Tazminat | Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/1981 E. 2013/3192 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli rapor↗ para alacağı↗ ek prim↗ denetime elverişlilik↗ görevsizlik kararı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve görevsizlik kararı veren İş Mahkemesince alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, icmal bordroları ile davacı adına davalı bankaya yatırılan tutarın kanıtladığı, ancak davalı bankaca anılan paranın akıbeti konusunda bir açıklama yapılamadığı, bu nedenle dava konusu miktarın davalı banka nezdinde bulunduğunun kabul edildiği, 3417 sayılı kanun gereğince bankaya yatırılmayan tasarruf kesintilerinden işverenin sorumlu olduğu ancak, bankaya yatırılan kesintilerin bankanın sorumluluğunda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 149,20 TL ana para alacağı ile 1.402,80 TL nema alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu karar vermeye yeterli değildir. Zira bilirkişi, davaya konu uyuşmazlık konusunda uzman olmadığı gibi düzenlediği rapor da denetime elverişli değildir. Anılan raporda, tasarrufu teşvik primlerinin yatırılmasıyla ilgili olarak 3417 ve 4853 sayılı Kanunlar ile ilgili tebliğler kapsamında tarafların ve dava dışı işverenin yükümlülüklerinin neler olduğu açıklanmamış, davacı hesabından kesilen tasarrufu teşvik primlerinin davalı banka kayıtlarına düzgün bir şekilde aktarılıp aktarılmadığı ile aktarılmamasında davacının veya dava dışı işverenin kusurunun olup olmadığı üzerinde hiç durulmamış, iddia ve savunma yeterince değerlendirilmeyerek davacı alacağının nasıl hesaplandığı denetime elverişli şekilde açıklanmamıştır.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin rapora yönelik esaslı itirazları da dikkate alınarak, aralarında bankacı ile iş ve sosyal güvenlik uzmanının bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde ve gerektiğinde banka kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılıp kural olarak tasarrufu teşvik kesintilerinin davacının işverenince yatırılması halinde davalı bankanın sorumlu olacağı kabul edilerek, denetime elverişli bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7672 E. 2012/10294 K.
Ortak:ek prim · denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaAnılan raporda, tasarrufu teşvik «primlerinin» yatırılmasıyla ilgili olarak 3417 ve 4853 sayılı Kanunlar ile ilgili tebliğler kapsamında tarafların ve dava dışı işverenin yükümlülüklerinin neler olduğu açıklanmamış, davacı hesabından kesilen tasarrufu teşvik primlerinin davalı banka kayıtlarına düzgün bir şekilde aktarılıp aktarılmadığı ile aktarılmamasında davacının veya dava dışı işverenin kusurunun olup olmadığı üzerinde hiç durulmamış, iddia ve savunma yeterince değerlendirilmeyerek davacı alacağının nasıl hesaplandığı «denetime elverişli» şekilde açıklanmamıştır.
Zira bilirkişi, davaya konu uyuşmazlık konusunda uzman olmadığı gibi düzenlediği rapor da «denetime elverişli» değildir.
… erinde de inceleme yaptırılıp kural olarak tasarrufu teşvik kesintilerinin davacının işverenince yatırılması halinde davalı bankanın sorumlu olacağı kabul edilerek, «denetime elverişli» bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı taraf, çalıştırdığı işçilerle ilgili olarak davalı bankaya yatırılan tasarrufu teşvik «primlerinin» düzenli şekilde hesaba alınmadığını, dava dışı işçilerin bu nedenle kendisi aleyhine açtıkları davaların kabul edildiğini, tazminat ödemek zorunda kaldığını, davalının «kusuru» ile bu zararının meydana geldiğini ileri sürmüştür.
Davalı taraf ise, tasarrufu teşvik «primlerinin» 3417 ve 4853 sayılı Kanunlar ve bu kanunlara dayalı çıkarılan tebliğler gereği tahsil edildiğini, davacının, üç aylık kişi ve icmal bordrolarını ilgili tebliğlere uygun şekilde düzenli bildirmediğini, hesap numarası ve diğer kayıtları tam sunmadığını, kesintileri doğru yansıtmadığını, manyetik ortamda yaptığı «teslimdeki» eksiklikleri gidermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Zira, bilirkişi uzman olmadığı gibi rapor da «denetime elverişli» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · kusur · ibraz · teslim
Benzer bu kararda… kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı firmanın tasarrufu teşvik fonu kapsamında mevcut düzenleme doğrultusunda düzenlediği üç aylık şahıs bildirim «formlarını» «teslim» ettiği, kişiler adına bu bedelleri yatırdığı, belgelerin banka tarafından teslim alındığı, işçiler tarafından başvurulmasına rağmen bu belgeleri «ibraz» edemediği, işçilerin mağduriyetine sebep olduğu, açılan davalar sonucu davacının tazminatlar ödediği, davalının bedelleri aldığı, ticari faaliyetinde kullandığı, ş …
Davacı taraf, çalıştırdığı işçilerle ilgili olarak davalı bankaya yatırılan tasarrufu teşvik «primlerinin» düzenli şekilde hesaba alınmadığını, dava dışı işçilerin bu nedenle kendisi aleyhine açtıkları davaların kabul edildiğini, tazminat ödemek zorunda kaldığını, davalının «kusuru» ile bu zararının meydana geldiğini ileri sürmüştür.
Davalı taraf ise, tasarrufu teşvik «primlerinin» 3417 ve 4853 sayılı Kanunlar ve bu kanunlara dayalı çıkarılan tebliğler gereği tahsil edildiğini, davacının, üç aylık kişi ve icmal bordrolarını ilgili tebliğlere uygun şekilde düzenli bildirmediğini, hesap numarası ve diğer kayıtları tam sunmadığını, kesintileri doğru yansıtmadığını, manyetik ortamda yaptığı «teslimdeki» eksiklikleri gidermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1926 E. 2021/3348 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… erinde de inceleme yaptırılıp kural olarak tasarrufu teşvik kesintilerinin davacının işverenince yatırılması halinde davalı bankanın sorumlu olacağı kabul edilerek, «denetime elverişli» bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaNitekim mahkemece verilen 10.12.2013 tarihli karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, davada bankanın sorumluluğuna dayanıldığı gerekçesiyle ve «eksik incelemeye» dayalı olarak Dairemizin 24.11.2014 tarihli kararıyla davacı yararına bozulmuştur.
… edildiği takdirde, bunların davalı banka kayıtlarında ne sebeple yer almadığı hususları üzerinde durulması, aksi bir durumun varlığının anlaşılması halinde ise işin «kamu düzenine» de ilişen niteliği 4853 sayılı Kanun'un 8. maddesi de gözetilerek bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın ispatlanamadığına ilişen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni
Benzer bu kararda… edildiği takdirde, bunların davalı banka kayıtlarında ne sebeple yer almadığı hususları üzerinde durulması, aksi bir durumun varlığının anlaşılması halinde ise işin «kamu düzenine» de ilişen niteliği 4853 sayılı Kanun'un 8. maddesi de gözetilerek bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın ispatlanamadığına ilişen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/1981 E. , 2013/3192 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....09.2011 tarih ve 2011/412-2011/845 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ ....620 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde açılan tasarruf teşvik hesabında biriken ana para ve nemasının, yatırılan primlere göre ana paranın az gözükmesi nedeniyle herhangi bir tasfiye alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davalı tarafından ödenmediğini, davalı bankanın işverenden tahsil ettiği primleri zimmetine geçirdiğini ileri sürerek, her türlü dava ve talep hakkını saklı tutarak 800.00 TL tasarrufu teşvik alacağı ve nemalarının ödeme günlerinden itibaren yasal faizinden az olmamak üzere ve 4853 sayılı kanuna göre nemalandırılmak suretiyle tahsilini talep ve dava etmiş, ....06.2010 tarihinde talebini 1.552.00 TL olarak ıslah etmiştir
Davalı vekili, müvekkili nezdinde davacı adına açılmış bir hesabın bulunmadığını, müvekkilinin ödemelerle ilgili aracılık etmek dışında bir görevinin bulunmadığını ve Hazine Müsteşarlığı'nın talimatları doğrultusunda işlem yaptığını, müvekkilinin husumetinin bulunmadığını, davacının işverenince kesintilerin müvekkili kayıtlarına intikalinin sağlanmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve görevsizlik kararı veren İş Mahkemesince alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, icmal bordroları ile davacı adına davalı bankaya yatırılan tutarın kanıtladığı, ancak davalı bankaca anılan paranın akıbeti konusunda bir açıklama yapılamadığı, bu nedenle dava konusu miktarın davalı banka nezdinde bulunduğunun kabul edildiği, 3417 sayılı kanun gereğince bankaya yatırılmayan tasarruf kesintilerinden işverenin sorumlu olduğu ancak, bankaya yatırılan kesintilerin bankanın sorumluluğunda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 149,20 TL ana para alacağı ile 1.402,80 TL nema alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu karar vermeye yeterli değildir. Zira bilirkişi, davaya konu uyuşmazlık konusunda uzman olmadığı gibi düzenlediği rapor da denetime elverişli değildir. Anılan raporda, tasarrufu teşvik primlerinin yatırılmasıyla ilgili olarak 3417 ve 4853 sayılı Kanunlar ile ilgili tebliğler kapsamında tarafların ve dava dışı işverenin yükümlülüklerinin neler olduğu açıklanmamış, davacı hesabından kesilen tasarrufu teşvik primlerinin davalı banka kayıtlarına düzgün bir şekilde aktarılıp aktarılmadığı ile aktarılmamasında davacının veya dava dışı işverenin kusurunun olup olmadığı üzerinde hiç durulmamış, iddia ve savunma yeterince değerlendirilmeyerek davacı alacağının nasıl hesaplandığı denetime elverişli şekilde açıklanmamıştır.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin rapora yönelik esaslı itirazları da dikkate alınarak, aralarında bankacı ile iş ve sosyal güvenlik uzmanının bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde ve gerektiğinde banka kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılıp kural olarak tasarrufu teşvik kesintilerinin davacının işverenince yatırılması halinde davalı bankanın sorumlu olacağı kabul edilerek, denetime elverişli bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 22.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487464500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz