Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/152 E. 2021/1571 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar tazminatı↗ kar mahrumiyeti↗ mahrum kalınan kâr↗ ihbar olunan↗ kâr mahrumiyeti↗ teminat mektubu↗ infaz↗ garantörlük↗ ihbar↗ harç↗ avans faizi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, işin yapılamayacağının anlaşıldığı tarihteki kalan iş bedelinin 1.058.711,17 TL olup, davacı şirketin mevcut işi tamamlayamaması nedeniyle yapmaktan kurtulduğu giderler toplamı 764.027,61 TL'nin mahsubu ve davacı şirketin başka bir iş yaparak kazandığı net karının ilavesi sonucu davacı yanın mahrum kalınan kar bedelinin 292.788,52 TL olduğu gerekçesiyle bozma kapsamı dışında kalan,146.476,28 TL nakti teminat kesintisinin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Garanti Bankası ... Şubesi tarafından 09.08.2010 tarihinde düzenlenen... numaralı 1.161.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davacıya iadesine, yatırım bedeli, işçilik ve tesis gideri ile sözleşme harçlarına yönelik taleplerin reddine, (Bozma kapsamında değerlendirilen) 292.788,52 TL kar mahrumiyetinin 03.01.2014 dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kar mahrumiyetine ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece 04.07.2019 tarihli celsede verilen kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında 88.848,86 TL tutarındaki ihbar tazminatının tahsiline ilişkin bir unsur yer almamasına karşın, gerekçeli kararın açıklama kısmında bozma kapsamı dışında kalan 88.848,86 TL ihbar tazminatının da davalıdan tahsili gerektiğinin belirtildiği görülmekte olup hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında bu suretle oluşturulan çelişkinin yukarıdaki açıklamalar ışığında giderilerek bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekili, ihbar olunan vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18627 E. 2015/857 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yazılı talimatı yerine getirdiği, diğer davalı yönünden «kabul beyanı» nedeniyle kabulünün gerektiği gerekçesiyle,.... .... ve ... vekilinin kabul beyanı doğrultusunda açılan davanın kabulü ile 24.300 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ..... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19201 E. 2015/4676 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · rücu · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurumun «tasfiye» edilen şirketten ödenen işçilik haklarına ilişkin «rücu davası» açtığı, dava açıldıktan sonra şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiği, davacının alacak iddiası ile açtığı davanın görüldüğü sırada davanın sonuçlanması beklenmeden tasfiyeye karar verilip «tüzel kişiliğinin» ticaret sicilden silinmesi halinde şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Kısa kararda «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda bu hükme yer verilmemiş olması karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmadığı, kısa karar ile gerekçe karar arasında çelişki yaratılmış olduğu anlaşılmakla, bu yönden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4107 E. 2015/10995 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçe-hüküm çelişkisi · marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ullanımı niteliğinde olduğu, internet alan adı tescil ve kullanımı da bu kapsamda kabul edildiği, markasal kullanımın ispatlanamadığı, davalı-karşı davacı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı adına kayıtlı 2011/04329 nolu “N. b.” ibareli markanın tescil tarihindeki sınıflandırmaya göre 35. ve 42. sınıftaki hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, alan adının kullanılmasının yasaklanması ve iptali talepleri ile koşulları oluşmayan «ilan» talebinin reddine ayrıca karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece verilen hüküm ile «gerekçenin çelişkili» olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10370 E. 2018/2627 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · haksız fiil · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «marka hakkına tecavüzü» bulunmayıp «haksız fiili» «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7165 E. 2016/1422 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · yetki itirazı · navlun · taşıma sözleşmesi · yetki · tacir · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemeleri'nin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, HMK'nın 17. maddesi uyarınca «tacir» olan taraflar yönünden «yetki sözleşmesinin» bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davalının «yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin «yetkisizliğine» yetkili ve «görevli» mahkemenin sözleşme uyarınca ...
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında taraflar arasında yapılan «yetki sözleşmesinin» HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerli olduğu, davalının «yetki itirazında» bulunduğu, kabul edilen yetki itirazı uyarınca mahkemenin «yetkisizliğine», dosyanın talep halinde yetkili ve «görevli» ...
1- Dava, CMR hükümlerine tabi «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı «navlun» ve sair ücret alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «taşıma sözleşmesinin» 12. maddesinde sözleşme uyarınca uyuşmazlık vukuunda ...
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4327 E. 2017/6696 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların davacının tescilli ... ibareli markasını kullandığının anlaşıldığı, davalı şirketin «ticaret unvanının» davacı şirket ticaret unvanı ile benzer olduğu, davalı şirketçe tescilli ticaret unvanı dışında davacı marka ve logolarının kullanılmasının ise davacının markadan doğan haklarına 556 sayılı KHK m.
Somut olayda mahkemece, kısa kararda «maddi tazminata» hükmedilmiş olmasına rağmen, gerekçeli kararda maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5662 E. 2017/7566 K.
Ortak:infaz · teminat
İncelediğiniz kararda… nedeniyle yapmaktan kurtulduğu giderler toplamı 764.027,61 TL'nin mahsubu ve davacı şirketin başka bir iş yaparak kazandığı net karının ilavesi sonucu davacı yanın «mahrum kalınan» kar bedelinin 292.788,52 TL olduğu gerekçesiyle bozma kapsamı dışında kalan,146.476,28 TL nakti «teminat» kesintisinin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Garanti Bankası ...
Şubesi tarafından 09.08.2010 tarihinde düzenlenen... numaralı 1.161.000,00 TL bedelli «teminat mektubunun» davacıya iadesine, yatırım bedeli, işçilik ve tesis gideri ile sözleşme «harçlarına» yönelik taleplerin reddine, (Bozma kapsamında değerlendirilen) 292.788,52 TL «kar mahrumiyetinin» 03.01.2014 dava tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kar mahrumiyetine ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının ortağı olduğu ...- A.Ş'nin alacağı yeni mal için davacının verdiği 85.000,00 TL tutarındaki senedin «teminat senedi» olduğu, karşılığından toplamda 80.000,00 TL ödemenin bu teminat senedine karşılık yapıldığı, davacının «kefil» olduğu ...-A.Ş'nin 85.000,00 TL tutarındaki borcuna karşılık 80.000,00 TL'nin ödendiği ödenmeyen 5.000,00 TL tutarındaki bakiyeden dolayı davacının davalı ...
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat senedi · bono · kefil · asıl alacak · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, davacının ortağı olduğu ...- A.Ş'nin alacağı yeni mal için davacının verdiği 85.000,00 TL tutarındaki senedin «teminat senedi» olduğu, karşılığından toplamda 80.000,00 TL ödemenin bu teminat senedine karşılık yapıldığı, davacının «kefil» olduğu ...-A.Ş'nin 85.000,00 TL tutarındaki borcuna karşılık 80.000,00 TL'nin ödendiği ödenmeyen 5.000,00 TL tutarındaki bakiyeden dolayı davacının davalı ...
1-Davacı 85.000 TL bedelli «bono» sebebiyle 5.000 TL borcu bulunmasına rağmen 85.000 TL «asıl alacak» üzerinden icra takibi yapıldığını ileri sürerek 85.000 TL davalı tarafa borcu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şirketine 5.000,00 TL borcunun kaldığı ilgili icra dosyasında davacının yapacağı ödemenin 80.000,00 TL tutarına isabet eden icra «masraf» ve faizleri ile Umt Şirketinin davacıya ödemesi gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3619 E. 2017/2493 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · marka hakkına tecavüz · terkin · maddi tazminat · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaTicaret Ltd Şti tarafından davalı ... aleyhine açılan marka iptali ve «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli davanın reddine,....Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan red edilen «maddi tazminat» talebi yönünden hesaplanan 2.200,00 TL «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak kendisini vekille «temsil» ettiren davalıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan red edilen manevi tazminat talebi yönünden hes …
Mahkemece, marka iptali ve «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli asıl davanın ve markanın iptali ve sicilden terkini talepli birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı «marka hakkına tecavüzün» önlenmesini, durdurulmasını, davalı markasının «terkin» ve iptalini, ayrıca 10.000 TL maddi 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Şti. tarafından davalı ... aleyhine açılan Marka İptali ve Marka hakkına tecavüzün önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli davanın reddine'' karar verilmiş, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin herhangi bir hüküm kurulmamış, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise ''Davacı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/152 E. , 2021/1571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.07.2019 tarih ve 2018/657 E. - 2019/664 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davadışı "TKİ Genel Müdürlüğü" arasında "SLİ Müessesesi Müdürlüğü"ne ait değişik pano ve stamplardan üretilecek ve idarece doğrudan bunkere dökülecek 9.000.000 Ton tüvenan kömürün, yüklenici tarafından kurulacak 300 Ton/saat kapasiteli lavvar tesislerinde 5 yıl süreyle yıkattırılması hizmet alımı sözleşmesinin yapıldığını, işbu sözleşmenin Yüksek Planlama Kurulu Kararı gereği 01.11.2012 tarihi itibariyle davalı tarafa devir olunduğu, yaklaşık 8.000.000,00 TL yatırım yapılarak tesis kurduğunu ve bu miktar üzerinden sözleşmeden doğan tüm masrafları üstlendiğini, davacının 02.05.2011 tarihinde çalışmaya başlayarak 26 aylık hak ediş sonucu toplam 5.542.354 Ton kömür yıkadığını ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı tarafın ise öncelikle 12.06.2013 tarihli yazısı ile "piyasaya yönelik lavvar torbalama tesisinin bakıma alınması sebebiyle ikinci bir yazıya kadar lavvar tesisinde çalışmanın durdurulduğunun" bildirdiğini, davalı tarafın 19.06.2013 tarihli ikinci yazısıyla ise Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun kararı çerçevesinde "Çelikler Seyitömer Elektrik Üretim A.Ş." arasında devir sözleşmesi imzalandığı ve tüm yükümlülüklerin 17.06.2013 tarihinde imzalanan devir sözleşmesi gereği Çelikler Seyitömer Elektrik Üretim A.Ş.'ye ait olduğunun bildirdiğini, müvekkilinin sözleşme sebebiyle 1.161.000,00 TL kesin teminat mektubu verdiğini, 146.476,28 TL nakit teminatın hakedişlerden kesildiğini ileri sürerek taraflar arasında sözleşmenin feshine, yatırım bedeli olarak 5.000,00 TL, mahrum kalınan kâra ilişkin olarak 5.000,00 TL, işçilik ve tesis giderine ilişkin 5.000,00 TL, sözleşme harçları için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminat ile 146.476,28 TL nakti tazminat kesintisinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirket tarafından verilen 1.161.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiş, 13.02.2015 tarihinde vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile 145.000.-TL yatırım bedelinin, 296.000.-TL işçilik ve tesis giderinin, 65.000.-TL sözleşme harcının, 316.017,41 TL yoksun kalınan karının tahsili ile müvekkili şirket tarafından verilen 1.161.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, Seyitömer Linyitleri İşletmesi ve Seyitömer Termik Santrali"nin 17.06.2013 tarihli Satış ve İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ile "Çelikler Seyitömer Elektrik Üretim A.Ş" devredildiğini, devir sözleşmesinin 8.4. maddesine göre, santral ve işletme faaliyetleri ile ilgili olarak devir tarihi öncesinde imzalanmış olan sözleşmelerin listesinin Satış ve İşletme Hakkı Devir Sözleşmesine eklendiğini, sözleşmelerden kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerin listede belirtilen yazılı hususlar çerçevesinde devir tarihi ve sonrasında alıcıya ait olacağını, sözleşmelerin devir tarihine müteakip 90 gün içinde alıcıya devredilmesi için gerekli işlemlerin EÜAŞ tarafından yapılacağı, EÜAŞ'nin bu sözleşmelerden devir yapılamayanların tarafı olarak kalmaya devam edeceği ve bu sözleşmelere ilişkin her türlü hak ve yükümlülüklerin alıcı şirkete ait olacağı hususlarının yer aldığını bu nedenle dava dilekçesinde belirtilen taleplerin Çelikler Seyitömer Elektrik Üretim A.Ş.'ne yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, işin yapılamayacağının anlaşıldığı tarihteki kalan iş bedelinin 1.058.711,17 TL olup, davacı şirketin mevcut işi tamamlayamaması nedeniyle yapmaktan kurtulduğu giderler toplamı 764.027,61 TL'nin mahsubu ve davacı şirketin başka bir iş yaparak kazandığı net karının ilavesi sonucu davacı yanın mahrum kalınan kar bedelinin 292.788,52 TL olduğu gerekçesiyle bozma kapsamı dışında kalan,146.476,28 TL nakti teminat kesintisinin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Garanti Bankası ... Şubesi tarafından 09.08.2010 tarihinde düzenlenen... numaralı 1.161.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davacıya iadesine, yatırım bedeli, işçilik ve tesis gideri ile sözleşme harçlarına yönelik taleplerin reddine, (Bozma kapsamında değerlendirilen) 292.788,52 TL kar mahrumiyetinin 03.01.2014 dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kar mahrumiyetine ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.
Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece 04.07.2019 tarihli celsede verilen kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında 88.848,86 TL tutarındaki ihbar tazminatının tahsiline ilişkin bir unsur yer almamasına karşın, gerekçeli kararın açıklama kısmında bozma kapsamı dışında kalan 88.848,86 TL ihbar tazminatının da davalıdan tahsili gerektiğinin belirtildiği görülmekte olup hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında bu suretle oluşturulan çelişkinin yukarıdaki açıklamalar ışığında giderilerek bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekili, ihbar olunan vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekili, ihbar olunan vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659511000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz