6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3413 E. 2023/2638 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının yokluğu mutlak butlan ortaklıktan çıkma hakim ortak yoklukla malul karar karar nisabı toplantı tutanağı muhalefet şerhi butlan pay devri yokluk olağanüstü genel kurul ortaklar kurulu kararı cy/cy şerhi pay defteri istinaf incelemesi kazanılmış hak olumsuz oy muvafakat geçersizlik sulh yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TMK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2.000 pay davacı, 6.000 pay ..., 2.000 pay ... hissedarlığında iken 29.08.2012 tarihli genel kurul kararı ile ...'a ait 6.000 hisseden 200'ünün ...'a devrine onay verildiğini, oysa bu işlemin şirket ana sözleşmesine göre yok hükmünde olduğunu, zira ana sözleşmeye göre ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi gerektiğini, müvekkilinin bu karara muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirdiğini ileri sürerek 29.08.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2012/2 sayılı kararın 1 inci maddesinin yoklukla malul ve batıl olduğunun tespitini, geçersiz sayılmasını ve/veya iptalini, bu kararla bağlantılı tüm icrai işlemlerin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; uzman raporu sunmuş ve bu uzman raporunda 2012/2 sayılı kararın yok hükmünde olduğunun belirtildiğini ifade etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2017 tarih ve 2016/1486 E, 2017/559 K. sayılı kararıyla davalı şirketin ana sözleşmesinin 15 inci maddesindeki özel pay devri düzenlemesine göre devrin pay defterine kaydedilmesi için ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi ve bunların sermayenin en az 3/4'üne sahip olması şartının arandığı, davalı şirketin 3 ortaktan teşekkül ettiği, ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakatı gerektiğinden pay sahibi sayısı gözetildiğinde davalı şirket yönünden oybirliği gerektiği, davacının olumsuz oy kullanıp muhalefet ettiği, dolayısıyla kararın mutlak butlanla batıl olduğu, ancak her hakkın iyi niyet kuralına uygun kullanılması gerektiği, davacının muhalefet ettiği karara karşı yaklaşık 4 yıl sonra bu davayı koşulların değişmesi üzerine açtığı, bu durumun iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2019 tarih, 2017/1676 E ve 2019/1292 K. sayılı kararıyla; istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 28.04.2021 tarih, 2019/4559 E. ve 2021/4179 K. sayılı kararıyla anılan kararın yoklukla malul olduğu, davacının dava dışı şirket ortaklarından birinin kendisine yaptığı pay devrinin onaylanmasına ilişkin kararın diğer ortak tarafından dava edilmesi üzerine işbu davayı açtığı iddiasının gerçekliği halinde davacının dava konusu kararı benimsediğinin söz edilemeyeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı bulunduğu, davalı şirket ana sözleşmesinin 15/2. maddesinde, bir payın devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortak adedinin en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olması gerektiği düzenlendiği halde, davalı şirketin, dava konusu 29.08.2012 tarihli ortaklar kurulunda, üç ortaklı şirketin, hakim ortağı olan davacının babası dava dışı ...'un sahip olduğu 6000 paydan 200 payın davacının kardeşi olan dava dışı diğer ortak ...'a devrine ilişkin ortaklar kurulu kararına, davacının muhalif kaldığı, bu nedenle ana sözleşmede ortak sayısı itibarı ile ön görülen karar nisabını taşımayan devre muvafakate ilişkin ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğu, işbu karara muhalif olan davacı ile diğer ortaklar arasında aile içi sorunlar çıktığı, davacının bu sorunun düzeltilmesini beklediği, sorunun düzeltilmemesi üzerine, ortaklıktan çıkma talebi ile 15.09.2014 tarihinde, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde davalı şirket ve diğer ortaklar aleyhine dava açtığı, işbu davanın yapılan yargılaması sırasında, hakim ortak ...'un davacıya da sahip olduğu 200 payın devri ve bu devrin muvafakate ilişkin davalı şirket tarafından 12.07.2016 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında karar alınması ile oluşan sulhe binaen, ortaklıktan çıkma davasının neticelendiği, ancak işbu kararlara muhalefet eden diğer ortağın, davacıya pay devrine dair olağanüstü genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik, mahkemenin 2016/1286 E sayılı dava dosyasında dava açmasına müteakiben, dava konusu olan ve davacının muhalif olduğu ana sözleşmeye aykırı kararın, yoklukla malul olduğuna dair işbu davayı açtığı, işbu nedenle davacının, dava konusu kararı benimseyip, karara karşı sessiz kaldığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ortaklar kurulu kararının ana sözleşmede öngörülen karar nisabını içermediği iddiasına dayalı yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4559 E. 2021/4179 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13579 E. 2013/19048 K.

    Ortak: · Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Yönetim Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Yönetim Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirket Ortaklığının Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2505 E. 2014/5813 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3413 E.  ,  2023/2638 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/772 Esas, 2022/182 Karar

HÜKÜM

Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen genel kurul kararının yokluğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2.000 pay davacı, 6.000 pay ..., 2.000 pay ... hissedarlığında iken 29.08.2012 tarihli genel kurul kararı ile ...'a ait 6.000 hisseden 200'ünün ...'a devrine onay verildiğini, oysa bu işlemin şirket ana sözleşmesine göre yok hükmünde olduğunu, zira ana sözleşmeye göre ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi gerektiğini, müvekkilinin bu karara muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirdiğini ileri sürerek 29.08.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2012/2 sayılı kararın 1 inci maddesinin yoklukla malul ve batıl olduğunun tespitini, geçersiz sayılmasını ve/veya iptalini, bu kararla bağlantılı tüm icrai işlemlerin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; uzman raporu sunmuş ve bu uzman raporunda 2012/2 sayılı kararın yok hükmünde olduğunun belirtildiğini ifade etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2017 tarih ve 2016/1486 E, 2017/559 K. sayılı kararıyla davalı şirketin ana sözleşmesinin 15 inci maddesindeki özel pay devri düzenlemesine göre devrin pay defterine kaydedilmesi için ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi ve bunların sermayenin en az 3/4'üne sahip olması şartının arandığı, davalı şirketin 3 ortaktan teşekkül ettiği, ortakların en az 3/4'ünün devre muvafakatı gerektiğinden pay sahibi sayısı gözetildiğinde davalı şirket yönünden oybirliği gerektiği, davacının olumsuz oy kullanıp muhalefet ettiği, dolayısıyla kararın mutlak butlanla batıl olduğu, ancak her hakkın iyi niyet kuralına uygun kullanılması gerektiği, davacının muhalefet ettiği karara karşı yaklaşık 4 yıl sonra bu davayı koşulların değişmesi üzerine açtığı, bu durumun iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2019 tarih, 2017/1676 E ve 2019/1292 K. sayılı kararıyla; istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 28.04.2021 tarih, 2019/4559 E. ve 2021/4179 K. sayılı kararıyla anılan kararın yoklukla malul olduğu, davacının dava dışı şirket ortaklarından birinin kendisine yaptığı pay devrinin onaylanmasına ilişkin kararın diğer ortak tarafından dava edilmesi üzerine işbu davayı açtığı iddiasının gerçekliği halinde davacının dava konusu kararı benimsediğinin söz edilemeyeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı bulunduğu, davalı şirket ana sözleşmesinin 15/2. maddesinde, bir payın devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortak adedinin en az 3/4'ünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olması gerektiği düzenlendiği halde, davalı şirketin, dava konusu 29.08.2012 tarihli ortaklar kurulunda, üç ortaklı şirketin, hakim ortağı olan davacının babası dava dışı ...'un sahip olduğu 6000 paydan 200 payın davacının kardeşi olan dava dışı diğer ortak ...'a devrine ilişkin ortaklar kurulu kararına, davacının muhalif kaldığı, bu nedenle ana sözleşmede ortak sayısı itibarı ile ön görülen karar nisabını taşımayan devre muvafakate ilişkin ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğu, işbu karara muhalif olan davacı ile diğer ortaklar arasında aile içi sorunlar çıktığı, davacının bu sorunun düzeltilmesini beklediği, sorunun düzeltilmemesi üzerine, ortaklıktan çıkma talebi ile 15.09.2014 tarihinde, İzmir 1.

Asliye Ticaret Mahkemesinde davalı şirket ve diğer ortaklar aleyhine dava açtığı, işbu davanın yapılan yargılaması sırasında, hakim ortak ...'un davacıya da sahip olduğu 200 payın devri ve bu devrin muvafakate ilişkin davalı şirket tarafından 12.07.2016 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında karar alınması ile oluşan sulhe binaen, ortaklıktan çıkma davasının neticelendiği, ancak işbu kararlara muhalefet eden diğer ortağın, davacıya pay devrine dair olağanüstü genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik, mahkemenin 2016/1286 E sayılı dava dosyasında dava açmasına müteakiben, dava konusu olan ve davacının muhalif olduğu ana sözleşmeye aykırı kararın, yoklukla malul olduğuna dair işbu davayı açtığı, işbu nedenle davacının, dava konusu kararı benimseyip, karara karşı sessiz kaldığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ortaklar kurulu kararının ana sözleşmede öngörülen karar nisabını içermediği iddiasına dayalı yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110961700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.