6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3802 E. 2024/2801 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kkdf (kaynak kullanımını destekleme fonu) ipotek akit tablosu tüketici kredisi takibin durdurulması gecikme faizi delillerin toplanmaması akdi faiz bsmv müteselsil sorumluluk dava şartı yokluğu muacceliyet ipotek görevsizlik kararı iflas asıl alacak icra inkar tazminatı tacir inkar tazminatı yükleten (shipper) ibraz görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 22.01.2019 tarih, 2018/1087 E., 2019/87 K. sayılı kararı ile özellikle 05.11.2013 tarihli dilekçeyi "takibe itiraz" olarak kabul etmediği, bunun aksi kabul edilse bile "itiraz" sözcüğünden sonra, cümlenin devamında borçlunun "itirazını geri çektiğini" bildirmesi nedeniyle bu dilekçeye istinaden takibin durdurulmaması gerektiği, takip dosyasında borçlunun takibin durdurulmasını gerektirecek bir itirazının bulunmadığını, dolayısıyla itirazın iptali davasının dava şartı niteliğinde olan geçerli bir itirazın olmadığı ve bu itiraz üzerine takibin durdurulması şartının bulunmadığı anlaşılmakla; geçerli bir itiraz olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usul yönünden reddine karar verilmiş davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 20.01.2021 tarih, 2020/3518 E., 2021/208 K. sayılı kararıyla davalı borçlu İcra Dairesine yasal süresi içerisinde itirazda bulunduğu 27.08.2013 tarihli dilekçesinde borca ve ferilerine itiraz etmiş, 05.11.2013 tarihli dilekçesinde ise "Yukarıda numarası yazılı müdürlüğünüz dosyasına her ne kadar itiraz etmişsem de bu itirazımı, banka eksperi tarafımı yanıltığı bu nedenle zararıma neden olanlara gerekli işlemin yapılması koşuluyla itirazımı geri çekiyorum" şeklinde beyanda bulunmuş olup, bu beyanında açıkça icra takibine yapmış olduğu itirazdan vazgeçtiğini belirtmeyerek koşullu olarak itirazdan vazgeçebileceğini belirttiğinden koşula bağlı itirazdan vazgeçme mümkün olmadığından, (aynı doğrultuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/920 E., 2019/125 K. sayılı ve 12.02.2019 tarihli ilamı) Mahkemece usule uygun, geçerli bir itirazdan vazgeçme beyanı bulunmadığından işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tacir olmasa bile taraflar arasında bireysel işyeri kredisi sözleşmesi yapıldığı, davalının kredi ile dükkan aldığı anlaşıldığından Mahkemenin görevli olduğu, bilirkişiden alınan 26.10.2022 tarihli rapordan davacının davalıdan takip tarihi itibari ile muaccel olan taksitlere yönelik talep edilebileceği miktarın 8.997,60 TL, ödenmemiş taksit bakiyesi, 91,80 TL, ödenmeyen taksitlerin gecikme faizi 4,59 TL, gecikme faizinden kaynaklı BSMV 563,48 TL, işlemiş akdi faiz 56,35 TL, işlemiş akdi faizden kaynaklı KKDF 28,17 TL, akdi faizden kaynaklı BSMV ile toplam 9.741,99 TL alacaklı olduğu; 15.07.2013 takip tarihi itibariyle kalan anapara borcunun 118.628,30 TL olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 127.147,15 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı asıl temyiz dilekçesinde özetle; davanın görevli Mahkemede açılmadığını, kendisine satılan taşınmaz ile kredi verilen taşınmazın ayrı olduğunu, bilirkişi raporunda kredi verilen taşınmazın tapu sicil kaydında ve ipotek akit tablosunda işyeri olarak belirtilmesinin davalının tüketici olarak hareket etmesine engel teşkil etmeyeceğinin belirtildiği ve konu hakkında Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2015/33121 E., 2016/1988 K. sayılı emsal kararı ibraz edildiği halde Mahkemenin görevsizlik kararı vermediğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/283 E., 2019/595 K. sayılı kararında tüketici kredisi olarak düzenlenen konut finansmanı sözleşmesine istinaden işyeri vasfında taşınmaz alınması durumunda taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmaması sonucunu doğurmayacağını ve görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu yönünde karar verildiğini, yargılamayı gerektirir bir konuda icra inkar tazminatı verilemeyeceğini, ayıplı maldan satıcı ile birlikte kredi verenin müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 21.11.2010 tarihli işyeri konut kredisinden kaynaklı alacağın tahsiline ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı asılın bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3802 E.  ,  2024/2801 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/279 Esas, 2022/936 Karar

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı arasında sabit faizli konut finansmanı kredisi imzalandığını, üç taksitin ödenmemesi nedeniyle davalıya muacceliyet ihbarnamesi gönderildiğini, davalı tarafından borcun ödenmemesi sebebiyle başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı asıl cevap dilekçesinde; kredi çekilen iş yerinin dosyada belirtilen vasıfları taşımadığını, alınan ekspertiz raporunun hayali olarak düzenlendiğini, satılan malın ayıplı olduğunu, kredi veren davacının ayıplı maldan satıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 22.01.2019 tarih, 2018/1087 E., 2019/87 K. sayılı kararı ile özellikle 05.11.2013 tarihli dilekçeyi "takibe itiraz" olarak kabul etmediği, bunun aksi kabul edilse bile "itiraz" sözcüğünden sonra, cümlenin devamında borçlunun "itirazını geri çektiğini" bildirmesi nedeniyle bu dilekçeye istinaden takibin durdurulmaması gerektiği, takip dosyasında borçlunun takibin durdurulmasını gerektirecek bir itirazının bulunmadığını, dolayısıyla itirazın iptali davasının dava şartı niteliğinde olan geçerli bir itirazın olmadığı ve bu itiraz üzerine takibin durdurulması şartının bulunmadığı anlaşılmakla; geçerli bir itiraz olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usul yönünden reddine karar verilmiş davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 20.01.2021 tarih, 2020/3518 E., 2021/208 K. sayılı kararıyla davalı borçlu İcra Dairesine yasal süresi içerisinde itirazda bulunduğu 27.08.2013 tarihli dilekçesinde borca ve ferilerine itiraz etmiş, 05.11.2013 tarihli dilekçesinde ise "Yukarıda numarası yazılı müdürlüğünüz dosyasına her ne kadar itiraz etmişsem de bu itirazımı, banka eksperi tarafımı yanıltığı bu nedenle zararıma neden olanlara gerekli işlemin yapılması koşuluyla itirazımı geri çekiyorum" şeklinde beyanda bulunmuş olup, bu beyanında açıkça icra takibine yapmış olduğu itirazdan vazgeçtiğini belirtmeyerek koşullu olarak itirazdan vazgeçebileceğini belirttiğinden koşula bağlı itirazdan vazgeçme mümkün olmadığından, (aynı doğrultuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/920 E., 2019/125 K.

sayılı ve 12.02.2019 tarihli ilamı) Mahkemece usule uygun, geçerli bir itirazdan vazgeçme beyanı bulunmadığından işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tacir olmasa bile taraflar arasında bireysel işyeri kredisi sözleşmesi yapıldığı, davalının kredi ile dükkan aldığı anlaşıldığından Mahkemenin görevli olduğu, bilirkişiden alınan 26.10.2022 tarihli rapordan davacının davalıdan takip tarihi itibari ile muaccel olan taksitlere yönelik talep edilebileceği miktarın 8.997,60 TL, ödenmemiş taksit bakiyesi, 91,80 TL, ödenmeyen taksitlerin gecikme faizi 4,59 TL, gecikme faizinden kaynaklı BSMV 563,48 TL, işlemiş akdi faiz 56,35 TL, işlemiş akdi faizden kaynaklı KKDF 28,17 TL, akdi faizden kaynaklı BSMV ile toplam 9.741,99 TL alacaklı olduğu;

15. 07.2013 takip tarihi itibariyle kalan anapara borcunun 118.628,30 TL olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 127.147,15 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı asıl temyiz dilekçesinde özetle; davanın görevli Mahkemede açılmadığını, kendisine satılan taşınmaz ile kredi verilen taşınmazın ayrı olduğunu, bilirkişi raporunda kredi verilen taşınmazın tapu sicil kaydında ve ipotek akit tablosunda işyeri olarak belirtilmesinin davalının tüketici olarak hareket etmesine engel teşkil etmeyeceğinin belirtildiği ve konu hakkında Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2015/33121 E., 2016/1988 K. sayılı emsal kararı ibraz edildiği halde Mahkemenin görevsizlik kararı vermediğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/283 E., 2019/595 K. sayılı kararında tüketici kredisi olarak düzenlenen konut finansmanı sözleşmesine istinaden işyeri vasfında taşınmaz alınması durumunda taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmaması sonucunu doğurmayacağını ve görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu yönünde karar verildiğini, yargılamayı gerektirir bir konuda icra inkar tazminatı verilemeyeceğini, ayıplı maldan satıcı ile birlikte kredi verenin müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 21.11.2010 tarihli işyeri konut kredisinden kaynaklı alacağın tahsiline ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı asılın bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı asılın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040482100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.