İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2851 E. 2021/2578 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşeron sözleşmesi↗ delil değerlendirmesi↗ cari hesap↗ ispat yükü↗ fatura↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının yasal yevmiye defterlerinin kayıtlarının detaylı tutulmadığı, kayıtların ana hesaplarda takip edildiği, kişi bazında alt hesapların açılmamış olduğu, fatura ve tahsilat kayıtlarının kimlere ait olduğunun takibinin mümkün olmadığı, cari hesaplar yani borçlu ve alacaklıların kimler olduğunun ve tutarlarının ne kadar olduğu gösterilmediğinden yevmiye defterlerinin delil teşkil edemeyeceği, davacı defter kayıt ve belgelerine göre bir alacağının olmadığı, davacının, davalının dava dışı kişi ile ilgili olan taşeron sözleşmesinin tarafı olmadığı, davacının defter ve kayıtlarının davacı lehine delil olarak değerlendirilemeyeceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı kendi defter ve kayıtlarına dayanarak sözkonusu faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ispatlayamamış ise de, davalının ödeme emrine dair vermiş olduğu 12.11.2012 tarihli itiraz dilekçesinde “yukarıdaki alacaklı firmadan patlayıcı madde alındığı ve borç miktarı doğrudur” demekle ispat yükünü üzerine aldığı görülmekle mahkemece delillerin takdirinde, ispat yükünün tayininde hataya düşülmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kooperatif ortaklığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14126 E. 2010/11763 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · hisse devir sözleşmesi · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, davalı «temsilcisi» temyiz itirazlarında davacının hissesini 11.04.2006 tarihinde dava dışı ...’a devrettiğini, «ortaklık sıfatı» kalmadığını ileri sürmüştür.
Temyiz aşamasında dosya arasına alınan Havran Noterliği’nin 11.04.2006 tarih 01170 yevmiye nolu “kooperatif «hisse devir sözleşmesi»” ile davacı ...’nın davalı kooperatifte sahip olduğu hissesini dava dışı ...’a devrettiği anlaşılmıştır.
Davalı kooperatif «yönetim kurulu» 25.04.2006 tarihli kararı ile bu devir sözleşmesini benimseyerek davacı ...’nın ortaklığının düşürülmesine, ...’ın ortaklığa kabulüne karar vermiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2851 E. , 2021/2578 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.11.2014 tarih ve 2013/36-2014/643 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, davacıdan aldığı patlayıcı maddelerin bedelini ödemediğini, cari hesap nedeniyle davalı aleyhine başlatılan takibe, davalının, dava dışı 3. kişilerle yapılan sözleşmenin kendisini bağlamadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, ancak davacının taraf olmadığı sözleşme ilgili hususların sözleşme taraflarıın iç ilişkisine ilişkin olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir. Davalı şirket temsilcisi duruşmadaki beyanında, taşeron şirket olduklarını, ruhsat sahibi olan Akan Madencilik yerine kendilerinin davalı olarak gösterildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının yasal yevmiye defterlerinin kayıtlarının detaylı tutulmadığı, kayıtların ana hesaplarda takip edildiği, kişi bazında alt hesapların açılmamış olduğu, fatura ve tahsilat kayıtlarının kimlere ait olduğunun takibinin mümkün olmadığı, cari hesaplar yani borçlu ve alacaklıların kimler olduğunun ve tutarlarının ne kadar olduğu gösterilmediğinden yevmiye defterlerinin delil teşkil edemeyeceği, davacı defter kayıt ve belgelerine göre bir alacağının olmadığı, davacının, davalının dava dışı kişi ile ilgili olan taşeron sözleşmesinin tarafı olmadığı, davacının defter ve kayıtlarının davacı lehine delil olarak değerlendirilemeyeceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı kendi defter ve kayıtlarına dayanarak sözkonusu faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ispatlayamamış ise de, davalının ödeme emrine dair vermiş olduğu 12.11.2012 tarihli itiraz dilekçesinde “yukarıdaki alacaklı firmadan patlayıcı madde alındığı ve borç miktarı doğrudur” demekle ispat yükünü üzerine aldığı görülmekle mahkemece delillerin takdirinde, ispat yükünün tayininde hataya düşülmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/655805900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz