Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4967 E. 2021/2606 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harç ikmali↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ asıl alacak↗ harç↗ menfi tespit↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından ibraz edilen dekontun arkasındaki görülen notun davalı bankayı bağlayıcı bir yazılı beyan olmadığı, hükme esas alınan tetkike elverişli bilirkişi raporuna göre davacının, dava tarihi itibariyle davalı bankaya 11.867,31 TL asıl alacak ve feriler olmak üzere toplam 17.348,65 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacıya öncelikle takip tutarı üzerinden harç ikmali yaptırılarak, daha sonra davacının dosyaya sunmuş olduğu ödeme dekontları da nazara alınarak sonuç itibarıyla varsa borçlu olmadığı miktar üzerinden menfi tespit hükmü kurulması gerekirken, dava tarihinden önce yapıldığı anlaşılan ödemenin nazara alınmadan davanın tamamen reddi yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4169 E. 2023/3043 K.
Ortak:harç ikmali · asıl alacak · harç · menfi tespit · ibraz · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaMahkemece davacıya öncelikle takip tutarı üzerinden «harç ikmali» yaptırılarak, daha sonra davacının dosyaya sunmuş olduğu ödeme dekontları da nazara alınarak sonuç itibarıyla varsa borçlu olmadığı miktar üzerinden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken, dava tarihinden önce yapıldığı anlaşılan ödemenin nazara alınmadan davanın tamamen reddi yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından «ibraz» edilen dekontun arkasındaki görülen notun davalı bankayı bağlayıcı bir yazılı beyan olmadığı, hükme esas alınan tetkike elverişli bilirkişi raporuna göre davacının, dava tarihi itibariyle davalı bankaya 11.867,31 TL «asıl alacak» ve feriler olmak üzere toplam 17.348,65 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 18.03.2021 tarih, 2020/4967 E. ve 2021/2606 K. sayılı kararıyla Mahkemece davacıya öncelikle takip tutarı üzerinden «harç ikmali» yaptırılması, daha sonra davacının dosyaya sunmuş olduğu ödeme dekontları da nazara alınarak sonuç itibarıyla varsa borçlu olmadığı miktar üzerinden «menfi tespit» hükmü kurulması gerektiği, dava tarihinden önce yapıldığı anlaşılan ödemenin nazara alınmadan davanın tamamen reddi yoluna gidilmesinin doğru görülmediğine işaret …
Mahkemece 17.01.2019 tarih, 2016/202 E. ve 2019/8 K. sayılı kararı ile davacı tarafından «ibraz» edilen dekontun arkasındaki görülen notun davalı bankayı bağlayıcı bir yazılı beyan olmadığı, hükme esas alınan tetkike elverişli bilirkişi raporuna göre davacının, dava tarihi itibariyle davalı bankaya 11.867,31 TL «asıl alacak» ve feriler olmak üzere toplam 17.348,65 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince tarafından temyiz edilmiştir.
… gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava tarihi itibariyle davacıların murisinin davalı bankaya 11.867,31 TL «asıl alacak», 5.220,32 TL işlenmiş faiz ve 261,02 TL BSMV olmak üzere toplam 17.348,68 TL borcunun bulunduğu dava tarihi itibariyle 56.757,30 TL yönünden borcunun bulunmadığını …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ibraname · mutabakat
Benzer bu karardaDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin kısmen ret kararının temyiz edildiğini, davalı banka ve müteveffa davacı ... arasında sağlanan «mutabakat» ile icra takibine konu olan borcun ödenerek kapatıldığını, bu hususun banka iç yazışmalarından da anlaşılabileceğini, davalıya borçlarının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dosyaya sunduğu dekont arkasındaki yazılı notun bankayı bağlayıcı yazılı bir beyan olmadığını, borcu bitiren böyle bir «ibranameyi» veya bir anlaşmada kabul anlamına gelecek bir yazıyı T.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15173 E. 2012/6391 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2842 E. 2019/8124 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4967 E. , 2021/2606 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çal Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.01.2019 tarih ve 2016/202-2019/8 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakim ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı Karakuş... Ltd. Şti. arasında akdolunan genel kredi sözleşmesinde davacının da kefil olarak yer aldığını, kredi alacağının tahsiline yönelik davacı aleyhine başlatılan icra takibi sonrasında borcun tasfiyesine ilişkin kolaylık sağlanacağının söylenerek bakiye 56.757,00 TL borcu kaldığının belirlendiğini ve varılan mutabakat uyarınca bu borcun iki ayrı dekont ile davacı tarafından davalı bankaya ödendiği halde icra takibine devam edildiğini ileri sürerek, takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından ibraz edilen dekontun arkasındaki görülen notun davalı bankayı bağlayıcı bir yazılı beyan olmadığı, hükme esas alınan tetkike elverişli bilirkişi raporuna göre davacının, dava tarihi itibariyle davalı bankaya 11.867,31 TL asıl alacak ve feriler olmak üzere toplam 17.348,65 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacıya öncelikle takip tutarı üzerinden harç ikmali yaptırılarak, daha sonra davacının dosyaya sunmuş olduğu ödeme dekontları da nazara alınarak sonuç itibarıyla varsa borçlu olmadığı miktar üzerinden menfi tespit hükmü kurulması gerekirken, dava tarihinden önce yapıldığı anlaşılan ödemenin nazara alınmadan davanın tamamen reddi yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663263300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz