6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şahsi defilerin iyiniyetli hamile ileri sürülememesi ve ispat yükü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3022 E. 2021/3417 K. · · İlk derece: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Bedelsizlik gibi şahsi defiler yalnızca çeki doğrudan veren tarafa karşı ileri sürülebilir; çeki mal karşılığı ciro ile devralan ve iyiniyeti kayıt/faturalarla doğrulanan hamillere karşı ileri sürülemez ve TTK 687 uyarınca ispat yükü keşideci-davacıdadır. Kötüniyet salt ticari defter kayıtlarıyla kanıtlanamayacağından bir defterin incelenmemesi esasa etkisiz olduğu gibi, yargılamada tanık listesi sunulmamış ve istinaf konusu edilmemiş delile de sonuç bağlanamaz.

Ele alınan sorunlar

Avans olarak verilip bedelsiz kaldığı ileri sürülen çeklere ilişkin şahsi defilerin, çekleri ciro yoluyla alan üçüncü kişi hamillere karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği → ret

İddia: Davacı, çekleri mal teslimi karşılığı avans olarak keşide ettiğini, malın teslim edilmediğini, çeklerin kötüniyetle işleme konulduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının şahsi defilerini yalnızca çekleri doğrudan verdiği borçluya karşı ileri sürebileceği; çekleri satmış oldukları mallar karşılığında ciro ile alan ve ticari defter/kayıtları ile mal satış faturasıyla iyiniyetleri doğrulanan diğer davalı hamiller yönünden iddialarının dinlenemeyeceği kabul edilmiştir. TTK 687. madde gereği ispat yükü davacıdadır; davalıların ağır kusurlu ya da kötüniyetle hareket ettiklerine dair delil sunulmamıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Bir davalının ticari defterlerinin incelenmemesinin ve tanık deliline dayanılmasının esasa etkisi → ret

İddia: Davacı, ilgili davalının ticari defterlerinin incelenmemiş olmasına ve tanık deliline dayandığına dayanmıştır.

Gerekçe: Bir davalının ticari defterlerinin incelenmemiş olması davanın esasına etkili değildir; zira kötüniyet iddiası salt ticari defter kayıtları ile ispat edilemez. Davacı tanık deliline dayanmış ise de yargılama sırasında bu yönde bir talebi ve tanık listesi sunumu bulunmadığı gibi, bu husus istinaf konusu da edilmemiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Şahsi defilerin iyiniyetli ciro alacaklısına ileri sürülememesi, TTK 687 uyarınca ispat yükünün keşidecide olması ve kötüniyetin salt defter kayıtlarıyla ispatlanamayacağı yönündeki kabul, kambiyo defilerine ilişkin uyuşmazlıklar için Yargıtay'ca onanmış bir dayanaktır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi defiler iyiniyetli hamil bedelsizlik defi ispat yükü kötüniyet tanık listesi

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 687

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/3022 E.  ,  2021/3417 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.11.2017 tarih ve 2015/1111 E. - 2017/1449 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 23.05.2019 tarih ve 2018/1186 E. - 2019/740 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalılardan ... ile aralarında düzenlenen protokol gereği teslim edilecek mallara karşılık toplam 77.000.-TL tutarında dört adet avans çeki verildiğini ancak malın teslim edilmediğini ve çeklerin piyasaya sürüldüğünün öğrenildiğini, protokol gereği davalı ... üstlendiği edimi ifa etmediği gibi çeklerin diğer davalılar elinde olması ve kötüniyetle işleme konulmasının davacının mağduriyetine sebebiyet vereceğini belirterek avans olarak verilen dört adet çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile çeklerin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... cevap sunmamıştır.

Diğer davalılar vekilleri,davalı ... ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle alınan çeklerden dolayı davacının şahsi defilerinin iyiniyetli hamil olan davalılara karşı ileri sürülemeyeceğini, davalıların dava konusu çekleri davalı ...’a fatura karşılığında satmış oldukları mallara karşılık aldıklarını savunarak davanın reddini istemişlerdir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin davalı ... ile kumaş alım satımı konusunda anlaştığı ve 77.000.-TL tutarındaki kumaş bedeline karşılık dava konusu çekleri avans olarak davalı ...'a verdiği, davalının teslimi gereken kumaşları teslim etmediği gibi çekleri de iade etmeyerek diğer davalılara ciro ettiği, ancak davacının şahsi defilerini sadece davalı ...'e karşı ileri sürebileceği, iyi niyetli 3. kişi durumundaki diğer davalılar yönünden davacının iddialarının dinlenmeyeceği, davalıların ağır kusurlu yada kötü niyetle hareket ettiklerine dair herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davalı ... yönelik davanın kabulüne, diğer davalılara yönelik davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge adliye mahkemesince,davacı tarafından dava konusu çeklerin davalı ...’a avans olarak verildiği ve karşılığında mal teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı,davalı şirketler çekleri davalı ...’a satmış oldukları mallara karşılık aldıklarını, davalılar Özsar Tekstil Ltd. Şti. ve İdea Tekstil Ltd. Şti.’nin ticari defter ve kayıtları ile davalı Gteks Tekstil Ltd. Şti. tarafından sunulan mal satış faturası ile doğrulandığı, TTK 687. madde gereği ispat yükünün davacıda olduğu, davalı Gteks Tekstil Ltd. Şti.’nin ticari defterlerinin incelenmemiş olmasının davanın esasına bir etkisi bulunmadığını zira kötüniyet iddiasının salt ticari defter kayıtları ile ispat edilemeyeceği,

Davacı delil olarak tanık deliline de dayanmış ise de yargılama sırasında bu yönde bir talebi olmadığı gibi, bu hususun istinaf konusu da edilmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre ve özellikle tanık deliline dayanılmış olmasına rağmen yargılama aşamasında tanık listesinin sunulup istenilmemiş olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/656518700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1186 E. 2019/740 K.

Çekte kötüniyetli iktisap iddiasının ispat yükü davacıdadır

Gerekçe özeti

Çekin istirdatı ancak çekin rıza dışı elden çıkması halinde talep edilebilir; aksi halde talep menfi tespit ve iptal istemi olarak değerlendirilir. Bir çekin ciro yoluyla devredildiği kişilere karşı, çeki devredenle borçlu arasındaki şahsi def'iler ancak hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin (kötüniyetinin) ispatı halinde ileri sürülebilir; bu ispat yükü def'iyi ileri süren tarafa (borçluya/davacıya) aittir. Hamilin çeki edinme sebebini açıklama mecburiyeti yoktur; bu, çekin mücerretlik vasfının bir gereğidir. Kötüniyet iddiası salt ticari defter kayıtlarının incelenmesiyle ispatlanamaz.

Emsal değeri

Çeki ciro yoluyla iktisap eden hamile karşı, düzenleyen ile önceki hamil arasındaki şahsi def'ilerin ancak hamilin kötüniyetinin ispatı halinde ileri sürülebileceği ve bu ispat yükünün def'iyi ileri sürene ait olduğu, hamilin çeki edinme nedenini açıklama zorunluluğu bulunmadığı yönünden emsal niteliktedir; BAM kararı olarak ikna edici (bağlayıcı olmayan) değer taşır.

Kavramlar: menfi tespit çek istirdatı çekin mücerretliği kötüniyetli hamil şahsi def'i ciro ispat yükü

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1186

KARAR NO 2019/740

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/11/2017

NUMARASI 2015/1111 E.- 2017/1449 K.

DAVA

Menfi Tespit-Çek İstirdatı

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/05/2019

Davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen 30.05.2015 tarihli Protokol uyarınca müvekkilinin davalıdan 77.000-TL değerinde kumaş satın aldığını ve buna karşılık 4 adet avans çeki düzenleyerek verdiğini, ancak davalı kumaşları teslim etmediği gibi çekleri de iade etmediğini, çekleri hiçbir ticari ilişkisi olmayan kötüniyetli diğer davalılara ciro ettiğini, davalıların işbirliği içinde hareket ettiklerini ileri sürerek müvekkilinin dava konusu çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, çeklerin istirdatına, mümkün olmaması halinde iptaline, ayrıca kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ..., usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. Diğer davalıların vekilleri ise, davacının şahsi defilerinin iyiniyetli hamil olan müvekkillerine karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkillerinin dava konusu çekleri davalı ...’a fatura karşılığında satmış oldukları mallara karşılık aldıklarını savunarak davanın reddini istemişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketin davalı ... ile kumaş alım satımı konusunda anlaştığı ve 77.000 TL tutarındaki kumaş bedeline karşılık dava konusu çekleri avans olarak davalı ...'a verdiği, davalının teslimi gereken kumaşları teslim etmediği gibi çekleri de iade etmeyerek diğer davalılara ciro ettiği, ancak davacının şahsi defilerini sadece davalı ...'e karşı ileri sürebileceği, iyi niyetli 3. kişi durumundaki diğer davalılar yönünden davacının iddialarının dinlenmeyeceği, davalıların ağır kusur yada kötü niyetle hareket ettiklerine dair herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davalı ... yönelik davanın kabulüne, diğer davalılara yönelik davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş.’nin ticari defterlerinin incelenmediğini, bir fatura fotokopisine dayalı olarak davalı ... ile aralarında ticari ilişki olduğu kanaatine varıldığını, oysa ticari ilişkiden söz edebilmek için faturanın lehe delil vasfını haiz ticari defterlere işlenmesinin de gerektiğini, aynı şekilde diğer davalı şirketlerin ticari defterlerinin de incelenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda bu şirketlerin davalı ...’tan olan alacaklarına ilişkin bir irdeleme yapılmamış olmasının da doğru olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davalı şirketler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, mal alımına karşılık avans olarak verilip bedelsiz kaldığı ileri sürülen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve çeklerin istirdatı, mümkün olmaması halinde iptali istemine ilişkindir. TTK 792.maddesi hükmü uyarınca çekin istirdatının talep edilebilmesi için, çekin rıza dışı elden çıkması gerektiği açık olup, somut olayda böyle bir iddia söz konusu olmadığına göre davacının bu madde hükmü uyarınca çeklerin istirdatını istemesi mümkün değildir. Bu nedenle davacı talebinin İİK 72.maddesi uyarınca menfi tespit ve çeklerin iptali istemi olarak değerlendirilmesi gerekmiştir. Davacı davalı ... ile arasındaki mal alım-satımına ilişkin 30.05.2015 tarihli bir protokol sunmuş, davacının ticari defterleri incelenmiş ve ilk derece mahkemesince dava konusu çeklerin davalı ...’a avans olarak verildiği ve karşılığında mal teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı yönündeki iddia haklı görülerek davalı ...’e ...’a yönelik açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş, bu hüküm davalı ...

tarafından istinaf edilmemiştir. O halde davacının davalı ...’a yönelik bedelsizlik iddiasını ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Öte yandan TTK 687/1 maddesi “ Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” hükmünü haizdir. Aynı yasanın 818/1-e maddesi uyarınca aynı hüküm çekler hakkında da geçerlidir. Buna göre davacının, davalı şirketlerin bu çekleri iktisaplarında kötüniyetli oldukları hususunu ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalı şirketlerin çekleri edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.

Somut olayda davalı şirketler çekleri davalı ...’a satmış oldukları mallara karşılık aldıklarını savunmuşlar, davalılar ... Ltd. Şti. ve ...Ltd. Şti.’nin ticari defter ve kayıtları ile davalı ... Ltd. Şti. tarafından sunulan mal satış faturası da bu savunmalarını doğrulamıştır. Kaldı ki yukarıda da belirtildiği gibi ispat yükü davacıda olup, davalı ... Ltd. Şti.’nin ticari defterlerinin incelenmemiş olmasının davanın esasına bir etkisi bulunmamaktadır, zira kötüniyet iddiasının salt ticari defter kayıtları ile ispatı mümkün değildir. Davacı delil listesinde tanık deliline de dayanmış ise de yargılama sırasında bu yönde bir talebi olmadığı gibi, bu husus istinaf konusu da edilmemiştir. O halde davacının, davalı şirketlere yönelik kötüniyet iddiasını ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılmış ve ilk derece mahkemesince davalı şirketlere yönelik davanın reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 44,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL nin mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi .

23. 05.2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.