İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3742 E. 2021/2755 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihdas nedeni↗ talil↗ ihtirazi kayıt↗ kötüniyet tazminatı↗ ispat yükü↗ protokol↗ istirdat↗ taahhütname↗ kötüniyet↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı ...’in kollukta vermiş olduğu 20.03.2014 tarihli beyanında, “..., ... ve ...’ya plakasını hatırlamadığım traktörü 18.600.- TL karşılığında vadeli olarak sattım. Bu satış karşılığında protokol yaptık.” dediği hatırlatılarak, beyanının talil niteliğinde olup olmadığı hususunda davalının beyanının alındığı, davalının, davacılarla çeşitli sebeplerle aralarında alacak verecek ilişkisi olduğunu ve alacaklarını alamamaları nedeniyle davaya konu bonoyu icraya koyduğunu beyan ettiği, davalının kollukta verdiği 20.03.2014 tarihli beyanının davaya konu senedin ihdas nedenini değiştirmeye yönelik talil niteliğinde olduğu, ispat yükünün davalıya geçtiği ve ispat yükü geçen davalının davacılara traktör sattığını ve alacaklı olduğunu ispatlayamamış.
olması nedeniyle davacıların davasının kabulüne, davacıların Bafra İcra Müdürlüğü’nün 2011/2097 esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların ödemiş oldukları 28.000.- TL’nin, 9.500.- TL’sinin 28.01.2014 tarihinden, 18.500.- TL’sinin 28.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, borçlu olmadığı halde icra tehditi altında yapılan ödemenin istirdatına ilişkindir. Davaya dayanak teşkil eden Bafra İcra Müdürlüğü’nün 2011/2097 esas sayılı takip dosyasının içeriğine bakıldığında davacıların 06.09.2013 tarihinde icra müdürlüğünce düzenlenen tutanakla “borcu 28.500.- TL olarak aşağıda yazılı tarih ve miktarlarda ödemeyi kabul ve taahhüt ederiz.” şeklinde tutulan tutanağı imzaladıkları ve herhangi bir ihtirazi kayıt da koymadıkları görülmekle mahkemece bu beyan dikkate alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hisse Devir Sözleşmesinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5276 E. 2020/3414 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4043 E. 2021/3823 K.
Ortak:talil · ispat yükü
İncelediğiniz karardaBu satış karşılığında «protokol» yaptık.” dediği hatırlatılarak, beyanının «talil» niteliğinde olup olmadığı hususunda davalının beyanının alındığı, davalının, davacılarla çeşitli sebeplerle aralarında alacak verecek ilişkisi olduğunu ve alacaklarını alamamaları nedeniyle davaya konu bonoyu icraya koyduğunu beyan ettiği, davalının kollukta verdiği 20.03.2014 tarihli beyanının davaya konu senedin «ihdas nedenini» değiştirmeye yönelik talil niteliğinde olduğu, «ispat yükünün» davalıya geçtiği ve ispat yükü geçen davalının davacılara traktör sattığını ve alacaklı olduğunu ispatlayamamış. olması nedeniyle davacıların davasının kabulüne, davacıların Bafra İcra Müdürlüğü’nün 2011/2097 esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların ödemiş oldukları 28.000.- TL’nin, 9.500.- TL’sinin 28.01.2014 tarihinden, 18.500.- TL’sinin 28.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların şartları oluşmayan «kötüniyet tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «kambiyo senedine» karşı «menfi tespit» isteminin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği ve «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu, davalı ...'nun senet metnini «talil» mahiyetinde beyanı bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ... lehine tazminata karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kambiyo senedi · kazanılmış hak · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «kambiyo senedine» karşı «menfi tespit» isteminin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği ve «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu, davalı ...'nun senet metnini «talil» mahiyetinde beyanı bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ... lehine tazminata karar verilmiştir.
Bu husus davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönündende reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3742 E. , 2021/2755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.05.2019 tarih ve 2018/361-2019/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının davacılar aleyhine 17.03.2010 tanzim ve 01.10.2010 vade tarihli ve 18.600.- TL meblağlı kambiyo senedine istinaden Bafra İcra Müdürlüğü’nün 2011/2097 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacıların davalıya icra tehdidi altında borçlu olmadıkları bir parayı ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek, davacıların Bafra İcra Müdürlüğü’nün 2011/2097 esas sayılı takip dosyasına ilişkin borçlu olmadıklarının tespitine, haksız tahsil edilen bedelin istirdatı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, davacıların tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, senede karşı iddiaların HMK gereği yazılı delille ispatının gerektiğini, bu itibarla tanık delilini de kabul etmediklerini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı ...’in kollukta vermiş olduğu 20.03.2014 tarihli beyanında, “..., ... ve ...’ya plakasını hatırlamadığım traktörü 18.600.- TL karşılığında vadeli olarak sattım. Bu satış karşılığında protokol yaptık.” dediği hatırlatılarak, beyanının talil niteliğinde olup olmadığı hususunda davalının beyanının alındığı, davalının, davacılarla çeşitli sebeplerle aralarında alacak verecek ilişkisi olduğunu ve alacaklarını alamamaları nedeniyle davaya konu bonoyu icraya koyduğunu beyan ettiği, davalının kollukta verdiği 20.03.2014 tarihli beyanının davaya konu senedin ihdas nedenini değiştirmeye yönelik talil niteliğinde olduğu, ispat yükünün davalıya geçtiği ve ispat yükü geçen davalının davacılara traktör sattığını ve alacaklı olduğunu ispatlayamamış.
olması nedeniyle davacıların davasının kabulüne, davacıların Bafra İcra Müdürlüğü’nün 2011/2097 esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların ödemiş oldukları 28.000.- TL’nin, 9.500.- TL’sinin 28.01.2014 tarihinden, 18.500.- TL’sinin 28.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, borçlu olmadığı halde icra tehditi altında yapılan ödemenin istirdatına ilişkindir. Davaya dayanak teşkil eden Bafra İcra Müdürlüğü’nün 2011/2097 esas sayılı takip dosyasının içeriğine bakıldığında davacıların 06.09.2013 tarihinde icra müdürlüğünce düzenlenen tutanakla “borcu 28.500.- TL olarak aşağıda yazılı tarih ve miktarlarda ödemeyi kabul ve taahhüt ederiz.” şeklinde tutulan tutanağı imzaladıkları ve herhangi bir ihtirazi kayıt da koymadıkları görülmekle mahkemece bu beyan dikkate alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663259200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz