Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4900 E. 2021/1345 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap ekstresi↗ cari hesap ilişkisi↗ sevk irsaliyesi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ irsaliye↗ direnme kararı↗ cari hesap↗ lehtar↗ bedelsizlik↗ ispat yükü↗ keşideci↗ bono↗ vade↗ istirdat↗ ticari defter↗ fatura↗ çek↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ teminat↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına karşı direnilerek, davacı tarafça dosya kapsamına ibraz edilen cari hesap ekstresinde davaya konu bonoların iade alındığı kaydı yer almakta ise de asıl olanın aradaki ticari ilişkinin varlığını gösterecek tarafların ticari defterleri olduğu, ticari defterlerde dava konusu bonoların alınıp verildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, davalı tarafın herhangi bir cari hesap ekstresi de sunmadığı, davacı tarafın kendi aleyhine olacak bir delili mahkemeye sunması ve bu şekilde aleyhine bir durum oluşturmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dosyada bulunan davacı tarafından yazılan ticari mektupta yapılan alışverişler karşılığı dört adet çekin gönderildiği, bu nedenle kendisine dava konusu iki senedin iadesi talep edildiği, davalı şirket temsilcisinin dosyada mevcut 213 muhabere numaralı evrakta davacı tarafça gönderilen dört adet çek karşılığı dava konusu senetlerin iade edileceği yönündeki belgenin de bu hususu doğruladığı, davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiası ile açtığı alacak davasında Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/151 E. ve 2011/319 K. sayılı dosyasında davacının davalıdan alacaklı olduğunun hükme bağlandığı ve hükmün Yargıtaydan geçerek kesinleştiği, davacı tarafından ibraz edilen cari hesap ekstresinin davacı tarafa dava konusu senetlerin iade alınmadığı yönünde bir ispat yükü yüklenemeyeceği, davalı tarafın gönderdiği mallar karşılığı düzenlediği faturaları ve sevk irsaliyelerini ibraz etmesi gerektiği, ancak davalı tarafın mal gönderimine ilişkin herhangi bir fatura ya da sevk irsaliyesini dosyaya ibraz edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespit ile icra dosyalarına ödenen bedelin davalıdan istirdatına ve % 40 tazminata karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce, verilen 10.02.2014 tarihli, 2013/18715 E., 2014/2565 K. sayılı bozma kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/19-1303 E., 2019/126 K. sayılı ilamında “mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozmadan önceki kararda tartışılıp değerlendirilmemiş yeni bir gerekçeye ve delillere dayalı, yeni hüküm niteliğinde olduğu, ... kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevinin Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olduğu” gerekçesiyle temyiz incelemesinin yapılmasını teminen dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dava, kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu edilen bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile icra dosyalarına ödenen miktarın istirdadı isteğine ilişkin menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Dava konusu senetler; 01.07.2004 tanzim 25.07.2004 vade, 01.08.2004 tanzim 25.08.2004 vade tarihli 25.000,00 bedelli, keşidecisi davacı ... Malz. Tic. Ltd. Şti, lehtarı davalı ... A.Ş. olan iki adet ihdas sebebi yazılı olmayan senetlerdir.
Mahkemece, davacı tarafından davalıya gönderilen ticari mektupta; davalıya avans olarak 2 adet bono verildiği, davalının gönderdiği mal bedeline karşılık 4 adet çek gönderilerek bonoların iadesinin istenildiğinin yazılı olduğu, davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanan 213 muhabere nolu evrakta da davacı tarafça gönderilen dört adet çek karşılığı dava konusu senetlerin iade edileceğinin yazılı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü yönündeki önceki kararda direnilmiş ise de 213 muhabere nolu evrakta sadece "C/H yönelik olarak alınmış olan 25/7 ve 25/8 vadeli teminat senetleri iade edilecektir." yazmakta olup, "dört adet çek karşılığı" bonoların iadesinden bahsedilmemektedir.
Davacının dosyaya sunduğu cari hesap ekstresinde 03.07.2004 tarihinde iki adet 25.000,00 TL tutarlı senedin davalıya verildiği, davalının da 25.07.2004 tarihinde senetleri iade ettiği işlenmiştir.
Cari hesap kaydına senetlerin iade edildiğini kaydeden davacının bu senetlerin fiilen iade edilmediği halde iade edildiği şekilde kayıt tutulduğu iddiası ile takip ve dava konusu senetlerin cari hesap ilişkisinde verilen senetler olduğunu ve bedelsiz kaldığını kanıtlaması gerekir.
Mahkemece, açıklanan bu yönler gözetilmeden kanıt yükünün tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2767 E. 2024/718 K.
Ortak:cari hesap ekstresi · cari hesap ilişkisi · sevk irsaliyesi · borçlu olunmadığının tespiti · irsaliye · direnme kararı · cari hesap · bedelsizlik
İncelediğiniz kararda… n 2011/151 E. ve 2011/319 K. sayılı dosyasında davacının davalıdan alacaklı olduğunun hükme bağlandığı ve hükmün Yargıtaydan geçerek kesinleştiği, davacı tarafından «ibraz» edilen «cari hesap ekstresinin» davacı tarafa dava konusu senetlerin iade alınmadığı yönünde bir «ispat yükü» yüklenemeyeceği, davalı tarafın gönderdiği mallar karşılığı düzenlediği faturaları ve «sevk irsaliyelerini» ibraz etmesi gerektiği, ancak davalı tarafın mal gönderimine ilişkin herhangi bir «fatura» ya da sevk irsaliyesini dosyaya ibraz edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu «bonolar» nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespit ile icra dosyalarına ödenen bedelin davalıdan «istirdatına» ve % 40 tazminata karar verilmiştir.
Cari hesap «kaydına» senetlerin iade edildiğini kaydeden davacının bu senetlerin fiilen iade edilmediği halde iade edildiği şekilde kayıt tutulduğu iddiası ile takip ve dava konusu senetlerin «cari hesap ilişkisinde» verilen senetler olduğunu ve «bedelsiz» kaldığını kanıtlaması gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına karşı direnilerek, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen «cari hesap ekstresinde» davaya konu bonoların iade alındığı «kaydı» yer almakta ise de asıl olanın aradaki ticari ilişkinin varlığını gösterecek tarafların «ticari defterleri» olduğu, ticari defterlerde dava konusu bonoların alınıp verildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, davalı tarafın herhangi bir cari hesap ekstresi de sunmadığı, davacı tarafın kendi aleyhine olacak bir delili mahkemeye sunması ve bu şekilde aleyhine bir durum oluşturmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dosyada bulunan davacı tarafından yazılan ticari mektupta yapılan alışverişler karşılığı dört adet çekin gönderildiği, bu nedenle kendisine dava konusu iki senedin iadesi talep edildiği, davalı şirket «temsilcisinin» dosyada mevcut 213 muhabere numaralı evrakta davacı tarafça gönderilen dört adet «çek» karşılığı dava konusu senetlerin iade edileceği yönündeki belgenin de bu hususu doğruladığı, davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiası ile açtığı alacak davasınd …
Benzer bu kararda… nin 20.11.2014 tarih, 2014/368 E. ve 2014/482 K. sayılı kararı ile önceki gerekçelere ek olarak asıl olanın aradaki ticari ilişkinin varlığını gösterecek tarafların «ticari defterleri» olduğu, ticari defterlerde dava konusu bonoların alınıp verildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, davalı tarafın herhangi bir «cari hesap ekstresi» de sunmadığı, davacı tarafın kendi aleyhine olacak bir delili mahkemeye sunması ve bu şekilde aleyhine bir durum oluşturmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının ilk etapta savunmasını davalıya Antalya'daki fuarda davacıya borç verildiği bunun üzerine dava konusu senetlerin tarafına verildiğini iddia ettiği daha sonra savunmasını genişleterek Antalya'da verilen senetler ile dava konusu senetlerin farklı olduğunu dava konusu senetlerin ticari alışverişe dayanarak alındığını beyan ettiği, dosyada bulunan davacı tarafından yazılan ticari mektupta yapılan alışverişler karşılığı dört adet çekin gönderildiği, bu nedenle kendisine dava konusu iki çekin iadesi talep edildiği, buna karşılık olarak da davalı şirket «temsilcisinin» dosyada mevcut 213 muhabere numaralı evrakta davacı tarafça gönderilen dört adet «çek» karşılığı dava konusu senetlerin iade edileceği yönündeki belgenin de bu hususu doğruladığı, taraflar arasında mahkemede görülen 2011/151 E. ve 2011/319 K. sayılı dosyanın karara çıktığı ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu dosyada taraflar arasında yapılan ticari alışveriş sonucunda davacı tarafın alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından «ibraz» edilen cari hesap ekstresinin davacı tarafa dava konusu senetlerin iade alınmadığı yönünde bir «ispat yükü» yüklenemeyeceği, davalı tarafın gönderdiği mallar karşılığı düzenlediği faturaları ve «sevk irsaliyelerini» ibraz etmesi gerektiği, ancak davalı tarafın mal gönderimine ilişkin herhangi bir «fatura» ya da sevk irsaliyesini dosyaya ibraz edemediği gerekçesiyle «direnme» kararı verilmiş direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Dairesi'nin 10.02.2014 tarih, 2013/18715 E. ve 2014/2565 K. sayılı kararıyla takip ve dava konusu senetlerin «cari hesap ilişkisinde» verilen senetler olduğu ve «bedelsiz» kaldığı iddiasını ve cari hesap «kaydına» senetlerin iade edildiğini kaydeden davacının iddiasını kanıtlama yükümlülüğünün davacıda olduğunu mahkemece kanıt yükünün tayininde yanılgıya düşüldüğü gerekçesi ile bozulmuştur.
… uk Dairesinin 17.02.2021 tarih, 2020/4900 E. ve 2021/1345 K. sayılı kararı ile 213 muhabere nolu evrakta sadece "C/H yönelik olarak alınmış olan 25/7 ve 25/8 vadeli «teminat» senetleri iade edilecektir." yazmakta olup, "dört adet «çek» karşılığı" bonoların iadesinden bahsedilmediği, «cari hesap» «kaydına» senetlerin iade edildiğini kaydeden davacının bu senetlerin fiilen iade edilmediği halde iade edildiği şekilde kayıt tutulduğu iddiası ile takip ve dava konusu senetlerin «cari hesap ilişkisinde» verilen senetler olduğunu ve «bedelsiz» kaldığını kanıtlaması gerektiği ve kanıt yükünün tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyerek bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:şüpheli alacak · tahrifat · vade tarihi · yemin teklifi · mutabakat · yemin delili · ispat külfeti · şikayet
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... ve ... ...'ın «ticaret sicil» gazetesine göre 08.06.2020 tarihine kadar «görevlendirildiklerini», bundan sonraki döneme ait görevlendirmeye rastlamadıklarını, ...'ın da duruşmada hazır bulunmasına rağmen ... ...'ın da yetkili olduğu gerekçesi ile taleplerinin reddedildiğini, davalının cevap dilekçesinde bonoların iade edildiğine veya müvekkilinin iade aldığına dair bir savunması olmadığını, davalının 213 nolu belgenin «tahrif» edildiğini ve bunu «şikayet» konusu yapacağını belirtmiş olmasına rağmen bu güne kadar şikayet yapılmadığını, davalının beyanlarından senetlerin iade edilmediğinin açıkça anlaşıldığını, davalı aleyhine açmış oldukları alacak davasında alacaklı olduklarının hüküm altına alındığını davalının senetlerin ödünç para için düzenlenmediği ve başka senet bulunmadığına dair mahkeme içi «ikrarlarının» mevcut olduğunu, müvekkilin cari hesaba istinaden verdiği iki adet bonoyu iade aldıktan sonra düzenleme ve tanzim tarihleri, miktarları, borçlusu, alacaklısı aynı olan iki adet «bono» ... olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, «cari hesap» ektresindeki iade «kaydının» satış «mutabakatının» sonlandırılması ve «bedelsiz» kalmış olmaları nedeniyle girildiğini, bonoların iade edildiği anlamını taşımadığını, ticari ilişkide müvekkilin alacaklı olduğunun bilirkişi raporları ile ... olduğunu, davalı tarafından sunulan iki cari hesap ektresinin farklı olduğunu, davalının ödünç para iddiasının davalı kayıtlarında yer almadığını, 2007 yılında büyük meblağ borç verdiğini iddia eden davalının alacağını 3 yıl boyunca tahsil etmediği, «şüpheli alacaklara» kaydetmediği, senedin «zamanaşımına» uğramasına 13 gün kala takip başlattığını, ayrıca senedin iade edildiğinin kabulünün senedin iadesinin istenmesine ilişkin mektup ve senedin iade edileceğine dair beyanı ile çeliştiğini, davalının borçlu olduğu müvekkile ödünç ... olması, davalının bu iddiasına ilişkin kayıt olmaması, aynı «vade» tarihli meblağlı 4 senedin olması, aynı vade aynı miktarlı iki senedin iade edilerek yerine aynı vade ve miktarlı iki senedin düzenlenmiş olması hususlarının hayat …
Mahkemece 12.07.2012 tarih, 2007/400 E. ve 2012/297 K. sayılı kararı ile «ispat külfetinin» davalıya ait bulunduğu, zira aynı tarihte tanzim edilmiş, aynı «vadeyi» ve meblağı içeren mal karşılığı «teslim» edilmiş senetler en «son» «vade tarihi» itibariyle iade edildikten sonra aynı tarihte aynı tanzim ve vade tarihlerini içeren aynı meblağlı «bono» verilmesi ticari icaplara uygun düşmediği gibi normal bir durumda olmadığı, davalının mal teslimi karşılığı verdiği senetlerin iade edilmesine müteakip ne sebeple …
… hkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına davacı veya davalı tarafından başka bir dayanılan delil sunulmamış, davacı vekili tarafından «yemin deliline» dayandığından bahisle davalıya «yemin teklifi» yapıldığı, davacı tarafından yemin metni sunulduğu, davalı şirketin «temsile» yetkili olan kişilerin listesi «ticaret sicil» gazetesinden istenildiği, sunulan yemin metni doğrultusunda 22.12.2022 tarihli celse usulüne uygun yemin yaptırılıp istenilen hususların sorulduğu, yemin teklifinin yerine getirildiği, bu sebeple açılan davanın öncelikle «menfi tespit» yönünden, kanıt yükünün davacıda olduğu ve dosya kapsamında yazılı olarak herhangi bir delil sunmadığı, davalı şirket yetkilisi tarafından yemin teklifinin yerine getirildiği ve davacının açılan davayı kanıtlayamaması gerekçesi ile davanın reddine, davalının ise her ne kadar «kötü niyet tazminatı» talebinde bulunmuş ise de, tarafın açık bir şekilde kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmadığı ve kötü niyet tazminatı için yasal şartlar oluşmadığı gerekçesi il …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5705 E. 2022/2490 K.
Ortak:direnme kararı
İncelediğiniz karardaDairemizce, verilen 10.02.2014 tarihli, 2013/18715 E., 2014/2565 K. sayılı bozma kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, mahkemece verilen «direnme» kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/19- …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına direnilerek davanın kabulüne karar verilmiş, «direnme» kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, 10.02.2014 tarihli, 2013/18715 E., 2014/2565 K. sayılı bozma kararının usul ve yasaya uygun bulunduğ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9848 E. 2010/11227 K.
Ortak:direnme kararı
İncelediğiniz karardaDairemizce, verilen 10.02.2014 tarihli, 2013/18715 E., 2014/2565 K. sayılı bozma kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, mahkemece verilen «direnme» kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/19- …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davanın 3 aylık «hak düşürücü sürede» açılmamasından dolayı reddi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahalli mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca «direnme» kararının onanmasına diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiş, Dairemizin 29.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı o …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davanın 3 aylık «hak düşürücü sürede» açılmamasından dolayı reddi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahalli mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca «direnme» kararının onanmasına diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiş, Dairemizin 29.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı o …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4900 E. , 2021/1345 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen 12.07.2012 gün ve 2007/400-2012/297 sayılı hükmün kapatılan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nce 10.02.2014 gün ve 2013/18715-2014/2565 sayılı ilamla bozulması sonucu yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş, Hukuk Genel Kurulu'nun 12.02.2019 gün ve 2017/19-1303 esas 2019/126 karar sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi nedeniyle davalıya avans olarak her biri 25.000,00 TL bedelli iki adet bono verildikten sonra davalı tarafından sadece 16.058 TL'lik mal teslim edildiğini ve teslim edilen bu mal bedelinin de davalıya çek verilerek ödendiğini, davalı şirket yetkilisinin bahsedilen bonoları iade edeceğine dair imzalı taahhütname vermesine rağmen bonoların iade edilmediğini, davacının davalıya karşı cari hesap alacağının tahsili için açtığı alacak davasından sonra davalının davacıyı alacağından vazgeçirmek amacıyla 3 yıla yakın zamandır elinde tuttuğu bu bonoları takibe koyduğunu ileri sürerek anılan takip ve bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyalarına ödenen bedelin istirdatına ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bonoların borç para karşılığı verildiğini, senede karşı senetle ispat kuralı gereği davacının iddiaların yazılı delille kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına karşı direnilerek, davacı tarafça dosya kapsamına ibraz edilen cari hesap ekstresinde davaya konu bonoların iade alındığı kaydı yer almakta ise de asıl olanın aradaki ticari ilişkinin varlığını gösterecek tarafların ticari defterleri olduğu, ticari defterlerde dava konusu bonoların alınıp verildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, davalı tarafın herhangi bir cari hesap ekstresi de sunmadığı, davacı tarafın kendi aleyhine olacak bir delili mahkemeye sunması ve bu şekilde aleyhine bir durum oluşturmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dosyada bulunan davacı tarafından yazılan ticari mektupta yapılan alışverişler karşılığı dört adet çekin gönderildiği, bu nedenle kendisine dava konusu iki senedin iadesi talep edildiği, davalı şirket temsilcisinin dosyada mevcut 213 muhabere numaralı evrakta davacı tarafça gönderilen dört adet çek karşılığı dava konusu senetlerin iade edileceği yönündeki belgenin de bu hususu doğruladığı, davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiası ile açtığı alacak davasında Nevşehir 2.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/151 E. ve 2011/319 K. sayılı dosyasında davacının davalıdan alacaklı olduğunun hükme bağlandığı ve hükmün Yargıtaydan geçerek kesinleştiği, davacı tarafından ibraz edilen cari hesap ekstresinin davacı tarafa dava konusu senetlerin iade alınmadığı yönünde bir ispat yükü yüklenemeyeceği, davalı tarafın gönderdiği mallar karşılığı düzenlediği faturaları ve sevk irsaliyelerini ibraz etmesi gerektiği, ancak davalı tarafın mal gönderimine ilişkin herhangi bir fatura ya da sevk irsaliyesini dosyaya ibraz edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespit ile icra dosyalarına ödenen bedelin davalıdan istirdatına ve % 40 tazminata karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce, verilen 10.02.2014 tarihli, 2013/18715 E., 2014/2565 K. sayılı bozma kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/19-1303 E., 2019/126 K. sayılı ilamında “mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozmadan önceki kararda tartışılıp değerlendirilmemiş yeni bir gerekçeye ve delillere dayalı, yeni hüküm niteliğinde olduğu, ... kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevinin Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olduğu” gerekçesiyle temyiz incelemesinin yapılmasını teminen dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dava, kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu edilen bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile icra dosyalarına ödenen miktarın istirdadı isteğine ilişkin menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Dava konusu senetler;
01. 07.2004 tanzim 25.07.2004 vade, 01.08.2004 tanzim 25.08.2004 vade tarihli 25.000,00 bedelli, keşidecisi davacı ... Malz. Tic. Ltd. Şti, lehtarı davalı ... A.Ş. olan iki adet ihdas sebebi yazılı olmayan senetlerdir.
Mahkemece, davacı tarafından davalıya gönderilen ticari mektupta; davalıya avans olarak 2 adet bono verildiği, davalının gönderdiği mal bedeline karşılık 4 adet çek gönderilerek bonoların iadesinin istenildiğinin yazılı olduğu, davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanan 213 muhabere nolu evrakta da davacı tarafça gönderilen dört adet çek karşılığı dava konusu senetlerin iade edileceğinin yazılı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü yönündeki önceki kararda direnilmiş ise de 213 muhabere nolu evrakta sadece "C/H yönelik olarak alınmış olan 25/7 ve 25/8 vadeli teminat senetleri iade edilecektir." yazmakta olup, "dört adet çek karşılığı" bonoların iadesinden bahsedilmemektedir.
Davacının dosyaya sunduğu cari hesap ekstresinde 03.07.2004 tarihinde iki adet 25.000,00 TL tutarlı senedin davalıya verildiği, davalının da 25.07.2004 tarihinde senetleri iade ettiği işlenmiştir.
Cari hesap kaydına senetlerin iade edildiğini kaydeden davacının bu senetlerin fiilen iade edilmediği halde iade edildiği şekilde kayıt tutulduğu iddiası ile takip ve dava konusu senetlerin cari hesap ilişkisinde verilen senetler olduğunu ve bedelsiz kaldığını kanıtlaması gerekir.
Mahkemece, açıklanan bu yönler gözetilmeden kanıt yükünün tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteğinin kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659828100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz