6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasfiyesi tamamlanıp terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1258 E. 2023/991 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ek Tasfiye İşlemleri mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edilen bir şirket aleyhine, terkinden önce açılmış ve tasfiye memurunun bilgisinde olan ödenmemiş bir borca ilişkin icra takibi bulunuyorsa, bu borç yasal işlemlerle sonuçlandırılmadıkça tasfiyenin tam ve eksiksiz olarak sona erdiği kabul edilemez; bu durumda TTK 547 uyarınca ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması amacıyla şirketin, sadece bu işlemlerle sınırlı olmak üzere yeniden tescili (ihyası) ve önceki tasfiye memurunun yeniden atanması gerekir.

Ele alınan sorunlar

Terkin edilen şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyasının mümkün olup olmadığı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, her tasfiye edilen şirketin ihyasının mümkün olmadığını, ihya kararı için sebep gösterilmesi gerektiğini, icra takibinin kesinleşmiş olmasının davacı açısından hak kaybı yaratmayacağını, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını, davacının alacağını kaydettirdiğini, tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığını, şirketin aktif malvarlığı bulunmadığını, bu nedenle ek tasfiye işlemi ya da ihya için hukuki sebep ve davacının hukuki yararı bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 547. maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir; mahkeme istemi yerinde bulursa ek tasfiye için yeniden tescile ve bu işlemleri yürütecek tasfiye memuru atanmasına karar verir. Şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesinden söz edilebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekir. Terkin işleminden önce şirket aleyhine açılmış bir icra takibinin bulunması ve bu alacağın tasfiye memurunun bilgisinde olması karşısında, şirketin ödenmeyen borçları için yasal işlemler tamamlanmadıkça tasfiyenin sonlandığı kabul edilemez. Şirketin borçları sona ermedikçe malvarlığı bulunmadığından bahisle tasfiyenin sonlandırılması mümkün değildir; bu durumda ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunludur ve şirketin bu işlemlerle sınırlı olarak ihyasına ve önceki tasfiye memurunun yeniden atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Terkin edilmiş bir şirketin, terkinden önceki bir icra takibi/alacağın tasfiye memurunun bilgisinde olması ve bu borcun ödenmemiş olması halinde TTK 547 kapsamında ek tasfiye için yeniden tescilinin gerekip gerekmediği hususunda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Davacının şirket aleyhine başlatılan icra takibinin devamı ve sonuçlanması için ihya davası açmakta hukuki menfaati/yararı bulunduğu kabul edilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye şirketin ihyası ticaret sicilinden terkin tasfiye memuru tüzel kişiliğin sona ermesi hukuki yarar

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-ç

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1258

KARAR NO 2023/991

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/04/2023

NUMARASI 2022/941 Esas - 2023/269 Karar

DAVA(Asıl ve Birleşen): Şirketin İhyası

Birleşen İstanbul Anadolu 10. ATM'nin 2023/112 Esas Sayılı Dava Dosyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/06/2023

Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın davalı Tasfiye Memuru ... vekili tarafından istinafı üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili asıl ve birleşen davada , müvekkilinin ... Tic. Ltd. Şti.'nde 2007 yılından itibaren çalıştığını İstanbul Anadolu 17.İş mahkemesinin 2019/42 esas sayılı dosyada işçilik alacakları için dava açtığını davanın 5.10.2021 tarihinde karara bağlandığını , karara bağlanan rüçhanlı alacak niteliğindeki işçilik hak ve alacakları ile tazminatların icra takibi ile talep edildiğini ,şirketin tasfiyeye girmesi nedeniyle işçilik alacaklarını 2.3.2022 tarihinde tasfiye memuruna kayıt ettirmelerine rağmen şirketin tasfiyesini sonlandırarak ticaret sicilinden terkin edildiğini ileri sürerek İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki alacakların tahsilini teminen şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili davaya karşı cevap dilekçesi vermemiştir. Birleşen dosya davalısı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddi ile müvekkili lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine başlatılan takibin devamı ve sonuçlanması için dava açmakta hukuki menfaati bulunduğunu, Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti'nin sicil kaydının, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere, terkin edilen şirket hakkında yürütülen icra takibinin devamı, sonuçlanması ve infazı bakımından sınırlı olmak üzere İstanbul Ticaret Siciline yeniden tesciline karar verilmiş, ek tasfiye işlemlerinin de aynı tasfiye memuru tarafından yapılmasına, karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı Tasfiye Memuru ... vekili; tasfiye edilen her şirketin ihya edilmesinin mümkün olmadığını, bu husus kanunun amacına aykırılık teşkil ettiğini, ihya kararı verilmesini gerektiren sebeplerin ortaya konulması gerektiğini, davacının şirket aleyhine işçilik alacaklarının ödenmesi için dava açtığını, davanın karara bağlandığını ve icra takibinin kesinleştiğini, şirket bu aşamalarda tasfiye edilmediğini, dolayısıyla şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi davacı açısından herhangi bir hak kaybına mahal vermediğini,maddi yetersizlik nedeni ile taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını,davacı yan da alacaklarını kaydettirdiğini, müvekkilinin tasfiye sürecini usulüne uygun bir biçimde sona erdirdiğini, şirketin aktif mal varlığı bulunmadığını, dolayısıyla ek tasfiye işlemi yapılmasını gerektirir bir durum ve şirketin ihyası için hiçbir hukuki sebep bulunmadığını, davacının huzurdaki davayı açmasında hukuki yararı da bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.

Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 19/10/2022 tarihinde tescil edildiğinden, sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde ... Ticaret Ltd. Şti'nin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında borçlu olduğu,şirketin ödenmeyen borçları için yasal işlemler tamamlanmadıkça tasfiyenin sonlandığı kabul edilemeyeceğinden davacının ihya talebinde bulunması mümkün bulunmaktadır. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenilen şirket tasfiye suretiyle sicilden terkin edilmiş ise de; terkin işleminden evvel adı geçen şirket aleyhine açılmış icra takibi bulunduğu ,alacağın tasfiye memurunun bilgisinde bulunduğu,şirketin borçları sona ermedikçe malvarlığı olmadığından bahisle tasfiyenin sonlandırılmasının mümkün olmadığı, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ve bu nedenle şirketin belirtilen işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına ve önceki tasfiye memurunun atanmasına karar verilmesin de bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memuru vekilinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 108-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/06/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/65410 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.