İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3518 E. 2021/208 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takibin durdurulması↗ delillerin toplanmaması↗ dava şartı yokluğu↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre özellikle 05.11.2013 tarihli dilekçeyi "takibe itiraz" olarak kabul etmediği, bunun aksi kabul edilse bile "itiraz" sözcüğünden sonra, cümlenin devamında borçlunun "itirazını geri çektiğini" bildirmesi nedeniyle bu dilekçeye istinaden takibin durdurulmaması gerektiği, takip dosyasında borçlunun takibin durdurulmasını gerektirecek bir itirazının bulunmadığını, dolayısıyla itirazın iptali davasının dava şartı niteliğinde olan geçerli bir itirazın olmadığı ve bu itiraz üzerine takibin durdurulması şartının bulunmadığı anlaşılmakla; geçerli bir itiraz olmadığı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 21.11.2010 tarihli işyeri konut kredisinden kaynaklı alacağın tahsiline ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı borçlu İcra Dairesine yasal süresi içerisinde itirazda bulunduğu 27.08.2013 tarihli dilekçesinde borca ve ferilerine itiraz etmiş, 05.11.2013 tarihli dilekçesinde ise “Yukarıda numarası yazılı müdürlüğünüz dosyasına her ne kadar itiraz etmişsem de bu itirazımı, banka eksperi tarafımı yanıltığı bu nedenle zararıma neden olanlara gerekli işlemin yapılması koşuluyla itirazımı geri çekiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuş olup, bu beyanında açıkça icra takibine yapmış olduğu itirazdan vazgeçtiğini belirtmeyerek koşullu olarak itirazdan vazgeçebileceğini belirttiğinden koşula bağlı itirazdan vazgeçme mümkün olmadığından, aynı doğrultuda (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/920 esas ve 2019/125 karar sayılı ve 12.02.2019 tarihli ilamı) mahkemece usule uygun, geçerli bir itirazdan vazgeçme beyanı bulunmadığından işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3802 E. 2024/2801 K.
Ortak:takibin durdurulması · delillerin toplanmaması · dava şartı yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz kararda… mediği, bunun aksi kabul edilse bile "itiraz" sözcüğünden sonra, cümlenin devamında borçlunun "itirazını geri çektiğini" bildirmesi nedeniyle bu dilekçeye istinaden «takibin durdurulmaması» gerektiği, takip dosyasında borçlunun takibin durdurulmasını gerektirecek bir itirazının bulunmadığını, dolayısıyla itirazın iptali davasının dava şartı niteliğinde olan geçerli bir itirazın olmadığı ve bu itiraz üzerine takibin durdurulması şartının bulunmadığı anlaşılmakla; geçerli bir itiraz olmadığı anlaşılmakla dava «şartı yokluğundan» davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir.
… esas ve 2019/125 karar sayılı ve 12.02.2019 tarihli ilamı) mahkemece usule uygun, geçerli bir itirazdan vazgeçme beyanı bulunmadığından işin esasına girilerek taraf «delilleri toplanıp» varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… mediği, bunun aksi kabul edilse bile "itiraz" sözcüğünden sonra, cümlenin devamında borçlunun "itirazını geri çektiğini" bildirmesi nedeniyle bu dilekçeye istinaden «takibin durdurulmaması» gerektiği, takip dosyasında borçlunun takibin durdurulmasını gerektirecek bir itirazının bulunmadığını, dolayısıyla itirazın iptali davasının dava şartı niteliğinde olan geçerli bir itirazın olmadığı ve bu itiraz üzerine takibin durdurulması şartının bulunmadığı anlaşılmakla; geçerli bir itiraz olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın usul yönünden reddine karar verilmiş davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir.
… 17/920 E., 2019/125 K. sayılı ve 12.02.2019 tarihli ilamı) Mahkemece usule uygun, geçerli bir itirazdan vazgeçme beyanı bulunmadığından işin esasına girilerek taraf «delilleri toplanıp» varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ipotek akit tablosu · tüketici kredisi · gecikme faizi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · muacceliyet · ipotek · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı «tacir» olmasa bile taraflar arasında bireysel işyeri kredisi sözleşmesi yapıldığı, davalının kredi ile dükkan aldığı anlaşıldığından Mahkemenin «görevli» olduğu, bilirkişiden alınan 26.10.2022 tarihli rapordan davacının davalıdan takip tarihi itibari ile «muaccel» olan taksitlere yönelik talep edilebileceği miktarın 8.997,60 TL, ödenmemiş taksit bakiyesi, 91,80 TL, ödenmeyen taksitlerin «gecikme faizi» 4,59 TL, gecikme faizinden kaynaklı BSMV 563,48 TL, işlemiş «akdi faiz» 56,35 TL, işlemiş akdi faizden kaynaklı KKDF 28,17 TL, akdi faizden kaynaklı BSMV ile toplam 9.741,99 TL alacaklı olduğu; 15.07.2013 takip tarihi itibariyle kalan anapara borcunun 118.628,30 TL olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 127.147,15 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin 2015/33121 E., 2016/1988 K. sayılı emsal kararı «ibraz» edildiği halde Mahkemenin «görevsizlik» kararı vermediğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/283 E., 2019/595 K. sayılı kararında «tüketici kredisi» olarak düzenlenen konut finansmanı sözleşmesine istinaden işyeri vasfında taşınmaz alınması durumunda taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmaması sonucunu doğurmayacağını ve «görevli» mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu yönünde karar verildiğini, yargılamayı gerektirir bir konuda «icra inkar tazminatı» verilemeyeceğini, ayıplı maldan satıcı ile birlikte kredi verenin «müteselsilen sorumlu» olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı asıl temyiz dilekçesinde özetle; davanın «görevli» Mahkemede açılmadığını, kendisine satılan taşınmaz ile kredi verilen taşınmazın ayrı olduğunu, bilirkişi raporunda kredi verilen taşınmazın tapu sicil kaydında ve «ipotek akit tablosunda» işyeri olarak belirtilmesinin davalının tüketici olarak hareket etmesine engel teşkil etmeyeceğinin belirtildiği ve konu hakkında Yargıtay 12.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3518 E. , 2021/208 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22.01.2019 tarih ve 2018/1087-2019/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı hakkında Eskişehir 8.İcra Dairesinde ödenmeyen kredi borcu nedeniyle icra takibi başlatıldığını, daha sonra İcra Müdürlüğünce borçlu tarafından verilen 05.11.2013 tarihli beyanlarında borca itiraz mahiyetinde olduğu kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verildiğini davalının itirazının haksız olduğunu belirterek iptalini ve inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, banka raporunun hayali olduğunu, rapor incelendiğinde kendisine ait iş yerine uygun bir rapor olmadığının görüleceğini, iş yerini satan Mustafa Işık'ın iş yerini Sami Şenlik'e 28.10.2009 tarihinde 1.250.-TL bedelle kiraya verdiğini söyleyerek ve kontratın aslını vererek kendisini dolandırdığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.,
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre özellikle 05.11.2013 tarihli dilekçeyi "takibe itiraz" olarak kabul etmediği, bunun aksi kabul edilse bile "itiraz" sözcüğünden sonra, cümlenin devamında borçlunun "itirazını geri çektiğini" bildirmesi nedeniyle bu dilekçeye istinaden takibin durdurulmaması gerektiği, takip dosyasında borçlunun takibin durdurulmasını gerektirecek bir itirazının bulunmadığını, dolayısıyla itirazın iptali davasının dava şartı niteliğinde olan geçerli bir itirazın olmadığı ve bu itiraz üzerine takibin durdurulması şartının bulunmadığı anlaşılmakla; geçerli bir itiraz olmadığı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 21.11.2010 tarihli işyeri konut kredisinden kaynaklı alacağın tahsiline ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı borçlu İcra Dairesine yasal süresi içerisinde itirazda bulunduğu 27.08.2013 tarihli dilekçesinde borca ve ferilerine itiraz etmiş, 05.11.2013 tarihli dilekçesinde ise “Yukarıda numarası yazılı müdürlüğünüz dosyasına her ne kadar itiraz etmişsem de bu itirazımı, banka eksperi tarafımı yanıltığı bu nedenle zararıma neden olanlara gerekli işlemin yapılması koşuluyla itirazımı geri çekiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuş olup, bu beyanında açıkça icra takibine yapmış olduğu itirazdan vazgeçtiğini belirtmeyerek koşullu olarak itirazdan vazgeçebileceğini belirttiğinden koşula bağlı itirazdan vazgeçme mümkün olmadığından, aynı doğrultuda (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/920 esas ve 2019/125 karar sayılı ve 12.02.2019 tarihli ilamı) mahkemece usule uygun, geçerli bir itirazdan vazgeçme beyanı bulunmadığından işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/652719000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz