İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13422 E. 2011/16650 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme cezası↗ zıya↗ yapılandırma protokolü↗ bsmv↗ ilamsız icra takibi↗ müteselsil sorumluluk↗ protokol↗ taahhütname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı şirketin 2000 yılına ait kurumlar vergisi,BSMV, banka muameleleri vergisi, gecikme cezası, usulsüzlük cezası ve vergi zıyaı cezası olmak üzere toplam 12.633,94 TL tutarındaki miktarı uzlaşma sonucu 29.01.2008 ve 01.02.2008 tarihinde ödediği, bu miktarın ödenmesi için davalılar aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığı ve takibe itiraz üzerine takibin durduğu, vergi ve cezanın davalıların hisselerini devrettikleri 05.12.2006 tarihinden önceki döneme ait olduğu, davalıların hisselerini davacı şirketin ortaklarına 05.12.006 tarihinde devrettikleri ve aralarında yapılan protokolün 8, 9, 13 ve 15. maddelerine göre ödenen miktardan davalıların sorumlu oldukları, nitekim protokolün 14. maddesinde hisse devrinden önceki dönemlere ait borcun bulunması halinde doğacak sorumluluklardan devredenlerin müteselsil sorumlu olduğunun kabul ve taahhüt edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 30.05.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalılar yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13814 E. 2011/6566 K.
Ortak:gecikme cezası · yapılandırma protokolü · ilamsız icra takibi · müteselsil sorumluluk · protokol · taahhütname
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı şirketin 2000 yılına ait kurumlar vergisi,BSMV, banka muameleleri vergisi, «gecikme cezası», usulsüzlük cezası ve vergi «zıyaı» cezası olmak üzere toplam 12.633,94 TL tutarındaki miktarı uzlaşma sonucu 29.01.2008 ve 01.02.2008 tarihinde ödediği, bu miktarın ödenmesi için davalılar aleyhine «ilamsız icra takibi» yapıldığı ve takibe itiraz üzerine takibin durduğu, vergi ve cezanın davalıların hisselerini devrettikleri 05.12.2006 tarihinden önceki döneme ait olduğu, davalıların hisselerini davacı şirketin ortaklarına 05.12.006 tarihinde devrettikleri ve aralarında «yapılan protokolün» 8, 9, 13 ve 15. maddelerine göre ödenen miktardan davalıların sorumlu oldukları, nitekim protokolün 14. maddesinde hisse devrinden önceki dönemlere ait borcun bulunması halinde doğacak sorumluluklardan devredenlerin «müteselsil sorumlu» olduğunun kabul ve «taahhüt» edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 30.05.2011 günlü ilamında açıklana …
Benzer bu karardaMahkemece, davacı şirketin 2000 yılına ait kurumlar vergisi,BSMV, banka muameleleri vergisi, «gecikme cezası», usulsüzlük cezası ve vergi «ziyaı» cezası olmak üzere toplam 12.633,94 TL tutarındaki miktarı uzlaşma sonucu 29.01.2008 ve 01.02.2008 tarihinde ödediği, bu miktarın ödenmesi için davalılar aleyhine «ilamsız icra takibi» yapıldığı ve takibe itiraz üzerine takibin durduğu, vergi ve cezanın davalıların hisselerini devrettikleri 05.12.2006 tarihinden önceki döneme ait olduğu, davalıların hisselerini davacı şirketin ortaklarına 05.12.006 tarihinde devrettikleri ve aralarında «yapılan protokolün» 8, 9, 13 ve 15. maddelerine göre ödenen miktardan davalıların sorumlu oldukları, nitekim protokolün 14. maddesinde hisse devrinden önceki dönemlere ait borcun bulunması halinde doğacak sorumluluklardan devredenlerin «müteselsil sorumlu» olduğunun kabul ve «taahhüt» edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «anonim şirket» «hisse devri» sırasında «yapılan protokole» dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Her ne kadar «protokolde», «hisse devri» yapılana kadar şirketin tüm borç ve yükümlülüklerinden hisselerini devreden davalıların sorumlu olduğu belirtilmişse de, ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunan ve protokolün tarafı olmayan davacının üzerine düşen vergi boçlarına ilişkin yükümlülükleri yerine getirmesi nedeniyle «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın bu yönüyle husumetten reddi gerektiği halde, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · aktif husumet ehliyeti · ziya · aktif husumet · husumet ehliyeti · hisse devri · icra takibine itiraz · tüzel kişilik
Benzer bu karardaHer ne kadar «protokolde», «hisse devri» yapılana kadar şirketin tüm borç ve yükümlülüklerinden hisselerini devreden davalıların sorumlu olduğu belirtilmişse de, ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunan ve protokolün tarafı olmayan davacının üzerine düşen vergi boçlarına ilişkin yükümlülükleri yerine getirmesi nedeniyle «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın bu yönüyle husumetten reddi gerektiği halde, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, «anonim şirket» «hisse devri» sırasında «yapılan protokole» dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı şirketin 2000 yılına ait kurumlar vergisi,BSMV, banka muameleleri vergisi, «gecikme cezası», usulsüzlük cezası ve vergi «ziyaı» cezası olmak üzere toplam 12.633,94 TL tutarındaki miktarı uzlaşma sonucu 29.01.2008 ve 01.02.2008 tarihinde ödediği, bu miktarın ödenmesi için davalılar aleyhine «ilamsız icra takibi» yapıldığı ve takibe itiraz üzerine takibin durduğu, vergi ve cezanın davalıların hisselerini devrettikleri 05.12.2006 tarihinden önceki döneme ait olduğu, davalıların hisselerini davacı şirketin ortaklarına 05.12.006 tarihinde devrettikleri ve aralarında «yapılan protokolün» 8, 9, 13 ve 15. maddelerine göre ödenen miktardan davalıların sorumlu oldukları, nitekim protokolün 14. maddesinde hisse devrinden önceki dönemlere ait borcun bulunması halinde doğacak sorumluluklardan devredenlerin «müteselsil sorumlu» olduğunun kabul ve «taahhüt» edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava «dilekçesinin tebliğinden» itibaren 10 günlük sürede yapılan işbülümü itirazının olmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9411 E. 2010/672 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · cezai şart · olumsuz oy · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda2-Davacı vekilinin katılma yolu ile yaptığı temyize gelince; dava tarihi itibariyle hesabın kat edildiği kabul edilerek, bu tarih itibariyle hesaplanan alacağın tahsiline hükmedilmekle yetinilmiş olup, davacının dava tarihinden itibaren tahsile kadar işleyecek «temerrüt faizi» istemi hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir hüküm tesis edilmemesi nedeniyle hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi ek raporuna göre, dava tarihi itibariyle ana para, aylık % 15 «gecikme faizi» ve % 8 «cezai şart» toplamı olan 6.633.95 YTL davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bu meblağın tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13422 E. , 2011/16650 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/03/2009 gün ve 2008/141-2009/53 sayılı kararı bozan Daire’nin 30/05/2011 gün ve 2009/13814-2011/6566 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin önceki ortakları olduğunu, 05.12.2006 tarihinde davalıların şirketteki hisselerini müvekkili şirketin yeni ortaklarına devrettiklerini, yeni ve eski ortaklar arasında yapılan 05.12.2006 tarihli protokole göre devir tarihinden önceki tüm borçlardan devreden olarak davalıların sorumlu olduklarının kararlaştırıldığını, Vergi Dairesi tarafından 2000 yılına ait banka muameleleri vergisi, gecikme faizi, usulsüzlük cezası, kurumlar vergisi ve vergi zıyaından oluşan toplam 12.633,00 TL'nin ödendiğini, bu miktarın devir tarihinden önceki döneme ait olması nedeniyle protokol gereği davalıların sorumlu olduklarını, bu miktarın tahsili için icra takibi yapıldığını, ancak takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin hisseleri davacı şirkete değil, şirket ortaklarına devrettiklerini, dolayısıyla davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu talebi ancak ortakların yapabileceğini, vergi borcunun tahakkuk ettirildiği tarih itibariyle müvekkillerinin ortaklıklarının bulunmadığını, dolayısıyla protokol gerekçe gösterilerek sorumlu olduklarının kabul edilemeyeceğini, vergi borcunun zamanaşımı süresi dolduğu halde itiraz ve def’ide bulunulmadan davacı tarafından ödeme yapıldığını, borcun tüzel kişiliği bulunan şirketin borcu olduğunu savunarak, davanın reddini ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirketin 2000 yılına ait kurumlar vergisi,BSMV, banka muameleleri vergisi, gecikme cezası, usulsüzlük cezası ve vergi zıyaı cezası olmak üzere toplam 12.633,94 TL tutarındaki miktarı uzlaşma sonucu 29.01.2008 ve 01.02.2008 tarihinde ödediği, bu miktarın ödenmesi için davalılar aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığı ve takibe itiraz üzerine takibin durduğu, vergi ve cezanın davalıların hisselerini devrettikleri 05.12.2006 tarihinden önceki döneme ait olduğu, davalıların hisselerini davacı şirketin ortaklarına 05.12.006 tarihinde devrettikleri ve aralarında yapılan protokolün 8, 9, 13 ve 15. maddelerine göre ödenen miktardan davalıların sorumlu oldukları, nitekim protokolün 14.
maddesinde hisse devrinden önceki dönemlere ait borcun bulunması halinde doğacak sorumluluklardan devredenlerin müteselsil sorumlu olduğunun kabul ve taahhüt edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 30.05.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalılar yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 08/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/665425600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz