Rehni kaldırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1647 E. 2021/2288 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menkul rehni↗ rehin sözleşmesi↗ delillerin toplanmaması↗ ticari kredi↗ yetki itirazı↗ sözleşmeden doğan dava↗ rehin↗ münhasırlık↗ istinaf incelemesi↗ genel kredi sözleşmesi↗ yetki↗ kredi sözleşmesi↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı banka ile 50.000 TL ve 100.000,00 TL tutarlı iki adet kredi sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşmeler kapsamında 18.000,00 TL tutarlı 36 ay vadeli ikinci el taşıt kredisi kullandığı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu bu kredilerden kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığı, taşıt rehin sözleşmesi o taşıtın alımına ilişkin kredi alacağının teminatı olup, bu sözleşmeden doğan ve doğacak alacak ibaresinin önceki kredi sözleşmeleri kapsamında kullanılan kredilerin rehinle temin edildiği şeklinde yorumlanamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı banka tarafından davacı ... adına kayıtlı 19 AN 233 plakalı aracın kaydı üzerine konulan menkul rehninin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkemelerin Ankara Mahkemeleri olarak belirtildiği, bu nedenle davalının yetki itirazında İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmesinin mahkemece eylemli olarak reddedilmesinin yerinde olduğu, davacının davalı ile imzaladığı 18.05.2015 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden araç üzerine rehin konulması karşısında aracın davacı tarafından kullanılan diğer kredilerinde teminatını teşkil etmek üzere rehinli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanılan ticari kredi nedeniyle araç üzerindeki rehnin kaldırılması istemine ilişkin olup, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davalı ile imzaladığı 18.05.2015 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden araç üzerine rehin konulması karşısında, aracın davacı tarafından kullanılan diğer kredilerin de teminatını teşkil etmek üzere rehinli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak rehnin, davacıya kullandırılan ticari taşıt kredisine hasren tesis edilip edilmediği ve davacının imzası bulunan genel kredi sözleşmesinin de teminatı olup olmadığı hususu dosya kapsamında belirsiz olduğu gibi, davacının rehnin nedeni olan genel kredi sözleşmesinden mütevellit davalı bankaya başkaca borcu bulunup bulunmadığı da belirsizdir. Dolayısıyla mahkemece, tüm sözleşmeler ve araca rehin konulmasına ilişkin ilgili mercilerle yapılan yazışmalar da dahil olmak üzere tüm delillerin toplanarak, uzman bir bankacı bilirkişi marifetiyle bu deliller de nazara alınarak banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması ve sözkonusu belirsizliklerin giderilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, rehnin münhasıran davacı tarafından temin edilen ticari taşıt kredisine hasren tesis edilip edilmediğinin saptanması, sözkonusu rehnin davacının imzası bulunan genel kredi sözleşmesinin de teminatı olarak tesis edilmiş olduğunun anlaşılması halinde ise, davacının dava tarihi itibariyle davalıya bu kredi sözleşmesinden kaynaklanan başkaca borcunun bulunup bulunmadığının saptanarak bir sonuca ulaşılması gerekirken, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile verilen karara yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve hükmün bozularak kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6423 E. 2015/7581 K.
Ortak:rehin sözleşmesi · rehin
İncelediğiniz kararda… ahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı banka ile 50.000 TL ve 100.000,00 TL tutarlı iki adet «kredi sözleşmesi» imzaladığı, bu sözleşmeler kapsamında 18.000,00 TL tutarlı 36 ay vadeli ikinci el taşıt kredisi kullandığı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu bu kredilerden kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığı, taşıt «rehin sözleşmesi» o taşıtın alımına ilişkin kredi alacağının «teminatı» olup, bu «sözleşmeden doğan» ve doğacak alacak ibaresinin önceki kredi sözleşmeleri kapsamında kullanılan kredilerin rehinle temin edildiği şeklinde yorumlanamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı banka tarafından davacı ... adına kayıtlı 19 AN 233 plakalı aracın «kaydı» üzerine konulan «menkul rehninin» kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkemelerin Ankara Mahkemeleri olarak belirtildiği, bu nedenle davalının «yetki itirazında» İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmesinin mahkemece eylemli olarak reddedilmesinin yerinde olduğu, davacının davalı ile imzaladığı 18.05.2015 tarihli «genel kredi sözleşmesine» istinaden araç üzerine «rehin» konulması karşısında aracın davacı tarafından kullanılan diğer kredilerinde «teminatını» teşkil etmek üzere rehinli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf baş …
Dava, kullanılan «ticari kredi» nedeniyle araç üzerindeki rehnin kaldırılması istemine ilişkin olup, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davalı ile imzaladığı 18.05.2015 tarihli «genel kredi sözleşmesine» istinaden araç üzerine «rehin» konulması karşısında, aracın davacı tarafından kullanılan diğer kredilerin de «teminatını» teşkil etmek üzere rehinli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf baş …
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, borcun dayanağının 12/12/2013 tarihli ticari taşıt kredisi ve «rehin sözleşmesi» olduğu, hakkında «ihtiyati haciz» talep edilenin sözleşmede «kefil» olarak yer aldığı, ekli belgelerde taşıt rehni sözleşmesinin de bulunduğu, alacaklı Bankanın rehin alan sıfatıyla bu sözleşmeyi imzaladığı talebe konu borcun rehinle temin edilmiş olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece alacağın taşıt «rehin sözleşmesiyle» temin edilmiş olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmişse de, dosya içerisinde bulunan, anılan sözleşmeden rehnin, dava dışı asıl borçlunun borcuna ilişkin olduğu, «kefilin» borcunu kapsamadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, borcun dayanağının 12/12/2013 tarihli ticari taşıt kredisi ve «rehin sözleşmesi» olduğu, hakkında «ihtiyati haciz» talep edilenin sözleşmede «kefil» olarak yer aldığı, ekli belgelerde taşıt rehni sözleşmesinin de bulunduğu, alacaklı Bankanın rehin alan sıfatıyla bu sözleşmeyi imzaladığı talebe konu borcun rehinle temin edilmiş olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İstem, ticari taşıt kredisinden kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen alacaklı, sözleşmede «kefil» olarak imzası bulunan karşı taraf/borçlu yönünden ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Bu itibarla mahkemece, yanılgılı değerlendirme ile istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4978 E. 2023/4634 K.
Ortak:menkul rehni · ticari kredi · rehin · istinaf incelemesi · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · cy/cy kaydı · eksik inceleme · Rehni kaldırma
İncelediğiniz kararda… ahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı banka ile 50.000 TL ve 100.000,00 TL tutarlı iki adet «kredi sözleşmesi» imzaladığı, bu sözleşmeler kapsamında 18.000,00 TL tutarlı 36 ay vadeli ikinci el taşıt kredisi kullandığı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu bu kredilerden kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığı, taşıt «rehin sözleşmesi» o taşıtın alımına ilişkin kredi alacağının «teminatı» olup, bu «sözleşmeden doğan» ve doğacak alacak ibaresinin önceki kredi sözleşmeleri kapsamında kullanılan kredilerin rehinle temin edildiği şeklinde yorumlanamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı banka tarafından davacı ... adına kayıtlı 19 AN 233 plakalı aracın «kaydı» üzerine konulan «menkul rehninin» kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkemelerin Ankara Mahkemeleri olarak belirtildiği, bu nedenle davalının «yetki itirazında» İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmesinin mahkemece eylemli olarak reddedilmesinin yerinde olduğu, davacının davalı ile imzaladığı 18.05.2015 tarihli «genel kredi sözleşmesine» istinaden araç üzerine «rehin» konulması karşısında aracın davacı tarafından kullanılan diğer kredilerinde «teminatını» teşkil etmek üzere rehinli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf baş …
Dava, kullanılan «ticari kredi» nedeniyle araç üzerindeki rehnin kaldırılması istemine ilişkin olup, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davalı ile imzaladığı 18.05.2015 tarihli «genel kredi sözleşmesine» istinaden araç üzerine «rehin» konulması karşısında, aracın davacı tarafından kullanılan diğer kredilerin de «teminatını» teşkil etmek üzere rehinli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf baş …
Benzer bu kararda… n 18.000,00 TL tutarındaki taşıt kredisi Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılmış olmakla birlikte 19 AN 233 Plaka Sayılı araç kullandırılan kredi özelinde «teminat» alınmış olup, Genel Kredi Sözleşmesinin teminatı olmadığı, dava konusu «rehin» davacı tarafından satın alınan 19 AN 233 Plaka sayılı araç için 20.05.2015 tarihinde kullandırılan 18.000,00 TL limitli ticari taşıt kredisine hasren tesis edilmiş olduğu, 20.05.2015 tarihinde kullandırılan 18.000,00 TL limitli ticari taşıt kredisinden kaynaklanan borç tutarının 13.07.2017 tarihinde tamamen tahsil edilerek kapatılmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı banka tarafından davacı ... adına kayıtlı, 19 AN 233 plakalı aracın «kaydı» üzerine konulan «menkul rehninin» kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2019 tarih, 2018/413 E. ve 2019/325 K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davalı banka tarafından davacı adına kayıtlı, 19 AN 233 plakalı aracın «kaydı» üzerine konulan «menkul rehninin» kaldırılmasına karar verilmiştir.
DAVA Davacı dava dilekçesinde; davalı bankanın Çorum şubesinden tüketici taşıt kredisi kullandığını, bu taşıt kredisinin «teminatı» olmak üzere aracı üzerine davalı banka tarafından «rehin» «şerhi» konulduğunu, erken ödemeyle kredi borcunun tamamını kapattığını, davalı bankaya müracaat ederek rehnin kaldırılmasını talep ettiğini ancak bankaca rehin kaldırma t …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:araç rehni · taşınır rehni · ticari dava niteliği · cy/cy şerhi · kazanılmış hak
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu «taşınır rehninin» taraflar arasında imzalanan «ticari nitelikteki» genel kredi ve «teminat» sözleşmesi için tesis edilerek akabinde 18.000,00 TL tutarlı «kredi sözleşmesi» aktedildiğini, dava konusu «araç rehninin» 18.000,00 TL tutarlı kredinin değil, genel kredi ve teminat sözleşmesinin teminatı olduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiş …
DAVA Davacı dava dilekçesinde; davalı bankanın Çorum şubesinden tüketici taşıt kredisi kullandığını, bu taşıt kredisinin «teminatı» olmak üzere aracı üzerine davalı banka tarafından «rehin» «şerhi» konulduğunu, erken ödemeyle kredi borcunun tamamını kapattığını, davalı bankaya müracaat ederek rehnin kaldırılmasını talep ettiğini ancak bankaca rehin kaldırma t …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile akdedilmiş olan ticari taşıt kredisinin «teminatını» teşkil eden «taşınır rehninin» aynı zamanda kredi borçlusu davacının müvekkili banka nezdinde kullanmış olduğu diğer kredilerden kaynaklanan borçlarının da teminatı olduğunu, ticari taşıt kredis …
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18064 E. 2013/10 K.
Ortak:rehin · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… ahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı banka ile 50.000 TL ve 100.000,00 TL tutarlı iki adet «kredi sözleşmesi» imzaladığı, bu sözleşmeler kapsamında 18.000,00 TL tutarlı 36 ay vadeli ikinci el taşıt kredisi kullandığı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu bu kredilerden kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığı, taşıt «rehin sözleşmesi» o taşıtın alımına ilişkin kredi alacağının «teminatı» olup, bu «sözleşmeden doğan» ve doğacak alacak ibaresinin önceki kredi sözleşmeleri kapsamında kullanılan kredilerin rehinle temin edildiği şeklinde yorumlanamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı banka tarafından davacı ... adına kayıtlı 19 AN 233 plakalı aracın «kaydı» üzerine konulan «menkul rehninin» kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkemelerin Ankara Mahkemeleri olarak belirtildiği, bu nedenle davalının «yetki itirazında» İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmesinin mahkemece eylemli olarak reddedilmesinin yerinde olduğu, davacının davalı ile imzaladığı 18.05.2015 tarihli «genel kredi sözleşmesine» istinaden araç üzerine «rehin» konulması karşısında aracın davacı tarafından kullanılan diğer kredilerinde «teminatını» teşkil etmek üzere rehinli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf baş …
Dava, kullanılan «ticari kredi» nedeniyle araç üzerindeki rehnin kaldırılması istemine ilişkin olup, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davalı ile imzaladığı 18.05.2015 tarihli «genel kredi sözleşmesine» istinaden araç üzerine «rehin» konulması karşısında, aracın davacı tarafından kullanılan diğer kredilerin de «teminatını» teşkil etmek üzere rehinli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf baş …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 25/02/2004 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca kredi borçlusunun ..., müşterek «müteselsil kefilinin» ... olduğu, kredi borcuna ilişkin olarak ...
İİK'nın anılan maddesine göre aleyhine «ihtiyati haciz» istenenin lehine verilmiş bir «rehin» söz konusu ise alacaklı rehin tutarı kadar alacağı için öncelikle rehine başvurması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek limiti · rehnin paraya çevrilmesi · takibin kesinleşmesi · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/177 takip sayılı dosyasında takip yapılan taşınmazların bu borca karşılık olarak rehinle temin edildiği ve «ipotek limitinin» 100.000 TL olduğu, ipotekle temin edilen alacakla ilgili olarak öncelikle «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmesi gerektiği, ipotek limitini aşan alacak için «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, davacının asıl borçluya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiği ancak «takibin kesinleşmediği» gerekçesiyle 2011/30 D.
Somut olaya gelince, ihtiyati hacze konu alacak nedeniyle, asıl borçlu tarafından taşınmazı üzerine banka lehine «ipotek» tesis edilmiş olup, borçlu «kefil» yönünden «kefaletten» kaynaklanan alacağın rehinle temin edilmiş olduğu kabul edilemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 25/02/2004 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca kredi borçlusunun ..., müşterek «müteselsil kefilinin» ... olduğu, kredi borcuna ilişkin olarak ...
İş Esas 2011/25 Karar sayılı «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1647 E. , 2021/2288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 01.10.2019 tarih ve 2018/413 E. - 2019/325 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.01.2020 tarih ve 2019/1986 E. - 2020/157 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankanın ... şubesinden 17.05.2017 tarihînde 18.000 TL, 36 ay vadeli tüketici taşıt kredisi kullandığını, bu taşıt kredisinin teminatı olmak üzere 19 AN 233 plakalı aracı üzerine davalı banka tarafından rehin şerhi konulduğunu, 13.07.2017 tarihinde erken ödemeyle kredi borcunun tamamını kapattığını, davalı bankaya müracaat ederek rehnin kaldırılmasını talep ettiğini ancak bankaca rehin kaldırma talebinin haksız olarak reddedildiğini, davalı bankaya rehne konu başkaca borcunun bulunmadığını ileri sürerek, 19 AN 233 plakalı aracı üzerinde davalı banka lehine konulan rehnin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile akdedilmiş olan ticari taşıt kredisinin teminatını teşkil eden taşınır rehninin aynı zamanda kredi borçlusu davacının müvekkili banka nezdinde kullanmış olduğu diğer kredilerden kaynaklanan borçlarının da teminatı olduğunu, her ne kadar ticari taşıt kredisinden kaynaklanan borç kapatılmış olsa da davacının risk araştırması neticesinde diğer kredilerden kaynaklanan 54.467,85 TL davalı bankaya borcu bulunduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla araç teminatı ticari amaçla kullandırılmış olduğundan davalı bankaya ait tüm ticari riski kapsadığını, davacının talebinin yerine getirilmesi için tüm nakdi riskin kapatılması gerektiğini beyanla, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı banka ile 50.000 TL ve 100.000,00 TL tutarlı iki adet kredi sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşmeler kapsamında 18.000,00 TL tutarlı 36 ay vadeli ikinci el taşıt kredisi kullandığı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu bu kredilerden kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığı, taşıt rehin sözleşmesi o taşıtın alımına ilişkin kredi alacağının teminatı olup, bu sözleşmeden doğan ve doğacak alacak ibaresinin önceki kredi sözleşmeleri kapsamında kullanılan kredilerin rehinle temin edildiği şeklinde yorumlanamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı banka tarafından davacı ...
adına kayıtlı 19 AN 233 plakalı aracın kaydı üzerine konulan menkul rehninin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkemelerin Ankara Mahkemeleri olarak belirtildiği, bu nedenle davalının yetki itirazında İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmesinin mahkemece eylemli olarak reddedilmesinin yerinde olduğu, davacının davalı ile imzaladığı 18.05.2015 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden araç üzerine rehin konulması karşısında aracın davacı tarafından kullanılan diğer kredilerinde teminatını teşkil etmek üzere rehinli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanılan ticari kredi nedeniyle araç üzerindeki rehnin kaldırılması istemine ilişkin olup, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davalı ile imzaladığı 18.05.2015 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden araç üzerine rehin konulması karşısında, aracın davacı tarafından kullanılan diğer kredilerin de teminatını teşkil etmek üzere rehinli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak rehnin, davacıya kullandırılan ticari taşıt kredisine hasren tesis edilip edilmediği ve davacının imzası bulunan genel kredi sözleşmesinin de teminatı olup olmadığı hususu dosya kapsamında belirsiz olduğu gibi, davacının rehnin nedeni olan genel kredi sözleşmesinden mütevellit davalı bankaya başkaca borcu bulunup bulunmadığı da belirsizdir. Dolayısıyla mahkemece, tüm sözleşmeler ve araca rehin konulmasına ilişkin ilgili mercilerle yapılan yazışmalar da dahil olmak üzere tüm delillerin toplanarak, uzman bir bankacı bilirkişi marifetiyle bu deliller de nazara alınarak banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması ve sözkonusu belirsizliklerin giderilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, rehnin münhasıran davacı tarafından temin edilen ticari taşıt kredisine hasren tesis edilip edilmediğinin saptanması, sözkonusu rehnin davacının imzası bulunan genel kredi sözleşmesinin de teminatı olarak tesis edilmiş olduğunun anlaşılması halinde ise, davacının dava tarihi itibariyle davalıya bu kredi sözleşmesinden kaynaklanan başkaca borcunun bulunup bulunmadığının saptanarak bir sonuca ulaşılması gerekirken, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile verilen karara yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve hükmün bozularak kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/652510900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz