6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çek İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2842 E. 2021/2580 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderinden sorumluluk harç ikmali maktu harç borçlu olunmadığının tespiti satış sözleşmesi sözleşmenin feshi bedelsizlik kambiyo senedi cezai şart satım sözleşmesi ihtarname harç menfi tespit vekalet ücreti teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının 28.02.0213 tarihli araç sipariş-satış sözleşmesi ile davalı şirketten 157.500,00 TL bedelle yeni araç satın aldığı, 2918 sayılı Yasa'nın 20/a maddesi uyarınca yeni araç satışlarında satış sözleşmesinin noterde yapılması zorunluluğu olmadığı, aracın yetkili satıcıdan satın alınması halinde adına sahiplik belgesi niteliğindeki faturanın düzenlenmesi ile aracın mülkiyetinin alıcıya geçeceği, sözleşmenin geçerli olduğu buna göre herkesin edimini yerine getirmesi gerektiği, davalının edimini yerine getirdiği, davacı tarafından sipariş edilen aracı teslime hazır bulundurduğu, davacı yönünden sözleşmenin feshi koşullarının oluşmadığı, davacının ihtarnamesinde ileri sürdüğü hususların sözleşmenin feshi için yeterli olmadığı, senedin bedelsiz kaldığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, araç satım sözleşmesi gereği verilen bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davalı kambiyo senedini takibe koyarken senet toplamının tutarı üzerinden değil dayanak sözleşmedeki cezai şart tutarı üzerinden talepte bulunmuştur. Davacı menfi tespit davasını açarken maktu harç yatırmıştır. Taraflar arasındaki ihtilafın 15.797,47 TL olduğu konusunda bir çekişme bulunmamaktadır. Buna rağmen mahkemece icapsız yere senet tutarının tamamı üzerinden harç ikmal ettirilerek ve bu miktar üzerinden red kararı verilip davacıyı fazladan vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi satışa konu aracın ticari araç olduğu gözetilerek ticaret mahkemesi sıfatıyla davaya bakılmamış olması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6550 E. 2024/3866 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/2842 E.  ,  2021/2580 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.06.2014 tarih ve 2013/329-2014/223 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı ile aralarındaki harici araç satışına ilişkin ön sözleşmeye istinaden davalıya güvence olarak bono verildiğini, bu ön sözleşmenin gerçekleşmesi için gerekli şartların sonradan ortadan kalktığını, bu durumun derhal davalıya bildirildiğini, davalının sözleşmeden cayılmayacağını bildirdiği gibi bonoyu da kısmi olarak takibe koyduğunu, davalının herhangi bir alacağının olmadığını belirterek takibin iptaline, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %20 den aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının 28.02.0213 tarihli araç sipariş-satış sözleşmesi ile davalı şirketten 157.500,00 TL bedelle yeni araç satın aldığı, 2918 sayılı Yasa'nın 20/a maddesi uyarınca yeni araç satışlarında satış sözleşmesinin noterde yapılması zorunluluğu olmadığı, aracın yetkili satıcıdan satın alınması halinde adına sahiplik belgesi niteliğindeki faturanın düzenlenmesi ile aracın mülkiyetinin alıcıya geçeceği, sözleşmenin geçerli olduğu buna göre herkesin edimini yerine getirmesi gerektiği, davalının edimini yerine getirdiği, davacı tarafından sipariş edilen aracı teslime hazır bulundurduğu, davacı yönünden sözleşmenin feshi koşullarının oluşmadığı, davacının ihtarnamesinde ileri sürdüğü hususların sözleşmenin feshi için yeterli olmadığı, senedin bedelsiz kaldığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, araç satım sözleşmesi gereği verilen bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davalı kambiyo senedini takibe koyarken senet toplamının tutarı üzerinden değil dayanak sözleşmedeki cezai şart tutarı üzerinden talepte bulunmuştur. Davacı menfi tespit davasını açarken maktu harç yatırmıştır. Taraflar arasındaki ihtilafın 15.797,47 TL olduğu konusunda bir çekişme bulunmamaktadır. Buna rağmen mahkemece icapsız yere senet tutarının tamamı üzerinden harç ikmal ettirilerek ve bu miktar üzerinden red kararı verilip davacıyı fazladan vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi satışa konu aracın ticari araç olduğu gözetilerek ticaret mahkemesi sıfatıyla davaya bakılmamış olması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663471000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.