Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3413 E. 2023/2638 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının yokluğu↗ mutlak butlan↗ ortaklıktan çıkma↗ hakim ortak↗ yoklukla malul karar↗ karar nisabı↗ toplantı tutanağı↗ muhalefet şerhi↗ butlan↗ pay devri↗ yokluk↗ olağanüstü genel kurul↗ ortaklar kurulu kararı↗ cy/cy şerhi↗ pay defteri↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ olumsuz oy↗ muvafakat↗ geçersizlik↗ sulh↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2.000 pay davacı, 6.000 pay ..., 2.000 pay ... hissedarlığında iken 29.08.2012 tarihli genel kurul kararı ile ...'a ait 6.000 hisseden 200'ünün ...'a devrine onay verildiğini, oysa bu işlemin şirket ana sözleşmesine göre yok hükmünde olduğunu, zira ana sözleşmeye göre ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi gerektiğini, müvekkilinin bu karara muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirdiğini ileri sürerek 29.08.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2012/2 sayılı kararın 1 inci maddesinin yoklukla malul ve batıl olduğunun tespitini, geçersiz sayılmasını ve/veya iptalini, bu kararla bağlantılı tüm icrai işlemlerin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uzman raporu sunmuş ve bu uzman raporunda 2012/2 sayılı kararın yok hükmünde olduğunun belirtildiğini ifade etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2017 tarih ve 2016/1486 E, 2017/559 K. sayılı kararıyla davalı şirketin ana sözleşmesinin 15 inci maddesindeki özel pay devri düzenlemesine göre devrin pay defterine kaydedilmesi için ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi ve bunların sermayenin en az 3/4'üne sahip olması şartının arandığı, davalı şirketin 3 ortaktan teşekkül ettiği, ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakatı gerektiğinden pay sahibi sayısı gözetildiğinde davalı şirket yönünden oybirliği gerektiği, davacının olumsuz oy kullanıp muhalefet ettiği, dolayısıyla kararın mutlak butlanla batıl olduğu, ancak her hakkın iyi niyet kuralına uygun kullanılması gerektiği, davacının muhalefet ettiği karara karşı yaklaşık 4 yıl sonra bu davayı koşulların değişmesi üzerine açtığı, bu durumun iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2019 tarih, 2017/1676 E ve 2019/1292 K. sayılı kararıyla; istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 28.04.2021 tarih, 2019/4559 E. ve 2021/4179 K. sayılı kararıyla anılan kararın yoklukla malul olduğu, davacının dava dışı şirket ortaklarından birinin kendisine yaptığı pay devrinin onaylanmasına ilişkin kararın diğer ortak tarafından dava edilmesi üzerine işbu davayı açtığı iddiasının gerçekliği halinde davacının dava konusu kararı benimsediğinin söz edilemeyeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı bulunduğu, davalı şirket ana sözleşmesinin 15/2. maddesinde, bir payın devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortak adedinin en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olması gerektiği düzenlendiği halde, davalı şirketin, dava konusu 29.08.2012 tarihli ortaklar kurulunda, üç ortaklı şirketin, hakim ortağı olan davacının babası dava dışı ...'un sahip olduğu 6000 paydan 200 payın davacının kardeşi olan dava dışı diğer ortak ...'a devrine ilişkin ortaklar kurulu kararına, davacının muhalif kaldığı, bu nedenle ana sözleşmede ortak sayısı itibarı ile ön görülen karar nisabını taşımayan devre muvafakate ilişkin ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğu, işbu karara muhalif olan davacı ile diğer ortaklar arasında aile içi sorunlar çıktığı, davacının bu sorunun düzeltilmesini beklediği, sorunun düzeltilmemesi üzerine, ortaklıktan çıkma talebi ile 15.09.2014 tarihinde, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde davalı şirket ve diğer ortaklar aleyhine dava açtığı, işbu davanın yapılan yargılaması sırasında, hakim ortak ...'un davacıya da sahip olduğu 200 payın devri ve bu devrin muvafakate ilişkin davalı şirket tarafından 12.07.2016 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında karar alınması ile oluşan sulhe binaen, ortaklıktan çıkma davasının neticelendiği, ancak işbu kararlara muhalefet eden diğer ortağın, davacıya pay devrine dair olağanüstü genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik, mahkemenin 2016/1286 E sayılı dava dosyasında dava açmasına müteakiben, dava konusu olan ve davacının muhalif olduğu ana sözleşmeye aykırı kararın, yoklukla malul olduğuna dair işbu davayı açtığı, işbu nedenle davacının, dava konusu kararı benimseyip, karara karşı sessiz kaldığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ortaklar kurulu kararının ana sözleşmede öngörülen karar nisabını içermediği iddiasına dayalı yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4559 E. 2021/4179 K.
Ortak:mutlak butlan · hakim ortak · yoklukla malul karar · karar nisabı · butlan · pay devri · yokluk · ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı bulunduğu, davalı şirket ana sözleşmesinin 15/2. maddesinde, bir payın devir hususunun «pay defterine» kaydedilebilmesi için, ortak adedinin en az 3/4'ünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olması gerektiği düzenlendiği halde, davalı şirketin, dava konusu 29.08.2012 tarihli ortaklar kurulunda, üç ortaklı şirketin, hakim ortağı olan davacının babası dava dışı ...'un sahip olduğu 6000 paydan 200 payın davacının kardeşi olan dava dışı diğer ortak ...'a devrine ilişkin «ortaklar kurulu» kararına, davacının muhalif kaldığı, bu nedenle ana sözleşmede ortak sayısı itibarı ile ön görülen karar «nisabını» taşımayan devre muvafakate ilişkin ortaklar kurulu kararının «yoklukla malul» olduğu, işbu karara muhalif olan davacı ile diğer ortaklar arasında aile içi sorunlar çıktığı, davacının bu sorunun düzeltilmesini beklediği, sorunun düzeltilmemesi üzerine, «ortaklıktan çıkma» talebi ile 15.09.2014 tarihinde, İzmir 1.
Asliye Ticaret Mahkemesinde davalı şirket ve diğer ortaklar aleyhine dava açtığı, işbu davanın yapılan yargılaması sırasında, «hakim ortak» ...'un davacıya da sahip olduğu 200 payın devri ve bu devrin «muvafakate» ilişkin davalı şirket tarafından 12.07.2016 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısında karar alınması ile oluşan «sulhe» binaen, «ortaklıktan çıkma» davasının neticelendiği, ancak işbu kararlara muhalefet eden diğer ortağın, davacıya «pay devrine» dair olağanüstü genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik, mahkemenin 2016/1286 E sayılı dava dosyasında dava açmasına müteakiben, dava konusu olan ve davacının muhalif olduğu ana sözleşmeye aykırı kararın, «yoklukla malul» olduğuna dair işbu davayı açtığı, işbu nedenle davacının, dava konusu kararı benimseyip, karara karşı sessiz kaldığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kab …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «ortaklar kurulu» kararının ana sözleşmede öngörülen karar «nisabını» içermediği iddiasına dayalı «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «ortaklar kurulu» kararının ana sözleşmede öngörülen karar «nisabını» içermediği iddiasına dayalı «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bu durumda ana sözleşmede ortak sayısı itibariyle öngörülen karar «nisabını» taşımayan devre «muvafakata» ilişkin «ortaklar kurulu» arasının «yoklukla malul» olduğu, "yokluk" hukuki «sebebi» ilgili herkes tarafından her zaman ileri sürülebileceğinden alınan devre muvafakata ilişkin «limited şirket» ortaklar kurulu kârının yokluk nedeniyle iptali gerekir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ana sözleşmesinin 15. maddesindeki özel «pay devri» düzenlemesine göre devrin «pay defterine» kaydedilmesi için ortakların en az 3/4'ünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların sermayenin en az 3/4'üne sahip olması şartının arandığı, davalı şirketin 3 ortaktan teşekkül ettiği, ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakatı gerektiğinden pay sahibi sayısı gözetildiğinde davalı şirket yönünden oybirliği gerektiği, davacının «olumsuz» oy kullanıp muhalefet ettiği, dolayısıyla kararın «mutlak butlanla» batıl olduğu, ancak her hakkın TMK'nın 2. maddesine uygun kullanılması gerektiği, davacının muhalefet ettiği karara karşı yaklaşık 4 yıl sonra bu davayı koşulların …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çelişkili davranış yasağı · aile şirketi · oy yasağı · limited şirket · dava sebebi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMaddesi uyarınca «çelişkili davranış yasağına» aykırılık olarak yorumlanmış ise de, baba ve 2 oğlundan oluşan davalı şirketin «aile şirketi» olduğu, «hakim ortak» baba ...'ın dava dışı diğer ortak ...'e kendi payından 200 «pay devri» sebebiyle aile iç sorunlar çıktığı, davacının bu sorunun düzeltilmesini beklediği, bir süre sonra İzmir 1.
Bu durumda ana sözleşmede ortak sayısı itibariyle öngörülen karar «nisabını» taşımayan devre «muvafakata» ilişkin «ortaklar kurulu» arasının «yoklukla malul» olduğu, "yokluk" hukuki «sebebi» ilgili herkes tarafından her zaman ileri sürülebileceğinden alınan devre muvafakata ilişkin «limited şirket» ortaklar kurulu kârının yokluk nedeniyle iptali gerekir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/886 Esas sayılı dosyasının 22.12.2016 tarihli celsesinde davalı şirket ile «sulh» olduğunu bildirmesi üzerine mahkemece de aynı tarihte konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verildiği anlaşılmıştır.
-
Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13579 E. 2013/19048 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk · Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
İncelediğiniz kararda… 00'ünün ...'a devrine onay verildiğini, oysa bu işlemin şirket ana sözleşmesine göre yok hükmünde olduğunu, zira ana sözleşmeye göre ortakların en az 3/4'ünün devre «muvafakat» etmesi gerektiğini, müvekkilinin bu karara «muhalefet şerhini» «toplantı tutanağına» geçirdiğini ileri sürerek 29.08.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2012/2 sayılı kararın 1 inci maddesinin «yoklukla malul» ve batıl olduğunun tespitini, «geçersiz» sayılmasını ve/veya iptalini, bu kararla bağlantılı tüm icrai işlemlerin iptalini talep etmiştir.
Dairemizin 28.04.2021 tarih, 2019/4559 E. ve 2021/4179 K. sayılı kararıyla anılan kararın «yoklukla malul» olduğu, davacının dava dışı şirket ortaklarından birinin kendisine yaptığı «pay devrinin» onaylanmasına ilişkin kararın diğer ortak tarafından dava edilmesi üzerine işbu davayı açtığı iddiasının gerçekliği halinde davacının dava konusu kararı benimsediğ …
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı bulunduğu, davalı şirket ana sözleşmesinin 15/2. maddesinde, bir payın devir hususunun «pay defterine» kaydedilebilmesi için, ortak adedinin en az 3/4'ünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olması gerektiği düzenlendiği halde, davalı şirketin, dava konusu 29.08.2012 tarihli ortaklar kurulunda, üç ortaklı şirketin, hakim ortağı olan davacının babası dava dışı ...'un sahip olduğu 6000 paydan 200 payın davacının kardeşi olan dava dışı diğer ortak ...'a devrine ilişkin «ortaklar kurulu» kararına, davacının muhalif kaldığı, bu nedenle ana sözleşmede ortak sayısı itibarı ile ön görülen karar «nisabını» taşımayan devre muvafakate ilişkin ortaklar kurulu kararının «yoklukla malul» olduğu, işbu karara muhalif olan davacı ile diğer ortaklar arasında aile içi sorunlar çıktığı, davacının bu sorunun düzeltilmesini beklediği, sorunun düzeltilmemesi üzerine, «ortaklıktan çıkma» talebi ile 15.09.2014 tarihinde, İzmir 1.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 02/05/2011 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tesbitine, diğer istemlerin reddine ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz kararda… 00'ünün ...'a devrine onay verildiğini, oysa bu işlemin şirket ana sözleşmesine göre yok hükmünde olduğunu, zira ana sözleşmeye göre ortakların en az 3/4'ünün devre «muvafakat» etmesi gerektiğini, müvekkilinin bu karara «muhalefet şerhini» «toplantı tutanağına» geçirdiğini ileri sürerek 29.08.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2012/2 sayılı kararın 1 inci maddesinin «yoklukla malul» ve batıl olduğunun tespitini, «geçersiz» sayılmasını ve/veya iptalini, bu kararla bağlantılı tüm icrai işlemlerin iptalini talep etmiştir.
Dairemizin 28.04.2021 tarih, 2019/4559 E. ve 2021/4179 K. sayılı kararıyla anılan kararın «yoklukla malul» olduğu, davacının dava dışı şirket ortaklarından birinin kendisine yaptığı «pay devrinin» onaylanmasına ilişkin kararın diğer ortak tarafından dava edilmesi üzerine işbu davayı açtığı iddiasının gerçekliği halinde davacının dava konusu kararı benimsediğ …
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı bulunduğu, davalı şirket ana sözleşmesinin 15/2. maddesinde, bir payın devir hususunun «pay defterine» kaydedilebilmesi için, ortak adedinin en az 3/4'ünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olması gerektiği düzenlendiği halde, davalı şirketin, dava konusu 29.08.2012 tarihli ortaklar kurulunda, üç ortaklı şirketin, hakim ortağı olan davacının babası dava dışı ...'un sahip olduğu 6000 paydan 200 payın davacının kardeşi olan dava dışı diğer ortak ...'a devrine ilişkin «ortaklar kurulu» kararına, davacının muhalif kaldığı, bu nedenle ana sözleşmede ortak sayısı itibarı ile ön görülen karar «nisabını» taşımayan devre muvafakate ilişkin ortaklar kurulu kararının «yoklukla malul» olduğu, işbu karara muhalif olan davacı ile diğer ortaklar arasında aile içi sorunlar çıktığı, davacının bu sorunun düzeltilmesini beklediği, sorunun düzeltilmemesi üzerine, «ortaklıktan çıkma» talebi ile 15.09.2014 tarihinde, İzmir 1.
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
2 benzer karar daha
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz kararda… 00'ünün ...'a devrine onay verildiğini, oysa bu işlemin şirket ana sözleşmesine göre yok hükmünde olduğunu, zira ana sözleşmeye göre ortakların en az 3/4'ünün devre «muvafakat» etmesi gerektiğini, müvekkilinin bu karara «muhalefet şerhini» «toplantı tutanağına» geçirdiğini ileri sürerek 29.08.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2012/2 sayılı kararın 1 inci maddesinin «yoklukla malul» ve batıl olduğunun tespitini, «geçersiz» sayılmasını ve/veya iptalini, bu kararla bağlantılı tüm icrai işlemlerin iptalini talep etmiştir.
Dairemizin 28.04.2021 tarih, 2019/4559 E. ve 2021/4179 K. sayılı kararıyla anılan kararın «yoklukla malul» olduğu, davacının dava dışı şirket ortaklarından birinin kendisine yaptığı «pay devrinin» onaylanmasına ilişkin kararın diğer ortak tarafından dava edilmesi üzerine işbu davayı açtığı iddiasının gerçekliği halinde davacının dava konusu kararı benimsediğ …
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı bulunduğu, davalı şirket ana sözleşmesinin 15/2. maddesinde, bir payın devir hususunun «pay defterine» kaydedilebilmesi için, ortak adedinin en az 3/4'ünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olması gerektiği düzenlendiği halde, davalı şirketin, dava konusu 29.08.2012 tarihli ortaklar kurulunda, üç ortaklı şirketin, hakim ortağı olan davacının babası dava dışı ...'un sahip olduğu 6000 paydan 200 payın davacının kardeşi olan dava dışı diğer ortak ...'a devrine ilişkin «ortaklar kurulu» kararına, davacının muhalif kaldığı, bu nedenle ana sözleşmede ortak sayısı itibarı ile ön görülen karar «nisabını» taşımayan devre muvafakate ilişkin ortaklar kurulu kararının «yoklukla malul» olduğu, işbu karara muhalif olan davacı ile diğer ortaklar arasında aile içi sorunlar çıktığı, davacının bu sorunun düzeltilmesini beklediği, sorunun düzeltilmemesi üzerine, «ortaklıktan çıkma» talebi ile 15.09.2014 tarihinde, İzmir 1.
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2505 E. 2014/5813 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz kararda… 00'ünün ...'a devrine onay verildiğini, oysa bu işlemin şirket ana sözleşmesine göre yok hükmünde olduğunu, zira ana sözleşmeye göre ortakların en az 3/4'ünün devre «muvafakat» etmesi gerektiğini, müvekkilinin bu karara «muhalefet şerhini» «toplantı tutanağına» geçirdiğini ileri sürerek 29.08.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2012/2 sayılı kararın 1 inci maddesinin «yoklukla malul» ve batıl olduğunun tespitini, «geçersiz» sayılmasını ve/veya iptalini, bu kararla bağlantılı tüm icrai işlemlerin iptalini talep etmiştir.
Dairemizin 28.04.2021 tarih, 2019/4559 E. ve 2021/4179 K. sayılı kararıyla anılan kararın «yoklukla malul» olduğu, davacının dava dışı şirket ortaklarından birinin kendisine yaptığı «pay devrinin» onaylanmasına ilişkin kararın diğer ortak tarafından dava edilmesi üzerine işbu davayı açtığı iddiasının gerçekliği halinde davacının dava konusu kararı benimsediğ …
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı bulunduğu, davalı şirket ana sözleşmesinin 15/2. maddesinde, bir payın devir hususunun «pay defterine» kaydedilebilmesi için, ortak adedinin en az 3/4'ünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olması gerektiği düzenlendiği halde, davalı şirketin, dava konusu 29.08.2012 tarihli ortaklar kurulunda, üç ortaklı şirketin, hakim ortağı olan davacının babası dava dışı ...'un sahip olduğu 6000 paydan 200 payın davacının kardeşi olan dava dışı diğer ortak ...'a devrine ilişkin «ortaklar kurulu» kararına, davacının muhalif kaldığı, bu nedenle ana sözleşmede ortak sayısı itibarı ile ön görülen karar «nisabını» taşımayan devre muvafakate ilişkin ortaklar kurulu kararının «yoklukla malul» olduğu, işbu karara muhalif olan davacı ile diğer ortaklar arasında aile içi sorunlar çıktığı, davacının bu sorunun düzeltilmesini beklediği, sorunun düzeltilmemesi üzerine, «ortaklıktan çıkma» talebi ile 15.09.2014 tarihinde, İzmir 1.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 10.556 «payı» olduğunun tespitine ile 04/05/2009, 03/05/2010 ve 02.05.2011 tarihli genel kurul toplantılarının «yoklukla malul» olduklarının tespitine ilişkin verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette 10.556 «payı» olduğunun tespitine ile 04/05/2009, 03/05/2010 ve 02.05.2011 tarihli genel kurul toplantılarının «yoklukla malul» olduklarının tespitine ilişkin verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3413 E. , 2023/2638 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/772 Esas, 2022/182 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen genel kurul kararının yokluğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2.000 pay davacı, 6.000 pay ..., 2.000 pay ... hissedarlığında iken 29.08.2012 tarihli genel kurul kararı ile ...'a ait 6.000 hisseden 200'ünün ...'a devrine onay verildiğini, oysa bu işlemin şirket ana sözleşmesine göre yok hükmünde olduğunu, zira ana sözleşmeye göre ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi gerektiğini, müvekkilinin bu karara muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirdiğini ileri sürerek 29.08.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2012/2 sayılı kararın 1 inci maddesinin yoklukla malul ve batıl olduğunun tespitini, geçersiz sayılmasını ve/veya iptalini, bu kararla bağlantılı tüm icrai işlemlerin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uzman raporu sunmuş ve bu uzman raporunda 2012/2 sayılı kararın yok hükmünde olduğunun belirtildiğini ifade etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2017 tarih ve 2016/1486 E, 2017/559 K. sayılı kararıyla davalı şirketin ana sözleşmesinin 15 inci maddesindeki özel pay devri düzenlemesine göre devrin pay defterine kaydedilmesi için ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi ve bunların sermayenin en az 3/4'üne sahip olması şartının arandığı, davalı şirketin 3 ortaktan teşekkül ettiği, ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakatı gerektiğinden pay sahibi sayısı gözetildiğinde davalı şirket yönünden oybirliği gerektiği, davacının olumsuz oy kullanıp muhalefet ettiği, dolayısıyla kararın mutlak butlanla batıl olduğu, ancak her hakkın iyi niyet kuralına uygun kullanılması gerektiği, davacının muhalefet ettiği karara karşı yaklaşık 4 yıl sonra bu davayı koşulların değişmesi üzerine açtığı, bu durumun iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2019 tarih, 2017/1676 E ve 2019/1292 K. sayılı kararıyla; istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 28.04.2021 tarih, 2019/4559 E. ve 2021/4179 K. sayılı kararıyla anılan kararın yoklukla malul olduğu, davacının dava dışı şirket ortaklarından birinin kendisine yaptığı pay devrinin onaylanmasına ilişkin kararın diğer ortak tarafından dava edilmesi üzerine işbu davayı açtığı iddiasının gerçekliği halinde davacının dava konusu kararı benimsediğinin söz edilemeyeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı bulunduğu, davalı şirket ana sözleşmesinin 15/2. maddesinde, bir payın devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortak adedinin en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olması gerektiği düzenlendiği halde, davalı şirketin, dava konusu 29.08.2012 tarihli ortaklar kurulunda, üç ortaklı şirketin, hakim ortağı olan davacının babası dava dışı ...'un sahip olduğu 6000 paydan 200 payın davacının kardeşi olan dava dışı diğer ortak ...'a devrine ilişkin ortaklar kurulu kararına, davacının muhalif kaldığı, bu nedenle ana sözleşmede ortak sayısı itibarı ile ön görülen karar nisabını taşımayan devre muvafakate ilişkin ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğu, işbu karara muhalif olan davacı ile diğer ortaklar arasında aile içi sorunlar çıktığı, davacının bu sorunun düzeltilmesini beklediği, sorunun düzeltilmemesi üzerine, ortaklıktan çıkma talebi ile 15.09.2014 tarihinde, İzmir 1.
Asliye Ticaret Mahkemesinde davalı şirket ve diğer ortaklar aleyhine dava açtığı, işbu davanın yapılan yargılaması sırasında, hakim ortak ...'un davacıya da sahip olduğu 200 payın devri ve bu devrin muvafakate ilişkin davalı şirket tarafından 12.07.2016 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında karar alınması ile oluşan sulhe binaen, ortaklıktan çıkma davasının neticelendiği, ancak işbu kararlara muhalefet eden diğer ortağın, davacıya pay devrine dair olağanüstü genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik, mahkemenin 2016/1286 E sayılı dava dosyasında dava açmasına müteakiben, dava konusu olan ve davacının muhalif olduğu ana sözleşmeye aykırı kararın, yoklukla malul olduğuna dair işbu davayı açtığı, işbu nedenle davacının, dava konusu kararı benimseyip, karara karşı sessiz kaldığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ortaklar kurulu kararının ana sözleşmede öngörülen karar nisabını içermediği iddiasına dayalı yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110961700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz