İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3910 E. 2021/4084 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter ve kayıtlar↗ ispat yükü↗ ticari defter↗ iflas↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, ispat yükünün borcun ödendiğini savunan davalıda olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, buna göre davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davalı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davacıya 29.777,35 TL borcunun olduğunun tespit edildiği, davacı defterleriyle aradaki farkın 7.891,28 TL sipariş avansının davacı defterlerinde düşülmemiş olmasından kaynaklandığı, ancak davalının bu sipariş avansına dayanak olacak bilgi ve belgeyi dosyaya sunmadığı, bu nedenle tespit edilen 29.777,35 TL alacağa dayanak belgelerle ispatlanamayan 7.891,28 TL sipariş avans bedelinin de eklenmesinin gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, 37.668,63 TL alacak yönünden takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın belirli olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olup, dava ve takip konusu alacak likit olduğundan, İcra İflas Kanunu'nun 67/2 maddesine göre hükmolunan asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının tazminat talebinin alacağın belirli olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15438 E. 2013/13948 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı · sigorta ettiren · riziko · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · ıslah · hasar · teminat
Benzer bu kararda3- Kabule göre de, davacı kısmi davada 10.000 TL tazminat, 10.000 TL «kazanç kaybı» talebinde bulunmuş, yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» ise davacının kazanç kaybı isteyemeyeceği, makine «hasar» bedelinin ise 62.891, 10 TL olduğunun belirlenmesi üzerine davacı davasını 42.891, 10 TL olarak «ıslah» etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporanna göre, davacının makinelerinde sel baskını sonucu meydana gelen «hasarın» poliçe «teminatında» olduğu, kazanç kaybından doğan zararın ise teminat dışı olduğu, bilirkişi raporunda 62.891, 10 TL'nin ödenmesi gerektiği tespit edildiği, raporun hükme elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafça adres değişikliğinin «rizikoyu» ağırlaştırıcı bir mahiyette olduğunun iddia ve ispat edilmemiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı taraf, mahkemece hükme dayanak yapılan poliçenin «sigorta ettireni» olup poliçenin sigortalısı dava dışı Alternatif Finansal Kiralama A.Ş' dir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3910 E. , 2021/4084 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Dörtyol 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.07.2019 tarih ve 2018/164 E. - 2019/384 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı şirketin demir ticareti yaptıklarını, davalının davacı şirketten 19.10.2012 tarihli 71.606,18 TL bedelli fatura ile inşaat demiri satın aldığını, ancak davalının borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalıya yönelik ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalının fatura borcunun olmadığını, borcunu ödediğini belirterek takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiğini ancak bu itirazın haksız olduğunu belirterek, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibinin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının takip dayanağı fatura bedelini davacıya ödediğini, borçlarının olmadığını, banka dekontları ile ticari defter kayıtlarından bu durumun görüleceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, ispat yükünün borcun ödendiğini savunan davalıda olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, buna göre davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davalı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davacıya 29.777,35 TL borcunun olduğunun tespit edildiği, davacı defterleriyle aradaki farkın 7.891,28 TL sipariş avansının davacı defterlerinde düşülmemiş olmasından kaynaklandığı, ancak davalının bu sipariş avansına dayanak olacak bilgi ve belgeyi dosyaya sunmadığı, bu nedenle tespit edilen 29.777,35 TL alacağa dayanak belgelerle ispatlanamayan 7.891,28 TL sipariş avans bedelinin de eklenmesinin gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, 37.668,63 TL alacak yönünden takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın belirli olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olup, dava ve takip konusu alacak likit olduğundan, İcra İflas Kanunu'nun 67/2 maddesine göre hükmolunan asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının tazminat talebinin alacağın belirli olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663142100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz