Kıymetli Evrak İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5799 E. 2021/2726 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu ibarenin anılan mal ve hizmetler yönünden markasal ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ilgili sektörde benzer kolleksiyonları ifade etmek için yaygın olarak kullanılan kelime ve ibarelerden yeterince ayırt edilemediği, bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi uyarınca verilen ret ve aynı yöndeki YİDK kararında isabetsizlik olmadığı, ibarenin kelimelere bölünerek değerlendirilmesinin yerinde olmayacağı, ortalama tüketicinin markayı bir bütün olarak algılayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, marka başvurusunun reddi kararın iptali ile markanın tescili davasıdır. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, dava konusu başvuruyu oluşturan şeklin, yazılı unsurdan daha silik olduğu ve markanın asıl unsurunun başvurudaki ibareler olduğunun kabulüyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, başvuru konusu markanın bütün halinde değerlendirilmesinde, hükme esas bilirkişi raporunun tam aksine, başvuru konusu markadaki şekil unsurunun daha belirgin ve daha baskın olarak dizayn edildiği, yazılı unsurun ise daha geri planda olduğu ve bu durumun çıplak gözle bakıldığında dahi kolayca anlaşıldığı sabittir. Başvuruya konu markadaki yazılı unsurun markada tali nitelikte kaldığı, bu nedenle tescili öngörülen mal grupları bakımından tanımlayıcı nitelikte olduğu hususunun 556 sayılı KHK'nın 7/1, c maddesi çerçevesinde mutlak ret sebebi oluşturmayacağı anlaşıldığından mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5268 E. 2023/5350 K.
Ortak:dava sebebi
İncelediğiniz karardaBaşvuruya konu markadaki yazılı unsurun markada tali nitelikte kaldığı, bu nedenle tescili öngörülen mal grupları bakımından tanımlayıcı nitelikte olduğu hususunun 556 sayılı KHK'nın 7/1, c maddesi çerçevesinde mutlak ret «sebebi» oluşturmayacağı anlaşıldığından mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 22.03.2021 tarih, 2020/5799 E. ve 2021/2726 K. sayılı kararıyla başvuruya konu markadaki yazılı unsurun tali nitelikte kaldığı, bu nedenle tescili öngörülen mal grupları bakımından tanımlayıcı nitelikte olduğu hususunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının c bendi çerçevesinde mutlak ret «sebebi» oluşturmayacağı gerekçesi ile bozulmuştur.
… cili öngörülen mal grupları bakımından tanımlayıcı nitelikte olduğu hususunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının c bendi çerçevesinde mutlak ret «sebebi» oluşturmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 2014-M-6678 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu kararda… ya listesindeki mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı ve/veya vasıf bildirici nitelikte bulunduğunu, dava konusu başvuruda yazılı unsurun baskın olduğunu, kararın «eksik inceleme» ve değerlendirme neticesinde verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/476 E. 2019/7483 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti
Benzer bu kararda… rt edici hale getirildiği gerekçesiyle ve 556 sayılı KHK’nın 8/3. maddesi uyarınca, davacının önceye dayalı hakkının bulunduğu tespit edilerek, dava konusu markanın «hükümsüzlüğünün tespiti» bakımından yapılan değerlendirme isabetli ise de olaya uygulanacak 556 sayılı KHK’nın 42. maddesi uyarınca, dava konusu markanın hükümsüzlüğünün tespiti halinde sa …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5799 E. , 2021/2726 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.09.2015 tarih ve 2014/307 E. -2015/264 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının "tarih.kültür.cam koleksiyonları+şekil" ibareli markanın tescili için TPMK MDB'ye başvurduğunu, ancak dairenin başvuruyu reddettiğini, bunun üzerine davacı tarafından markadaki esas unsurun davacı şirketin geliştirdiği özel bir renge sahip işaret olduğu ve bu işaretin tüketicilerin dikkatini çeken bir unsur olduğu gerekçesiyle itiraz edildiğini, ancak TPMK YİDK tarafından aynı gerekçelerle itirazın reddedildiğini, bütün halinde değerlendirildiğinde markanın başvuru konusu mal ve hizmetlerin karakteristik özelliğini belirtmediğini savunarak TPMK YİDK'nın 2013/46656 sayılı kararının iptali ile "tarih.kültür.cam koleksiyonları+şekil" ibareli markanın davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu marka başvurusunun eşya listesindeki mal ve hizmetler için tanımlayıcı/vasıf bildirici nitelikte olduğunu, bu nedenle başvurunun reddedildiğini, 556 sayılı KHK'nın 7/1,c maddesine göre markanın ilgili hizmeti belirten ad olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu ibarenin anılan mal ve hizmetler yönünden markasal ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ilgili sektörde benzer kolleksiyonları ifade etmek için yaygın olarak kullanılan kelime ve ibarelerden yeterince ayırt edilemediği, bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi uyarınca verilen ret ve aynı yöndeki YİDK kararında isabetsizlik olmadığı, ibarenin kelimelere bölünerek değerlendirilmesinin yerinde olmayacağı, ortalama tüketicinin markayı bir bütün olarak algılayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, marka başvurusunun reddi kararın iptali ile markanın tescili davasıdır. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, dava konusu başvuruyu oluşturan şeklin, yazılı unsurdan daha silik olduğu ve markanın asıl unsurunun başvurudaki ibareler olduğunun kabulüyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, başvuru konusu markanın bütün halinde değerlendirilmesinde, hükme esas bilirkişi raporunun tam aksine, başvuru konusu markadaki şekil unsurunun daha belirgin ve daha baskın olarak dizayn edildiği, yazılı unsurun ise daha geri planda olduğu ve bu durumun çıplak gözle bakıldığında dahi kolayca anlaşıldığı sabittir. Başvuruya konu markadaki yazılı unsurun markada tali nitelikte kaldığı, bu nedenle tescili öngörülen mal grupları bakımından tanımlayıcı nitelikte olduğu hususunun 556 sayılı KHK'nın 7/1, c maddesi çerçevesinde mutlak ret sebebi oluşturmayacağı anlaşıldığından mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/652695200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz