6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Takip talebinde yabancı para karşılığı TL gösterilmezse dava usulden reddedilir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/845 E. 2023/1002 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Yabancı Para Alacağına İlişkin Takip mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasına konu icra takibinde, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının takip talebi ve ödeme emrinde gösterilmemesi, İİK 58/3 ve 60/1 uyarınca usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartının gerçekleşmediği anlamına gelir; bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re'sen gözetilir ve dava usulden reddedilir; bu ret esasa ilişkin bir ret olmadığından zamanaşımı yönünden ortaya çıkabilecek sakıncalar TBK 158 ile giderilir. Aynı sebebe dayalı usulden red kararlarında birden fazla davalı için ayrı ayrı değil, AAÜT 3/2 uyarınca tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesinin dava şartı yönünden sonucu → ret

İddia: Davacı vekili, red sebebine dayanak yapılan hususun Asliye Ticaret Mahkemesinin görev ve sorumluluk alanıyla ilgili olmadığını, bir kamu düzenine aykırılık varsa bunun takip hukukundan kaynaklandığını ve yalnızca icra hukuk mahkemesine şikayet yoluyla denetlenebileceğini, kararın esastan red kararı olması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK'nın 58/3. maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının, faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir; aynı zorunluluk İİK 60/1 gereğince ödeme emri için de geçerlidir. İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. Somut olayda takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediğinden bu dava şartı gerçekleşmemiştir; bu husus kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır; HMK'daki dava şartları yanında İİK'daki özel dava şartları da incelenir. İcra takibinin süresiz şikayet yoluyla iptalinin mümkün olması, itirazın iptali davası sonuçlandıktan sonra dahi takibin iptal edilebileceği anlamına gelir. Dava, esasa ilişkin nedenlerle (alacağın varlığı/yokluğu, zamanaşımı gibi) reddedilmediğinden verilen karar usulden red kararıdır; esastan red kararı olduğunun kabulü halinde alacaklının yeniden başlattığı icra takibinde mükerrer takip ve itirazın iptali davasında kesin hüküm itirazı ile karşılaşacağı, zamanaşımı bakımından sakıncalı sonuçlar doğacağı ileri sürülmüş ise de TBK'nın 158. maddesinin bu haller için öngörülmüş olduğu belirtilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tahkikatın bitirilmesi bildirilmeden karar tefhimi ve tefhim sonrası beyanların zapta geçirilmemesi nedeniyle hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği iddiası → ret

İddia: Davacı vekili, HMK 321. madde kapsamında tahkikatın bittiğinin taraflara bildirilmediğini, hakimin kısa kararını tefhim ettiğini, tefhim sonrası tüm beyanların zapta geçirilmeyerek etkin savunma yapılmasının önüne geçildiğini, kararın ticaret mahkemesi denetimine tabi olmadığı yönündeki savunmanın da zapta geçirilmediğini ileri sürerek hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Gerekçe: Basit usule tabi davada taraf vekillerinin beyanlarının alındıktan sonra yargılamaya son verilerek kararın tefhim edildiği anlaşılmakla, karar tefhiminden sonra söylenenlerin zapta geçirileceğine ilişkin bir usul hükmü bulunmadığından savunma hakkının kısıtlandığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Usulden red kararında birden fazla davalı için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin AAÜT 3/2 maddesine uygunluğu → kabul

İddia: Davacı vekili, her iki davalıya ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin, AAÜT'nin 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek avukatlık ücretine hükmolunacağına ilişkin hükme aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Aynı sebebe dayalı olarak dava usulden red kararı verildiği gözönüne alındığında, davalılar vekilleri için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi AAÜT'nin 3. maddesine aykırı bulunmuştur; ret sebebi ortak olan davalılar için tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesinin, itirazın iptali davasında dava şartı yokluğu sayılarak re'sen gözetilmesi gerektiği yönündeki tespit; ayrıca aynı sebebe dayalı usulden red kararlarında birden fazla davalı için ayrı ayrı değil tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer usuli eksiklik içeren dosyalar için bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır; takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmemesi bu dava şartının gerçekleşmediği anlamına gelir ve mahkemece re'sen gözetilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali usulüne uygun icra takibi dava şartı yabancı para alacağı re'sen inceleme kamu düzeni usulden red hukuki dinlenilme hakkı AAÜT 3/2 vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 58/3İİK 60/1 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 158 · AAÜT — AAÜT 3/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 321

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/845

KARAR NO 2023/1002

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/02/2023

NUMARASI 2022/194 Esas - 2023/119 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/06/2023

Davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; Müvekkil şirketin, ... no'lu Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Sözleşmesi (Blok) ve ... ile dava dışı sigortalı ...AŞ'nin emtialarını nakliye rizikolarına karşı sigortaladığını,sigortalı tarafından Fransa’da bulunan ... firmasına satılan emtianın taşınması işinin ana nakliyeci Davalı ... A.Ş. Firmasına verildiğini, 09.03.2021 tarihinde fiili nakliyeci diğer davalıya ait ... (Çekici) – ... (Y.Romörk) plakalı araca tam ve sağlam olarak yüklenerek sevk edildiğini, 11.03.2021 tarihinde nakliye aracının Sofya, Bulgaristan sınırları içindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazası yaptığını, kaza sonrasında polis ve gümrük ilgilileri olay yerine intikal ederek araç mührünü açtıklarını, araç içinde emtianın tamamının yan yatmış, bazı paletlerin kırılmış ve emtianın üzerindeki streç filmin yırtılmış, emtianın sarımlarının bozulmuş ve bir kısmının yırtık olduğunu tespit ettiklerini, emtianın ...

plakalı başka bir araca aktarılarak 20.03.2021 tarihinde Fransa’daki alıcıya teslim edildiğini, teslimat anında ekli CMR’ye “full damage” şeklinde hasar notu düşüldüğünü, hasar sebebi ile müvekkilince sigortalıya, 18.373-EURO tazminat ödendiğini,yapılan ödeme ile müvekkil şirketin, TTK.nun 1472.maddesi gereğince sigortalının dava ve talep haklarına halef olduğunu,taleplerine davalılarca olumlu cevap verilmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. numaralı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takibe, borçlular tarafından itiraz edildiğini, davalıların itirazlarının iptaline,davalılar aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... Ltd. Şti. vekili ; araç sürücüsünün kasten veya ağır kusuru sonucu gerçekleşen bir emtia hasarı da bulunmadığını, hava koşullarının ve yol durumunun kötü olması ve yol zemininin kaygan olması nedeniyle kaza meydana geldiğini, müvekkilinin, araç sürücüsünün tüm tedbirleri almasına rağmen gerçekleşen kazada ağır kusurlu olduğuna dair bir tespit bulunmadığını,sigortalı tarafından süresinde ihtar/ihbar da gönderilmediğini, tek taraflı olarak yapılan hasar tespitine dayalı hasarı bedelini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2- Davalı ...A.Ş vekili;taşıma sözleşmesinin sigortalı ile fiili taşıyıcı ...Ltd.Şti arasında kurulduğunu, müvekkilinin taşıma işleri aracılığı (komisyonculuğu) hizmeti verdiğini, müvekkil şirkete açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,taşıma süreçlerinin CMR konvansiyonu hükümlerine tâbi olduğunu,sorumluluk taşıyıcı firmaya ait olduğundan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun doğabilmesi için zararı doğuran olay esnasında emtianın müvekkil şirket zilyetliğinde bulunması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; İİK.nın 58/3.maddesi gereğince; Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğini ve faizinin takip talebinde ve ödeme emrinde gösterilmesi zorunlu olduğunu, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediğini,bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, süresiz şikayet nedeni olduğu gibi, mahkemece, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulması gerektiğini , (HGK’nun 12.05.1999 tarih ve 99/12-271 Esas, 99/301 Karar sayılı kararı),icra takibi usulüne uygun bir takip talebi ve ödeme emri ile başlatılmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı vekili; mahkemenin gerekçeli kararında atıfta bulunduğu tüm yüksek mahkeme kararları icra hukuk mahkemelerine ait kararlar olduğunu, red sebebine dayanak yapılan husus Asliye Ticaret Mahkemesinin görev ve sorumluluk alanıyla ilgili olmayıp iddia edildiği gibi bir kamu düzenine aykırılık varsa, ki olmadığını, bu durumun takip hukukundan kaynaklandığını, yalnız icra hukuk mahkemesine şikayet yoluyla yapılacak başvuruyla denetlenebileceğini, HMK'nın dava şartları başlıklı 114. Maddesinde re'sen incelenmesi gereken dava şartlarına yer verildiğini, davanın usulden reddi halinde davanın hiç açılmamış kabul edildiğini, zaman aşımı yönünden ciddi hak kayıplarına neden olduğunu, her iki davalıya ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin AAÜT 'nin 3.

Maddesi 2. Fıkrasında açıkça yer alan "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, avukatlık ücretine hükmolunur." hükmüne aykırı olduğunu, HMK 321. Maddesi kapsamında tahkikatın bittiğini taraflara bildirmediğini, hakimin kısa kararını tefhim ederek kararının hukuki sebebini açıklamaya çalıştığını, tefhim sonrası tüm beyanların ise zapta geçirmeyerek etkin savunma yapılmasının önüne geçildiğini,kararın ticaret mahkemesi denetimine tabi olmadığı savunmasına rağmen bu savunmanın zapta geçirilmediğinden, hukuki dinlenilme hakkının da ihlal edildiğini, ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, sigorta riskinin gerçekleşmesi sonucu sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile 08/11/2021 tarihinde, davalılar aleyhine, taşıma poliçesine dayanarak, 18.373-euro asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. 2004 sayılı İİK'nın 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur. Yabancı para alacağın karşılığı TL’nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasaca zorunlu kılınmıştır.İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir. Takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunup bulunmadığının itirazın iptali davasında resen incelenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. İİK da düzenlenen bir dava türü olduğundan İİK hükümleri de dikkate alınır.İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır.HMK'daki dava şartları yanında İİK'daki özel dava şartları da incelenir.

İcra takibinin süresiz şikayet yoluyla iptalinin mümkün olmasının itirazın iptali davası sonuçlandıktan sonra dahi takibin iptal edilebileceği anlamına gelmektedir.Davacı vekili ;verilen kararın esastan red kararı olması gerektiğini ileri sürmüştür. Dava; esasa ilişkin nedenlerle (örneğin alacağın varlığı veya yokluğu, zamanaşımı gibi) red edilmediğinden karar usulden red kararıdır.Esastan red kararı olduğunun kabulü halinde ise alacaklı yeniden başlattığı icra takibinde mükerrer takip , itirazın iptali davasında kesin hüküm itirazı ile karşılacaktır.Zamanaşımı bakımından sakıncalı sonuçlar doğacağı ileri sürülmüş ise de TBK nın 158.maddesi bu haller için öngörülmüştür. Davacı vekili beyanlarının alınmadığı HMK 321.

maddesine aykırı olarak tahkikatın bitirildiği belirtilmeden,davanın reddinden sonra konunun asliye ticaret mahkemelerinin denetimine tabi bir konu olmadığının belirtildiği ,bu beyanların zapta geçmediği bu sebeble etkin savunma yapamadıkları ileri sürülmüş ise de ;basit usule tabi davada taraf vekillerinin beyanlarının alındıktan sonra yargılamaya son verilerek kararın tefhim edildiği anlaşılmakla, karar tefhiminden sonra söylenenlerin zapta geçirileceğine ilişkin usul hükmü bulunmadığından savunma hakkının kısıtlandığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Ancak, aynı sebebe dayalı olarak dava usulden red kararı verildiği gözönüne alındığında davalılar vekilleri için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi AAÜT'nin 3.

maddesine aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yapılan hata, eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilerek itirazın iptali davasının usulden reddine, davalılar yararına AAÜT'nin 3/2 maddesi uyarınca bir vekalet ücreti takdirine karar e karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2023 tarihli 2022/194 Esas - 2023/119 Karar sayılı kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; İtirazın iptali davasının özel dava şartı yokluğundan usulden reddine, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 179,90-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 4.074,40-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 3.894,50-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına Davalılar yararına AAÜT nin 3/2 maddesi uyarınca 9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara ödenmesine, Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan tahsili ile hazineye ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.19/06/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/65213 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4847 E. 2024/6761 K. · Onandı

Yabancı para alacağında TL karşılığı gösterilmeyen takip

Gerekçe özeti

Yabancı para alacağı için başlatılan takipte alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ile Türk Lirası karşılığı hem takip talebinde hem ödeme emrinde gösterilmek zorundadır; bu gösterilmemişse usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığından, itirazın iptali davasının özel dava şartı gerçekleşmemiş olur ve dava esasa girilmeden usulden reddedilir. Bu eksiklik mahkemece re'sen gözetilir. Dava tek ve aynı sebeple usulden reddedilmişse davalı vekilleri için ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilemez.

Emsal değeri

Yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı takip talebinde ve ödeme emrinde gösterilmediğinde itirazın iptali davasının usulüne uygun icra takibi bulunması şeklindeki dava şartının gerçekleşmemiş sayılacağı yönünden emsal değer taşır.

Kavramlar: itirazın iptali usulüne uygun icra takibi özel dava şartı yabancı para alacağı takip talebi ödeme emri kur tarihi re'sen gözetme vekâlet ücreti

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/4847 E.  ,  2024/6761 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/845 Esas, 2023/1002 Karar

HÜKÜM

Davanın usulden reddi

(Karar kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/194 E., 2023/119 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Galata Taşımacılık ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Sözleşmesi ve Marine Insurance Policy Certificate ile dava dışı sigortalı Korozo Amb... A.Ş.'nin emtialarını nakliye rizikolarına karşı sigortaladığını, sigortalı tarafından Fransa’da bulunan Korozo Emballages SAS firmasına satılan emtianın taşınması işinin ana nakliyeci davalı Galata... A.Ş. şirketine verildiğini, 09.03.2021 tarihinde fiili nakliyeci diğer davalıya ait 31 EM 301 (çekici) – 31 EJ 302 (romörk) plakalı araca tam ve sağlam olarak yüklenerek sevk edildiğini, 11.03.2021 tarihinde nakliye aracının Sofya- Bulgaristan sınırları içindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazası yaptığını, kaza sonrasında polis ve gümrük ilgililerinin olay yerine intikal ederek araç mührünü açtıklarını, araç içinde emtianın tamamının yan yatmış, bazı paletlerin kırılmış ve emtianın üzerindeki streç filmin yırtılmış, emtianın sarımlarının bozulmuş ve bir kısmının yırtık olduğunu tespit ettiklerini, emtianın 31 AAS 692 plakalı başka bir araca aktarılarak 20.03.2021 tarihinde Fransa’daki alıcıya teslim edildiğini, teslimat anında ekli CMR’ye “full damage” şeklinde hasar notu düşüldüğünü, hasar sebebi ile müvekkilince sigortalıya, 18.373,00 euro tazminat ödendiğini, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesi gereğince sigortalının dava ve talep haklarına halef olduğunu, taleplerine davalılarca olumlu cevap verilmemesi üzerine İstanbul 14.

İcra Müdürlüğü 2021/28195 E. numaralı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takibe, borçlular tarafından itiraz edildiğini, davalıların itirazlarının iptaline, davalılar aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Platform...Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde; araç sürücüsünün kasten veya ağır kusuru sonucu gerçekleşen bir emtia hasarı da bulunmadığını, hava koşullarının ve yol durumunun kötü olması ve yol zemininin kaygan olması nedeniyle kaza meydana geldiğini, müvekkilinin araç sürücüsünün tüm tedbirleri almasına rağmen gerçekleşen kazada ağır kusurlu olduğuna dair bir tespit bulunmadığını, sigortalı tarafından süresinde ihtar/ihbar da gönderilmediğini, tek taraflı olarak yapılan hasar tespitine dayalı hasarı bedelini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Galata Taş. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; taşıma sözleşmesinin sigortalı ile fiili taşıyıcı olan diğer davalı arasında kurulduğunu, müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, müvekkili şirkete açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taşıma süreçlerinin CMR konvansiyonu hükümlerine tâbi olduğunu, sorumluluk taşıyıcıya olduğundan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun doğabilmesi için zararı doğuran olay esnasında emtianın müvekkili şirket zilyetliğinde bulunması gerektiğini savunarka davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğini ve faizinin takip talebinde ve ödeme emrinde gösterilmesi zorunlu olduğu, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği, bu noksanlığın kamu düzeni ile ilgili olup süresiz şikayet nedeni olduğu gibi, mahkemece takibin her safhasında da re'sen göz önünde tutulması gerektiği (HGK’nın 12.05.1999 tarih ve 99/12-271 E., 99/301 K.

sayılı kararı), icra takibinde usulüne uygun bir takip talebi ve ödeme emriolmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2021/28195 sayılı dosyası ile 08.11.2021 tarihinde, davalılar aleyhine, taşıma poliçesine dayanarak, 18.373,00 euro asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiğinin düzenlendiği, aynı durumun yine aynı Kanun'un 60 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince ödeme emri için de söz konusu olduğu, yabancı para alacağının karşılığı Türk Lirasının gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesinin zorunlu olduğu, itirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunmasının ise dava şartı olduğu, somut olayda takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartının gerçekleşmediği, bu durumun da re'sen incelenmesi gerektiği, aynı sebebe dayalı olarak dava usulden red kararı verildiği gözönüne alındığında davalılar vekilleri için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin AAÜT'nin 3 üncü maddesine aykırı olduğu, gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle itirazın iptali davasının özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karar davalı Galata..

A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, nakliyat emtia sigortacısının sigortalısına ödediği tazminatın taşımacıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemli davada icra dairesinde usulüne uygun takip başlatılıp başlatılmadığı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Galata Taşımacılık ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Galata Taşımacılık ve Tic. A.Ş.'ye yükletilmesine, 25.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.