Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4896 E. 2021/1344 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tcmb efektif satış kuru↗ komisyon alacağı↗ komisyon↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında tekstil ürünlerinin satışı ve pazarlanması konusunda ticari ilişki bulunduğu, davacı şirketin davalıya davalının bulunduğu Almanya'da pazarlanıp satılmak üzere tekstil ürünleri gönderdiği, bunun karşılığında faturalar düzenlendiği, davacının düzenlenen faturalar karşılığında bir kısım alacağı bulunduğunun anlaşıldığı, taraflar arasındaki anlaşma gereğince gönderilen mallardan davalı şirket lehine bir komisyon alacağı da tahakkuk ettiğinden bu bedelin tenzili ile bakiyenin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 200.087,79 Avro'nun 15.05.1998 dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte yahut ödeme gününde T.C. Merkez Bankası'nın Avro cinsinden dövize uyguladığı efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, satılıp teslim edilen mal bedelinin tahsiline yönelik alacak davasıdır.
Mahkemece verilen 08.06.2016 tarihli ve 2015/1091-2016/622 E.-K. sayılı karar davalı tarafından temyiz edilmiş olup, bozma davalı lehine yapıldığından davalı lehine usuli kazanılmış hakların gözetilmesi gerekir. İlk kararda hüküm fıkrasında kısmen kabul edilen alacak miktarına dava tarihi itibariyle uygulanacak faiz oranının "% 8'i geçmemek üzere" ve "TCMB'nin EURO döviz cinsine uyguladığı efektif alış kuru üzerinden hesaplanan Türk Lirası karşılığı" üzerinden ödenmesine karar verilmiş, ancak mahkemece temyize konu bozmadan sonra verilen karar faizin % 8'i geçmemek kaydını içermediği gibi kabul edilen miktarın efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmekle davalı aleyhine olacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, döviz alacağının tahsiline ilişkin davada, alınması gereken nispi karar ve ilam harcının matrahının hesaplanmasında dava değeri olarak hükmolunan döviz cinsinin dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru esas alınması gerekirken hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcının karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanması da doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6715 E. 2022/8083 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardadava tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı olan 26.056,98 TL ile ilgili yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairenin 21.02.2022 günlü ilamıyla bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7096 E. 2012/13686 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:atıfet mehli · objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · mevduat hesabı · reeskont faizi · ihtar · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; olayın oluş şekli itibarıyla davalı bankanın «objektif özen yükümlülüğünü» yerine getirmemesinden kaynaklanan basit bir kusurundan dahi tümüyle sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 47.202,31 USD alacağın davacının hesabından paranın çekilme tarihi olan 11/10/2005 tarihinden itibaren yürütülecek USD cinsinden kamu bankalarına açılan ve 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödenen değişen oranlarda ticari «reeskont faizi» ile birlikte aynen veya fiili ödeme tarihindeki TCMB nin USD döviz kuruna uyguladığı efektif alış kuru üzerinden hesaplanan Türk Lirası karşılığının davalıdan alın …
… verilerek davacının hesabından paranın çekilme tarihi olan 11/10/2005 tarihinden itibaren faize hükmedilmişse de, davacı vekilinin davalı bankaya 26/12/2005 tarihli «ihtarname» göndererek 7 gün içinde alacağın ödenmesini istediği, bu «ihtarın» 28/12/2005 tarihinde davalıya tebliğ edildiği anlaşılmakla «atıfet mehlinin» sona erdiği 05/01/2006 tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekirken 11/10/2005 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ya …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4896 E. , 2021/1344 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 05.12.2018 tarih ve 2017/952 E. - 2018/1607 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2021 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ve şirket yetkilisi ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya sattığı mal bedelinin bir kısmı ödenmediğinden 1.018.895,93 DM'lik alacağın % 8 temerrüt faiziyle birlikte fiili tahsil anındaki TCMB Alman Markı efektif satış kuru üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında iki ayrı ticari ilişki bulunduğunu, davalının mümessillik ilişkisi nedeniyle olan komisyon alacağı ile teslim edilen mallar nedeniyle kestiği reklamasyon faturalarının takas ve mahsup edildiğinde ve davalı tarafından yapılan ödemeler düşüldüğünde davalının borçlu olmadığının anlaşılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında tekstil ürünlerinin satışı ve pazarlanması konusunda ticari ilişki bulunduğu, davacı şirketin davalıya davalının bulunduğu Almanya'da pazarlanıp satılmak üzere tekstil ürünleri gönderdiği, bunun karşılığında faturalar düzenlendiği, davacının düzenlenen faturalar karşılığında bir kısım alacağı bulunduğunun anlaşıldığı, taraflar arasındaki anlaşma gereğince gönderilen mallardan davalı şirket lehine bir komisyon alacağı da tahakkuk ettiğinden bu bedelin tenzili ile bakiyenin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 200.087,79 Avro'nun 15.05.1998 dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte yahut ödeme gününde T.C.
Merkez Bankası'nın Avro cinsinden dövize uyguladığı efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, satılıp teslim edilen mal bedelinin tahsiline yönelik alacak davasıdır.
Mahkemece verilen 08.06.2016 tarihli ve 2015/1091-2016/622 E.-K. sayılı karar davalı tarafından temyiz edilmiş olup, bozma davalı lehine yapıldığından davalı lehine usuli kazanılmış hakların gözetilmesi gerekir. İlk kararda hüküm fıkrasında kısmen kabul edilen alacak miktarına dava tarihi itibariyle uygulanacak faiz oranının "% 8'i geçmemek üzere" ve "TCMB'nin EURO döviz cinsine uyguladığı efektif alış kuru üzerinden hesaplanan Türk Lirası karşılığı" üzerinden ödenmesine karar verilmiş, ancak mahkemece temyize konu bozmadan sonra verilen karar faizin % 8'i geçmemek kaydını içermediği gibi kabul edilen miktarın efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmekle davalı aleyhine olacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, döviz alacağının tahsiline ilişkin davada, alınması gereken nispi karar ve ilam harcının matrahının hesaplanmasında dava değeri olarak hükmolunan döviz cinsinin dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru esas alınması gerekirken hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcının karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/646310400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz