden zarar gördüğü iddia edilen dava dışı Karbon A.Ş. tarafından açılması gerektiği, somut olayda haksız rekabet iddiaları bakımından, dava dışı Karbon A.Ş.'nin yönetici olan bir kısım davalılarının yükümlü oldukları «rekabet yasağına» aykırı davrandıklarının da ileri sürüldüğü, bu halde ise talep edilebilecek tazminatın 6102 sayılı Kanun'un 555 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ancak dava dışı Karbon A.Ş.'ye ödenmesinin istenebileceği, ancak davacının tazminatın kendisine verilmesini istediği, bu itibarla davacı ortağın işbu davada aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5146 E. , 2021/2557 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.07.2019 tarih ve 2017/198-2019/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı borçlu şirketin davacıya 2012 yılına ait zirai ürün bedelleri olan 25.06.2012, 07.07.2012 ve 10.07.2012 tarihli müstahsil makbuzlarla sabit olan 63.010,50 TL borcunu ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının yapılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı firmanın davacıdan Pektaşer Ltd. Şti. aracılığıyla satın almış olduğu ürünlere ilişkin bedelin davalı tarafından davacıya ödenmek üzere Pektaşer Ltd. Şti.'ne ödenmiş olduğunu, dolayısıyla var ise alacağın muhatabının davalı firma değil, üreticiye ödeme yapmak üzere para gönderilen Pektaşer Ltd. Şti. olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece boma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre tahsilat makbuz asıllarının ibrazı için davacı tarafa kesin süre verildiği kesin süre içerisinde belge asıllarının dosyaya sunulamadığı, davalı şirket tarafından ticari teamül gereği belge asıllarının kendilerinde bulunmadığı belirtilerek karbon nüshalarının dosyaya ibraz edildiği, bu belgeler üzerinden ATK tarafından yapılan imza incelemesi ile davacı adına atılı imzaların davacıya ait olmadığı tespit edildiği ancak karbon nüshalar üzerinde yapılan incelemenin hükme esas alınamayacağından davanın reddine karar verilmiştir.
İş bu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Davalı tarafından dip koçanları sunulan makbuzlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ve bunların kuvvetle muhtemel davacıya ait olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. makbuzlarda davacı imzasını içeren suretlerin aslının da sunulmadığı gözetilerek mevcut delil durumuna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/665588200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz