Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5026 E. 2021/3705 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
chargeback↗ üye işyeri sözleşmesi↗ kısmi itiraz↗ sahtelik↗ ön inceleme duruşması↗ bloke↗ denetime elverişlilik↗ mahsup↗ hamil↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2020/5026 E. , 2021/3705 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.10.2017 tarih ve 2014/303 E- 2017/833 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.09.2019 tarih ve 2018/427 E- 2019/1748 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının internet sitesi üzerinden uçak bileti satışı yaptığını, tahsilat işlemlerinin güvenliği için davalı bankanın arayüzüne bağlı 3D secure özelliği ile tahsilatın yapılabilmesini sağlayan sistem için anlaşma yapıldığını, ödemelerin yapıldığı bir kısım kart sahiplerinin işlemlere itiraz etmesi üzerine davalı tarafça ters ibraz (chargeback) işlemi yapıldığını, davacının işlem dayanağı belgeleri davalıya ibraz etmesine rağmen davalının, davacının banka hesabına bloke koyduğunu, ters ibraz işleminin dayandırıldığı sözleşmede ise 3D secure işlemine ilişkin düzenlemelerin bulunmadığını, blokenin kaldırılması için davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, itirazdan sonra 61.000 USD üzerindeki blokenin kaldırıldığını ancak bakiye miktara davalı tarafça elkonulduğunu ileri sürerek, bakiye 71.836 USD alacağa yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bloke konulan miktarın 127.274,60 USD olduğunu, bu tutarın bir kısmının yurtdışı bankalara ters ibraz yoluyla ödendiğini, davacının gerçekleştirdiği işlemlerin %77 si'nin Visa tarafından sahte işlem olarak raporlandığını, üye işyeri sözleşmesinin 12.4 maddesinde davacı hesabından alınan blokenin ve banka tarafından ters ibraz yoluyla ödenen tutarlardan işyerinin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, yapılan işlemin sözleşme ve uluslararası Visa Card kurallarına uygun olduğunu, sahte işlemlerin davacıya ait sanal pos üzerinden gerçekleştiğini, dolayısıyla bu işlemlerden doğacak ödemelerden de davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında üye iş yeri sözleşmesi akdedildiği, davalı tarafından davacının hesaplarında bulunan 127.274,60 USD'ye bloke konulduğu, takip tarihinden sonra bloke edilen 61.000 USD’nin çözülmesi sonrasında bakiye 71.836 USD yönünden itirazın iptalinin talep edildiği, davacı internet sitesinden yapılan işlemler nedeniyle işlemi yapan kart hamili bankaların ters ibraz hakkının doğmasına, davalı banka tarafından zamanında önleyici tedbirlerin alınmamasının neden olduğu, davacının işlemler nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı ve davalının yurt dışı bankalara ters ibraz kapsamında ödediği miktarı davacıdan tahsil hakkı bulunmadığı, bu itibarla davacının takipten sonra blokesi konulan miktarı düştükten sonra bakiye kısım için açtığı itirazın iptali davasında bloke konulan toplam miktardan blokesi kaldırılan miktarın düşülmesi ile bakiye kısma yönelik itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince alınan üç raporun olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun ve ayrıca istinaf denetimine elverişli olduğu, dava konusu işlemlerin 3D secure sistemi aracılığıyla gerçekleştiği, tüm tahsilat işlemlerinin banka tarafından gerçekleştirilmekte olduğu, işlem yapılan kartla ilgili sahtelik bilgisi var ise bunu kart firması ve davalı bankanın farketmesi gerektiği, davalı bankanın gerekli tedbirleri almadığı, usulsüz işlemlere karşı önlem alması gerekenin davalı banka olduğu, davacının usulsüz işlemlerden sorumluluğunun bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin dava konusu olaya uygulanamayacağı ve davacının meydana gelen olaylarda bir kusurunun bulunmadığı, davalı bankanın bloke koyduğu bakiye tutarın 66.274,60 USD olduğu, davacının bu tutarı talep hakkı olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin ters ibraz yoluyla yurt dışı bankalara ödenen ve davalının sorumlu olduğu tutarın 62.939,57 USD olduğuna yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, davalı vekili takibe yaptığı itirazında 62.939,57 USD’nin davacı alacaklı hesabından mahsup edilerek ödendiğini savunmuş olup yargılama kapsamında alınan 07.01.2014 tarihli raporda, 17.12.2009 tarihinde 66.758 USD’nin davacıya ait döviz hesabına aktarıldığı, aynı tarihte bu hesaptan 62.939,57 USD’nin “Visa tarafından kesinleşen chargeback” açıklamasıyla davacı hesabından çekildiği tespit edilmiş, davalının sorumlu olduğu miktara ilişkin bu tutar 28.12.2016 tarihli ek rapor ve dosya içinde bulunan ekstre ve tablolardan teyit edilmiştir. Bu durumda davalının sorumlu olduğu miktar tespit edilirken, davacının hesabından ters ibraz açıklamasıyla aktarılan 62.939,57 USD yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/934 E. 2023/811 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · sahtelik · bloke · denetime elverişlilik · mahsup · hamil · icra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… latın yapılabilmesini sağlayan sistem için anlaşma yapıldığını, ödemelerin yapıldığı bir kısım kart sahiplerinin işlemlere itiraz etmesi üzerine davalı tarafça ters «ibraz» («chargeback») işlemi yapıldığını, davacının işlem dayanağı belgeleri davalıya ibraz etmesine rağmen davalının, davacının banka hesabına «bloke» koyduğunu, ters ibraz işleminin dayandırıldığı sözleşmede ise 3D secure işlemine ilişkin düzenlemelerin bulunmadığını, blokenin kaldırılması için davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, itirazdan sonra 61.000 USD üzerindeki blokenin kaldırıldığını ancak bakiye miktara davalı tarafça elkonulduğunu ileri sürerek, bakiye 71.836 USD alacağa yapılan itirazın iptalini ve «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, «bloke» konulan miktarın 127.274,60 USD olduğunu, bu tutarın bir kısmının yurtdışı bankalara ters «ibraz» yoluyla ödendiğini, davacının gerçekleştirdiği işlemlerin %77 si'nin Visa tarafından sahte işlem olarak raporlandığını, «üye işyeri sözleşmesinin» 12.4 maddesinde davacı hesabından alınan blokenin ve banka tarafından ters ibraz yoluyla ödenen tutarlardan işyerinin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, yapılan işlemin sözleşme ve uluslararası Visa Card kurallarına uygun olduğunu, sahte işlemlerin davacıya ait sanal pos üzerinden gerçekleştiğini, dolayısıyla bu işlemlerden doğacak ödemelerden de davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında üye iş yeri sözleşmesi akdedildiği, davalı tarafından davacının hesaplarında bulunan 127.274,60 USD'ye bloke konulduğu, takip tarihinden sonra bloke edilen 61.000 USD’nin çözülmesi sonrasında bakiye 71.836 USD yönünden itirazın iptalinin talep edildiği, davacı internet sitesinden yapılan işlemler nedeniyle işlemi yapan kart «hamili» bankaların ters ibraz hakkının doğmasına, davalı banka tarafından zamanında önleyici tedbirlerin alınmamasının neden olduğu, davacının işlemler nedeniyle sorumlulu …
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince alınan üç raporun olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun ve ayrıca istinaf «denetimine elverişli» olduğu, dava konusu işlemlerin 3D secure sistemi aracılığıyla gerçekleştiği, tüm tahsilat işlemlerinin banka tarafından gerçekleştirilmekte olduğu, işlem yapılan kartla ilgili «sahtelik» bilgisi var ise bunu kart firması ve davalı bankanın farketmesi gerektiği, davalı bankanın gerekli tedbirleri almadığı, usulsüz işlemlere karşı önlem alması gerekenin davalı banka olduğu, davacının usulsüz işlemlerden sorumluluğunun bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin dava konusu olaya uygulanamayacağı ve davacının meydana gelen olaylarda bir kusurunun bulunmadığı, davalı bankanın «bloke» koyduğu bakiye tutarın 66.274,60 USD olduğu, davacının bu tutarı talep hakkı olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vek …
Benzer bu kararda… latın yapılabilmesini sağlayan sistem için anlaşma yapıldığını, ödemelerin yapıldığı bir kısım kart sahiplerinin işlemlere itiraz etmesi üzerine davalı tarafça ters «ibraz» («chargeback») işlemi yapıldığını, davacının işlem dayanağı belgeleri davalıya ibraz etmesine rağmen davalının, davacının banka hesabına «bloke» koyduğunu, ters ibraz işleminin dayandırıldığı sözleşmede ise 3D secure işlemine ilişkin düzenlemelerin bulunmadığını, blokenin kaldırılması için davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, itirazdan sonra 61.000,00 USD üzerindeki blokenin kaldırıldığını, ancak bakiye miktara davalı tarafça el konulduğunu ileri sürerek bakiye 71.836,00 USD alacağa yapılan itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… 16.09.2019 tarih, 2018/427 E. ve 2019/1748 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince alınan üç raporun olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun ve ayrıca istinaf «denetimine elverişli» olduğu, dava konusu işlemlerin 3D secure sistemi aracılığıyla gerçekleştiği, tüm tahsilat işlemlerinin banka tarafından gerçekleştirilmekte olduğu, işlem yapılan kartla ilgili «sahtelik» bilgisi var ise bunu kart firması ve davalı bankanın farketmesi gerektiği, davalı bankanın gerekli tedbirleri almadığı, usulsüz işlemlere karşı önlem alması gerekenin davalı banka olduğu, davacının usulsüz işlemlerden sorumluluğunun bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin dava konusu olaya uygulanamayacağı ve davacının meydana gelen olaylarda bir kusurunun bulunmadığı, davalı bankanın «bloke» koyduğu bakiye tutarın 66.274,60 USD olduğu, davacının bu tutarı talep hakkı olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «bloke» konulan miktarın 127.274,60 USD olduğunu, bu tutarın bir kısmının yurtdışı bankalara ters «ibraz» yoluyla ödendiğini, davacının gerçekleştirdiği işlemlerin %77'sinin sahte işlem olarak raporlandığını, «üye işyeri sözleşmesinin» 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında davacı hesabından alınan blokenin ve banka tarafından ters ibraz yoluyla ödenen tutarlardan işyerinin sorumlu olduğunun karar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:alacağın likit olması · kazanılmış hak · bilirkişi incelemesi · asıl alacak · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… en kararı ile 17.12.2009 tarihinde 66.758,00 USD’nin davacıya ait döviz hesabına aktarıldığı, aynı tarihte bu hesaptan 62.939,57 USD’nin “Visa tarafından kesinleşen «chargeback»” açıklamasıyla davacı hesabından çekildiğinin tespit edildiği, davalının sorumlu olduğu miktara ilişkin bu tutarın dosya içinde bulunan ekstre ve tablolardan teyit edildiği, bu durumda davalının sorumlu olduğu miktarın davacının hesabından ters «ibraz» açıklamasıyla aktarılan 62.939,57 USD olduğu kanaatine varıldığı, alacak hesaplamayı gerektirip «bilirkişi incelemesi» ile belirlendiğinden likit olmadığı ve «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 62.939,57 USD üzerinden devamına, takipten sonra «asıl alacak» olan bu miktara 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, %40 icra inkar ta …
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân olmadığı, hükmedilen «vekalet ücretlerinin» USD'nin dava tarihindeki T.C.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 66.274,60 USD üzerinden takibin devamına hükmedilmesi gerekirken bozmaya uyularak 62.939,57 USD'ye hükmedilmesinin doğru olmadığını, «alacağın likit olması» nedeniyle «icra inkar tazminatının» kabulü gerekirken reddinin doğru olmadığını, vekâlet ücretinin davanın açıldığı tarihteki kura göre değil, karar tarihindeki kura göre hesaplanmasının gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın kabul edilen kısmının yerinde olup olmadığı, «icra inkar tazminatı» talebinin kabul edilip edilmeyeceği, davacı lehine hükmedilen «vekalet ücreti» ile davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5022 E. 2015/12890 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · bloke · Alacak
İncelediğiniz kararda… latın yapılabilmesini sağlayan sistem için anlaşma yapıldığını, ödemelerin yapıldığı bir kısım kart sahiplerinin işlemlere itiraz etmesi üzerine davalı tarafça ters «ibraz» («chargeback») işlemi yapıldığını, davacının işlem dayanağı belgeleri davalıya ibraz etmesine rağmen davalının, davacının banka hesabına «bloke» koyduğunu, ters ibraz işleminin dayandırıldığı sözleşmede ise 3D secure işlemine ilişkin düzenlemelerin bulunmadığını, blokenin kaldırılması için davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, itirazdan sonra 61.000 USD üzerindeki blokenin kaldırıldığını ancak bakiye miktara davalı tarafça elkonulduğunu ileri sürerek, bakiye 71.836 USD alacağa yapılan itirazın iptalini ve «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, «bloke» konulan miktarın 127.274,60 USD olduğunu, bu tutarın bir kısmının yurtdışı bankalara ters «ibraz» yoluyla ödendiğini, davacının gerçekleştirdiği işlemlerin %77 si'nin Visa tarafından sahte işlem olarak raporlandığını, «üye işyeri sözleşmesinin» 12.4 maddesinde davacı hesabından alınan blokenin ve banka tarafından ters ibraz yoluyla ödenen tutarlardan işyerinin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, yapılan işlemin sözleşme ve uluslararası Visa Card kurallarına uygun olduğunu, sahte işlemlerin davacıya ait sanal pos üzerinden gerçekleştiğini, dolayısıyla bu işlemlerden doğacak ödemelerden de davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında üye iş yeri sözleşmesi akdedildiği, davalı tarafından davacının hesaplarında bulunan 127.274,60 USD'ye bloke konulduğu, takip tarihinden sonra bloke edilen 61.000 USD’nin çözülmesi sonrasında bakiye 71.836 USD yönünden itirazın iptalinin talep edildiği, davacı internet sitesinden yapılan işlemler nedeniyle işlemi yapan kart «hamili» bankaların ters ibraz hakkının doğmasına, davalı banka tarafından zamanında önleyici tedbirlerin alınmamasının neden olduğu, davacının işlemler nedeniyle sorumlulu …
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince alınan üç raporun olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun ve ayrıca istinaf «denetimine elverişli» olduğu, dava konusu işlemlerin 3D secure sistemi aracılığıyla gerçekleştiği, tüm tahsilat işlemlerinin banka tarafından gerçekleştirilmekte olduğu, işlem yapılan kartla ilgili «sahtelik» bilgisi var ise bunu kart firması ve davalı bankanın farketmesi gerektiği, davalı bankanın gerekli tedbirleri almadığı, usulsüz işlemlere karşı önlem alması gerekenin davalı banka olduğu, davacının usulsüz işlemlerden sorumluluğunun bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin dava konusu olaya uygulanamayacağı ve davacının meydana gelen olaylarda bir kusurunun bulunmadığı, davalı bankanın «bloke» koyduğu bakiye tutarın 66.274,60 USD olduğu, davacının bu tutarı talep hakkı olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vek …
Benzer bu kararda… leşmesi muhtemel riskleri gerekçe göstererek haksız ve mesnetsiz olarak uyguladığı blokaj işlemi nedeniyle zararlarının tazminini talep ederken, davalı banka, sanal «pos cihazı» üzerinden yapılan alışverişler nedeniyle sahte (fraud) bildirimler gelmesi ve sonrasında da «chargeback» taleplerinin gelmesi nedeniyle davacının hesabına «bloke» koyduğunu, bankanın çok büyük risk altında olduğunu, bloke «koyma» hakkının sözleşme ile kendisine tanındığını savunmuştur.
Bu kapsamda davalı banka da üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeli, kendisine ulaşan «chargeback» taleplerini süresinde üye işyerine bildirmeli, gerekli belgeleri istemeli ve belgeleri yeterli görürse chargeback talebini kabul edip, üye işyerinin hesabından o tutarda parayı çekmeli/«bloke» etmelidir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket tarafından davalı bankanın davacıya ait mevduata «bloke» koyması ve sanal post erişiminin kapatılması nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın davalıdan tahsilinin ve davalı banka tarafından davacı şirket hesabına uygul …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mail order · pos cihazı · el koyma · genel kredi sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaDosya kapsamından da anlaşıldığı üzere, taraflar arasında, «üye işyeri sözleşmesi», «mail order» sözleşmesi ve «genel kredi sözleşmesi» bulunmaktadır.
… leşmesi muhtemel riskleri gerekçe göstererek haksız ve mesnetsiz olarak uyguladığı blokaj işlemi nedeniyle zararlarının tazminini talep ederken, davalı banka, sanal «pos cihazı» üzerinden yapılan alışverişler nedeniyle sahte (fraud) bildirimler gelmesi ve sonrasında da «chargeback» taleplerinin gelmesi nedeniyle davacının hesabına «bloke» koyduğunu, bankanın çok büyük risk altında olduğunu, bloke «koyma» hakkının sözleşme ile kendisine tanındığını savunmuştur.
Söz konusu sözleşme hükmü düzenlemesine göre, bankanın üye işyeri hesabına «bloke» «koyma» hakkı olmakla beraber, bu hak geniş yorumlanarak keyfi olarak kullanılmamalı ve üye işyerinin ticari hayatını sekteye uğratmamalıdır.
Yani «chargeback» talepleri bankaya ulaştıktan sonra, riskin doğmuş olacağının kabulü ile doğan risk tutarınca ve chargeback süresince blokaj işlemi gerçekleştirilmesi gerekirken; doğması muhtemel riskler nedeniyle üye işyerinin sanal pos hesabındaki tüm tutar üzerine, davacı üye işyerinin hesaptaki tasarrufunu da engelleyecek şekilde yapılan blokaj işleminin haksız ve keyfi bir işlem olduğu ve bankanın «sebepsiz zenginleşmesine» yol açacağı gözetilmeksizin, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5638 E. 2020/3009 K.
Ortak:chargeback
İncelediğiniz kararda… latın yapılabilmesini sağlayan sistem için anlaşma yapıldığını, ödemelerin yapıldığı bir kısım kart sahiplerinin işlemlere itiraz etmesi üzerine davalı tarafça ters «ibraz» («chargeback») işlemi yapıldığını, davacının işlem dayanağı belgeleri davalıya ibraz etmesine rağmen davalının, davacının banka hesabına «bloke» koyduğunu, ters ibraz işleminin dayandırıldığı sözleşmede ise 3D secure işlemine ilişkin düzenlemelerin bulunmadığını, blokenin kaldırılması için davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, itirazdan sonra 61.000 USD üzerindeki blokenin kaldırıldığını ancak bakiye miktara davalı tarafça elkonulduğunu ileri sürerek, bakiye 71.836 USD alacağa yapılan itirazın iptalini ve «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
2- Davalı vekilinin ters «ibraz» yoluyla yurt dışı bankalara ödenen ve davalının sorumlu olduğu tutarın 62.939,57 USD olduğuna yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, davalı vekili takibe yaptığı itirazında 62.939,57 USD’nin davacı alacaklı hesabından «mahsup» edilerek ödendiğini savunmuş olup yargılama kapsamında alınan 07.01.2014 tarihli raporda, 17.12.2009 tarihinde 66.758 USD’nin davacıya ait döviz hesabına aktarıldığı, aynı tarihte bu hesaptan 62.939,57 USD’nin “Visa tarafından kesinleşen «chargeback»” açıklamasıyla davacı hesabından çekildiği tespit edilmiş, davalının sorumlu olduğu miktara ilişkin bu tutar 28.12.2016 tarihli ek rapor ve dosya içinde bulunan ek …
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki elektronik ticaret sözleşmesi ve üye iş yeri sözleşmesi kapsamında yapılan online bilet satış işlemlerinden dolayı gelen «chargeback» itirazları nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Rapora itirazında bilirkişi heyetince sadece «chargeback» konusu olan işlemler bazında inceleme yapıldığını, davaya konu esas uyuşmazlığın davalı Banka’nın sistemin kurulması aşamasında 3D sistemi, çeşitleri ve bu sistemi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankanın özen yükümlülüğü · bilgilendirme yükümlülüğü · özen borcu · bildirim yükümlülüğü · objektif özen yükümlülüğü · bankacılık işlemleri · güven kurumu · özen yükümlülüğü
Benzer bu karardaBir «güven kurumu» olarak, «basiretli tacir» gibi davranması gereken bankalar, 818 sayılı BK’nın 99/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 115/3 fıkraları uyarınca «objektif özen yükümlülüğünün» yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlarından dahi sorumlu olup, banka olmaları nedeniyle de diğer tacirlere nazaran bütün hukuki ilişkilerinde daha yüksek «özen borcu» altındadırlar.
… n uyarılmayıp bilgilendirilmediğini, ticari kartlara tanınan istisnadan korunabilmek için Tam 3D Secure sisteme geçilmesi gerektiği bilgisinin verilmediğini, davalı «bankanın özen yükümlülüğünü», 5411 sayılı Kanun’un 76. maddesinde düzenlenen «bilgilendirme yükümlülüğünü» ve sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Banka ile müşterisi arasındaki «bankacılık işlemleri» herşeyden önce güven unsuruna dayanmaktadır.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 76. maddesi gereğince de bankalar, müşterilerinin, verilen hizmetlerden kaynaklanan her türlü sorularına cevap verecek bir sistem kurmakla ve bu hizmetle ilgili bilgiyi müşterilerine «bildirmekle yükümlüdürler».
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2259 E. 2014/9321 K.
Ortak:bloke · Alacak
İncelediğiniz kararda… latın yapılabilmesini sağlayan sistem için anlaşma yapıldığını, ödemelerin yapıldığı bir kısım kart sahiplerinin işlemlere itiraz etmesi üzerine davalı tarafça ters «ibraz» («chargeback») işlemi yapıldığını, davacının işlem dayanağı belgeleri davalıya ibraz etmesine rağmen davalının, davacının banka hesabına «bloke» koyduğunu, ters ibraz işleminin dayandırıldığı sözleşmede ise 3D secure işlemine ilişkin düzenlemelerin bulunmadığını, blokenin kaldırılması için davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, itirazdan sonra 61.000 USD üzerindeki blokenin kaldırıldığını ancak bakiye miktara davalı tarafça elkonulduğunu ileri sürerek, bakiye 71.836 USD alacağa yapılan itirazın iptalini ve «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, «bloke» konulan miktarın 127.274,60 USD olduğunu, bu tutarın bir kısmının yurtdışı bankalara ters «ibraz» yoluyla ödendiğini, davacının gerçekleştirdiği işlemlerin %77 si'nin Visa tarafından sahte işlem olarak raporlandığını, «üye işyeri sözleşmesinin» 12.4 maddesinde davacı hesabından alınan blokenin ve banka tarafından ters ibraz yoluyla ödenen tutarlardan işyerinin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, yapılan işlemin sözleşme ve uluslararası Visa Card kurallarına uygun olduğunu, sahte işlemlerin davacıya ait sanal pos üzerinden gerçekleştiğini, dolayısıyla bu işlemlerden doğacak ödemelerden de davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında üye iş yeri sözleşmesi akdedildiği, davalı tarafından davacının hesaplarında bulunan 127.274,60 USD'ye bloke konulduğu, takip tarihinden sonra bloke edilen 61.000 USD’nin çözülmesi sonrasında bakiye 71.836 USD yönünden itirazın iptalinin talep edildiği, davacı internet sitesinden yapılan işlemler nedeniyle işlemi yapan kart «hamili» bankaların ters ibraz hakkının doğmasına, davalı banka tarafından zamanında önleyici tedbirlerin alınmamasının neden olduğu, davacının işlemler nedeniyle sorumlulu …
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince alınan üç raporun olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun ve ayrıca istinaf «denetimine elverişli» olduğu, dava konusu işlemlerin 3D secure sistemi aracılığıyla gerçekleştiği, tüm tahsilat işlemlerinin banka tarafından gerçekleştirilmekte olduğu, işlem yapılan kartla ilgili «sahtelik» bilgisi var ise bunu kart firması ve davalı bankanın farketmesi gerektiği, davalı bankanın gerekli tedbirleri almadığı, usulsüz işlemlere karşı önlem alması gerekenin davalı banka olduğu, davacının usulsüz işlemlerden sorumluluğunun bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin dava konusu olaya uygulanamayacağı ve davacının meydana gelen olaylarda bir kusurunun bulunmadığı, davalı bankanın «bloke» koyduğu bakiye tutarın 66.274,60 USD olduğu, davacının bu tutarı talep hakkı olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vek …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, banka tarafından davacı hesabına «bloke» konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı, harcama davacının hesabına geçtikten ve yabancı banka tarafından tutarın geri istenmesi için öngörülen süre geçtikten sonra bankanın bu para üzerindeki blokeyi kaldırmamasının haksız olduğu, davalı bankanın bu tarihten itibaren «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle, 3.200 TL'nin 31.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, banka tarafından davacı hesabına «bloke» konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı, harcama davacının hesabına geçtikten ve yabancı banka tarafından tutarın geri istenmesi için öngörülen süre geçtikten sonra bankanın bu para üzerindeki blokeyi kaldırmamasının haksız olduğu, davalı bankanın bu tarihten itibaren «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle, 3.200 TL'nin 31.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5026 E. , 2021/3705 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.10.2017 tarih ve 2014/303 E- 2017/833 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.09.2019 tarih ve 2018/427 E- 2019/1748 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının internet sitesi üzerinden uçak bileti satışı yaptığını, tahsilat işlemlerinin güvenliği için davalı bankanın arayüzüne bağlı 3D secure özelliği ile tahsilatın yapılabilmesini sağlayan sistem için anlaşma yapıldığını, ödemelerin yapıldığı bir kısım kart sahiplerinin işlemlere itiraz etmesi üzerine davalı tarafça ters ibraz (chargeback) işlemi yapıldığını, davacının işlem dayanağı belgeleri davalıya ibraz etmesine rağmen davalının, davacının banka hesabına bloke koyduğunu, ters ibraz işleminin dayandırıldığı sözleşmede ise 3D secure işlemine ilişkin düzenlemelerin bulunmadığını, blokenin kaldırılması için davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, itirazdan sonra 61.000 USD üzerindeki blokenin kaldırıldığını ancak bakiye miktara davalı tarafça elkonulduğunu ileri sürerek, bakiye 71.836 USD alacağa yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bloke konulan miktarın 127.274,60 USD olduğunu, bu tutarın bir kısmının yurtdışı bankalara ters ibraz yoluyla ödendiğini, davacının gerçekleştirdiği işlemlerin %77 si'nin Visa tarafından sahte işlem olarak raporlandığını, üye işyeri sözleşmesinin 12.4 maddesinde davacı hesabından alınan blokenin ve banka tarafından ters ibraz yoluyla ödenen tutarlardan işyerinin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, yapılan işlemin sözleşme ve uluslararası Visa Card kurallarına uygun olduğunu, sahte işlemlerin davacıya ait sanal pos üzerinden gerçekleştiğini, dolayısıyla bu işlemlerden doğacak ödemelerden de davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında üye iş yeri sözleşmesi akdedildiği, davalı tarafından davacının hesaplarında bulunan 127.274,60 USD'ye bloke konulduğu, takip tarihinden sonra bloke edilen 61.000 USD’nin çözülmesi sonrasında bakiye 71.836 USD yönünden itirazın iptalinin talep edildiği, davacı internet sitesinden yapılan işlemler nedeniyle işlemi yapan kart hamili bankaların ters ibraz hakkının doğmasına, davalı banka tarafından zamanında önleyici tedbirlerin alınmamasının neden olduğu, davacının işlemler nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı ve davalının yurt dışı bankalara ters ibraz kapsamında ödediği miktarı davacıdan tahsil hakkı bulunmadığı, bu itibarla davacının takipten sonra blokesi konulan miktarı düştükten sonra bakiye kısım için açtığı itirazın iptali davasında bloke konulan toplam miktardan blokesi kaldırılan miktarın düşülmesi ile bakiye kısma yönelik itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince alınan üç raporun olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun ve ayrıca istinaf denetimine elverişli olduğu, dava konusu işlemlerin 3D secure sistemi aracılığıyla gerçekleştiği, tüm tahsilat işlemlerinin banka tarafından gerçekleştirilmekte olduğu, işlem yapılan kartla ilgili sahtelik bilgisi var ise bunu kart firması ve davalı bankanın farketmesi gerektiği, davalı bankanın gerekli tedbirleri almadığı, usulsüz işlemlere karşı önlem alması gerekenin davalı banka olduğu, davacının usulsüz işlemlerden sorumluluğunun bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin dava konusu olaya uygulanamayacağı ve davacının meydana gelen olaylarda bir kusurunun bulunmadığı, davalı bankanın bloke koyduğu bakiye tutarın 66.274,60 USD olduğu, davacının bu tutarı talep hakkı olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin ters ibraz yoluyla yurt dışı bankalara ödenen ve davalının sorumlu olduğu tutarın 62.939,57 USD olduğuna yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, davalı vekili takibe yaptığı itirazında 62.939,57 USD’nin davacı alacaklı hesabından mahsup edilerek ödendiğini savunmuş olup yargılama kapsamında alınan 07.01.2014 tarihli raporda, 17.12.2009 tarihinde 66.758 USD’nin davacıya ait döviz hesabına aktarıldığı, aynı tarihte bu hesaptan 62.939,57 USD’nin “Visa tarafından kesinleşen chargeback” açıklamasıyla davacı hesabından çekildiği tespit edilmiş, davalının sorumlu olduğu miktara ilişkin bu tutar 28.12.2016 tarihli ek rapor ve dosya içinde bulunan ekstre ve tablolardan teyit edilmiştir.
Bu durumda davalının sorumlu olduğu miktar tespit edilirken, davacının hesabından ters ibraz açıklamasıyla aktarılan 62.939,57 USD yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659596400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz