İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4939 E. 2021/2007 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ bsmv↗ ilamsız icra takibi↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtiyati haciz↗ işlemiş faiz↗ uyuşmazlık konusu↗ kefil↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi’nce, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacı bankanın takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, banka ile asıl borçlu şirket arasındaki genel kredi sözleşmesinde davalının kefalet imzasının bulunduğu, bu nedenle davalının kefil olarak sorumluluğunun doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 1.058.592,97 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 oranında 205.807,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalının kefaletin geçerliliğine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, yani davalının kefaletinin geçerli olduğu, ancak davacının talep edebileceği alacağa ilişkin alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların kısmen yanlış olduğu ve ancak bu hususta ek rapor alınmaksızın hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalının Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5129 esas sayılı takip dosyasında 1.029.037,97 TL asıl alacak, 25.446,71 TL işlemiş faiz, 1.272,32 TL BSMV, 993,28 TL ihtarname gideri, 81,60 TL ihtiyati haciz masrafı, 400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.057.231,88 TL'lik alacağa yaptığı itirazın iptali ile takibin bu bedeller üzerinden takip talebinde yer alan diğer borçlularla tahsilde tekerrür olmamak üzere takip talebindeki koşullarla devamına, hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 205.807,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı kefil hakkında başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava dosyası içinde bulunan 05.07.2012 tarihli sözleşme fotokopisinin incelenmesinden, sözleşmenin bütünlük içinde olduğu ve bu sözleşmede davalının müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, eş rızasının da alınmış olduğu görülmektedir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede, davalının kefaletinin geçerli olduğu ifade edilmiş ise de davalı, takibe konu kredi borçlarından sorumlu olmadığını, kendisinin kefaleti ile bir kredi kullandırılmadığını savunmuştur.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu dosya üzerinden yapılan inceleme ile verilmiş olup, banka kayıt ve belgeleri mahallinde incelenmemiştir. Davalı, uyuşmazlık konusu kredi borcunun başka kredi sözleşmesinden kaynaklandığını ileri sürmüş ancak banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmadığından bu durum net olarak tespit edilememiştir.
İcra takibine konu kredi borcunun davalının imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve buna bağlı olarak icra takip tarihi itibariyle alacak tutarının tespiti için yerinde inceleme ile bilirkişiden ek rapor alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davalının itirazlarını karşılamayan rapor sonucuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3003 E. 2023/5402 K.
Ortak:tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · müteselsil kefil · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · işlemiş faiz · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2016/5129 esas sayılı takip dosyasında 1.029.037,97 TL «asıl alacak», 25.446,71 TL «işlemiş faiz», 1.272,32 TL BSMV, 993,28 TL «ihtarname» gideri, 81,60 TL «ihtiyati haciz» «masrafı», 400,00 TL ihtiyati haciz «vekalet ücreti» olmak üzere toplam 1.057.231,88 TL'lik alacağa yaptığı itirazın iptali ile takibin bu bedeller üzerinden takip talebinde yer alan diğer borçlularla «tahsilde tekerrür olmamak» üzere takip talebindeki koşullarla devamına, hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 205.807,59 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacı bankanın takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, banka ile asıl borçlu şirket arasındaki «genel kredi sözleşmesinde» davalının «kefalet» imzasının bulunduğu, bu nedenle davalının «kefil» olarak sorumluluğunun doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 1.058.592,97 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 oranında 205.807,59 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalının «kefaletin» geçerliliğine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, yani davalının kefaletinin geçerli olduğu, ancak davacının talep edebileceği alacağa ilişkin alınan b …
Benzer bu karardaBankacılık Hizmetleri Sözleşmesi olduğunun açıkça yazıldığı, davalının davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında müvekkilinin «kefaletinin» bulunmadığı başka bir «genel kredi sözleşmesinin» varlığına yönelik savunmasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davacının eşinin rızasına ilişkin 05.07.2012 tarihli eş «muvafakatname» belgesinin de dosya içerisinde yer aldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasında 1.029.037,97 TL «asıl alacak», 25.446,71 TL «işlemiş faiz», 1.272,32 TL BSMV, 993,28 TL «ihtarname» gideri, 81,60 TL «ihtiyati haciz» «masrafı», 400,00 TL ihtiyati haciz «vekalet ücreti» olmak üzere toplam 1.057.231,88 TL'lik alacağa yaptığı itirazın iptali ile takibin bu bedeller üzerinden, takip talebinde yer alan diğer borçlularla «tahsilde tekerrür olmamak» üzere takip talebindeki koşullarla devamına, hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 205.807,59 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı vekilinin «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
… ı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasında 1.029.037,97 TL «asıl alacak», 25.446,71 TL «işlemiş faiz», 1.272,32 TL BSMV, 993,28 TL «ihtarname» gideri, 81,60 TL «ihtiyati haciz» «masrafı», 400,00 TL ihtiyati haciz «vekalet ücreti» olmak üzere toplam 1.057.231,88 TL'lik alacağa yaptığı itirazın iptali ile takibin bu bedeller üzerinden, takip talebinde yer alan diğer borçlularla «tahsilde tekerrür olmamak» üzere takip talebindeki koşullarla devamına, hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 205.807,59 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Şti. arasında 5.000.000,00 TL limitle 05.07.2012 tarihinde akdedildiği, davalının «müteselsil kefil» sıfatıyla sözleşmede imzasının yer aldığı, davalının sözleşmede yeralan «kefaletinin sözleşme» tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere uygun olduğu, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle alınan bilirkişi ek raporu ile takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan toplam 1.058.131,70 TL alacaklı olduğu, alacağın 05.07.2012 tarihli «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklandığı, takip dayanağı 05.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinden başka imzalanan genel kredi sözleşmesine rastlanmadığı, «istinaf incelemesi» sırasında 05.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi aslının celp edildiği, aslı görülmek suretiyle bir örneği dosyaya konulan dava konusu icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin kitapçık ve bütün halde olduğu gibi sözleşmenin ilk sayfasında da davalının isim ve imzasının yer aldığı, takip dayanağı genel kredi sözleşmesi aslının davacı banka vekili tarafından dosyaya kazandırıldığı, davalının imzasının yer aldığı sözleşme sayfalarının takip dayanağı genel kredi sözleşmesi bütünlüğü içinde olduğunun görüldüğü, davalının sözleşmenin «son» sayfasının yanı sıra ilk sayfada da imzasının bulunduğunun tespit edildiği, davacı banka genel müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabından da davacı banka ile dava dı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık hizmetleri sözleşmesi · kefalet sözleşmesi · müşterek borçlu müteselsil kefil · hizmet sözleşmesi · icra takibine itiraz · istinaf incelemesi · kazanılmış hak · kötü niyet tazminatı
Benzer bu karardaŞti. arasında 5.000.000,00 TL limitle 05.07.2012 tarihinde akdedildiği, davalının «müteselsil kefil» sıfatıyla sözleşmede imzasının yer aldığı, davalının sözleşmede yeralan «kefaletinin sözleşme» tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere uygun olduğu, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle alınan bilirkişi ek raporu ile takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan toplam 1.058.131,70 TL alacaklı olduğu, alacağın 05.07.2012 tarihli «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklandığı, takip dayanağı 05.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinden başka imzalanan genel kredi sözleşmesine rastlanmadığı, «istinaf incelemesi» sırasında 05.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi aslının celp edildiği, aslı görülmek suretiyle bir örneği dosyaya konulan dava konusu icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin kitapçık ve bütün halde olduğu gibi sözleşmenin ilk sayfasında da davalının isim ve imzasının yer aldığı, takip dayanağı genel kredi sözleşmesi aslının davacı banka vekili tarafından dosyaya kazandırıldığı, davalının imzasının yer aldığı sözleşme sayfalarının takip dayanağı genel kredi sözleşmesi bütünlüğü içinde olduğunun görüldüğü, davalının sözleşmenin «son» sayfasının yanı sıra ilk sayfada da imzasının bulunduğunun tespit edildiği, davacı banka genel müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabından da davacı banka ile dava dı …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin 05.07.2012 tarihli «genel kredi sözleşmesini» «kefil» sıfatıyla imzaladığını, bankanın asıl borçlu ile sonradan farklı kredi sözleşmeleri düzenlediği halde kötü niyetle bunları dosyaya sunmadığını, dava dışı şirket yetkililerine Eskişehir Şubesi’nce yeni bir kredi sözleşmesi imzalatıldığını, tüm raporlarda kredinin 02.03.2015 tarihinde açıldığının belirtildiğini, üç yıl önceki sözleşmeye yaslanılmasının ve yeni bir kredi sözleşmesi imzalanmamasının olanağının bulunmadığını, müvekkiline bildirim yapılmadığını, borca ve «kefalete» dayanak gösterilen sözleşmede krediyi kullanan tarafın sonradan el yazısı ile doldurulduğunu, genel müdürlük kayıtları bilgisayar yazılım uzmanı eşliğinde inceleme yapılmasını talep ettikleri halde Mahkemenin sadece bir müzekkere ile sözleşme olup olmadığını sorduğunu, davacının elinde 2012 yılı sonrası sözleşme bulunmadığını cevabi yazıda belirtirken CD’nin içinde bir sözleşme belgesi çıkmasının belgeleri gizlediğini gösterdiğini, be belgenin tamamının getirtilip incelenmesi gerektiğini, 2011 yılından beri çalışıldığı halde 2014 yılında «bankacılık hizmetleri sözleşmesinin» imzalanmasının üzerinde durulmadığını, davacının krediyi 2012 yılı sözleşmesine dayandırmaya çalışarak kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek kararın bozulmas …
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Şti.’ne kullandırılan kredilerden davalının «müşterek borçlu- müteselsil kefil» sıfatıyla sorumlu olduğunu, kredi borcu ödenmeyince hesabın kat edilip takibe geçildiğini, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile «icra inkar tazminatının» tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4940 E. 2021/1933 K.
Ortak:ilamsız icra takibi · müteselsil kefil · kefalet · genel kredi sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · kefil · kredi sözleşmesi · ihtarname · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda… ama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacı bankanın takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, banka ile asıl borçlu şirket arasındaki «genel kredi sözleşmesinde» davalının «kefalet» imzasının bulunduğu, bu nedenle davalının «kefil» olarak sorumluluğunun doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 1.058.592,97 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 oranında 205.807,59 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için davalı «kefil» hakkında başlatılan «ilamsız icra takibine» vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava dosyası içinde bulunan 05.07.2012 tarihli sözleşme fotokopisinin incelenmesinden, sözleşmenin bütünlük içinde olduğu ve bu sözleşmede davalının «müteselsil kefil» olarak imzasının bulunduğu, eş rızasının da alınmış olduğu görülmektedir.
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, davalının «kefil» olarak açıkca imzasını inkar etmediği «genel kredi sözleşmesinin» yasaya uygun olduğunu, sözleşmeye sonradan eklenti yapılmadığını, davalının «ihtarname» ile «temerrüde» düşürüldüğünü ancak mahkemece rapora dayalı hesaplamada hataya düşüldüğününü, raporun «denetime elverişli» olması nedeniyle yeniden rapor alınmasına gerek olmadığı ve yapılan inceleme sonunda davalının borçlu olduğu tutarın davacı talebi ile bağlı kalınarak 1.057.231,88 …
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için davalı «kefil» hakkında başlatılan «ilamsız icra takibine» vaki itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı bankanın takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, banka ile asıl borçlu şirket arasındaki «genel kredi sözleşmesinde» davalının imzasının bulunduğu, bu nedenle davalının «kefil» olarak sorumluluğunun doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · temerrüt
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, davalının «kefil» olarak açıkca imzasını inkar etmediği «genel kredi sözleşmesinin» yasaya uygun olduğunu, sözleşmeye sonradan eklenti yapılmadığını, davalının «ihtarname» ile «temerrüde» düşürüldüğünü ancak mahkemece rapora dayalı hesaplamada hataya düşüldüğününü, raporun «denetime elverişli» olması nedeniyle yeniden rapor alınmasına gerek olmadığı ve yapılan inceleme sonunda davalının borçlu olduğu tutarın davacı talebi ile bağlı kalınarak 1.057.231,88 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4939 E. , 2021/2007 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.03.2017 tarih ve 2016/357 E- 2017/271 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.03.2019 tarih ve 2018/133 E- 2019/347 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının Değirmencioğlu şirketine ticari krediler kullandırdığını, kullandırılan kredilerde kefalet imzasının bulunmadığını, Değirmencioğlu ticaret unvanlı adi ortaklığın 2013 yılında sona erdiğini, asıl borçlu şirketin ise daha sonra kurulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacı bankanın takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, banka ile asıl borçlu şirket arasındaki genel kredi sözleşmesinde davalının kefalet imzasının bulunduğu, bu nedenle davalının kefil olarak sorumluluğunun doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 1.058.592,97 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 oranında 205.807,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalının kefaletin geçerliliğine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, yani davalının kefaletinin geçerli olduğu, ancak davacının talep edebileceği alacağa ilişkin alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların kısmen yanlış olduğu ve ancak bu hususta ek rapor alınmaksızın hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalının Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5129 esas sayılı takip dosyasında 1.029.037,97 TL asıl alacak, 25.446,71 TL işlemiş faiz, 1.272,32 TL BSMV, 993,28 TL ihtarname gideri, 81,60 TL ihtiyati haciz masrafı, 400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.057.231,88 TL'lik alacağa yaptığı itirazın iptali ile takibin bu bedeller üzerinden takip talebinde yer alan diğer borçlularla tahsilde tekerrür olmamak üzere takip talebindeki koşullarla devamına, hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 205.807,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı kefil hakkında başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava dosyası içinde bulunan 05.07.2012 tarihli sözleşme fotokopisinin incelenmesinden, sözleşmenin bütünlük içinde olduğu ve bu sözleşmede davalının müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, eş rızasının da alınmış olduğu görülmektedir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede, davalının kefaletinin geçerli olduğu ifade edilmiş ise de davalı, takibe konu kredi borçlarından sorumlu olmadığını, kendisinin kefaleti ile bir kredi kullandırılmadığını savunmuştur.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu dosya üzerinden yapılan inceleme ile verilmiş olup, banka kayıt ve belgeleri mahallinde incelenmemiştir. Davalı, uyuşmazlık konusu kredi borcunun başka kredi sözleşmesinden kaynaklandığını ileri sürmüş ancak banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmadığından bu durum net olarak tespit edilememiştir.
İcra takibine konu kredi borcunun davalının imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve buna bağlı olarak icra takip tarihi itibariyle alacak tutarının tespiti için yerinde inceleme ile bilirkişiden ek rapor alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davalının itirazlarını karşılamayan rapor sonucuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/657186700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz