Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1926 E. 2021/3348 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kamu düzeni↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Ziraat Bankası A.Ş kayıtlarında ...'in ... nolu tasarruf teşvik hesabına 766.640,041 TL (eski para birimi-766,64 TL) yatırıldığının görüldüğü, davacının dava dilekçesinde yatırıldığını iddia ettiği dönemlere ilişkin tasarruf teşvik kesintilerinin hesabına yatırılmamış olduğunun anlaşıldığı, davacının hesabına yatırılan tutarın 15/09/2016 tarihinde 5.010,29 TL Neması ile birlikte ödendiğini, daha önceden alınan bilirkişi raporunda da Parsat Makine San. ve Paz. A.Ş ile Birlik Madencilik San ve Tic. A.Ş 'de çalışıp bu şirketlerden gelen yazı cevabından da bankaya yatırılmamış olup, Mülga 3417 ve 4853 sayılı Kanun kapsamında yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediklerinin tespit edildiği, davacının konu ettiği tasarrufu teşvik kesintilerinin evveliyetle işverenler tarafından Ziraat Bankasına yatırılmadığı ve bu cevaplara itibar edilmesi halinde davalı bankanın sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı bankanın sorumluluğuna dayalı bir alacak davasıdır. Davacı, işverenin tasarruf teşvikine esas tüm ödemeleri yaptığını, üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak davalı bankanın yapılan ve kendisine intikal ettirilen kesintilerin bir kısmını ilgili hesaplara geçirmemesi, ödeme tablosuna yansıtılmaması nedeniyle kendisine eksik ödeme yapıldığını ileri sürmektedir. Nitekim mahkemece verilen 10.12.2013 tarihli karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, davada bankanın sorumluluğuna dayanıldığı gerekçesiyle ve eksik incelemeye dayalı olarak Dairemizin 24.11.2014 tarihli kararıyla davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozma ilamının gereğinin tam olarak yerine getirildiğinden söz edilemez. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında sadece banka kayıtları üzerinden yapılan inceleme ile sonuca varıldığı anlaşılmaktadır. Halbuki davacı yan, işbu davada, yukarıda da belirtildiği üzere, işverenlerince düzenlenen kesinti icmal bordrolarına delil olarak dayanmış olup kesintilerin bankaya yatırılmasına rağmen kayıtlara intikal ettirilmediğini ileri sürmüş olmakla, yapılacak incelemede işverenlerce tanzim edilen şahış icmal bordrolarında davacı adına yapılan kesintilerin dekont numaralarının da gösterildiği gözönünde tutulması gerekmektedir. Bu meyanda, mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 221. maddesi çerçevesinde dava dışı işverenlerden Parsat Makine San. ve Paz. A.Ş. ile Birlik Madencilik San. ve Tic. A.Ş.'nden ve gerekirse davalı bankadan dekont örneklerinin istenmesi, davacıya ait işverenler tarafından yapılan ve uyuşmazlığa konu kesintilerin dekont ile davalı bankaya yatırıldıkları tespit edildiği takdirde, bunların davalı banka kayıtlarında ne sebeple yer almadığı hususları üzerinde durulması, aksi bir durumun varlığının anlaşılması halinde ise işin kamu düzenine de ilişen niteliği 4853 sayılı Kanun'un 8. maddesi de gözetilerek bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın ispatlanamadığına ilişen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1981 E. 2013/3192 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaNitekim mahkemece verilen 10.12.2013 tarihli karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, davada bankanın sorumluluğuna dayanıldığı gerekçesiyle ve «eksik incelemeye» dayalı olarak Dairemizin 24.11.2014 tarihli kararıyla davacı yararına bozulmuştur.
… edildiği takdirde, bunların davalı banka kayıtlarında ne sebeple yer almadığı hususları üzerinde durulması, aksi bir durumun varlığının anlaşılması halinde ise işin «kamu düzenine» de ilişen niteliği 4853 sayılı Kanun'un 8. maddesi de gözetilerek bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın ispatlanamadığına ilişen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… erinde de inceleme yaptırılıp kural olarak tasarrufu teşvik kesintilerinin davacının işverenince yatırılması halinde davalı bankanın sorumlu olacağı kabul edilerek, «denetime elverişli» bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:para alacağı · ek prim · denetime elverişlilik · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve «görevsizlik» kararı veren İş Mahkemesince alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, icmal bordroları ile davacı adına davalı bankaya yatırılan tutarın kanıtladığı, ancak davalı bankaca anılan paranın akıbeti konusunda bir açıklama yapılamadığı, bu nedenle dava konusu miktarın davalı banka nezdinde bulunduğunun kabul edildiği, 3417 sayılı kanun gereğince bankaya yatırılmayan tasarruf kesintilerinden işverenin sorumlu olduğu ancak, bankaya yatırılan kesintilerin bankanın sorumluluğunda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 149,20 TL ana «para alacağı» ile 1.402,80 TL nema alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Anılan raporda, tasarrufu teşvik «primlerinin» yatırılmasıyla ilgili olarak 3417 ve 4853 sayılı Kanunlar ile ilgili tebliğler kapsamında tarafların ve dava dışı işverenin yükümlülüklerinin neler olduğu açıklanmamış, davacı hesabından kesilen tasarrufu teşvik primlerinin davalı banka kayıtlarına düzgün bir şekilde aktarılıp aktarılmadığı ile aktarılmamasında davacının veya dava dışı işverenin kusurunun olup olmadığı üzerinde hiç durulmamış, iddia ve savunma yeterince değerlendirilmeyerek davacı alacağının nasıl hesaplandığı «denetime elverişli» şekilde açıklanmamıştır.
Zira bilirkişi, davaya konu uyuşmazlık konusunda uzman olmadığı gibi düzenlediği rapor da «denetime elverişli» değildir.
… erinde de inceleme yaptırılıp kural olarak tasarrufu teşvik kesintilerinin davacının işverenince yatırılması halinde davalı bankanın sorumlu olacağı kabul edilerek, «denetime elverişli» bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7672 E. 2012/10294 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · ek prim · denetime elverişlilik · kusur · ibraz · teslim
Benzer bu kararda… kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı firmanın tasarrufu teşvik fonu kapsamında mevcut düzenleme doğrultusunda düzenlediği üç aylık şahıs bildirim «formlarını» «teslim» ettiği, kişiler adına bu bedelleri yatırdığı, belgelerin banka tarafından teslim alındığı, işçiler tarafından başvurulmasına rağmen bu belgeleri «ibraz» edemediği, işçilerin mağduriyetine sebep olduğu, açılan davalar sonucu davacının tazminatlar ödediği, davalının bedelleri aldığı, ticari faaliyetinde kullandığı, ş …
Davacı taraf, çalıştırdığı işçilerle ilgili olarak davalı bankaya yatırılan tasarrufu teşvik «primlerinin» düzenli şekilde hesaba alınmadığını, dava dışı işçilerin bu nedenle kendisi aleyhine açtıkları davaların kabul edildiğini, tazminat ödemek zorunda kaldığını, davalının «kusuru» ile bu zararının meydana geldiğini ileri sürmüştür.
Davalı taraf ise, tasarrufu teşvik «primlerinin» 3417 ve 4853 sayılı Kanunlar ve bu kanunlara dayalı çıkarılan tebliğler gereği tahsil edildiğini, davacının, üç aylık kişi ve icmal bordrolarını ilgili tebliğlere uygun şekilde düzenli bildirmediğini, hesap numarası ve diğer kayıtları tam sunmadığını, kesintileri doğru yansıtmadığını, manyetik ortamda yaptığı «teslimdeki» eksiklikleri gidermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Zira, bilirkişi uzman olmadığı gibi rapor da «denetime elverişli» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1926 E. , 2021/3348 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.11.2019 tarih ve 2015/89-2019/481 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Çukurova İthalat ve İhracat A.Ş'de çalıştığı sırada yürürlüğe giren 3417 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca tasarrufu teşvik için kesilen paranın davalı Banka'daki hesaba yatırıldığını, 4853 sayılı Kanun uyarınca da 766,64 TL ana para, 5.010,29 TL nema tutarının müvekkiline ödendiğini, aynı Kanun'un 4'üncü maddesinde T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü'nde hak sahipleri adına açılan Tasarrufu Teşvik Hesabı kayıtlarının esas alınacağının düzenlendiğini, 1991, 1995, 1996, 1997, 1999, 2000 yıllarında işverence yapılan bir kısım kesintinin ödemeye esas döküme yansımadığı, sigortalı hizmet dökümü ve iş yeri şahsi sicil dosyasından görüleceği üzere müvekkilinin çalışmalarının herhangi bir kesintiye uğramadan devam ettiği, aynı şekilde tasarruf kesintisi şahıs icmal tablosunda işverenin anaparaları davalı Banka'ya düzenli olarak yatırdığının görüleceğini, bu durumda müvekkilinin anılan dönemdeki çalışmasında işveren şirketin, ücret kesintisi ve katkı payı eklemesi yaparak çıkan toplam miktarı müvekkiline ait tasarrufu teşvik hesabına yatırmakla ilgili sorumluluğunu yerine getirdiğini, ancak her nasılsa tasarrufu teşvik hesabına geçmeyen kesintilerin, müvekkiline 4853 ve 3417 sayılı Kanunlar gereği ödenmediğini ileri sürerek 1991 yılı Ekim, Kasım, Aralık ayları, 1995, 1996, 1997, 1999 yılının Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları, 2000 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarına ilişkin kesintilerin işveren şirketçe tasarrufa teşvik fonuna aktarıldığının tespiti ile şimdilik Şubat 2010 ayı için hesaplanan 10.685.084 TL'nin dava tarihinden sonraki kısmı içinde aylık TÜFE (yıl sonunda yüzde 5 ilave) ile nemasıyla tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sadece yetkili makamlardan verilen emir ve talimatlar doğrultusunda hareket ettiğini, Tasarruf Teşvik Fonu hesaplarının Banka'da bulunmasının sadece bankacılık mevzuatının gerektirdiği yetkileri verdiğini, dolayısıyla her hesap sahibi müşterisinde olduğu gibi, tasarruf teşvik fonu hesaplarında da vekil sıfatıyla hareket ettiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Ziraat Bankası A.Ş kayıtlarında ...'in ... nolu tasarruf teşvik hesabına 766.640,041 TL (eski para birimi-766,64 TL) yatırıldığının görüldüğü, davacının dava dilekçesinde yatırıldığını iddia ettiği dönemlere ilişkin tasarruf teşvik kesintilerinin hesabına yatırılmamış olduğunun anlaşıldığı, davacının hesabına yatırılan tutarın 15/09/2016 tarihinde 5.010,29 TL Neması ile birlikte ödendiğini, daha önceden alınan bilirkişi raporunda da Parsat Makine San. ve Paz. A.Ş ile Birlik Madencilik San ve Tic. A.Ş 'de çalışıp bu şirketlerden gelen yazı cevabından da bankaya yatırılmamış olup, Mülga 3417 ve 4853 sayılı Kanun kapsamında yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediklerinin tespit edildiği, davacının konu ettiği tasarrufu teşvik kesintilerinin evveliyetle işverenler tarafından Ziraat Bankasına yatırılmadığı ve bu cevaplara itibar edilmesi halinde davalı bankanın sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı bankanın sorumluluğuna dayalı bir alacak davasıdır. Davacı, işverenin tasarruf teşvikine esas tüm ödemeleri yaptığını, üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak davalı bankanın yapılan ve kendisine intikal ettirilen kesintilerin bir kısmını ilgili hesaplara geçirmemesi, ödeme tablosuna yansıtılmaması nedeniyle kendisine eksik ödeme yapıldığını ileri sürmektedir. Nitekim mahkemece verilen 10.12.2013 tarihli karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, davada bankanın sorumluluğuna dayanıldığı gerekçesiyle ve eksik incelemeye dayalı olarak Dairemizin 24.11.2014 tarihli kararıyla davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozma ilamının gereğinin tam olarak yerine getirildiğinden söz edilemez. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında sadece banka kayıtları üzerinden yapılan inceleme ile sonuca varıldığı anlaşılmaktadır. Halbuki davacı yan, işbu davada, yukarıda da belirtildiği üzere, işverenlerince düzenlenen kesinti icmal bordrolarına delil olarak dayanmış olup kesintilerin bankaya yatırılmasına rağmen kayıtlara intikal ettirilmediğini ileri sürmüş olmakla, yapılacak incelemede işverenlerce tanzim edilen şahış icmal bordrolarında davacı adına yapılan kesintilerin dekont numaralarının da gösterildiği gözönünde tutulması gerekmektedir. Bu meyanda, mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 221.
maddesi çerçevesinde dava dışı işverenlerden Parsat Makine San. ve Paz. A.Ş. ile Birlik Madencilik San. ve Tic. A.Ş.'nden ve gerekirse davalı bankadan dekont örneklerinin istenmesi, davacıya ait işverenler tarafından yapılan ve uyuşmazlığa konu kesintilerin dekont ile davalı bankaya yatırıldıkları tespit edildiği takdirde, bunların davalı banka kayıtlarında ne sebeple yer almadığı hususları üzerinde durulması, aksi bir durumun varlığının anlaşılması halinde ise işin kamu düzenine de ilişen niteliği 4853 sayılı Kanun'un 8. maddesi de gözetilerek bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın ispatlanamadığına ilişen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.04.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemece bozma ilamına uyulup, davacı tarafından ilgili şirketlerden alınan şahıs icmal bordrolarının banka kayıtlarıyla karşılaştırma suretiyle inceleme yapılıp rapor alınmıştır. Davacı tarafın dayanağı şahıs icmal bordrolarında gösterilen dekontlar, davacı tarafından ibraz edilmemiştir. Şahıs icmal bordroları davacının çalışmış olduğu işveren şirketler tarafından düzenlenmiş olup, davalı bankanın bordrolar üzerinde de paraf veya onayı bulunmamaktadır. Bu durumda dayanak dekontlar davacı tarafından ibraz edilmediğine göre, söz konusu şahıs icmal bordrolarının davalı bankayı bağlayan bir yönü bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının onanması gerekirken yazılı şekilde davacının temyiz istemlerinin kabulü ile kararın bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/655880900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz