6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4967 E. 2021/2606 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harç ikmali borçlu olunmadığının tespiti asıl alacak harç menfi tespit ibraz

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından ibraz edilen dekontun arkasındaki görülen notun davalı bankayı bağlayıcı bir yazılı beyan olmadığı, hükme esas alınan tetkike elverişli bilirkişi raporuna göre davacının, dava tarihi itibariyle davalı bankaya 11.867,31 TL asıl alacak ve feriler olmak üzere toplam 17.348,65 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacıya öncelikle takip tutarı üzerinden harç ikmali yaptırılarak, daha sonra davacının dosyaya sunmuş olduğu ödeme dekontları da nazara alınarak sonuç itibarıyla varsa borçlu olmadığı miktar üzerinden menfi tespit hükmü kurulması gerekirken, dava tarihinden önce yapıldığı anlaşılan ödemenin nazara alınmadan davanın tamamen reddi yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4169 E. 2023/3043 K.

    Ortak: · Menfi tespit

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15173 E. 2012/6391 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2842 E. 2019/8124 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/4967 E.  ,  2021/2606 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Çal Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.01.2019 tarih ve 2016/202-2019/8 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakim ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı Karakuş... Ltd. Şti. arasında akdolunan genel kredi sözleşmesinde davacının da kefil olarak yer aldığını, kredi alacağının tahsiline yönelik davacı aleyhine başlatılan icra takibi sonrasında borcun tasfiyesine ilişkin kolaylık sağlanacağının söylenerek bakiye 56.757,00 TL borcu kaldığının belirlendiğini ve varılan mutabakat uyarınca bu borcun iki ayrı dekont ile davacı tarafından davalı bankaya ödendiği halde icra takibine devam edildiğini ileri sürerek, takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından ibraz edilen dekontun arkasındaki görülen notun davalı bankayı bağlayıcı bir yazılı beyan olmadığı, hükme esas alınan tetkike elverişli bilirkişi raporuna göre davacının, dava tarihi itibariyle davalı bankaya 11.867,31 TL asıl alacak ve feriler olmak üzere toplam 17.348,65 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacıya öncelikle takip tutarı üzerinden harç ikmali yaptırılarak, daha sonra davacının dosyaya sunmuş olduğu ödeme dekontları da nazara alınarak sonuç itibarıyla varsa borçlu olmadığı miktar üzerinden menfi tespit hükmü kurulması gerekirken, dava tarihinden önce yapıldığı anlaşılan ödemenin nazara alınmadan davanın tamamen reddi yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663263300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.