Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4559 E. 2021/4179 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çelişkili davranış yasağı↗ mutlak butlan↗ aile şirketi↗ hakim ortak↗ yoklukla malul karar↗ karar nisabı↗ butlan↗ pay devri↗ yokluk↗ ortaklar kurulu kararı↗ pay defteri↗ oy yasağı↗ olumsuz oy↗ muvafakat↗ limited şirket↗ sulh↗ dava sebebi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ana sözleşmesinin 15. maddesindeki özel pay devri düzenlemesine göre devrin pay defterine kaydedilmesi için ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi ve bunların sermayenin en az 3/4'üne sahip olması şartının arandığı, davalı şirketin 3 ortaktan teşekkül ettiği, ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakatı gerektiğinden pay sahibi sayısı gözetildiğinde davalı şirket yönünden oybirliği gerektiği, davacının olumsuz oy kullanıp muhalefet ettiği, dolayısıyla kararın mutlak butlanla batıl olduğu, ancak her hakkın TMK'nın 2. maddesine uygun kullanılması gerektiği, davacının muhalefet ettiği karara karşı yaklaşık 4 yıl sonra bu davayı koşulların değişmesi üzerine açtığı, bu durumun TMK'nın 2. maddesi ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklar kurulu kararının ana sözleşmede öngörülen karar nisabını içermediği iddiasına dayalı yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bir hukuki işlemin kurucu unsurlarının tamam olmaması halinde, söz konusu hukuki işlem varlık kazanamaz ve hukuki ilişki kurulmaz; ortada bir hukuki işlem yoktur. İrade beyanı dışında bazı hukuki işlemlerde aranan ek kurucu unsurun bulunmaması halinde de hukuki işlem yoktur. Bir hukuki işlemin yokluğu her zaman, ilgili herkes tarafından ileri sürülebilir. Yokluk olgusunu hakim görevinden ötürü, kendiliğinden nazara almak zorundadır (Oğuzman/Barlas, Medeni Hukuk- Giriş Kaynaklar Temel Kavramlar, 24. Bası, Vedat Kitapçılık, İstanbul- 2018).
Dairemizin 01.10.2001 tarih ve 2001/7442 Esas- 7269 Kararında da belirtildiği gibi ana sözleşme ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliği taşıdığından hükümlerine uyulması zorunlu olup ana sözleşmede gerekli karar nisabını taşımayan kararlar butlan ya da iptali kabil kararlar değil, yoklukla sakat kararlardır. Yine Dairemizin 24.09.1993 tarih ve 1992/5419 Esas- 1993/5826 Karar sayılı ilamında Kanunda veya ana sözleşmede belirtilen karar (ve toplantı) yetersayılarıyla alınmamış olan kararların yoklukla malul olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda da mahkemenin de kabulünde olduğu üzere ana sözleşmede öngörülen karar nisabına uyulması gerekmektedir. Davalı şirketin ana sözleşmesinin 15/2 maddesine göre bir payın devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için ortak adedinin en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olması gerekmektedir. 29.08.2012 tarihli ortaklar kurulunda 3 ortaklı şirketin 2 ortağı devre muvafakat etmiş, ancak davacı ortak karara katılmayarak muhalif kalmıştır. Bu durumda ana sözleşmede ortak sayısı itibariyle öngörülen karar nisabını taşımayan devre muvafakata ilişkin ortaklar kurulu arasının yoklukla malul olduğu, "yokluk" hukuki sebebi ilgili herkes tarafından her zaman ileri sürülebileceğinden alınan devre muvafakata ilişkin limited şirket ortaklar kurulu kârının yokluk nedeniyle iptali gerekir. Öte yandan mahkemece, davacının 4 yıl suskun kaldıktan sonra dava açması MK 2. Maddesi uyarınca çelişkili davranış yasağına aykırılık olarak yorumlanmış ise de, baba ve 2 oğlundan oluşan davalı şirketin aile şirketi olduğu, hakim ortak baba ...'ın dava dışı diğer ortak ...'e kendi payından 200 pay devri sebebiyle aile iç sorunlar çıktığı, davacının bu sorunun düzeltilmesini beklediği, bir süre sonra İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/886 Esas sayılı dosyası ile açtığı davada haklı nedenle şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesini talep ettiği, 12.07.2016 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket ortağı, baba ... davacıya da 200 hisse devrettiği, davacının da bu kez İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/886 Esas sayılı dosyasının 22.12.2016 tarihli celsesinde davalı şirket ile sulh olduğunu bildirmesi üzerine mahkemece de aynı tarihte konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili, varılan bu sulhtan sonra ortaklardan ... ... tarafından 12.07.2016 tarihli ortaklar kurulunun yoklukla malul olduğu iddiasıyla şirkete karşı İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açmış olması nedeniyle kendilerinin de işbu davayı açtığını ileri sürmüş olup, bu vakıanın gerçekliği halinde davacının dava konusu 29.08.2012 tarihli kararı benimseyip karara karşı sessiz kaldığından da söz edilemeyeceğinden bu durum tartışılmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3413 E. 2023/2638 K.
Ortak:mutlak butlan · hakim ortak · yoklukla malul karar · karar nisabı · butlan · pay devri · yokluk · ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava, «ortaklar kurulu» kararının ana sözleşmede öngörülen karar «nisabını» içermediği iddiasına dayalı «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bu durumda ana sözleşmede ortak sayısı itibariyle öngörülen karar «nisabını» taşımayan devre «muvafakata» ilişkin «ortaklar kurulu» arasının «yoklukla malul» olduğu, "yokluk" hukuki «sebebi» ilgili herkes tarafından her zaman ileri sürülebileceğinden alınan devre muvafakata ilişkin «limited şirket» ortaklar kurulu kârının yokluk nedeniyle iptali gerekir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ana sözleşmesinin 15. maddesindeki özel «pay devri» düzenlemesine göre devrin «pay defterine» kaydedilmesi için ortakların en az 3/4'ünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların sermayenin en az 3/4'üne sahip olması şartının arandığı, davalı şirketin 3 ortaktan teşekkül ettiği, ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakatı gerektiğinden pay sahibi sayısı gözetildiğinde davalı şirket yönünden oybirliği gerektiği, davacının «olumsuz» oy kullanıp muhalefet ettiği, dolayısıyla kararın «mutlak butlanla» batıl olduğu, ancak her hakkın TMK'nın 2. maddesine uygun kullanılması gerektiği, davacının muhalefet ettiği karara karşı yaklaşık 4 yıl sonra bu davayı koşulların …
Benzer bu kararda… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı bulunduğu, davalı şirket ana sözleşmesinin 15/2. maddesinde, bir payın devir hususunun «pay defterine» kaydedilebilmesi için, ortak adedinin en az 3/4'ünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olması gerektiği düzenlendiği halde, davalı şirketin, dava konusu 29.08.2012 tarihli ortaklar kurulunda, üç ortaklı şirketin, hakim ortağı olan davacının babası dava dışı ...'un sahip olduğu 6000 paydan 200 payın davacının kardeşi olan dava dışı diğer ortak ...'a devrine ilişkin «ortaklar kurulu» kararına, davacının muhalif kaldığı, bu nedenle ana sözleşmede ortak sayısı itibarı ile ön görülen karar «nisabını» taşımayan devre muvafakate ilişkin ortaklar kurulu kararının «yoklukla malul» olduğu, işbu karara muhalif olan davacı ile diğer ortaklar arasında aile içi sorunlar çıktığı, davacının bu sorunun düzeltilmesini beklediği, sorunun düzeltilmemesi üzerine, «ortaklıktan çıkma» talebi ile 15.09.2014 tarihinde, İzmir 1.
Asliye Ticaret Mahkemesinde davalı şirket ve diğer ortaklar aleyhine dava açtığı, işbu davanın yapılan yargılaması sırasında, «hakim ortak» ...'un davacıya da sahip olduğu 200 payın devri ve bu devrin «muvafakate» ilişkin davalı şirket tarafından 12.07.2016 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısında karar alınması ile oluşan «sulhe» binaen, «ortaklıktan çıkma» davasının neticelendiği, ancak işbu kararlara muhalefet eden diğer ortağın, davacıya «pay devrine» dair olağanüstü genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik, mahkemenin 2016/1286 E sayılı dava dosyasında dava açmasına müteakiben, dava konusu olan ve davacının muhalif olduğu ana sözleşmeye aykırı kararın, «yoklukla malul» olduğuna dair işbu davayı açtığı, işbu nedenle davacının, dava konusu kararı benimseyip, karara karşı sessiz kaldığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kab …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «ortaklar kurulu» kararının ana sözleşmede öngörülen karar «nisabını» içermediği iddiasına dayalı «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkma · toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · olağanüstü genel kurul · cy/cy şerhi · kazanılmış hak · geçersizlik
Benzer bu kararda… 00'ünün ...'a devrine onay verildiğini, oysa bu işlemin şirket ana sözleşmesine göre yok hükmünde olduğunu, zira ana sözleşmeye göre ortakların en az 3/4'ünün devre «muvafakat» etmesi gerektiğini, müvekkilinin bu karara «muhalefet şerhini» «toplantı tutanağına» geçirdiğini ileri sürerek 29.08.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2012/2 sayılı kararın 1 inci maddesinin «yoklukla malul» ve batıl olduğunun tespitini, «geçersiz» sayılmasını ve/veya iptalini, bu kararla bağlantılı tüm icrai işlemlerin iptalini talep etmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinde davalı şirket ve diğer ortaklar aleyhine dava açtığı, işbu davanın yapılan yargılaması sırasında, «hakim ortak» ...'un davacıya da sahip olduğu 200 payın devri ve bu devrin «muvafakate» ilişkin davalı şirket tarafından 12.07.2016 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısında karar alınması ile oluşan «sulhe» binaen, «ortaklıktan çıkma» davasının neticelendiği, ancak işbu kararlara muhalefet eden diğer ortağın, davacıya «pay devrine» dair olağanüstü genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik, mahkemenin 2016/1286 E sayılı dava dosyasında dava açmasına müteakiben, dava konusu olan ve davacının muhalif olduğu ana sözleşmeye aykırı kararın, «yoklukla malul» olduğuna dair işbu davayı açtığı, işbu nedenle davacının, dava konusu kararı benimseyip, karara karşı sessiz kaldığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kab …
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı bulunduğu, davalı şirket ana sözleşmesinin 15/2. maddesinde, bir payın devir hususunun «pay defterine» kaydedilebilmesi için, ortak adedinin en az 3/4'ünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olması gerektiği düzenlendiği halde, davalı şirketin, dava konusu 29.08.2012 tarihli ortaklar kurulunda, üç ortaklı şirketin, hakim ortağı olan davacının babası dava dışı ...'un sahip olduğu 6000 paydan 200 payın davacının kardeşi olan dava dışı diğer ortak ...'a devrine ilişkin «ortaklar kurulu» kararına, davacının muhalif kaldığı, bu nedenle ana sözleşmede ortak sayısı itibarı ile ön görülen karar «nisabını» taşımayan devre muvafakate ilişkin ortaklar kurulu kararının «yoklukla malul» olduğu, işbu karara muhalif olan davacı ile diğer ortaklar arasında aile içi sorunlar çıktığı, davacının bu sorunun düzeltilmesini beklediği, sorunun düzeltilmemesi üzerine, «ortaklıktan çıkma» talebi ile 15.09.2014 tarihinde, İzmir 1.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2829 E. 2017/1932 K.
Ortak:yoklukla malul karar · karar nisabı · yokluk · ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava, «ortaklar kurulu» kararının ana sözleşmede öngörülen karar «nisabını» içermediği iddiasına dayalı «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bu durumda ana sözleşmede ortak sayısı itibariyle öngörülen karar «nisabını» taşımayan devre «muvafakata» ilişkin «ortaklar kurulu» arasının «yoklukla malul» olduğu, "yokluk" hukuki «sebebi» ilgili herkes tarafından her zaman ileri sürülebileceğinden alınan devre muvafakata ilişkin «limited şirket» ortaklar kurulu kârının yokluk nedeniyle iptali gerekir.
Dairemizin 01.10.2001 tarih ve 2001/7442 Esas- 7269 Kararında da belirtildiği gibi ana sözleşme ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliği taşıdığından hükümlerine uyulması zorunlu olup ana sözleşmede gerekli karar «nisabını» taşımayan kararlar «butlan» ya da iptali kabil kararlar değil, «yoklukla» sakat kararlardır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 15/02/2012 tarihli Ortaklar Kurulunun 2, 3 ve 4 nolu kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespitine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz bozma ilamında dava konusu «ortaklar kurulu» toplantısı yönünden «toplantı nisabı» bulunduğu belirtilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulduğu taktirde dava konusu kararlar yönünden karar nisabının da bulunup bulunmadığının değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı ve karar nisabı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz bozma ilamında dava konusu «ortaklar kurulu» toplantısı yönünden «toplantı nisabı» bulunduğu belirtilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulduğu taktirde dava konusu kararlar yönünden karar nisabının da bulunup bulunmadığının değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13579 E. 2013/19048 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz karardaDava, «ortaklar kurulu» kararının ana sözleşmede öngörülen karar «nisabını» içermediği iddiasına dayalı «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Yine Dairemizin 24.09.1993 tarih ve 1992/5419 Esas- 1993/5826 Karar sayılı ilamında Kanunda veya ana sözleşmede belirtilen karar (ve toplantı) yetersayılarıyla alınmamış olan kararların «yoklukla malul» olduğu açıklanmıştır.
Bu durumda ana sözleşmede ortak sayısı itibariyle öngörülen karar «nisabını» taşımayan devre «muvafakata» ilişkin «ortaklar kurulu» arasının «yoklukla malul» olduğu, "yokluk" hukuki «sebebi» ilgili herkes tarafından her zaman ileri sürülebileceğinden alınan devre muvafakata ilişkin «limited şirket» ortaklar kurulu kârının yokluk nedeniyle iptali gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 02/05/2011 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tesbitine, diğer istemlerin reddine ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz karardaDava, «ortaklar kurulu» kararının ana sözleşmede öngörülen karar «nisabını» içermediği iddiasına dayalı «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Yine Dairemizin 24.09.1993 tarih ve 1992/5419 Esas- 1993/5826 Karar sayılı ilamında Kanunda veya ana sözleşmede belirtilen karar (ve toplantı) yetersayılarıyla alınmamış olan kararların «yoklukla malul» olduğu açıklanmıştır.
Bu durumda ana sözleşmede ortak sayısı itibariyle öngörülen karar «nisabını» taşımayan devre «muvafakata» ilişkin «ortaklar kurulu» arasının «yoklukla malul» olduğu, "yokluk" hukuki «sebebi» ilgili herkes tarafından her zaman ileri sürülebileceğinden alınan devre muvafakata ilişkin «limited şirket» ortaklar kurulu kârının yokluk nedeniyle iptali gerekir.
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz karardaDava, «ortaklar kurulu» kararının ana sözleşmede öngörülen karar «nisabını» içermediği iddiasına dayalı «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Yine Dairemizin 24.09.1993 tarih ve 1992/5419 Esas- 1993/5826 Karar sayılı ilamında Kanunda veya ana sözleşmede belirtilen karar (ve toplantı) yetersayılarıyla alınmamış olan kararların «yoklukla malul» olduğu açıklanmıştır.
Bu durumda ana sözleşmede ortak sayısı itibariyle öngörülen karar «nisabını» taşımayan devre «muvafakata» ilişkin «ortaklar kurulu» arasının «yoklukla malul» olduğu, "yokluk" hukuki «sebebi» ilgili herkes tarafından her zaman ileri sürülebileceğinden alınan devre muvafakata ilişkin «limited şirket» ortaklar kurulu kârının yokluk nedeniyle iptali gerekir.
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4559 E. , 2021/4179 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.04.2017 tarih ve 2016/1486 E- 2017/559 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.09.2019 tarih ve 2017/1676 E- 2019/1292 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 27.04.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2.000 pay davacı, 6.000 pay ..., 2.000 pay ... ... hissedarlığında iken 29.08.2012 tarihli genel kurul kararı ile ...'a ait 6.000 hisseden 200'ünün ... ...'a devrine onay verildiğini, oysa bu işlem şirket ana sözleşmesine göre yok hükmünde olduğunu, zira ana sözleşmeyi göre ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi gerektiğini, müvekkilinin bu karara muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirdiğini ileri sürerek 29.08.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2012/2 sayılı kararın 1. maddesinin yoklukla malul ve batıl olduğunun tespitini, geçersiz sayılmasını ve/veya iptalini, bu kararla bağlantılı tüm icrai işlemlerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uzman raporu sunmuş ve bu uzman raporunda 2012/2 sayılı kararın yok hükmünde olduğunun bellirtildiğini ifade etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ana sözleşmesinin 15. maddesindeki özel pay devri düzenlemesine göre devrin pay defterine kaydedilmesi için ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi ve bunların sermayenin en az 3/4'üne sahip olması şartının arandığı, davalı şirketin 3 ortaktan teşekkül ettiği, ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakatı gerektiğinden pay sahibi sayısı gözetildiğinde davalı şirket yönünden oybirliği gerektiği, davacının olumsuz oy kullanıp muhalefet ettiği, dolayısıyla kararın mutlak butlanla batıl olduğu, ancak her hakkın TMK'nın 2. maddesine uygun kullanılması gerektiği, davacının muhalefet ettiği karara karşı yaklaşık 4 yıl sonra bu davayı koşulların değişmesi üzerine açtığı, bu durumun TMK'nın 2.
maddesi ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklar kurulu kararının ana sözleşmede öngörülen karar nisabını içermediği iddiasına dayalı yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bir hukuki işlemin kurucu unsurlarının tamam olmaması halinde, söz konusu hukuki işlem varlık kazanamaz ve hukuki ilişki kurulmaz; ortada bir hukuki işlem yoktur. İrade beyanı dışında bazı hukuki işlemlerde aranan ek kurucu unsurun bulunmaması halinde de hukuki işlem yoktur. Bir hukuki işlemin yokluğu her zaman, ilgili herkes tarafından ileri sürülebilir. Yokluk olgusunu hakim görevinden ötürü, kendiliğinden nazara almak zorundadır (Oğuzman/Barlas, Medeni Hukuk- Giriş Kaynaklar Temel Kavramlar, 24. Bası, Vedat Kitapçılık, İstanbul- 2018).
Dairemizin 01.10.2001 tarih ve 2001/7442 Esas- 7269 Kararında da belirtildiği gibi ana sözleşme ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliği taşıdığından hükümlerine uyulması zorunlu olup ana sözleşmede gerekli karar nisabını taşımayan kararlar butlan ya da iptali kabil kararlar değil, yoklukla sakat kararlardır. Yine Dairemizin 24.09.1993 tarih ve 1992/5419 Esas- 1993/5826 Karar sayılı ilamında Kanunda veya ana sözleşmede belirtilen karar (ve toplantı) yetersayılarıyla alınmamış olan kararların yoklukla malul olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda da mahkemenin de kabulünde olduğu üzere ana sözleşmede öngörülen karar nisabına uyulması gerekmektedir. Davalı şirketin ana sözleşmesinin 15/2 maddesine göre bir payın devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için ortak adedinin en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olması gerekmektedir.
29. 08.2012 tarihli ortaklar kurulunda 3 ortaklı şirketin 2 ortağı devre muvafakat etmiş, ancak davacı ortak karara katılmayarak muhalif kalmıştır. Bu durumda ana sözleşmede ortak sayısı itibariyle öngörülen karar nisabını taşımayan devre muvafakata ilişkin ortaklar kurulu arasının yoklukla malul olduğu, "yokluk" hukuki sebebi ilgili herkes tarafından her zaman ileri sürülebileceğinden alınan devre muvafakata ilişkin limited şirket ortaklar kurulu kârının yokluk nedeniyle iptali gerekir. Öte yandan mahkemece, davacının 4 yıl suskun kaldıktan sonra dava açması MK 2. Maddesi uyarınca çelişkili davranış yasağına aykırılık olarak yorumlanmış ise de, baba ve 2 oğlundan oluşan davalı şirketin aile şirketi olduğu, hakim ortak baba ...'ın dava dışı diğer ortak ...'e kendi payından 200 pay devri sebebiyle aile iç sorunlar çıktığı, davacının bu sorunun düzeltilmesini beklediği, bir süre sonra İzmir 1.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/886 Esas sayılı dosyası ile açtığı davada haklı nedenle şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesini talep ettiği, 12.07.2016 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket ortağı, baba ... davacıya da 200 hisse devrettiği, davacının da bu kez İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/886 Esas sayılı dosyasının 22.12.2016 tarihli celsesinde davalı şirket ile sulh olduğunu bildirmesi üzerine mahkemece de aynı tarihte konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili, varılan bu sulhtan sonra ortaklardan ... ... tarafından 12.07.2016 tarihli ortaklar kurulunun yoklukla malul olduğu iddiasıyla şirkete karşı İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açmış olması nedeniyle kendilerinin de işbu davayı açtığını ileri sürmüş olup, bu vakıanın gerçekliği halinde davacının dava konusu 29.08.2012 tarihli kararı benimseyip karara karşı sessiz kaldığından da söz edilemeyeceğinden bu durum tartışılmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663233100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz