6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Belirsiz alacak davasında talep sonucunun açıklanması için mehil verilmeden usulden ret hatası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1767 E. 2023/1364 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Menfi tespit davalarında, icra takibinde talep edilen alacak ve ödenen bedeller konusunda belirsizlik bulunmuyorsa HMK'nın 107. maddesindeki belirsiz alacak davası hükümleri uygulanamaz; ayrıca kural olarak menfi tespit davası kısmi olarak açılamaz, borçlu borcunu kısmen kabul etmedikçe takibin tamamı için borç bulunmadığı ileri sürülerek kısmi menfi tespit davası açılamaz. Bununla birlikte, dava dilekçesinde talep sonucunun belirsiz olması ve dava değerinin tespit edilememesi hâlinde mahkeme, hukuki yararın tamamlanamaz bir dava şartı olduğu gerekçesiyle doğrudan usulden ret kararı veremez; öncelikle HMK'nın 31. maddesi uyarınca davacıya talep sonucunu açıklaması, dava değerini belirtmesi ve eksik harcı tamamlaması için HMK'nın 115/2. maddesi kapsamında kesin mehil verilmesi, mehil sonucuna göre usulden ret veya açılmamış sayılma kararı verilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Menfi tespit davasında belirsiz alacak davası hükümlerinin (HMK 107) uygulanabilirliği → ret

İddia: Davacı vekili, uyuşmazlığın salt faturaya dayalı bir uyuşmazlık olarak değil, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisi çerçevesinde incelenmesi gerektiğini, bu nedenle dava değerinin belirlenemez olduğunu ve belirsiz alacak davası niteliğinde menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İcra takibinde davacıya yöneltilen alacak talebi ve davacının icra takibinde ödediği bedeller konusunda belirsizlik bulunmadığından, esasen menfi tespit davalarında HMK'nın 107. maddesi hükmünün uygulanamayacağı kabul edilmiştir. Kural olarak menfi tespit davası kısmi olarak açılamaz; ancak borçlu icra takibindeki borcunu kısmen kabul ediyorsa kalan kısım için kısmi menfi tespit davası açabilir. Takibin tamamı için borç bulunmadığı ileri sürülerek kısmi menfi tespit davası açılamaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle mehil verilmeden doğrudan usulden ret → kabul

Gerekçe: Dava dilekçesinde davacının talep sonucu belirsizdir; davacı tarafından davalıya verildiği bildirilen 750.000-TL bedelli üç adet çek ve davalı tarafından düzenlenen bir adet fatura nedeniyle menfi tespit isteği bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Ayrıca bir alacak talebi yöneltilmeden, ortaklık nedeniyle hiçbir borcunun bulunmadığının tespitine yönelik istekte güncel hukuki yarar bulunmamaktadır. Öncelikle HMK'nın 31. maddesi kapsamında davacıya talep sonucunu açıklaması için mehil verilmelidir. Davacı vekiline talep sonucunu açıklayıp dava değerini belirtmek ve eksik peşin harcı tamamlaması yönünden HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca kesin mehil verilmesi gerekirken, hukuki yararın tamamlanamaz dava şartı olduğundan bahisle mehil verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Davacı verilen mehil içinde beyanda bulunmazsa davanın usulden reddine, beyanda bulunup harcı yatırmazsa Harçlar Kanunu'na göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bu hususlar yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Menfi tespit davalarında HMK 107 belirsiz alacak davası hükümlerinin uygulanamayacağı ve kısmi menfi tespit davası açılamayacağı yönündeki tespit ile, talep sonucu belirsiz olan davalarda mahkemenin doğrudan hukuki yarar yokluğundan usulden ret kararı vermeden önce HMK 31 ve 115/2 uyarınca davacıya mehil vermesi gerektiği yönündeki usuli kural, benzer nitelikteki davalar için emsal niteliğindedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Hukuki yarar dava şartı; mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, giderilebilir nitelikte olması hâlinde mahkeme davacıya kesin süre vererek eksikliğin tamamlanmasını sağlamalı, bu yapılmadan doğrudan usulden ret kararı verilmemelidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası belirsiz alacak davası kısmi menfi tespit davası hukuki yarar dava şartı talep sonucunun açıklanması kesin mehil eksik harcın tamamlanması davanın açılmamış sayılması

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 107/1HMK 114/1-hHMK 31HMK 115/2HMK 353(1)a-4-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1767

KARAR NO 2023/1364

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/06/2023

NUMARASI 2023/234 Esas - 2023/692 Karar

DAVA

Menfi tesbit- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/09/2023

Hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile ortak iş yapmak amacıyla faaliyetinde kullandığı makineleri ve plastik kalıpları Aralık 2020 döneminde davalının faaliyet adresine taşıdığını,makinelerin ve müşteri portföyünün müvekkili tarafından getirilmesi ve üretimden kaynaklanan karın davalı ile müvekkili arasında yarı yarıya bölüşülmesini sağlayacak ortaklık kurulması amacı olduğunu, ortaklığın devamında yeni bir şirket kurulması ve ...'ın ya 4.000.000-TL sermaye koyarak ortaklığa devam etmesi ya da müvekkile ait olan makineleri satın alması amaçlandığını, bu amaçla da yeni şirket Bigplast'ın kurulduğunu, ürünlerin satış yapıldığı müşteriler de müvekkiline ait olduğundan satış faturaları da hep müvekkili tarafından kesildiğini, müvekkilinin ürünlerin satışı ile yaptığı tahsilatların bir kısmını davalıya ödediğini ,müvekkilinin zaten kendisine ait olan makineleri ve kalıpları alabilmek için 750.000-TL değerinde üç adet çek vererek, daha sonra makineleri ve kalıpların bir kısmını alarak ortaklıktan ayrıldığını,müvekkilinin borcu varmış gibi hilafına İstanbul ...

İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dosyadan haksız tahsilatlar yapıldığını, icra dosyasının halen derdest olduğunu, yine davalının ödemeler ile takip arasındaki farkı kapatabilmek için ise yeniden geriye dönük fatura kestiğini, müvekkilinin hiçbir borcu olmadığının tespiti ile iddia edilen borcun tahsil edilmemiş kısmı bakımından belirsiz menfi tespit, tahsil edilen kısım bakımından ise belirsiz alacak istirdat davası açtıklarını beyan ederek davanın kabulünü talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf 750.000-TL borcu bulunduğunu bilmesine ve tam da bu tutarda borcunu kapatacak miktarda çeki vermesine karşın huzurdaki davada aksi yönde beyanlarda bulunduğunu, takip tarihi itibariyle (01.07.2021) müvekkil şirkete 418.917,45-TL borcu olan davacı şirket, ilgili ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra müvekkil şirket ile iletişime geçerek mevcut icra dosyasındaki borcunu ve ayrıca tarafların mutabık kalarak müvekkil şirketin kestiği 06.01.2022 tarihli 304.190,82-TL tutarında faturayı da kapsayacak şekilde müvekkil şirkete toplam 750.000-TL değerinde 3 (üç) adet çek teslim ettiğini, kesilen faturaların teminat niteliğinde kesildiğine ilişkin ispat yükü davacı şirket üzerinde olduğunu, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, faturadan kaynaklanan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile tahsil edilen miktara yönelik istirdat talep edildiği, dava miktarının belirli ve davacı tarafından bilinebilir olduğunun kabulü gerektiğini, HMK'nın 114/1-h maddesinde, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması, dava şartları arasında sayıldığını, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, tarafların dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceğini, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceğini, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceği gerekçesiyle, hukuki yarar giderilebilir bir dava şartı olmadığından açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, müvekkilinin, davalı ile makinelerin ve müşteri portföyünün müvekkili tarafından getirilmesi ve üretimden kaynaklanan karın bölüşülmesini sağlayacak ortaklık kurulması olduğunu,bu amaçla da yeni şirket olan ... kurulduğunu, satış faturaları da hep müvekkili tarafından kesildiğini, davalının ise müvekkili tarafından kesilen bu faturaları fatura tutarlarının biraz daha altındaki bir meblağı esas alarak tekrardan müvekkiline fatura ettiği fark edildiğini, müvekkilinin zaten kendisine ait olan makineleri ve kalıpları alabilmek için 750.000-TL değerinde üç adet çek verdiği ve daha sonra makineleri ve kalıpların bir kısmını alarak ortaklıktan ayrıldığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz edemediğini, yapılan ödemeleri ile takip arasındaki farkı kapatabilmek için ise yeniden geriye dönük fatura kestiğini, uyuşmazlığın salt faturaya dayalı uyuşmazlık olarak incelenmesinin hatalı olduğunu, uyuşmazlığın taraflar arasında bir ortaklık ilişkisi olup olmadığı, bu ortaklık nedeniyle borçlu olunup olunmadığı olduğu, karar verilmeden evvel dava değerinin belirlenmesi ve bu konuda eksik harcın tamamlanması adına süre verilmesi gerekirken bu ilkeye uyulmadığı da göz önünde bulundurulması gerektiğini (Yargıtay 19. HD, 12.01.2015 tarihli ve 2014/17088 E., 2015/58 K. sayılı kararın) ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 107/1 maddesi uyarınca; “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Davacı tarafça; davalı tarafından başlatılan icra takibi ile sınırlı olmamak üzere ancak söz konusu icra takibin de kapsayacak şekilde davalıya hiçbir borcunun olmadığının tespiti ile şimdilik 1.000 TL üzerinden belirsiz menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.Dava dilekçesinde ,davacının talep sonucu belirsizdir. Davacının icra takibinde talep edilen alacağa karşı menfi tespit isteği anlaşılabiliyorsa da, dava dilekçesinde davacı tarafından davalıya verildiği bildirilen 750.000-TL bedelli üç adet çekten davalı tarafından düzenlenen 2022 tarihli bir adet faturadan söz edilmekte ise de bu çekler ve fatura nedeniyle menfi tespit isteği bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır.

Kural olarak menfi tespit davası kısmi olarak açılamaz. Ancak ,borçlu icra takibindeki borcunu kısmen kabul ediyorsa, kalanı için kısmi menfi tespit davası açması mümkün bulunmaktadır. (Yargıtay 19. H.D.'nin 2013/7695-12236 Esas-Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir.)Ancak,takibin tamamı için borç bulunmadığı ileri sürülerek kısmi menfi tesbit davası açılamayacaktır. Öncelikle HMK 31. madde kapsamında davacıya talep sonucunu açıklamak için mehil verilmelidir.İcra takibinde davacıya yöneltilen alacak talebi ve davacının icra takibinde ödediği bedeller konusunda belirsizlik bulunmadığından esasen menfi tespit davalarında HMK 107.madde hükmünün de uygulanamayacak olması karşısında davacı vekilinin belirsiz alacak davası niteliğinde menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğuna yönelik diğer istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Ayrıca; bir alacak talebi yöneltilmeden ortaklık nedeniyle hiçbir borcunun bulunmadığının tespitine yönelik istek de güncel hukuki yarar bulunmamaktadır. Davacı vekiline talep sonucunu açıklayıp, dava değerini belirtmek ve eksik peşin harcı tamamlaması yönünden HMK'nin 115/2. maddesi uyarınca kesin mehil verilmesi gerekirken, hukuki yararın tamamlanamaz dava şartı olduğundan bahisle mehil verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Davacı verilen mehil içinde beyanda bulunmaz ise davanın usulden reddi, beyanda bulunup harcı yatırmaz ise Harçlar Kanunu'na göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususlar yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle;

davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda yazılı eksiklikler giderilerek sonucuna göre karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına davanın yeniden görülmek üzere kararın kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2023 Tarih 2023/234 Esas - 2023/692 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/09/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/66385 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.