Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1429 E. 2021/3868 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar↗ istifa↗ şikayet↗ maddi ve manevi tazminat↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu olan ürünlerin davalıya ait 97/001973 "netlift" markasının koruması altında olan transpalet oldukları, davacıya ait transpaletin sarı renkli, davalıya ait transpaletin ise gri renkli olduğu, her ikisinin üzerinde de "netlift" ibaresinin marka olarak yer aldığı, davacı tarafın bu ürünleri ... Çelik Halat Ticaret A.Ş.'den satın aldıklarına dair sunduğu faturalardaki ürünün "manuel istif makinesi" olduğu, dava konusu ürünün ise transpalet olduğu, dava konusu ürünlerin davalıya ait orijinal ürünler olduğunun kanıtlanamadığı, ayrıca davalı tarafa ait ürünle davacı tarafından TÜBİTAK'a satılan ürünler arasında hem görsel, hem de teknik açıdan farklılıklar bulunduğu ve davacının davalının
şikayeti nedeniyle TÜBİTAK'ın kendileriyle ticari ilişkiyi sonlandırdığına ve maddi zarara uğradığına dair iddiasını kanıtlayacak delili dosyaya sunmadığı gerekçesiyle davalının, davacı hakkında şikayetçi olmasında olağan kuşku ve somut emarelerin bulunduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; haksız şikayet nedeniyle uğranılan maddi manevi zararların tazminine ilişkin olup Mahkemece, davalının davacı hakkında şikayetçi olmasında olağan kuşku ve somut emarelerin bulunduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair savcılık kararı ve bu karara varılmasını gerektiren faturaların dava dosyasına sunulmuş olduğu gözetildiğinde, dava konusu makinelerin dava dışı ... Çelik Halat Ticaret A.Ş.’ye, oradan da davacı şirket tarafından TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı’na ihale ile satılmış olduğu anlaşılmakta olup, raporda varlığı belirtilen makineler arası farklılıklara ilişkin incelemenin davalıya ait web sitesindeki mevcut görseller üzerinden yapılan karşılaştırmalarla ortaya konulması, bu haliyle dahi zayıf ve dolaylı şüpheye dayalı markaya tecavüz ve haksız rekabet sebebiyle şikayetin varlığı gözetildiğinde; davalının şikayet hakkının aşkın kullanılmış olduğu anlaşılmakla davacının maddi ve manevi tazminat hakkının varlığı ilke olarak kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6831 E. 2023/6857 K.
Ortak:kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · istifa · şikayet · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaÇelik Halat Ticaret A.Ş.'den satın aldıklarına dair sunduğu faturalardaki ürünün "manuel «istif» makinesi" olduğu, dava konusu ürünün ise transpalet olduğu, dava konusu ürünlerin davalıya ait orijinal ürünler olduğunun kanıtlanamadığı, ayrıca davalı tarafa ait ürünle davacı tarafından TÜBİTAK'a satılan ürünler arasında hem görsel, hem de teknik açıdan farklılıklar bulunduğu ve davacının davalının «şikayeti» nedeniyle TÜBİTAK'ın kendileriyle ticari ilişkiyi sonlandırdığına ve maddi zarara uğradığına dair iddiasını kanıtlayacak delili dosyaya sunmadığı gerekçesiyle dava …
… alıya ait web sitesindeki mevcut görseller üzerinden yapılan karşılaştırmalarla ortaya konulması, bu haliyle dahi zayıf ve dolaylı şüpheye dayalı markaya tecavüz ve «haksız rekabet» sebebiyle «şikayetin» varlığı gözetildiğinde; davalının şikayet hakkının aşkın kullanılmış olduğu anlaşılmakla davacının maddi ve manevi tazminat hakkının varlığı ilke olarak kabul edil …
Dava; haksız «şikayet» nedeniyle uğranılan maddi manevi zararların tazminine ilişkin olup Mahkemece, davalının davacı hakkında şikayetçi olmasında olağan kuşku ve somut emarelerin bulunduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… arak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine, davalı adına tescilli NETMAK markasını «taşıyan» taklit ürünleri sattığı gerekçesi ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/96514 sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığı, davacı şirket hakkında «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiği, davalı şirket tarafından, davacı şirket hakkında «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüz» nedeniyle «şikayette» bulunulduğu, fakat bahse konu ürünlerin davacı şirket tarafından TUBİTAK'a ihale ile satılmış olduğunun anlaşıldığı, bilirkişi raporunda da taraflara ait ürünlerin, davalı şirkete ait görseller üzerinde karşılaştırıldığı, bu haliyle davalının davacıya yönelik şikayet ve TUBİTAK'a göndermiş olduğu «ihtarnamesinin» zayıf ve dolaylı bir şüpheye dayalı olduğu bu sebeple de şikayet hakkının aşkın olarak kullanılmış olduğu sonucuna varıldığı, bu sebeple davacının maddi ve manevi tazminat talebinde haklı olduğu, davacı şirketin «ticari defterleri» üzerinde yaptırılan incelemede, şikayet tarihi olan 01.08.2012 ile dava tarihi olan 26.08.2013 tarihi aralığında davacının TUBİTAK'a yapmış olduğu satışlarda azalış olmadığı bu sebeple de maddi zararının oluşmadığı yönünde görüş bildirilmişse de, davacının davalının şikayeti nedeniyle dava açmak zorunda kaldığı, davacının bu tarih aralığında haksız şikâyet nedeniyle maddi olarak zarara uğramış olduğu, davacı ticari defterlerinin ileriye doğru en az üç yıl daha incelenmesi gerektiği yönünde itirazda bulunulmuş ise de maddi zararın incelenmesinde dava tarihinin esas alındığı, dava tarihinden sonraki zararların incelenemeyeceği, şikayet tarihi ile dava tarihi arasında davacı satışlarında herhangi bir azalma tespit edilemediğinden fakat davacının soruşturma nedeniyle maddi olarak zarara uğraması ihtimali de gözetilerek takdiren 1.000,00 TL «maddi tazminat» talebinin kabulü gerektiği, davalı şirketin savcılık nezdindeki şikayeti ve TUBİTAK'a gönderilen ihtarnamesi sebebiyle, davacı şirketin taklit mal sattığı yönünde «olumsuz» bir algı oluşmasına ve bu durumun davacı şirketin ticari unvan ve itibarına zarar verdiği, verebileceği sonucuna ulaşıldığı, davalının zayıf bir takım delillere da …
Çelik Halat Ticaret A.Ş.'den satın aldıklarına dair sunduğu faturalardaki ürünün "manuel «istif» makinesi" olduğu, dava konusu ürünün ise transpalet olduğu, dava konusu ürünlerin davalıya ait orijinal ürünler olduğunun kanıtlanamadığı, ayrıca davalı tarafa ait ürünle davacı tarafından TÜBİTAK'a satılan ürünler arasında hem görsel, hem de teknik açıdan farklılıklar bulunduğu ve davacının davalının şikâyeti nedeniyle TÜBİTAK'ın kendileriyle ticari ilişkiyi sonlandırdığına ve maddi zarara uğradığına dair iddiasını kanıtlayacak delili dosyaya sunmadığı gerekçesiyle davalının, davacı hakkında «şikayetçi» olmasında olağan kuşku ve somut emarelerin bulunduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… alıya ait web sitesindeki mevcut görseller üzerinden yapılan karşılaştırmalarla ortaya konulması, bu haliyle dahi zayıf ve dolaylı şüpheye dayalı markaya tecavüz ve «haksız rekabet» sebebiyle «şikayetin» varlığı gözetildiğinde davalının şikayet hakkının aşkın kullanılmış olduğu, davacının maddi ve manevi tazminat hakkının varlığı ilke olarak kabul edilerek bir kara …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · ticari defter · ihtarname · taşıyan · maddi tazminat · e-defter
Benzer bu kararda… arak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine, davalı adına tescilli NETMAK markasını «taşıyan» taklit ürünleri sattığı gerekçesi ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/96514 sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığı, davacı şirket hakkında «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiği, davalı şirket tarafından, davacı şirket hakkında «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüz» nedeniyle «şikayette» bulunulduğu, fakat bahse konu ürünlerin davacı şirket tarafından TUBİTAK'a ihale ile satılmış olduğunun anlaşıldığı, bilirkişi raporunda da taraflara ait ürünlerin, davalı şirkete ait görseller üzerinde karşılaştırıldığı, bu haliyle davalının davacıya yönelik şikayet ve TUBİTAK'a göndermiş olduğu «ihtarnamesinin» zayıf ve dolaylı bir şüpheye dayalı olduğu bu sebeple de şikayet hakkının aşkın olarak kullanılmış olduğu sonucuna varıldığı, bu sebeple davacının maddi ve manevi tazminat talebinde haklı olduğu, davacı şirketin «ticari defterleri» üzerinde yaptırılan incelemede, şikayet tarihi olan 01.08.2012 ile dava tarihi olan 26.08.2013 tarihi aralığında davacının TUBİTAK'a yapmış olduğu satışlarda azalış olmadığı bu sebeple de maddi zararının oluşmadığı yönünde görüş bildirilmişse de, davacının davalının şikayeti nedeniyle dava açmak zorunda kaldığı, davacının bu tarih aralığında haksız şikâyet nedeniyle maddi olarak zarara uğramış olduğu, davacı ticari defterlerinin ileriye doğru en az üç yıl daha incelenmesi gerektiği yönünde itirazda bulunulmuş ise de maddi zararın incelenmesinde dava tarihinin esas alındığı, dava tarihinden sonraki zararların incelenemeyeceği, şikayet tarihi ile dava tarihi arasında davacı satışlarında herhangi bir azalma tespit edilemediğinden fakat davacının soruşturma nedeniyle maddi olarak zarara uğraması ihtimali de gözetilerek takdiren 1.000,00 TL «maddi tazminat» talebinin kabulü gerektiği, davalı şirketin savcılık nezdindeki şikayeti ve TUBİTAK'a gönderilen ihtarnamesi sebebiyle, davacı şirketin taklit mal sattığı yönünde «olumsuz» bir algı oluşmasına ve bu durumun davacı şirketin ticari unvan ve itibarına zarar verdiği, verebileceği sonucuna ulaşıldığı, davalının zayıf bir takım delillere da …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacının «şikayet» ve dava tarihi arasında bir zararının olmadığı gibi satışlarında artış olduğu, «maddi tazminatın» kabulüne dair kararın hukuka aykırı olduğunu zira davacının dava dilekçesinde TUBİTAK ile alışverişlerinin sonlanmasından dolayı maddi zarar istediğini ancak aksin …
Değerlendirme 1.Davalı vekilinin, aleyhlerine hükmedilen «maddi tazminata» ilişkin temyiz talebinin miktardan reddi gerekmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin «maddi tazminata» yönelik temyiz talebinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14537 E. 2011/1794 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1429 E. , 2021/3868 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANADOLU 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.05.2017 tarih ve 2014/309-2017/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirket markasının TPMK tarafından 4 Kasım 1986 tarihinde tescil edildiğini; davalının, "NET MAK" markasını taşıyan taklit ürünleri sattığı gerekçesiyle müvekkili hakkında Cumhuriyet Savcılığına şikâyette bulunduğunu; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosunun 2012/96514 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlattığını, soruşturma sırasında müvekkili şirket yetkililerinin ifadelerinin alındığını; soruşturma konusu ürünlerin, davacının mal sattığı yetkili firmadan alındığının adına kesilmiş faturalarla ispatlandığını; soruşturma sonucunda savcılıkça, müvekkilinin sattığı ürünlerin sahte olduğuna ilişkin kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığı ve ürünlerin davalı firmaya ait olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini;
davalının şikâyette bulunmadan önce, TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı'na ihtarname göndererek üzerlerinde DM200 KG 520X800MM Made in China ve NETLİFT yazan ürünlerin hangi firmadan alındığına dair fatura örneğinin gönderilmesini ihtar ettiğini, davacıya ait faturanın davalıya gönderildiği, TÜBİTAK Bilim ve Daire Başkanlığı'nın kendileriyle olan alış-verişini sonlandırdığını, davalı şirketin basiretli bir firma gibi davranmadan ve derin araştırmaya yapmaksızın sadece söylemler ve gözlemlerle hareket ettiğinden dolayı gerçek olmayan haberlerin yayılmasına neden olduğunu, davalının eylemlerinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini ve bu durumun davacının ticari hayatını maddi olarak olumsuz etkilediğini, ayrıca davacının, adının böyle bir soruşturmaya karışması sebebiyle manevi olarak da zarara uğradığını belirterek, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 11.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacı şirket hakkında, markaya tecavüz ve haksız rekabet sebebiyle, 01.08.2012 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikâyette bulunulduğunu, söz konusu ürünler(transpaletler) ile ilgili olarak alınan ihbarlar ve davalı şirketi tarafından yapılan inceleme ve transpaletleri satın alan TÜBİTAK kurumundan edinilen bilgi ve belge sonucu oluşan şüphe üzerine şikayette bulunma gereğinin doğduğunu, evrak üzerinden yapılan soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/96514 soruşturma numaralı dosyasında 2013/3533 karar numarası ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiğini, davalının TÜBİTAK'ta olan bir toplantısında tesadüf sonucu, kendi temsilcisi vasıtası ile davacı şirketi tarafından TÜBİTAK'a satılan ürünün kendi ürünü olmadığını tespit ettiğini, söz konusu ürünün TÜBİTAK'a kimin tarafından satıldığını öğrenmek amaçlı olarak İstanbul 34 Noterliği vasıtasıyla 28 Haziran 2012 tarih ve 13680 yevmiye numarası ite TÜBİTAK'a ihtarname çekildiğini, ihtarname üzerine TÜBİTAK'ın, davalı şirkete ilgili ürünün fatura suretini 06.07.2012 tarihli yazı ekinde gönderdiğini, davacı şirketi tarafından TÜBİTAK adına düzenlenen bu faturanın 06.06.2011 tarihli Seri A Sıra No 057127 ve 3.374,80 TL bedelli olduğunu, bu faturadaki ürünü kendisinin satmadığını tespit eden davalının, davacı şirket hakkında yasal hakkını kullanarak şikâyette bulunduğunu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yaptığı soruşturmada davacı şirket yetkilisini dinlediğini, dinlenen davacı şirket yetkilisinin, söz konusu ürünü 06.06.2011 Seri A No ...
tarihli ve 3.374,80 TL bedelli fatura ile TÜBİTAK'a kendisinin sattığını ikrar ettiğini, davacı şirket yetkilisinin daha sonra söz konusu ürünü ... Çelik Halat Ticaret A.Ş.'den aldığını beyan ettiğini ve buna ilişkin fatura sunduğunu, savcılık makamının, ... Çelik Halat Ticaret A.Ş. yetkilisinin de ifadesini aldığını ve bu şahsın, şikâyete konu ürünü kendilerinin davacı şirkete sattıklarını ve şikâyete konu ürünü davalı şirketten aldığını iddia ve beyan ettiğini, ... Çelik Halat Ticaret A.Ş. yetkilisinin, dava konusu ürünü davalınn şirketten aldığını ispata yönelik 04.08.2011 tarih ve A-... seri numaralı 1.687,13 TL bedelli faturayı sunduğunu, ... Çelik Halat Ticaret A.Ş. yetkilisinin, 04.08.2011 tarihinde davalının şirketten satın aldığını iddia ettiği ürünü 05.08.2011 tarih ve ...
seri numara ve 2.656,42 TL bedelli fatura ile davacı şirkete sattığını ileri sürdüğünü, davacı şirketin bir taraftan 05.08.2011 tarihinde şikâyete konu ürünü ... Çelik Halat Ticaret A.Ş.'den satın alındığını beyan ettiğini, bir taraftan 06.06.2011 tarihinde henüz satın almadığı veya almasının fiziken mümkün olamayacağı bir ürünü 2 ay öncesinde fatura düzenleyerek TÜBİTAK'a sattığını iddia ettiğini, davalı şirketin dava dışı ... Çelik Halat Ticaret A.Ş.'ye düzenlediği faturanın 04.08.2011 tarihli olduğunu, davacı şirketin bu ürünü satarak TÜBİTAK'a düzenlediği faturanın ise 06.06.2011 tarihli olduğunu, davalı şirkete ait transpalet modellerinin hiçbirinin teknik özelliklerinin, şikâyete konu transpalederle aynı olmadığını, savcılık makamınca, gerek fatura içerikleri, gerek fatura bedelleri, gerekse resimlerin derinlemesine incelenmeden bir soruşturma yapıldığı için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacının haksız olmasına rağmen bile bile derdest davayı açmada kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu olan ürünlerin davalıya ait 97/001973 "netlift" markasının koruması altında olan transpalet oldukları, davacıya ait transpaletin sarı renkli, davalıya ait transpaletin ise gri renkli olduğu, her ikisinin üzerinde de "netlift" ibaresinin marka olarak yer aldığı, davacı tarafın bu ürünleri ... Çelik Halat Ticaret A.Ş.'den satın aldıklarına dair sunduğu faturalardaki ürünün "manuel istif makinesi" olduğu, dava konusu ürünün ise transpalet olduğu, dava konusu ürünlerin davalıya ait orijinal ürünler olduğunun kanıtlanamadığı, ayrıca davalı tarafa ait ürünle davacı tarafından TÜBİTAK'a satılan ürünler arasında hem görsel, hem de teknik açıdan farklılıklar bulunduğu ve davacının davalının
şikayeti nedeniyle TÜBİTAK'ın kendileriyle ticari ilişkiyi sonlandırdığına ve maddi zarara uğradığına dair iddiasını kanıtlayacak delili dosyaya sunmadığı gerekçesiyle davalının, davacı hakkında şikayetçi olmasında olağan kuşku ve somut emarelerin bulunduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; haksız şikayet nedeniyle uğranılan maddi manevi zararların tazminine ilişkin olup Mahkemece, davalının davacı hakkında şikayetçi olmasında olağan kuşku ve somut emarelerin bulunduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair savcılık kararı ve bu karara varılmasını gerektiren faturaların dava dosyasına sunulmuş olduğu gözetildiğinde, dava konusu makinelerin dava dışı ... Çelik Halat Ticaret A.Ş.’ye, oradan da davacı şirket tarafından TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı’na ihale ile satılmış olduğu anlaşılmakta olup, raporda varlığı belirtilen makineler arası farklılıklara ilişkin incelemenin davalıya ait web sitesindeki mevcut görseller üzerinden yapılan karşılaştırmalarla ortaya konulması, bu haliyle dahi zayıf ve dolaylı şüpheye dayalı markaya tecavüz ve haksız rekabet sebebiyle şikayetin varlığı gözetildiğinde;
davalının şikayet hakkının aşkın kullanılmış olduğu anlaşılmakla davacının maddi ve manevi tazminat hakkının varlığı ilke olarak kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün yukarıda yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663122400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz