Sözleşmenin nitelendirilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1132 E. 2021/301 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin nitelendirilmesi↗ delil sözleşmesi↗ inançlı işlem↗ limited şirket hisse devri↗ malvarlığına ilişkin dava↗ tasdik kararı↗ muvazaa↗ hisse devri↗ mirasçılık↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ olumsuz oy↗ muvafakat↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ protokol↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ hmk 353(1)b-2↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, davaya konu taraflar arasında düzenlenen protokoldeki şirketin varlığına, ortaklarının kimler olduğuna ve hisselerine, şirketin malvarlığına ilişkin düzenlemelerin inançlı işlem niteliğinde olduğu, ayrıca bu protokolün aynı zamanda delil sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşmenin tarafı olan ...'in cevap dilekçesi ile sözleşmenin varlığını ve içeriğini kabul ettiği, taraflar arasında mevcut ilişkilerin kurulduğu zaman yürürlükte bulunan TTK hükümlerine göre limited şirketlerinin en az iki ortaklı kurulması gerektiği, yasa maddesi mevcut kayıtlar ve tanık beyanlarından davalılar ...ve...murisi ...'in %1'lik simgesel nitelikte bir payının bulunması, Nevzat ve davalı ...'in baba oğul olup, şirket işlerini birlikte yürütmesi nedeniyle ...'in şirketin gerçek ortaklarını ve taraflar arasındaki protokolü bilebilecek durumda olduğu, bu durumda davacılar ve davalılardan ... arasında düzenlenen protokolün inançlı işlem olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalılar vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu Kelebek Oto Kiralama Emlak İnşaat Turizm Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, davacıların iddiasının aksine ... ve ... tarafından kurulduğu, daha sonra davalı ... ile davacı ... Papillon arasında protokol başlıklı belgenin imzalandığı, bahsi geçen belgenin de niteliği itibariyle limited şirket hisse devirine ilişkin bir anlaşma olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, davaya dayanak protokol başlıklı belgede tarih bulunmadığından sözleşmenin ne zaman yapıldığının anlaşılamadığı, bununla birlikte dava konusu şirketin 2009 yılında kurulmuş olması nedeniyle o tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın limited şirket hisse devri işlemlerini düzenleyen 520. maddesi gereğince bir payın devrinin, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartiyle hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olmasının şart olduğu, payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği, bila tarihli "PROTOKOL" başlıklı belgenin 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesindeki şartları taşımadığı ve aynı maddenin son fıkrasına göre noterce tasdik ettirilmediğinden geçerliliği bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı ... vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... mirasçıları yönünden esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, dava konusu muvazaa belgesinde muris ...’in imzasının bulunmaması nedeniyle verilen kararın sonuç olarak doğru olmasına göre, muris ...’in dava dışı Kelebek Oto Kiralama Ltd. Şti’deki 1 payı yönünden davalı ... mirasçıları hakkındaki davanın reddine dair usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı ... Papillon ile davalı ... arasında düzenlenen bila tarihli belgeye dayanarak, davalılar adına kayıtlı limited şirket hisselerinin iptali ile davacılar adına tescili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi gerkçesinin hilafına muvazaayı gösteren davaya konu belgede tarih olmamasının belgeye olumsuz bir etkisi olmadığı gibi, Bölge Adliye Mahkemesince mezkur belgenin adi yazılı hisse devir sözleşmesi olarak nitelendirilmesi de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...’in dava dışı Kelebek Oto Kiralama Ltd.Şti’deki 39 payına ilişkin, anılan davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11745 E. 2010/2599 K.
Ortak:tasdik kararı · pay defteri · muvafakat · limited şirket · e-defter
İncelediğiniz karardaPapillon arasında «protokol» başlıklı belgenin imzalandığı, bahsi geçen belgenin de niteliği itibariyle «limited şirket» hisse devirine ilişkin bir anlaşma olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, davaya dayanak protokol başlıklı belgede tarih bulunmadığından sözleşmenin ne zaman yapıldığının anlaşılamadığı, bununla birlikte dava konusu şirketin 2009 yılında kurulmuş olması nedeniyle o tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın «limited şirket hisse devri» işlemlerini düzenleyen 520. maddesi gereğince bir payın devrinin, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek şartiyle hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olmasının şart olduğu, payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği, bila tarihli "PROTOKOL" başlıklı belgenin 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesindeki şartları taşımadığı ve aynı maddenin «son» fıkrasına göre noterce tasdik ettirilmediğinden geçerliliği bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı ... vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davaya konu taraflar arasında düzenlenen «protokoldeki» şirketin varlığına, ortaklarının kimler olduğuna ve hisselerine, şirketin «malvarlığına» ilişkin düzenlemelerin «inançlı işlem» niteliğinde olduğu, ayrıca bu protokolün aynı zamanda «delil sözleşmesi» niteliğinde olduğu, sözleşmenin tarafı olan ...'in cevap dilekçesi ile sözleşmenin varlığını ve içeriğini kabul ettiği, taraflar arasında mevcut ilişkilerin kurulduğu zaman yürürlükte bulunan TTK hükümlerine göre «limited şirketlerinin» en az iki ortaklı kurulması gerektiği, yasa maddesi mevcut kayıtlar ve tanık beyanlarından davalılar ...ve...murisi ...'in %1'lik simgesel nitelikte bir «payının» bulunması, Nevzat ve davalı ...'in baba oğul olup, şirket işlerini birlikte yürütmesi nedeniyle ...'in şirketin gerçek ortaklarını ve taraflar arasındaki protokolü …
Papillon ile davalı ... arasında düzenlenen bila tarihli belgeye dayanarak, davalılar adına kayıtlı «limited şirket» hisselerinin iptali ile davacılar adına tescili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTTK’nun 520. maddesinde, «limited şirkette» payın devrinin şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek şartıyla hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için de ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olmasının şart olduğu ve ayrıca «pay devrinin» yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce «tasdik» edilmesi gerektiği düzenlenmiş olup madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde pay devri gerçekleşmiş olmaktadır.
Somut olayda devrin, imzası noterce «tasdik» edilmiş yazılı sözleşme ile yapıldığı ve sermaye ile sayısal olarak ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» ettiği anlaşılmakta ise de, yukarıda anılan yasa hükmünde açıklanan ve devrin şirket yönünden geçerli olması için öngörülen devrin şirkete bildirilip «pay defterine kaydının» yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davacının «pay devrinin» şirket «pay defterine» kaydedilip kaydedilmediğinin araştırılarak oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · pay defteri kaydı · aktif husumet yokluğu · pay devri · şirket müdürü · aktif husumet · husumet yokluğu · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davadan önce davacının şirket ortaklığından ayrıldığı gerekçesiyle, «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket müdürü» olan davalının azli istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde davacının şirketteki payını devretmesi nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda devrin, imzası noterce «tasdik» edilmiş yazılı sözleşme ile yapıldığı ve sermaye ile sayısal olarak ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» ettiği anlaşılmakta ise de, yukarıda anılan yasa hükmünde açıklanan ve devrin şirket yönünden geçerli olması için öngörülen devrin şirkete bildirilip «pay defterine kaydının» yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır.
TTK’nun 520. maddesinde, «limited şirkette» payın devrinin şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek şartıyla hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için de ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olmasının şart olduğu ve ayrıca «pay devrinin» yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce «tasdik» edilmesi gerektiği düzenlenmiş olup madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde pay devri gerçekleşmiş olmaktadır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8675 E. 2014/930 K.
Ortak:tasdik kararı · hisse devri · pay defteri · muvafakat · limited şirket · e-defter · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaPapillon arasında «protokol» başlıklı belgenin imzalandığı, bahsi geçen belgenin de niteliği itibariyle «limited şirket» hisse devirine ilişkin bir anlaşma olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, davaya dayanak protokol başlıklı belgede tarih bulunmadığından sözleşmenin ne zaman yapıldığının anlaşılamadığı, bununla birlikte dava konusu şirketin 2009 yılında kurulmuş olması nedeniyle o tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın «limited şirket hisse devri» işlemlerini düzenleyen 520. maddesi gereğince bir payın devrinin, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek şartiyle hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olmasının şart olduğu, payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği, bila tarihli "PROTOKOL" başlıklı belgenin 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesindeki şartları taşımadığı ve aynı maddenin «son» fıkrasına göre noterce tasdik ettirilmediğinden geçerliliği bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı ... vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davaya konu taraflar arasında düzenlenen «protokoldeki» şirketin varlığına, ortaklarının kimler olduğuna ve hisselerine, şirketin «malvarlığına» ilişkin düzenlemelerin «inançlı işlem» niteliğinde olduğu, ayrıca bu protokolün aynı zamanda «delil sözleşmesi» niteliğinde olduğu, sözleşmenin tarafı olan ...'in cevap dilekçesi ile sözleşmenin varlığını ve içeriğini kabul ettiği, taraflar arasında mevcut ilişkilerin kurulduğu zaman yürürlükte bulunan TTK hükümlerine göre «limited şirketlerinin» en az iki ortaklı kurulması gerektiği, yasa maddesi mevcut kayıtlar ve tanık beyanlarından davalılar ...ve...murisi ...'in %1'lik simgesel nitelikte bir «payının» bulunması, Nevzat ve davalı ...'in baba oğul olup, şirket işlerini birlikte yürütmesi nedeniyle ...'in şirketin gerçek ortaklarını ve taraflar arasındaki protokolü …
Papillon ile davalı ... arasında düzenlenen bila tarihli belgeye dayanarak, davalılar adına kayıtlı «limited şirket» hisselerinin iptali ile davacılar adına tescili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 520/«son» maddesinde, payın devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce «tasdik» edilmesi gerektiğinin hükme bağlandığı, aksi halde bu tür sözleşmelerin ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği, davaya konu «pay devir sözleşmesinin» anılan «emredici» hükme uygun bir şekilde düzenlenmediği, «limited şirket pay devrinin» şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmekle hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi ise ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olmasıyla mümkün olacağı, somut olayda anılan bu hükümlere riayet edilmediğinden şirket aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, dosya kapsamından davacının icra takibinde kötü niyetli olmadığının anlaşıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine ve davalının «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Mülga TTK'nın 520/«son» maddesinde, payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiştir.
Ç.'ın hisselerini devralmak amacıyla davalı şirkete ödemelerde bulunduğunu, ancak «hisse devrine» ilişkin vaadin yerine getirilmediğini, bu nedenle davalı şirkete yaptığı ödemelerin iadesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pay devir sözleşmesi · limited şirket pay devri · hisse devri sözleşmesi · geçersiz sözleşme · şekil şartı · pay devri · emredici hüküm · kötü niyet tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 520/«son» maddesinde, payın devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce «tasdik» edilmesi gerektiğinin hükme bağlandığı, aksi halde bu tür sözleşmelerin ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği, davaya konu «pay devir sözleşmesinin» anılan «emredici» hükme uygun bir şekilde düzenlenmediği, «limited şirket pay devrinin» şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmekle hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi ise ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olmasıyla mümkün olacağı, somut olayda anılan bu hükümlere riayet edilmediğinden şirket aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, dosya kapsamından davacının icra takibinde kötü niyetli olmadığının anlaşıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine ve davalının «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacının kendisine vaat edilen «hisse devri sözleşmesinin» gerçekleştirileceği inancıyla davalı şirkete ödemelerde bulunduğu, paranın davalı şirket hesaplarına girdiği ancak hisse devrine ilişkin işlemlerin yapılmadığı ve devir vaadinin de anılan kanuni «şekil şartına» uygun olarak yapılmadığından «geçersiz» bulunduğu anlaşılmakla, davacının «geçersiz sözleşmeye» dayalı olarak ödediği tutarları «sebepsiz zenginleşme» hükümleri kapsamında ödemelerin yapıldığı davalı şirketten talep etme hakkının bulunması karşısında, davanın bu kapsamda görülerek sonuçlandırılması gerekirken, ma …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1132 E. , 2021/301 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Erdemli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.03.2018 tarih ve 2016/364 E - 2018/202 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.07.2019 tarih ve 2018/1191 E- 2019/867 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 16/07/2009 tarihinde Erdemli Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı olan Kelebek Oto Kiralama Emlak İnşaat Turizm Mobilya Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin resmi ortakları % 99 hisse ile ... ve % 1 hisse ile ... olmasına rağmen, gerçekte şirket ortakları ve sahipleri % 80 hisse ile Guido Declercq ve % 20 hisse ile Xavier Papillo olarak tarafların anlaştıklarını, kurulan şirketin ticari sicil kayıtlarında görünen hisse sahipleri müvekkillerine temsilen hareket eden kişiler olup asla gerçek hissedarlar olmadıklarını, taraflar arasında inançlı işlem yapıldığını ileri sürerek, ...'e ait 39 hissenin ve müteveffa ... mirasçılarına ait 1 hissenin inançlı işlem çerçevesinde iptali ile bu 40 hissenin protokolde belirtilen şekliyle gerçek şirket hissedarları olan Guido Declercq adına 32 hisse ve Xavier Papillon adına 8 hisse olarak tespitine ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., sözleşmede ... ve Guido Declercq 'nun tarafı olmadığını bu yüzden davada sıfatlarının bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının mesnetsiz olduğunu, Kelebek Oto Kiralama Ltd. Şti'nin anlaşmadan önce babası ve kendi tarafından araç kiralama işi yapılmak üzere kurulduğunu, protokolün babasının bilgisi dışında ve dahli olmadan sadece kendisi ve Xavier Papillon arasında daha sonradan yapıldığını, davacıların protokolden önce de profosyonel olarak kendi adlarına ve sahip oldukları diğer şirketler adına tapu alıp satan kişiler olduğunu, tapu presedürlerini çok net olarak bildiklerini, o dönemde Xavier Papillon'un yanında işçi olarak çalışmasından dolayı baskı altında teklifi kabul etmek zorunda kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, müvekkilerin murisi olan ... ile oğlu olan diğer davalı ...'in birlikte ortak oldukları bir şirketin varlığının doğru olduğunu, ancak müvekkillerinin davacılar ile diğer davalı arasında yaşanan gayri resmi ilişkileri bilme imkanı olmadığını, müvekkillerinin murisi ... ile davacıların doğrudan bir görüşmelerinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davaya konu taraflar arasında düzenlenen protokoldeki şirketin varlığına, ortaklarının kimler olduğuna ve hisselerine, şirketin malvarlığına ilişkin düzenlemelerin inançlı işlem niteliğinde olduğu, ayrıca bu protokolün aynı zamanda delil sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşmenin tarafı olan ...'in cevap dilekçesi ile sözleşmenin varlığını ve içeriğini kabul ettiği, taraflar arasında mevcut ilişkilerin kurulduğu zaman yürürlükte bulunan TTK hükümlerine göre limited şirketlerinin en az iki ortaklı kurulması gerektiği, yasa maddesi mevcut kayıtlar ve tanık beyanlarından davalılar ...ve...murisi ...'in %1'lik simgesel nitelikte bir payının bulunması, Nevzat ve davalı ...'in baba oğul olup, şirket işlerini birlikte yürütmesi nedeniyle ...'in şirketin gerçek ortaklarını ve taraflar arasındaki protokolü bilebilecek durumda olduğu, bu durumda davacılar ve davalılardan ...
arasında düzenlenen protokolün inançlı işlem olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalılar vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu Kelebek Oto Kiralama Emlak İnşaat Turizm Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, davacıların iddiasının aksine ... ve ... tarafından kurulduğu, daha sonra davalı ... ile davacı ... Papillon arasında protokol başlıklı belgenin imzalandığı, bahsi geçen belgenin de niteliği itibariyle limited şirket hisse devirine ilişkin bir anlaşma olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, davaya dayanak protokol başlıklı belgede tarih bulunmadığından sözleşmenin ne zaman yapıldığının anlaşılamadığı, bununla birlikte dava konusu şirketin 2009 yılında kurulmuş olması nedeniyle o tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın limited şirket hisse devri işlemlerini düzenleyen 520. maddesi gereğince bir payın devrinin, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartiyle hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olmasının şart olduğu, payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği, bila tarihli "PROTOKOL" başlıklı belgenin 6762 sayılı TTK'nın 520.
maddesindeki şartları taşımadığı ve aynı maddenin son fıkrasına göre noterce tasdik ettirilmediğinden geçerliliği bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı ... vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... mirasçıları yönünden esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, dava konusu muvazaa belgesinde muris ...’in imzasının bulunmaması nedeniyle verilen kararın sonuç olarak doğru olmasına göre, muris ...’in dava dışı Kelebek Oto Kiralama Ltd. Şti’deki 1 payı yönünden davalı ... mirasçıları hakkındaki davanın reddine dair usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı ... Papillon ile davalı ... arasında düzenlenen bila tarihli belgeye dayanarak, davalılar adına kayıtlı limited şirket hisselerinin iptali ile davacılar adına tescili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi gerkçesinin hilafına muvazaayı gösteren davaya konu belgede tarih olmamasının belgeye olumsuz bir etkisi olmadığı gibi, Bölge Adliye Mahkemesince mezkur belgenin adi yazılı hisse devir sözleşmesi olarak nitelendirilmesi de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...’in dava dışı Kelebek Oto Kiralama Ltd.Şti’deki 39 payına ilişkin, anılan davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince muris ...’in dava dışı Kelebek Oto Kiralama Ltd. Şti’deki 1 payına ilişkin, davalı ... mirascıları hakkındaki davanın reddine dair verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile davalı ...’in dava dışı Kelebek Oto Kiralama Ltd. Şti’deki 39 payına ilişkin, davalı ... hakkındaki davanın reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 21.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/652631800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz