İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13814 E. 2011/6566 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devir protokolü↗ gecikme cezası↗ yapılandırma protokolü↗ dava dilekçesinin tebliği↗ aktif husumet ehliyeti↗ bsmv↗ ilamsız icra takibi↗ ziya↗ aktif husumet↗ müteselsil sorumluluk↗ husumet ehliyeti↗ hisse devri↗ icra takibine itiraz↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ protokol↗ taraf ehliyeti↗ taahhütname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı şirketin 2000 yılına ait kurumlar vergisi,BSMV, banka muameleleri vergisi, gecikme cezası, usulsüzlük cezası ve vergi ziyaı cezası olmak üzere toplam 12.633,94 TL tutarındaki miktarı uzlaşma sonucu 29.01.2008 ve 01.02.2008 tarihinde ödediği, bu miktarın ödenmesi için davalılar aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığı ve takibe itiraz üzerine takibin durduğu, vergi ve cezanın davalıların hisselerini devrettikleri 05.12.2006 tarihinden önceki döneme ait olduğu, davalıların hisselerini davacı şirketin ortaklarına 05.12.006 tarihinde devrettikleri ve aralarında yapılan protokolün 8, 9, 13 ve 15. maddelerine göre ödenen miktardan davalıların sorumlu oldukları, nitekim protokolün 14. maddesinde hisse devrinden önceki dönemlere ait borcun bulunması halinde doğacak sorumluluklardan devredenlerin müteselsil sorumlu olduğunun kabul ve taahhüt edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 10 günlük sürede yapılan işbülümü itirazının olmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket hisse devri sırasında yapılan protokole dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 05.12.2006 tarihli Hikmet Döviz Hizmetleri A.Ş. Hisse Devir Protokolü şirketteki hisselerini devreden davalılar ile şirket hisselerini devralan özel kişiler arasında düzenlenmiş ve imzalanmıştır. Her ne kadar protokolde, hisse devri yapılana kadar şirketin tüm borç ve yükümlülüklerinden hisselerini devreden davalıların sorumlu olduğu belirtilmişse de, ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ve protokolün tarafı olmayan davacının üzerine düşen vergi boçlarına ilişkin yükümlülükleri yerine getirmesi nedeniyle aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın bu yönüyle husumetten reddi gerektiği halde, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13422 E. 2011/16650 K.
Ortak:gecikme cezası · yapılandırma protokolü · ilamsız icra takibi · müteselsil sorumluluk · protokol · taahhütname
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı şirketin 2000 yılına ait kurumlar vergisi,BSMV, banka muameleleri vergisi, «gecikme cezası», usulsüzlük cezası ve vergi «ziyaı» cezası olmak üzere toplam 12.633,94 TL tutarındaki miktarı uzlaşma sonucu 29.01.2008 ve 01.02.2008 tarihinde ödediği, bu miktarın ödenmesi için davalılar aleyhine «ilamsız icra takibi» yapıldığı ve takibe itiraz üzerine takibin durduğu, vergi ve cezanın davalıların hisselerini devrettikleri 05.12.2006 tarihinden önceki döneme ait olduğu, davalıların hisselerini davacı şirketin ortaklarına 05.12.006 tarihinde devrettikleri ve aralarında «yapılan protokolün» 8, 9, 13 ve 15. maddelerine göre ödenen miktardan davalıların sorumlu oldukları, nitekim protokolün 14. maddesinde hisse devrinden önceki dönemlere ait borcun bulunması halinde doğacak sorumluluklardan devredenlerin «müteselsil sorumlu» olduğunun kabul ve «taahhüt» edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «anonim şirket» «hisse devri» sırasında «yapılan protokole» dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Her ne kadar «protokolde», «hisse devri» yapılana kadar şirketin tüm borç ve yükümlülüklerinden hisselerini devreden davalıların sorumlu olduğu belirtilmişse de, ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunan ve protokolün tarafı olmayan davacının üzerine düşen vergi boçlarına ilişkin yükümlülükleri yerine getirmesi nedeniyle «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın bu yönüyle husumetten reddi gerektiği halde, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı şirketin 2000 yılına ait kurumlar vergisi,BSMV, banka muameleleri vergisi, «gecikme cezası», usulsüzlük cezası ve vergi «zıyaı» cezası olmak üzere toplam 12.633,94 TL tutarındaki miktarı uzlaşma sonucu 29.01.2008 ve 01.02.2008 tarihinde ödediği, bu miktarın ödenmesi için davalılar aleyhine «ilamsız icra takibi» yapıldığı ve takibe itiraz üzerine takibin durduğu, vergi ve cezanın davalıların hisselerini devrettikleri 05.12.2006 tarihinden önceki döneme ait olduğu, davalıların hisselerini davacı şirketin ortaklarına 05.12.006 tarihinde devrettikleri ve aralarında «yapılan protokolün» 8, 9, 13 ve 15. maddelerine göre ödenen miktardan davalıların sorumlu oldukları, nitekim protokolün 14. maddesinde hisse devrinden önceki dönemlere ait borcun bulunması halinde doğacak sorumluluklardan devredenlerin «müteselsil sorumlu» olduğunun kabul ve «taahhüt» edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 30.05.2011 günlü ilamında açıklana …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zıya
Benzer bu karardaMahkemece, davacı şirketin 2000 yılına ait kurumlar vergisi,BSMV, banka muameleleri vergisi, «gecikme cezası», usulsüzlük cezası ve vergi «zıyaı» cezası olmak üzere toplam 12.633,94 TL tutarındaki miktarı uzlaşma sonucu 29.01.2008 ve 01.02.2008 tarihinde ödediği, bu miktarın ödenmesi için davalılar aleyhine «ilamsız icra takibi» yapıldığı ve takibe itiraz üzerine takibin durduğu, vergi ve cezanın davalıların hisselerini devrettikleri 05.12.2006 tarihinden önceki döneme ait olduğu, davalıların hisselerini davacı şirketin ortaklarına 05.12.006 tarihinde devrettikleri ve aralarında «yapılan protokolün» 8, 9, 13 ve 15. maddelerine göre ödenen miktardan davalıların sorumlu oldukları, nitekim protokolün 14. maddesinde hisse devrinden önceki dönemlere ait borcun bulunması halinde doğacak sorumluluklardan devredenlerin «müteselsil sorumlu» olduğunun kabul ve «taahhüt» edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 30.05.2011 günlü ilamında açıklana …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7376 E. 2014/12014 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaHer ne kadar «protokolde», «hisse devri» yapılana kadar şirketin tüm borç ve yükümlülüklerinden hisselerini devreden davalıların sorumlu olduğu belirtilmişse de, ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunan ve protokolün tarafı olmayan davacının üzerine düşen vergi boçlarına ilişkin yükümlülükleri yerine getirmesi nedeniyle «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın bu yönüyle husumetten reddi gerektiği halde, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… .000,00 TL'lik senedin davacı tarafça davalının vekili ... aracılığı ile davalı ...'na gönderildiği, senet bedeli ödendiği halde Hikmet'in hisselerini devretmediği, «limited şirket ortakları» hisselerine düşen oranda vergi borcundan sorumlu olduğu halde davalı ortağın hissesine düşen vergi borcunu ödemediği, davalı ...'in borcunun davacı tarafça ödendiği ve ödenmekte bulunduğu, davacının bu nedenle davalı ortak Hikmet'ten 29.997,21 TL alacaklı bulunduğu, davalı ... davacının da kabul ettiği gibi vekaleten senedi aldığından davacıya bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın ... yönünden kısmen kabulü ile 29.997,21 TL'nin faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline, davalı ... yönünden açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine dair tesis edilen karar, davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · husumet yokluğu · limited şirket
Benzer bu kararda… .000,00 TL'lik senedin davacı tarafça davalının vekili ... aracılığı ile davalı ...'na gönderildiği, senet bedeli ödendiği halde Hikmet'in hisselerini devretmediği, «limited şirket ortakları» hisselerine düşen oranda vergi borcundan sorumlu olduğu halde davalı ortağın hissesine düşen vergi borcunu ödemediği, davalı ...'in borcunun davacı tarafça ödendiği ve ödenmekte bulunduğu, davacının bu nedenle davalı ortak Hikmet'ten 29.997,21 TL alacaklı bulunduğu, davalı ... davacının da kabul ettiği gibi vekaleten senedi aldığından davacıya bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın ... yönünden kısmen kabulü ile 29.997,21 TL'nin faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline, davalı ... yönünden açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine dair tesis edilen karar, davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9411 E. 2010/672 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · cezai şart · olumsuz oy · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda2-Davacı vekilinin katılma yolu ile yaptığı temyize gelince; dava tarihi itibariyle hesabın kat edildiği kabul edilerek, bu tarih itibariyle hesaplanan alacağın tahsiline hükmedilmekle yetinilmiş olup, davacının dava tarihinden itibaren tahsile kadar işleyecek «temerrüt faizi» istemi hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir hüküm tesis edilmemesi nedeniyle hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi ek raporuna göre, dava tarihi itibariyle ana para, aylık % 15 «gecikme faizi» ve % 8 «cezai şart» toplamı olan 6.633.95 YTL davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bu meblağın tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13814 E. , 2011/6566 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.03.2009 tarih ve 2008/141-2009/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin önceki ortakları olduğunu, 05.12.2006 tarihinde davalıların şirketteki hisselerini müvekkili şirketin yeni ortaklarına devrettiklerini, yeni ve eski ortaklar ile yapılan 05.12.2006 tarihli protokole göre, devir tarihinden önceki tüm borçlardan devreden olarak davalıların sorumlu olduklarının kararlaştırıldığını, Vergi Dairesi tarafından 2000 yılına ait banka muameleleri vergisi, gecikme faizi, usulsüzlük cezası, kurumlar vergisi ve vergi ziyaından oluşan toplam 12.633,00 TL'nin ödendiğini, bu miktarın devir tarihinden önceki döneme ait olması nedeniyle protokol gereği davalıların sorumlu olduklarını, bu miktarın tahsili için icra takibi yapıldığını, ancak takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, işin ticari bir dava olduğunu ve ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini bildirerek işbölümü itirazında bulunmuş, ayrıca, müvekkillerinin hisseleri davacı şirkete değil, şirket ortaklarına devrettiklerini, dolayısıyla davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu talebi ancak ortakların yapabileceğini, vergi borcunun tahakkuk ettirildiği tarih itibariyle müvekkillerinin ortaklıklarının bulunmadığını, dolayısıyla protokol gerekçe gösterilerek sorumlu olduklarının kabul edilemeyeceğini, vergi borcunun zamanaşımı süresi dolduğu halde, itiraz ve defide bulunulmadan davacı tarafından ödeme yapıldığını, borcun tüzel kişiliği bulunan şirketin borcu olduğunu savunarak davanın reddini, %40 icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirketin 2000 yılına ait kurumlar vergisi,BSMV, banka muameleleri vergisi, gecikme cezası, usulsüzlük cezası ve vergi ziyaı cezası olmak üzere toplam 12.633,94 TL tutarındaki miktarı uzlaşma sonucu 29.01.2008 ve 01.02.2008 tarihinde ödediği, bu miktarın ödenmesi için davalılar aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığı ve takibe itiraz üzerine takibin durduğu, vergi ve cezanın davalıların hisselerini devrettikleri 05.12.2006 tarihinden önceki döneme ait olduğu, davalıların hisselerini davacı şirketin ortaklarına 05.12.006 tarihinde devrettikleri ve aralarında yapılan protokolün 8, 9, 13 ve 15. maddelerine göre ödenen miktardan davalıların sorumlu oldukları, nitekim protokolün 14.
maddesinde hisse devrinden önceki dönemlere ait borcun bulunması halinde doğacak sorumluluklardan devredenlerin müteselsil sorumlu olduğunun kabul ve taahhüt edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 10 günlük sürede yapılan işbülümü itirazının olmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket hisse devri sırasında yapılan protokole dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
05. 12.2006 tarihli Hikmet Döviz Hizmetleri A.Ş. Hisse Devir Protokolü şirketteki hisselerini devreden davalılar ile şirket hisselerini devralan özel kişiler arasında düzenlenmiş ve imzalanmıştır. Her ne kadar protokolde, hisse devri yapılana kadar şirketin tüm borç ve yükümlülüklerinden hisselerini devreden davalıların sorumlu olduğu belirtilmişse de, ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ve protokolün tarafı olmayan davacının üzerine düşen vergi boçlarına ilişkin yükümlülükleri yerine getirmesi nedeniyle aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın bu yönüyle husumetten reddi gerektiği halde, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 575,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027924600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz