6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rehni kaldırma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1647 E. 2021/2288 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menkul rehni rehin sözleşmesi delillerin toplanmaması ticari kredi yetki itirazı sözleşmeden doğan dava rehin münhasırlık istinaf incelemesi genel kredi sözleşmesi yetki kredi sözleşmesi cy/cy kaydı eksik inceleme dahili dava teminat

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı banka ile 50.000 TL ve 100.000,00 TL tutarlı iki adet kredi sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşmeler kapsamında 18.000,00 TL tutarlı 36 ay vadeli ikinci el taşıt kredisi kullandığı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu bu kredilerden kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığı, taşıt rehin sözleşmesi o taşıtın alımına ilişkin kredi alacağının teminatı olup, bu sözleşmeden doğan ve doğacak alacak ibaresinin önceki kredi sözleşmeleri kapsamında kullanılan kredilerin rehinle temin edildiği şeklinde yorumlanamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı banka tarafından davacı ... adına kayıtlı 19 AN 233 plakalı aracın kaydı üzerine konulan menkul rehninin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkemelerin Ankara Mahkemeleri olarak belirtildiği, bu nedenle davalının yetki itirazında İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmesinin mahkemece eylemli olarak reddedilmesinin yerinde olduğu, davacının davalı ile imzaladığı 18.05.2015 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden araç üzerine rehin konulması karşısında aracın davacı tarafından kullanılan diğer kredilerinde teminatını teşkil etmek üzere rehinli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kullanılan ticari kredi nedeniyle araç üzerindeki rehnin kaldırılması istemine ilişkin olup, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davalı ile imzaladığı 18.05.2015 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden araç üzerine rehin konulması karşısında, aracın davacı tarafından kullanılan diğer kredilerin de teminatını teşkil etmek üzere rehinli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Ancak rehnin, davacıya kullandırılan ticari taşıt kredisine hasren tesis edilip edilmediği ve davacının imzası bulunan genel kredi sözleşmesinin de teminatı olup olmadığı hususu dosya kapsamında belirsiz olduğu gibi, davacının rehnin nedeni olan genel kredi sözleşmesinden mütevellit davalı bankaya başkaca borcu bulunup bulunmadığı da belirsizdir. Dolayısıyla mahkemece, tüm sözleşmeler ve araca rehin konulmasına ilişkin ilgili mercilerle yapılan yazışmalar da dahil olmak üzere tüm delillerin toplanarak, uzman bir bankacı bilirkişi marifetiyle bu deliller de nazara alınarak banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması ve sözkonusu belirsizliklerin giderilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, rehnin münhasıran davacı tarafından temin edilen ticari taşıt kredisine hasren tesis edilip edilmediğinin saptanması, sözkonusu rehnin davacının imzası bulunan genel kredi sözleşmesinin de teminatı olarak tesis edilmiş olduğunun anlaşılması halinde ise, davacının dava tarihi itibariyle davalıya bu kredi sözleşmesinden kaynaklanan başkaca borcunun bulunup bulunmadığının saptanarak bir sonuca ulaşılması gerekirken, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile verilen karara yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve hükmün bozularak kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6423 E. 2015/7581 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rehni kaldırma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4978 E. 2023/4634 K.

    Ortak: · Rehni kaldırma

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz kararının kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18064 E. 2013/10 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/1647 E.  ,  2021/2288 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 01.10.2019 tarih ve 2018/413 E. - 2019/325 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.01.2020 tarih ve 2019/1986 E. - 2020/157 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı bankanın ... şubesinden 17.05.2017 tarihînde 18.000 TL, 36 ay vadeli tüketici taşıt kredisi kullandığını, bu taşıt kredisinin teminatı olmak üzere 19 AN 233 plakalı aracı üzerine davalı banka tarafından rehin şerhi konulduğunu, 13.07.2017 tarihinde erken ödemeyle kredi borcunun tamamını kapattığını, davalı bankaya müracaat ederek rehnin kaldırılmasını talep ettiğini ancak bankaca rehin kaldırma talebinin haksız olarak reddedildiğini, davalı bankaya rehne konu başkaca borcunun bulunmadığını ileri sürerek, 19 AN 233 plakalı aracı üzerinde davalı banka lehine konulan rehnin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile akdedilmiş olan ticari taşıt kredisinin teminatını teşkil eden taşınır rehninin aynı zamanda kredi borçlusu davacının müvekkili banka nezdinde kullanmış olduğu diğer kredilerden kaynaklanan borçlarının da teminatı olduğunu, her ne kadar ticari taşıt kredisinden kaynaklanan borç kapatılmış olsa da davacının risk araştırması neticesinde diğer kredilerden kaynaklanan 54.467,85 TL davalı bankaya borcu bulunduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla araç teminatı ticari amaçla kullandırılmış olduğundan davalı bankaya ait tüm ticari riski kapsadığını, davacının talebinin yerine getirilmesi için tüm nakdi riskin kapatılması gerektiğini beyanla, davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı banka ile 50.000 TL ve 100.000,00 TL tutarlı iki adet kredi sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşmeler kapsamında 18.000,00 TL tutarlı 36 ay vadeli ikinci el taşıt kredisi kullandığı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu bu kredilerden kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığı, taşıt rehin sözleşmesi o taşıtın alımına ilişkin kredi alacağının teminatı olup, bu sözleşmeden doğan ve doğacak alacak ibaresinin önceki kredi sözleşmeleri kapsamında kullanılan kredilerin rehinle temin edildiği şeklinde yorumlanamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı banka tarafından davacı ...

adına kayıtlı 19 AN 233 plakalı aracın kaydı üzerine konulan menkul rehninin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkemelerin Ankara Mahkemeleri olarak belirtildiği, bu nedenle davalının yetki itirazında İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmesinin mahkemece eylemli olarak reddedilmesinin yerinde olduğu, davacının davalı ile imzaladığı 18.05.2015 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden araç üzerine rehin konulması karşısında aracın davacı tarafından kullanılan diğer kredilerinde teminatını teşkil etmek üzere rehinli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kullanılan ticari kredi nedeniyle araç üzerindeki rehnin kaldırılması istemine ilişkin olup, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davalı ile imzaladığı 18.05.2015 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden araç üzerine rehin konulması karşısında, aracın davacı tarafından kullanılan diğer kredilerin de teminatını teşkil etmek üzere rehinli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Ancak rehnin, davacıya kullandırılan ticari taşıt kredisine hasren tesis edilip edilmediği ve davacının imzası bulunan genel kredi sözleşmesinin de teminatı olup olmadığı hususu dosya kapsamında belirsiz olduğu gibi, davacının rehnin nedeni olan genel kredi sözleşmesinden mütevellit davalı bankaya başkaca borcu bulunup bulunmadığı da belirsizdir. Dolayısıyla mahkemece, tüm sözleşmeler ve araca rehin konulmasına ilişkin ilgili mercilerle yapılan yazışmalar da dahil olmak üzere tüm delillerin toplanarak, uzman bir bankacı bilirkişi marifetiyle bu deliller de nazara alınarak banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması ve sözkonusu belirsizliklerin giderilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, rehnin münhasıran davacı tarafından temin edilen ticari taşıt kredisine hasren tesis edilip edilmediğinin saptanması, sözkonusu rehnin davacının imzası bulunan genel kredi sözleşmesinin de teminatı olarak tesis edilmiş olduğunun anlaşılması halinde ise, davacının dava tarihi itibariyle davalıya bu kredi sözleşmesinden kaynaklanan başkaca borcunun bulunup bulunmadığının saptanarak bir sonuca ulaşılması gerekirken, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile verilen karara yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve hükmün bozularak kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/652510900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.