Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4519 E. 2021/4724 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacağın temliki↗ temlik↗ feragat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile, davacı ... tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı ...'ın feragat talebinin alacağını ...'e temlik etmesi sebebiyle reddine, davalı ...'a devredilen şirket hissesinin %25'inin iptali ile bu hissenin davacı ...'ın alacağını temlik alan ...'e ait olduğunun tespitine dair verilen kararın davalılar Abdulaziz Bozkuş ve ... vekili ile davacı ...’ın temyizi üzerine karar Dairemizce davalı ... yararına bozulmuştur.
Temlik alan ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, temlik alan ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6958 E. 2024/1238 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek sorumluluk bedeli · gayrinakdi alacak · depo talebi · denetime elverişli rapor · direnme kararı · teminat mektubu · depo kararı · müteselsil kefil
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, nakde dönüşen «teminat mektubu» ile «depo talebine» konu teminat mektubu ve nakde dönüşen «çek» yapraklarının davalılardan ... ...'nin «kefaletinin» bulunduğu tarihten önceki sözleşmelerden dolayı kullanıldığından bu davalı yönünden koşulları bulunmayan davanın reddine diğer davalı kefillerin ise 10/05/2011, 25/05/2012 tarihli sözleşmeleri de «kefil» olduklarından bu sözleşmelere kamu borçlarından da sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yolu …
… 04.2016 tarihinden önce kullandırılmış ve bu tarihten sonra kullandırılacak kredilerden kaynaklı borçlara 50.000,00 TL (Elli milyon Türk Lirası) on yıl süreyle işbu «genel kredi sözleşmesi» kapsamında «müteselsil kefil» olmayı kabul ediyorum" şeklinde beyanının bulunduğu, nakde dönüşen iki adet «teminat mektubunun» 03.11.2014 tarihli olduğu, icra takip dosyasında takip konusu yapılan borcun davalı ... ...'nin sonradan kefil olduğu sözleşmeyi de kapsadığı, davacı tarafından her 3 genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borç için ... bir takip başlattığı oysa davalı ... ...'nin sadece bunlardan birinin kefili olduğu anlaşılmakla Mahkemece öncelikle, takibe konu 1.406.293,38 TL nakdi alacak ile 8.733.070,00 TL gayri nakdi alacak toplamı üzerinden başlatılan takipte takibin hangi miktardaki kısmının davalı ... ...'nin imzası bulunan sözleşmeye ilişkin olduğu hususunda öncelikle davacı Bankadan izahat istenilerek, akabinde konusunda uzman bankacı bilirkişi «görevlendirilmek» suretiyle banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak «denetime elverişli rapor» alınarak ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
Şti. arasında 10.05.2011, 25.05.2012 ve 19.09.2012 tarihli üç adet «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalılardan ... ...’nin sadece 19.09.2012 tarihli genel kredi sözleşmesine 07.04.2016 tarihinde «kefil» olduğu, diğer davalıların ise her üç sözleşmeye de kefil oldukları, icra takibine konu alacağın 10.05.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, dolayısıyla davalı ... ...’nin «kefaletinin» bulunduğu tarihten önceki sözleşmelerden kaynaklanan borçlardan sorumlu olmadığı, diğer davalıların ise «çek» yapraklarından kaynaklanan «depo talebi» haricinde kalan borçlardan sorumlu oldukları, zira kefillerin çek yapraklarından kaynaklanan riskler nedeniyle sorumlu olacaklarına ilişkin sözleşmelerde açık hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... ... hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile nakde dönüşen «teminat» mektupları yönünden toplam 1.406.293,38 TL alacak üzerinden itirazların iptaline, meri olan teminat mektupları yönünden toplam 8.680.000,00 TL alacağın davacı bank …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2019/887 E., 2020/1198 K. kararıyla; dava ve icra takibine konu kredilerin 10.05.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesine» istinaden kullandırıldığı, davalılar ..., ... ve ...’nin davacı banka ile asıl borçlu arasında düzenlenen her üç genel kredi sözleşmesine de «kefil» oldukları, dolayısıyla icra takibine konu nakde dönüşmüş «teminat» mektupları ile «depo talebine» konu teminat mektuplarından anılan davalıların sorumlu olduğu, ancak her üç genel kredi sözleşmesinde de kefillerin «çek» yapraklarından kaynaklanan risklere kefil olduklarına dair hüküm bulunmadığı, davacı bankanın çek bedelinin bankaya depo edilmesini ancak asıl borçlu olan dava dışı şirketten isteme hakkı bulunduğu, bu nedenle henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden söz edilemeyeceği, bu nedenle anılan davalılar yönünden çek yapraklarına ilişkin depo isteminin reddi gerektiği, ilk derece mahkemesince bu yönde verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, dava ve takibe konu nakde dönüşmüş teminat mektupları ile depo talebine konu teminat mektupları ve nakde dönüşen çek yapraklarının davalı ... ...'nin kefil olduğu 19.09.2012 tarihli sözleşmeden önceki tarihte imzalanan 10.05.2011 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırıldığı, 10.05.2011 tarihli sözleşmede davalı ... ...'nin herhangi bir «kefaleti» bulunmadığından dava ve takibe konu borçtan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, öte yandan 10.09.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinde doğmuş doğacak ibaresi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4519 E. , 2021/4724 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.09.2017 gün ve 2016/972 - 2017/368 sayılı kararı reddeden-bozan Daire'nin 21.05.2019 gün ve 2018/1416 - 2019/3975 sayılı kararı aleyhinde temlik alan davacı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkili ...’a ait şirket hissesinin %50’sinin davalı ...’a verilen vekalet ile davalı ...’a devredildiğini, davalı ... ile müvekkilleri arasında görünüşte vekalet ilişkisi bulunsa dahi gerçekte yetkisiz temsilcilik ilişkisi olduğunu, diğer davalının da bu durumu bildiğini, şirket hisselerinin gerçek değerinin çok altında satıldığını ileri sürerek, asıl davada davalı ...’a ve birleşen davada davalı ...’a hile ile devredilen şirket hissesinin %25’inin müvekkili ..., %25'inin müvekkili ...’a ait olduğunun tespitine, aksi halde şimdilik %50 hisseye karşılık 500.000.- TL'nin davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Birleşen davanın davalısı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
... vekili, davacı ... tarafından noterde düzenlenen 27.03.2007 tarihli temliknamesi uyarınca müvekkilinin davacı yanında davaya kabulünü talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile, davacı ... tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı ...'ın feragat talebinin alacağını ...'e temlik etmesi sebebiyle reddine, davalı ...'a devredilen şirket hissesinin %25'inin iptali ile bu hissenin davacı ...'ın alacağını temlik alan ...'e ait olduğunun tespitine dair verilen kararın davalılar Abdulaziz Bozkuş ve ... vekili ile davacı ...’ın temyizi üzerine karar Dairemizce davalı ... yararına bozulmuştur.
Temlik alan ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, temlik alan ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, temlik alan ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen temlik alan davacı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 03.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663320900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz