İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3646 E. 2021/2778 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyanın sorumluluğu↗ cmr konvansiyonu↗ istinaf başvurusunun reddi↗ vekalet ücreti takdiri↗ cmr↗ rücu↗ işlemiş faiz↗ taşıyıcı↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, takip tarihi dikkate alındığında, davanın süresi içinde açıldığı, davalı şirket vekilince her ne kadar yangına 3. kişinin attığı izmaritin sebep olduğu, sürücünün taşıma sırasında herhangi bir kusurunun olmadığı, CMR 17/2. maddesi gereğince dava konusu emtiaların hasarlanmasından dolayı davalının sorumluluğunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de sürücünün ihmalinden dolayı kusurlu olduğu, taşıyıcının CMR 3 ve 17/2 maddesi gereğince zarardan sorumlu olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptali ile 73.637,35 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faizi ile takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye mahkemesince, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada tüm dosya kapsamı uyarınca davalı yararına vekalet ücreti takdirinin gerekmediği gerekçesi ile davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davacı tarafın esasa yönelik istinaf başvurusunun reddine, vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/407 Esas, 2017/28 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabulü ile, Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2014/20984 Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 73.637,35 TL asıl alacağa ödeme tarihinden (18.02.2014) itibaren, takip tarihine kadar %9 oranında yasal faizi ile takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından davacının inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yurt dışı taşıma esnasında malın hasara uğraması nedeniyle hasar bedelinin davacı sigortacı tarafından ödenmesi akabinde rücu amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna istinaden karar verilmiş, davalı tarafın itirazlarını karşılar ek rapor alınmamıştır.
Somut olaya uygulanacak olan CMR konvansiyonunun 17/1 maddesinde taşıyan, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu ise de aynı maddenin ikinci fıkrasında kayıp, hasar veya gecikmenin yüke has bir kusurdan yahut da taşıyanın önlemesine olanak bulunmayan bir durumdan meydana gelmesi halinde taşıyanın sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Dosya kapsamında mahkemece delil olarak dayanılan bilirkişi raporunda “...sürücünün baştan uyarıları dikkate alarak yükü ve taşıtını kontrol etmesi gerekirken, sadece tekerleklerini ve yürüyen aksamını kontrol ettiği, bu nedenle gerekli taşıyıcı özeninin sürücü tarafından gösterilmediği...” kabul edilmiştir. Ancak, davalının sürücüsünün dosya içerisinde 1 adet kendi el yazısı ile yazdığı 1 adet de karakolda verdiği 2 adet ifadesi mevcut olup, her iki ifadede de yoldaki diğer araçların selektör yapması üzerine durduğu ve yeniden hareket etmeden önce yangını farkettiği ve itfaiyeye haber verdiği şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu beyanların dışında da olayın oluş şekli konusunda 15.01.2014 tarihli Yangın Raporu bulunmakta olup, buna göre yangının aracın üst kısmına atılan sönmemiş izmaritten kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bilirkişilerce sürücünün baştan uyarılması üzerine yükü ve taşıtı yeteri kadar kontrol etmediği gerekçesiyle kusurlu bulunmuş ise de davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazları üzerinde durulup gerekirse bilirkişilerden ek rapor alınarak taşıyıcının aracın üst kısmında bulunan dumanı farketmesinin kendisinden beklenip beklenmeyeceği, fark etmiş olsaydı bile yangının yayılma hızı itibariyle CMR 17/2 maddesinde gösterildiği üzere meydana gelen sonuçtan ne şekilde kaçınabileceği, olayın bu oluş şekline göre yükün hasarlanmasını önleyip önleyemeyeceği hususu açıklığa kavuşturulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de, gerekçede asıl alacağın 73.600,37 TL olarak gösterilmesine rağmen hükümde 73.637,35 TL olarak gösterilmesi doğru olmadığı gibi davacı icra takibinde 3.387,35 TL işlemiş faiz talep edip mahkemece de işlemiş faiz miktarı hesaplanmış ise de hükümde hesaplama sonucunun yazılması gerekirken işlemiş faize esas tarih aralığının gösterilmesi ile yetinilmesi dahi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2870 E. 2010/9232 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3227 E. 2019/2142 K.
Ortak:istinaf başvurusunun reddi · taşıyıcı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz · vekalet ücreti · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… ddesi gereğince dava konusu emtiaların hasarlanmasından dolayı davalının sorumluluğunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de sürücünün ihmalinden dolayı kusurlu olduğu, «taşıyıcının» CMR 3 ve 17/2 maddesi gereğince zarardan sorumlu olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptali ile 73.637,35 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren yıllık %9 «yasal faizi» ile takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye mahkemesince, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada tüm dosya kapsamı uyarınca davalı yararına «vekalet ücreti takdirinin» gerekmediği gerekçesi ile davalı tarafın «istinaf başvurusunun reddine», davacı tarafın esasa yönelik istinaf başvurusunun reddine, vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/407 Esas, 2017/28 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabulü ile, Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2014/20984 Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 73.637,35 TL asıl alacağa ödeme tarihinden (18.02.2014) itibaren, takip tarihine kadar %9 oranında «yasal faizi» ile takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından davacının «inkar tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında mahkemece delil olarak dayanılan bilirkişi raporunda “...sürücünün baştan uyarıları dikkate alarak yükü ve taşıtını kontrol etmesi gerekirken, sadece tekerleklerini ve yürüyen aksamını kontrol ettiği, bu nedenle gerekli «taşıyıcı» özeninin sürücü tarafından gösterilmediği...” kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda3 ve 17/2 maddesi gereğince zarardan sorumlu olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptali ile 73.637,35 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren yıllık %9 «yasal faizi» ile takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalının «istinaf başvurusunun reddine», davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen ilamın diğer kısımları baki kalmak kaydıyla, davalı vekili yararına verilen «vekalet ücretini» düzenleyen hükmün 5. fıkrasındaki ibarelerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
17/2. maddesi gereğince dava konusu emtiaların hasarlanmasından dolayı davalının sorumluluğunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de sürücünün ihmalinden dolayı kusurlu olduğu, «taşıyıcının» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuen tazminat · icra takibine itiraz · kaldırma ve yeniden hüküm · sigorta poliçesi · temsil · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda1-Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminatın» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Karara karşı, taraf vekilleri tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur». ...
… ahkemesi'nin 01/02/2017 tarih, 2015/407 Esas, 2017/28 Karar sayılı ilamının diğer kısımları baki kalmak kaydıyla, hükmün 5. fıkrasındaki ‘Davalı kendisini vekil ile «temsil» ettiğinden reddedilen kısım üzerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 1.980,00 TL «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak davalıya ödenmesine” ibaresinin kaldırılmasına” ibarelerine yer verilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, 6100 s …
Bu suretle, Bölge Adliye Mahkemesince anılan husus nazara alınmaksızın yani yerel mahkeme hükmü «kaldırılıp yeniden» esas hakkında karar verilmeden yazılı şekilde yerel mahkeme hükmünün diğer kısımları baki kalmak kaydıyla davalı vekili yararına verilen «vekalet ücretini» düzenleyen hükmün 5. fıkrasındaki ibarelerin kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10769 E. 2016/7907 K.
Ortak:İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3646 E. , 2021/2778 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine-kabulüne dair verilen 26.06.2019 tarih ve 2019/571 E. - 2019/853 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirkete sigortalı emtianın davalı taşıyan tarafından İstanbul'dan Azerbaycan'a taşıması sırasında hasar gördüğünü, CMR m. 17/1 ve TTK m. 875 gereği davalının zarardan sorumlu olduğunu, sürücünün ilk uyarılarda sadece aracın yürüyen aksamını kontrol etmesinin eksiklik olduğunu, yükü kontrol etmiş olsa idi zararı önleyebileceğini, sigortalıya hasar bedelinin ödendiğini, ödenen bedelin davalıdan tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, olayın gerçekleşmesinde müvekkilinin ve araç şoförünün kusurunun bulunmadığını, üçüncü kişilerce atılan sönmemiş izmarit nedeniyle araçta yangın çıktığını ve dava konusu eşyaların bu suretle hasara uğradığını, TTK m.876 ve CMR m.17/2 gereği davalının sorumluluğunun bulunmadığını, istenen tazminatın fahiş olduğunu, davalıya herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, takipte istenen faiz oranının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, takip tarihi dikkate alındığında, davanın süresi içinde açıldığı, davalı şirket vekilince her ne kadar yangına 3. kişinin attığı izmaritin sebep olduğu, sürücünün taşıma sırasında herhangi bir kusurunun olmadığı, CMR 17/2. maddesi gereğince dava konusu emtiaların hasarlanmasından dolayı davalının sorumluluğunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de sürücünün ihmalinden dolayı kusurlu olduğu, taşıyıcının CMR 3 ve 17/2 maddesi gereğince zarardan sorumlu olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptali ile 73.637,35 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faizi ile takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye mahkemesince, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada tüm dosya kapsamı uyarınca davalı yararına vekalet ücreti takdirinin gerekmediği gerekçesi ile davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davacı tarafın esasa yönelik istinaf başvurusunun reddine, vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/407 Esas, 2017/28 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabulü ile, Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2014/20984 Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 73.637,35 TL asıl alacağa ödeme tarihinden (18.02.2014) itibaren, takip tarihine kadar %9 oranında yasal faizi ile takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından davacının inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yurt dışı taşıma esnasında malın hasara uğraması nedeniyle hasar bedelinin davacı sigortacı tarafından ödenmesi akabinde rücu amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna istinaden karar verilmiş, davalı tarafın itirazlarını karşılar ek rapor alınmamıştır.
Somut olaya uygulanacak olan CMR konvansiyonunun 17/1 maddesinde taşıyan, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu ise de aynı maddenin ikinci fıkrasında kayıp, hasar veya gecikmenin yüke has bir kusurdan yahut da taşıyanın önlemesine olanak bulunmayan bir durumdan meydana gelmesi halinde taşıyanın sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Dosya kapsamında mahkemece delil olarak dayanılan bilirkişi raporunda “...sürücünün baştan uyarıları dikkate alarak yükü ve taşıtını kontrol etmesi gerekirken, sadece tekerleklerini ve yürüyen aksamını kontrol ettiği, bu nedenle gerekli taşıyıcı özeninin sürücü tarafından gösterilmediği...” kabul edilmiştir.
Ancak, davalının sürücüsünün dosya içerisinde 1 adet kendi el yazısı ile yazdığı 1 adet de karakolda verdiği 2 adet ifadesi mevcut olup, her iki ifadede de yoldaki diğer araçların selektör yapması üzerine durduğu ve yeniden hareket etmeden önce yangını farkettiği ve itfaiyeye haber verdiği şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu beyanların dışında da olayın oluş şekli konusunda 15.01.2014 tarihli Yangın Raporu bulunmakta olup, buna göre yangının aracın üst kısmına atılan sönmemiş izmaritten kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bilirkişilerce sürücünün baştan uyarılması üzerine yükü ve taşıtı yeteri kadar kontrol etmediği gerekçesiyle kusurlu bulunmuş ise de davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazları üzerinde durulup gerekirse bilirkişilerden ek rapor alınarak taşıyıcının aracın üst kısmında bulunan dumanı farketmesinin kendisinden beklenip beklenmeyeceği, fark etmiş olsaydı bile yangının yayılma hızı itibariyle CMR 17/2 maddesinde gösterildiği üzere meydana gelen sonuçtan ne şekilde kaçınabileceği, olayın bu oluş şekline göre yükün hasarlanmasını önleyip önleyemeyeceği hususu açıklığa kavuşturulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de, gerekçede asıl alacağın 73.600,37 TL olarak gösterilmesine rağmen hükümde 73.637,35 TL olarak gösterilmesi doğru olmadığı gibi davacı icra takibinde 3.387,35 TL işlemiş faiz talep edip mahkemece de işlemiş faiz miktarı hesaplanmış ise de hükümde hesaplama sonucunun yazılması gerekirken işlemiş faize esas tarih aralığının gösterilmesi ile yetinilmesi dahi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663092300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz