Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3565 E. 2021/1991 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harca esas değer↗ işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2019/3565 E. , 2021/1991 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.02.2018 gün ve 2015/324 - 2018/183 sayılı kararı onayan - bozan Daire'nin 06.05.2019 gün ve 2018/1940 - 2019/3431 sayılı kararı aleyhinde karşı davacı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 440/III-1'inci maddesi uyarınca 01.01.2019 tarihinden itibaren karar düzeltme sınırı 19.680,00 TL'ye yükseltilmiştir.
Davacı, Şişli 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/17071 Esas sayılı takip dosyasına borçlu olmadığını ileri sürerek anılan dosyada 8.544,80 USD (13.312,80 TL) borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı- karşı davacı ise menfi tespit davasının reddini, Şişli 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/17071 Esas sayılı dosyasına karşı davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiş olup karşı dava tarihinde harca esas değeri 8.544,80 USD (12.495,06 TL) olarak göstermiştir. Mahkemece, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının takip dosyasında takip tutarının 86,30 USD'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı dava yönünden davanın kısmen kabulüne, davacı karşı davalının İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün 2014/27576 E. sayılı (Şişli 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/17071 E.) takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 7.884,31 USD asıl alacak, 574,19 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.458,50 USD miktar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte ödeme tarihindeki efektif satış kuru karşılığı icra takibi giderleri ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davacı- karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.05.2019 tarih ve 2018/1940 Esas- 2019/3431 Karar sayılı ilamı ile karar, karşı dava yönünden bozulmuştur. Karşı dava yönünden verilen bozma ilamına karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuşsa da karşı davada dava değeri 8.544,80 USD'nin dava tarihindeki kur üzerinden karşılığı yukarıda belirtilen karar düzeltme sınırının altında kalmaktadır. Bu durumda, karşı davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11022 E. 2014/20291 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · menfi tespit
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2009/17071 Esas sayılı dosyasına karşı davalının itirazının iptali ile «icra inkar tazminatının» tahsilini talep etmiş olup karşı dava tarihinde «harca esas değeri» 8.544,80 USD (12.495,06 TL) olarak göstermiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2009/17071 Esas sayılı takip dosyasına borçlu olmadığını ileri sürerek anılan dosyada 8.544,80 USD (13.312,80 TL) borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı- karşı davacı ise «menfi tespit» davasının reddini, Şişli 7.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü 2009/17071) Esas sayılı «icra takibine itirazının» kısmen iptaline, 8.279,62 USD toplam alacağın, bu tutar içerisindeki 7.884,31 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince dolar faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takdiren %40 oranı üzerinden hesap edilen 5.261,20 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
1- Davacı asıl davada, Şişli 7.İcra Müdürlüğü’nün 2009/17071 Esas sayılı dosyasında aleyhine başlatılan icra takibindeki alacak iddiasına karşı «menfi tespit davası» açmış olup, her ne kadar mahkemece yazılı gerekçeyle «hukuki yarar» yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, menfi tespit davasının itirazın iptali davasından önce açılmış olması ve borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğu nazara alınıp işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, asıl davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit davası · tespit davası · dava şartı yokluğu · icra takibine itiraz · olumsuz oy · hukuki yarar
Benzer bu kararda1- Davacı asıl davada, Şişli 7.İcra Müdürlüğü’nün 2009/17071 Esas sayılı dosyasında aleyhine başlatılan icra takibindeki alacak iddiasına karşı «menfi tespit davası» açmış olup, her ne kadar mahkemece yazılı gerekçeyle «hukuki yarar» yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, menfi tespit davasının itirazın iptali davasından önce açılmış olması ve borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğu nazara alınıp işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, asıl davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın asıl davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve benimsenen 3. bilirkişi raporuna göre, asıl davanın, davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığından, dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 36.
İcra Müdürlüğü 2009/17071) Esas sayılı «icra takibine itirazının» kısmen iptaline, 8.279,62 USD toplam alacağın, bu tutar içerisindeki 7.884,31 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince dolar faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takdiren %40 oranı üzerinden hesap edilen 5.261,20 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece karşı dava hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, karşı davada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın karşı davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1940 E. 2019/3431 K.
Ortak:işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · menfi tespit
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2009/17071 Esas sayılı dosyasına karşı davalının itirazının iptali ile «icra inkar tazminatının» tahsilini talep etmiş olup karşı dava tarihinde «harca esas değeri» 8.544,80 USD (12.495,06 TL) olarak göstermiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2009/17071 E.) takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 7.884,31 USD «asıl alacak», 574,19 USD «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 8.458,50 USD miktar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladığı en yüksek faiziyle bir …
İcra Müdürlüğü'nün 2009/17071 Esas sayılı takip dosyasına borçlu olmadığını ileri sürerek anılan dosyada 8.544,80 USD (13.312,80 TL) borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı- karşı davacı ise «menfi tespit» davasının reddini, Şişli 7.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2009/17071 E. ) takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 7.884,31 USD «asıl alacak», 574,19 USD «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 8.458,50 USD miktar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte ödeme tarihindeki efektif satış kuru karşılığı icra takibi giderleri ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak olan 7.884,31 USD'nin takip tarihindeki karşılığı olan 13.152,60 TL'nin %40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Şti.'den 7.884,31 USD «asıl alacak», 574,19 USD «işlemiş faiz» alacağı olmak üzere toplamda 8.458,50 USD alacağı talep etme hakkı bulunduğu, bu bedelin takipte toplam talep edilen bedelden düşülmesi sonucu davacı karşı davalının «menfi tespit» davasına konu takibin 86,30-USD lik kısmından borçlu olmadığının anlaşıldığı; gerekçesiyle; birleşen dava hakkındaki hüküm ilk bozma ilamına konu edilmemekle kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına»; asıl davanın kısmen kabulü ile davacının İstanbul 36.
İcra Müdürlüğü’nün 2009/17071 E.) sayılı dosyasında davacı karşı davalı aleyhine başlatılan icra takibine dayanak alacak nedeniyle «menfi tespit» istemine ilişkin olan asıl davada, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi taşıyan · usulsüz tebliğ · ödeme emrine itiraz · sorumluluk sınırı · fiili taşıyıcı · ödeme emri tebliği · ödeme emri · taşıyıcının sorumluluğu
Benzer bu kararda… an bilirkişi raporuna göre, asıl dava ve karşı dava yönünden, fiili taşıma işleminin birleşen davalı Alitalia İtalyan Havayollarına ait uçak ile gerçekleştirildiği, «akdi taşıyanın» asıl dava davacısı olduğu, taşınan emtianın 14 paletten oluşup varma yeri olan Kazablanka da 1 adetinin eksik olduğunun tutanak ile tespit edildiği, Varşova Konvansiyonuna göre yükün «ziyaı» halinde «ihbar» zorunluluğunun bulunmadığı, meydana gelen ziyadan «taşıyıcının sorumlu» olduğu, «sorumluluk sınırının» Varşova Konvansiyonu hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, bunun ise zarar anındaki 24 ayar altın olarak değerinin 3.301,2 gr; TL karşılığının 122.474,52 TL; USD karşılığının ise 100.000 USD’ye tekabül ettiği, sigorta şirketinin sigortalısına ödediği 7.963,68 USD ye karşılık %1 lik muhafiyetin mahsubu ile geriye kalan 7.884,31 USD’nin sigorta şirketine ödenmesi gerektiği, zarardan asıl davacı karşı davalı Albatrans ile onun «fiili taşıyıcısı» Alitalia'nın «müteselsilen sorumlu» oldukları, davalı karşı davacı ... şirketinin takip tarihi itibariyle birleşen dosya davalısı ile birlikte davalı Albantras Ltd.
Somut olayda davaya konu icra takibinde «ödeme emrinin» davacı karşı davalıya 30.03.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve anılan tarafça 7 günlük itiraz süresinden sonra 07.04.2009 tarihinde «ödeme emrine itiraz» edildiği ve nihayetinde davacı karşı davalı vekilince 18.05.2009 tarihinde taraflarına yapılan «ödeme emri tebliğinin» usulsüz olduğu ve takipten 31.03.2009 tarihinde haberdar olunduğu iddiasıyla Şişli 3.
İcra Hukuk Mahkemesi açılan «usulsüz tebliğ» «şikayetinin», 7 günlük şikayet süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilerek gönderilen ödeme emrine süresinde itiraz edilmediğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Şu halde, yapılan icra takibine süresinden sonra yapılan itirazın takibin ilerlemesine engel teşkil ettiğinden bahsedilemeyecek olması nedeniyle «ödeme emri» aleyhine yapılan ve hukuken bir sonuç doğurmayan itirazın iptali istemi ile dava açılmasında da davalı karşı davacının «hukuki yararının» varlığından bahsedilemeyeceğinden Mahkemece hukuki yarar yokluğu nedeniyle karşı davanın «usulden reddi» gerekirken işin esasına girilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5209 E. 2023/4993 K.
Ortak:işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · menfi tespit · Menfi Tespit
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2009/17071 Esas sayılı dosyasına karşı davalının itirazının iptali ile «icra inkar tazminatının» tahsilini talep etmiş olup karşı dava tarihinde «harca esas değeri» 8.544,80 USD (12.495,06 TL) olarak göstermiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2009/17071 E.) takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 7.884,31 USD «asıl alacak», 574,19 USD «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 8.458,50 USD miktar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladığı en yüksek faiziyle bir …
İcra Müdürlüğü'nün 2009/17071 Esas sayılı takip dosyasına borçlu olmadığını ileri sürerek anılan dosyada 8.544,80 USD (13.312,80 TL) borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı- karşı davacı ise «menfi tespit» davasının reddini, Şişli 7.
Benzer bu karardaŞti.'den 7.884,31 USD «asıl alacak», 574,19 USD «işlemiş faiz» alacağı olmak üzere toplamda 8.458,50 USD alacağı talep etme hakkı bulunduğu, bu bedelin takipte toplam talep edilen bedelden düşülmesi sonucu davacı karşı davalının «menfi tespit» davasına konu takibin 86,30 USD'lik kısmından borçlu olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle; birleşen dava hakkındaki hüküm ilk bozma ilamına konu edilmemekle kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına»; asıl davanın kısmen kabulü ile davacının takip tutarının 86,30 USD'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine; karşı davanın kısmen kabulü ile davacı karşı davalının takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 7.884,31 USD asıl alacak, 574,19 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.458,50 USD miktar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte ödeme tarihindeki efektif satış kuru karşılığı icra takibi giderleri ile birlikte devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiş, asıl davada davacı karşı davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi taşıyan · haklılık durumu · usulsüz tebliğ · ödeme emrine itiraz · itiraz süresi · sorumluluk sınırı · fiili taşıyıcı · ödeme emri tebliği
Benzer bu kararda… 18/183 K. sayılı kararı ile asıl dava ve karşı dava yönünden, fiili taşıma işleminin birleşen davalı Alitalia İtalyan Havayollarına ait uçak ile gerçekleştirildiği, «akdi taşıyanın» asıl dava davacısı olduğu, taşınan emtianın 14 paletten oluşup varma yeri olan Kazablanka'da 1 adetinin eksik olduğunun tutanak ile tespit edildiği, Varşova Konvansiyonuna göre yükün «ziyaı» halinde «ihbar» zorunluluğunun bulunmadığı, meydana gelen ziyadan «taşıyıcının sorumlu» olduğu, «sorumluluk sınırının» Varşova Konvansiyonu hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, bunun ise zarar anındaki 24 ayar altın olarak değerinin 3.301,2 gr; TL karşılığının 122.474,52 TL; USD karşılığının ise 100.000,00 USD’ye tekabül ettiği, sigorta şirketinin sigortalısına ödediği 7.963,68 USD'ye karşılık %1'lik muhafiyetin mahsubu ile geriye kalan 7.884,31 USD’nin sigorta şirketine ödenmesi gerektiği, zarardan asıl davada davacı karşı davalı Albatrans ile onun «fiili taşıyıcısı» Alitalia'nın «müteselsilen sorumlu» oldukları, davalı karşı davacı ... şirketinin takip tarihi itibariyle birleşen dosya davalısı ile birlikte davalı Albantras Ltd.
Bozma Kararı Dairemizin 06.05.2019 tarih, 2018/1940 E. ve 2019/3431 K. sayılı kararıyla davaya konu icra takibinde «ödeme emrinin» asıl davada davacı karşı davada davalıya 30.03.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve 7 günlük itiraz süresinden sonra 07.04.2009 tarihinde «ödeme emrine itiraz» edildiği ve nihayetinde asıl davada davacı karşı davada davalı vekilince 18.05.2009 tarihinde taraflarına yapılan «ödeme emri tebliğinin» usulsüz olduğu ve takipten 31.03.2009 tarihinde haberdar olunduğu iddiasıyla «usulsüz tebliğ» «şikayetinin», 7 günlük şikayet süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilerek gönderilen ödeme emrine süresinde itiraz edilmediğinin tespit edildiğinin anlaşıldığı, icra takibine süresinden sonra yapılan itirazın takibin ilerlemesine engel teşkil ettiğinden bahsedilemeyecek olması nedeniyle ödeme emri aleyhine yapılan ve hukuken bir sonuç doğurmayan itirazın iptali istemi ile dava açılmasında da asıl davada davalı karşı davada davacının «hukuki yararının» varlığından bahsedilemeyeceğinden Mahkemece hukuki yarar yokluğu nedeniyle karşı davanın «usulden reddi» gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
İcra Hukuk Mahkemesinin 21.05.2009 tarih, 2009/797 E. ve 2009/644 K. sayılı kararıyla «ödeme emrinin tebliğ tarihinin» borçlunun muttali olduğunu beyan ettiği 31.03.2009 tarihi olduğu belirtilerek «itirazın süresi» içinde olduğuna karar verildiğini ancak daha sonra söz konusu «şikayetin» süresinde yapılmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulduğunu bozmaya uyularak verilen şikayetin reddi kararının 21.09.2010 tarihli olduğu, bu kararın ne zaman verileceği ve ne yönde bir karar verileceğinin bilinmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde dava açıldığı sırada yani 09.10.2009 tarihinde «itirazın iptali davası» açılmasında müvekkilinin «hukuki yararın» mevcut olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesi uyarınca dava açıldığı tarihteki «haklılık durumu» dikkate alınarak «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2628 E. 2019/7436 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaDava, 7.544,78 TL alacak için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3565 E. , 2021/1991 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.02.2018 gün ve 2015/324 - 2018/183 sayılı kararı onayan - bozan Daire'nin 06.05.2019 gün ve 2018/1940 - 2019/3431 sayılı kararı aleyhinde karşı davacı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 440/III-1'inci maddesi uyarınca 01.01.2019 tarihinden itibaren karar düzeltme sınırı 19.680,00 TL'ye yükseltilmiştir.
Davacı, Şişli 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/17071 Esas sayılı takip dosyasına borçlu olmadığını ileri sürerek anılan dosyada 8.544,80 USD (13.312,80 TL) borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı- karşı davacı ise menfi tespit davasının reddini, Şişli 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/17071 Esas sayılı dosyasına karşı davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiş olup karşı dava tarihinde harca esas değeri 8.544,80 USD (12.495,06 TL) olarak göstermiştir. Mahkemece, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının takip dosyasında takip tutarının 86,30 USD'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı dava yönünden davanın kısmen kabulüne, davacı karşı davalının İstanbul 36.
İcra Müdürlüğü'nün 2014/27576 E. sayılı (Şişli 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/17071 E.) takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 7.884,31 USD asıl alacak, 574,19 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.458,50 USD miktar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte ödeme tarihindeki efektif satış kuru karşılığı icra takibi giderleri ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davacı- karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.05.2019 tarih ve 2018/1940 Esas- 2019/3431 Karar sayılı ilamı ile karar, karşı dava yönünden bozulmuştur. Karşı dava yönünden verilen bozma ilamına karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuşsa da karşı davada dava değeri 8.544,80 USD'nin dava tarihindeki kur üzerinden karşılığı yukarıda belirtilen karar düzeltme sınırının altında kalmaktadır.
Bu durumda, karşı davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, karşı davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 03.3.2021 oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/655435000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz