Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2842 E. 2019/8124 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 83.867,41 TL'nin dava tarihinden faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11405 E. 2011/3776 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temel ilişki
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, tanık anlatımlarıyla taraflar arasındaki «temel ilişkinin» biçerdöver satışı olduğunun tespit edildiği ve ve davalıların bakiye borç miktarına itirazlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.867,97 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5029 E. 2013/20939 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · icra takibine itiraz · olumsuz oy · def'i · işlemiş faiz · asıl alacak · taşıyan · hasar
Benzer bu kararda1- Dava, taşıma nedeniyle oluşan «hasar» bedelinin , 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesi uyarınca, «taşıyandan» rücuan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, davalı vekili, davanın «zamanaşımına» uğradığını savunmuş, mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 6.867,51 TL «asıl alacak» ve 1.032,22 TL «işlemiş faiz» üzerinden devamına asıl alacak miktarı olan 6.867,51 TL'ye takip tarihinden itibaren «avans faiz» yürütülmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davaya konu icra dosyası dosya içine getirtilmek suretiyle davalının zaman aşımı «def»'i değerlendirildikten sonra bir karar vermek gerekirken «zamanaşımı def»'i değerlendirilmeden uyuşmazlığın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ir'den Silopi'ye taşınmak üzere ...'ın sevk ve idaresindeki 06 AV 1162 plakalı araca tam ve hasarsız olarak yüklendiği, ancak emtianın taşıma sırasında hasalandığı, «hasar» miktarının 6.867,51 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 3.İcra Müdürlüğü'nün 2009/22630 E.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2842 E. , 2019/8124 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 08/03/2016 gün ve 2011/517 - 2016/125 sayılı kararı bozan Daire'nin 06/03/2018 gün ve 2016/13178 - 2018/1691 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında 14/06/2011 tarihli bariyerli opsiyon dekontu ve sözleşmesi imzalandığını, müşteri tanıma formu ve genel türev işlemler çerçeve sözleşmesinin opsiyon sözleşmesi yapıldıktan sonra banka personeli tarafından "formalite dökümanlar" denilerek müvekkilinin imzasının alındığını, davalı banka yetkililerince yanıltılarak ve aldatılarak imzalatılan bu sözleşmelerin yasalara ve mevzuata aykırı olup geçersiz olduğunu, bu sözleşmeler nedeniyle maddi zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen toplamda 92.267,62 TL'nin bankaların mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 83.867,41 TL'nin dava tarihinden faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 17,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 12/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/563213800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz