İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8675 E. 2014/930 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay devir sözleşmesi↗ limited şirket pay devri↗ hisse devri sözleşmesi↗ geçersiz sözleşme↗ şekil şartı↗ pay devri↗ tasdik kararı↗ emredici hüküm↗ hisse devri↗ pay defteri↗ kötü niyet tazminatı↗ muvafakat↗ sebepsiz zenginleşme↗ kötü niyet↗ limited şirket↗ geçersizlik↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 520/son maddesinde, payın devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce tasdik edilmesi gerektiğinin hükme bağlandığı, aksi halde bu tür sözleşmelerin ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği, davaya konu pay devir sözleşmesinin anılan emredici hükme uygun bir şekilde düzenlenmediği, limited şirket pay devrinin şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmekle hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi ise ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olmasıyla mümkün olacağı, somut olayda anılan bu hükümlere riayet edilmediğinden şirket aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, dosya kapsamından davacının icra takibinde kötü niyetli olmadığının anlaşıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine ve davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete yapılan ödemelerin iadesi istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirketin eski müdürü ve ortağı olan dava dışı M. Ç.'ın hisselerini devralmak amacıyla davalı şirkete ödemelerde bulunduğunu, ancak hisse devrine ilişkin vaadin yerine getirilmediğini, bu nedenle davalı şirkete yaptığı ödemelerin iadesi gerektiğini ileri sürmüştür. Mülga TTK'nın 520/son maddesinde, payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiştir. Davalı şirket kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucu davacı tarafından ödeme makbuzları ve banka dekontları karşılığı davalı şirkete ödemeler yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda, davacının kendisine vaat edilen hisse devri sözleşmesinin gerçekleştirileceği inancıyla davalı şirkete ödemelerde bulunduğu, paranın davalı şirket hesaplarına girdiği ancak hisse devrine ilişkin işlemlerin yapılmadığı ve devir vaadinin de anılan kanuni şekil şartına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunduğu anlaşılmakla, davacının geçersiz sözleşmeye dayalı olarak ödediği tutarları sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında ödemelerin yapıldığı davalı şirketten talep etme hakkının bulunması karşısında, davanın bu kapsamda görülerek sonuçlandırılması gerekirken, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11745 E. 2010/2599 K.
Ortak:pay devri · tasdik kararı · pay defteri · muvafakat · limited şirket · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 520/«son» maddesinde, payın devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce «tasdik» edilmesi gerektiğinin hükme bağlandığı, aksi halde bu tür sözleşmelerin ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği, davaya konu «pay devir sözleşmesinin» anılan «emredici» hükme uygun bir şekilde düzenlenmediği, «limited şirket pay devrinin» şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmekle hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi ise ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olmasıyla mümkün olacağı, somut olayda anılan bu hükümlere riayet edilmediğinden şirket aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, dosya kapsamından davacının icra takibinde kötü niyetli olmadığının anlaşıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine ve davalının «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Mülga TTK'nın 520/«son» maddesinde, payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaTTK’nun 520. maddesinde, «limited şirkette» payın devrinin şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek şartıyla hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için de ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olmasının şart olduğu ve ayrıca «pay devrinin» yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce «tasdik» edilmesi gerektiği düzenlenmiş olup madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde pay devri gerçekleşmiş olmaktadır.
Somut olayda devrin, imzası noterce «tasdik» edilmiş yazılı sözleşme ile yapıldığı ve sermaye ile sayısal olarak ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» ettiği anlaşılmakta ise de, yukarıda anılan yasa hükmünde açıklanan ve devrin şirket yönünden geçerli olması için öngörülen devrin şirkete bildirilip «pay defterine kaydının» yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davacının «pay devrinin» şirket «pay defterine» kaydedilip kaydedilmediğinin araştırılarak oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · pay defteri kaydı · aktif husumet yokluğu · şirket müdürü · aktif husumet · husumet yokluğu · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davadan önce davacının şirket ortaklığından ayrıldığı gerekçesiyle, «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket müdürü» olan davalının azli istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde davacının şirketteki payını devretmesi nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda devrin, imzası noterce «tasdik» edilmiş yazılı sözleşme ile yapıldığı ve sermaye ile sayısal olarak ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» ettiği anlaşılmakta ise de, yukarıda anılan yasa hükmünde açıklanan ve devrin şirket yönünden geçerli olması için öngörülen devrin şirkete bildirilip «pay defterine kaydının» yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davacının «pay devrinin» şirket «pay defterine» kaydedilip kaydedilmediğinin araştırılarak oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17398 E. 2014/6230 K.
Ortak:pay devir sözleşmesi · pay devri · tasdik kararı · hisse devri · pay defteri · muvafakat · limited şirket · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 520/«son» maddesinde, payın devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce «tasdik» edilmesi gerektiğinin hükme bağlandığı, aksi halde bu tür sözleşmelerin ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği, davaya konu «pay devir sözleşmesinin» anılan «emredici» hükme uygun bir şekilde düzenlenmediği, «limited şirket pay devrinin» şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmekle hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi ise ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olmasıyla mümkün olacağı, somut olayda anılan bu hükümlere riayet edilmediğinden şirket aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, dosya kapsamından davacının icra takibinde kötü niyetli olmadığının anlaşıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine ve davalının «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Ç.'ın hisselerini devralmak amacıyla davalı şirkete ödemelerde bulunduğunu, ancak «hisse devrine» ilişkin vaadin yerine getirilmediğini, bu nedenle davalı şirkete yaptığı ödemelerin iadesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Mülga TTK'nın 520/«son» maddesinde, payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinde, bir «pay devrinin» şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek şartı ile hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması gerektiği ve nihayet anılan maddenin «son» fıkrasında, pay devri veya devir vaadi hakkındaki mukavelenin yazılı şekilde yapılmış ve noterde imzası «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer hakkında dahi hüküm ifade etmeyeceği açıkça belirtilmiştir.
Buna göre, mahkemece «hisse devri» koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti için hem karar «defterinin» hem de «pay defterinin» incelenmesi gerekirken davalı şirkete çıkartılan «muhtırada» yalnızca şirket karar defterinin istenmesi doğru olmamış, mümeyyiz davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı Y..
K.. arasında noter aracılığıyla «pay devir sözleşmesi» imzalandığı, «ortaklar kurulu» karar «defterinin» «ibrazı» için davalı şirkete meşruhatlı davetiye çıkarıldığı, davalı şirketin defterlerini ibraz etmediği ancak meşruhat uyarınca ortaklar kurulu kararının varlığının kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirket ortağı olmadığının tespitine, «ilan» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · muhtıra · ortaklar kurulu kararı · ilan · ibraz
Benzer bu karardaK.. arasında noter aracılığıyla «pay devir sözleşmesi» imzalandığı, «ortaklar kurulu» karar «defterinin» «ibrazı» için davalı şirkete meşruhatlı davetiye çıkarıldığı, davalı şirketin defterlerini ibraz etmediği ancak meşruhat uyarınca ortaklar kurulu kararının varlığının kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirket ortağı olmadığının tespitine, «ilan» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davacının davalı «limited şirket ortağı» olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Buna göre, mahkemece «hisse devri» koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti için hem karar «defterinin» hem de «pay defterinin» incelenmesi gerekirken davalı şirkete çıkartılan «muhtırada» yalnızca şirket karar defterinin istenmesi doğru olmamış, mümeyyiz davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı Y..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8675 E. , 2014/930 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MENEMEN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 01/11/2011
NUMARASI 2010/224-2011/742
Taraflar arasında görülen davada Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/11/2011 tarih ve 2010/224-2011/742 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/01/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müdürü ve toplam 60 hissesinden 59'una sahip M. Ç., bu hisselerinden 20 hissesini müvekkiline 140.000,00 TL'ye satma vaadinde bulunarak, peyder pey nakit paraları aldığını, müvekkilinin bu bedelin 132.030,00 TL'sini ödediği sırada Muzaffer'in davacıya devir edeceği şirket payları da dahil olmak üzere 59 hissesini şirketin iştigal konusu ile ilgili olmayan Ş. A.l'a, 1 hissesini de Ş. A.'un kızına devir ve temlik ettiğini, müvekkilinin bedelini ödeyip şirket hissesini devir alacağı aşamada davaya konu şirketin muvazaalı olarak şirketin iştigal konusu ile ilgisi ve bilgisi bulunmayan 3.kişiye devir edildiğini, şirkete yapılan ödemelerin tahsili için icra takibinde bulunulmuş ise de davalının takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürmüş;
yargılama sırasında yapılan ıslah ile M. Ç. tarafından hisse devri yapılacağının beyan ve taahhüt edilmiş olmasına rağmen ödemelerden sonra bunu yerine getirmediğini, bu nedenle davalı şirkete müvekkili tarafından yapılan ödemelerin hisse devri gerçekleşmediği için müvekkiline geri ödenmesi gerektiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi, davacının iddialarını şirkete değil, M. Ç.'a yöneltmesi gerektiğini, şirketin davacıdan borç para almadığını, davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 520/son maddesinde, payın devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce tasdik edilmesi gerektiğinin hükme bağlandığı, aksi halde bu tür sözleşmelerin ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği, davaya konu pay devir sözleşmesinin anılan emredici hükme uygun bir şekilde düzenlenmediği, limited şirket pay devrinin şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmekle hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi ise ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olmasıyla mümkün olacağı, somut olayda anılan bu hükümlere riayet edilmediğinden şirket aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, dosya kapsamından davacının icra takibinde kötü niyetli olmadığının anlaşıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine ve davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete yapılan ödemelerin iadesi istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirketin eski müdürü ve ortağı olan dava dışı M. Ç.'ın hisselerini devralmak amacıyla davalı şirkete ödemelerde bulunduğunu, ancak hisse devrine ilişkin vaadin yerine getirilmediğini, bu nedenle davalı şirkete yaptığı ödemelerin iadesi gerektiğini ileri sürmüştür. Mülga TTK'nın 520/son maddesinde, payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiştir. Davalı şirket kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucu davacı tarafından ödeme makbuzları ve banka dekontları karşılığı davalı şirkete ödemeler yapıldığı tespit edilmiştir.
Bu durumda, davacının kendisine vaat edilen hisse devri sözleşmesinin gerçekleştirileceği inancıyla davalı şirkete ödemelerde bulunduğu, paranın davalı şirket hesaplarına girdiği ancak hisse devrine ilişkin işlemlerin yapılmadığı ve devir vaadinin de anılan kanuni şekil şartına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunduğu anlaşılmakla, davacının geçersiz sözleşmeye dayalı olarak ödediği tutarları sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında ödemelerin yapıldığı davalı şirketten talep etme hakkının bulunması karşısında, davanın bu kapsamda görülerek sonuçlandırılması gerekirken, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101964200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz