İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3698 E. 2021/1299 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mazeret dilekçesi↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ mazeret↗ hmk 150↗ takipsizlik kararı↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bozma öncesi yapılan yargılamada, 16/07/2013 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretsiz duruşmaya katılmaması sebebi ile dosyanın HMK m. 150 hükmü gereği işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 17/07/2013 tarihli talebi ile yargılamaya kaldığı yerden devam edildiği, dosyanın Yargıtay bozma ilamı sonrasında 2016/108 Esas numarasını aldığı ve yargılamaya bu haliyle devam edildiği, 18/01/2017 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretsiz duruşmaya katılmaması sebebi ile dosyanın HMK m. 150 hükmü gereği 2. defa işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 18/01/2017 tarihli talebi ile yargılamaya kaldığı yerden devam edildiği, 04/07/2018 tarihli celsede yine duruşmaya katılmaması sebebiyle HMK m. 150 hükmü gereği işlemden kaldırma kararı verildiği ancak bozma ilamı öncesi ile birlikte tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde 04/07/2018 tarihli celsede HMK m. 320/4 hükmü gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gereken yerde sehven HMK m. 150 hükmünün uygulandığı anlaşıldığı, bu doğrultuda davanın 6100 sayılı HMK m. 320/4 hükmü doğrultusunda 04/07/2018 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, davacı tarafın 2012 yılından bu yana yapılan yargılamada 20 celsenin sadece 5 celsesine aktif katılımının bulunduğu, diğer celselerde belgelendirilmemiş mazeret dilekçeleri sunarak yargılamanın sürüncemede kalmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle 3. kez takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 04.07.2018 tarihli celsede davacı vekilinin mazeret dilekçesi reddedilmiş ise de; aynı celsede davalının hazır olduğu ve davanın esası hakkında karar verilmesini talep ettiği, davayı takip etmediği yönünde herhangi bir beyanının olmadığı, HMK 150/2. maddesinde “ taraflardan biri duruşmaya gelmez ise diğer tarafın talebi üzerine yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir “ hükmüne yer verilmiş olup, davalı tarafından yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesinin talep edildiği anlaşıldığından, mahkemece usul hükümlerine aykırı olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10476 E. 2016/5047 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
İncelediğiniz kararda320/4 hükmü doğrultusunda 04/07/2018 tarihi itibariyle «açılmamış sayılmasına» karar vermek gerekmiş, davacı tarafın 2012 yılından bu yana yapılan yargılamada 20 celsenin sadece 5 celsesine aktif katılımının bulunduğu, diğer celselerde belgelendirilmemiş «mazeret dilekçeleri» sunarak yargılamanın sürüncemede kalmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle 3. kez «takipsiz» bırakılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, 04.07.2018 tarihli celsede davacı vekilinin «mazeret dilekçesi» reddedilmiş ise de; aynı celsede davalının hazır olduğu ve davanın esası hakkında karar verilmesini talep ettiği, davayı takip etmediği yönünde herhangi bir beyanının olmadığı, HMK 150/2. maddesinde “ taraflardan biri duruşmaya gelmez ise diğer tarafın talebi üzerine yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir “ hükmüne yer verilmiş olup, davalı tarafından yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesinin talep edildiği anlaşıldığından, mahkemece usul hükümlerine aykırı olarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
150 hükmü gereği «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, davacı vekilinin 17/07/2013 tarihli talebi ile yargılamaya kaldığı yerden devam edildiği, dosyanın Yargıtay bozma ilamı sonrasında 2016/108 Esas numarasını aldığı ve yargılamaya bu haliyle devam edildiği, 18/01/2017 tarihli celsede davacı vekilinin «mazeretsiz» duruşmaya katılmaması «sebebi» ile dosyanın HMK m.
Benzer bu karardaAncak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı vekilinin 24/12/2014 tarihli celsede de davayı takip etmemesi nedeniyle 2. kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararı · olumsuz oy · geçersizlik · yetkisizlik kararı · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı vekilinin 24/12/2014 tarihli celsede de davayı takip etmemesi nedeniyle 2. kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18950 E. 2013/16358 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
İncelediğiniz karardaMahkemece «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, 04.07.2018 tarihli celsede davacı vekilinin «mazeret dilekçesi» reddedilmiş ise de; aynı celsede davalının hazır olduğu ve davanın esası hakkında karar verilmesini talep ettiği, davayı takip etmediği yönünde herhangi bir beyanının olmadığı, HMK 150/2. maddesinde “ taraflardan biri duruşmaya gelmez ise diğer tarafın talebi üzerine yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir “ hükmüne yer verilmiş olup, davalı tarafından yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesinin talep edildiği anlaşıldığından, mahkemece usul hükümlerine aykırı olarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
320/4 hükmü doğrultusunda 04/07/2018 tarihi itibariyle «açılmamış sayılmasına» karar vermek gerekmiş, davacı tarafın 2012 yılından bu yana yapılan yargılamada 20 celsenin sadece 5 celsesine aktif katılımının bulunduğu, diğer celselerde belgelendirilmemiş «mazeret dilekçeleri» sunarak yargılamanın sürüncemede kalmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle 3. kez «takipsiz» bırakılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
150 hükmü gereği «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, davacı vekilinin 17/07/2013 tarihli talebi ile yargılamaya kaldığı yerden devam edildiği, dosyanın Yargıtay bozma ilamı sonrasında 2016/108 Esas numarasını aldığı ve yargılamaya bu haliyle devam edildiği, 18/01/2017 tarihli celsede davacı vekilinin «mazeretsiz» duruşmaya katılmaması «sebebi» ile dosyanın HMK m.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede davanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede dosyanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davacı vekili ilk olarak 09.02.2011 tarihli celseye «mazeretsiz» olarak katılmamış ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilinin harcını yatırarak 06.05.2011 tarihli «yenileme dilekçesi» ile dosya yenilenmiş, 12.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin yine mazeretsiz olarak celseye katılmaması üzerine mahkemece HMK 150/6 maddesi gerekçe gösterilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · davanın yenilenmesi · internet bankacılığı · yenileme
Benzer bu karardaSomut olayda dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davacı vekili ilk olarak 09.02.2011 tarihli celseye «mazeretsiz» olarak katılmamış ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilinin harcını yatırarak 06.05.2011 tarihli «yenileme dilekçesi» ile dosya yenilenmiş, 12.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin yine mazeretsiz olarak celseye katılmaması üzerine mahkemece HMK 150/6 maddesi gerekçe gösterilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Oysa madde metninde «davanın yenilendikten» sonra 1 defadan fazla «takipsiz» bırakılamayacağı hususu düzenlenmiş olup, somut olayda da dosyanın ilk yenilemeden sonra 1 defa takipsiz bırakılmış olmasına göre mahkemenin HMK 150/6 maddesini hatalı biçimde yorumlayarak dosyanın yenilendikten sonra 1 defa takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede davanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava «internet bankacılığı» üzerinden sehven yanlış hesaba gönderildiği iddia edilen paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1270 E. 2013/18287 K.
Ortak:mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
İncelediğiniz karardaMahkemece «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, 04.07.2018 tarihli celsede davacı vekilinin «mazeret dilekçesi» reddedilmiş ise de; aynı celsede davalının hazır olduğu ve davanın esası hakkında karar verilmesini talep ettiği, davayı takip etmediği yönünde herhangi bir beyanının olmadığı, HMK 150/2. maddesinde “ taraflardan biri duruşmaya gelmez ise diğer tarafın talebi üzerine yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir “ hükmüne yer verilmiş olup, davalı tarafından yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesinin talep edildiği anlaşıldığından, mahkemece usul hükümlerine aykırı olarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
320/4 hükmü doğrultusunda 04/07/2018 tarihi itibariyle «açılmamış sayılmasına» karar vermek gerekmiş, davacı tarafın 2012 yılından bu yana yapılan yargılamada 20 celsenin sadece 5 celsesine aktif katılımının bulunduğu, diğer celselerde belgelendirilmemiş «mazeret dilekçeleri» sunarak yargılamanın sürüncemede kalmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle 3. kez «takipsiz» bırakılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
150 hükmü gereği «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, davacı vekilinin 17/07/2013 tarihli talebi ile yargılamaya kaldığı yerden devam edildiği, dosyanın Yargıtay bozma ilamı sonrasında 2016/108 Esas numarasını aldığı ve yargılamaya bu haliyle devam edildiği, 18/01/2017 tarihli celsede davacı vekilinin «mazeretsiz» duruşmaya katılmaması «sebebi» ile dosyanın HMK m.
Benzer bu karardaMahkemece, 22.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiği halde usulüne uygun davetiye ile duruşma günü bildirilmeden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, davanın 12/06/2012 tarihli duruşmada takip edilmemesi nedeniyle «işlemden kaldırıldığı», işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren de HMK'nın 150. maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde «yenilenmediği», gerekçesiyle davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, davanın 12/06/2012 tarihli duruşmada takip edilmemesi nedeniyle «işlemden kaldırıldığı», işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren de HMK'nın 150. maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde «yenilenmediği», gerekçesiyle davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11611 E. 2016/8322 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
İncelediğiniz karardaMahkemece «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, 04.07.2018 tarihli celsede davacı vekilinin «mazeret dilekçesi» reddedilmiş ise de; aynı celsede davalının hazır olduğu ve davanın esası hakkında karar verilmesini talep ettiği, davayı takip etmediği yönünde herhangi bir beyanının olmadığı, HMK 150/2. maddesinde “ taraflardan biri duruşmaya gelmez ise diğer tarafın talebi üzerine yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir “ hükmüne yer verilmiş olup, davalı tarafından yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesinin talep edildiği anlaşıldığından, mahkemece usul hükümlerine aykırı olarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
320/4 hükmü doğrultusunda 04/07/2018 tarihi itibariyle «açılmamış sayılmasına» karar vermek gerekmiş, davacı tarafın 2012 yılından bu yana yapılan yargılamada 20 celsenin sadece 5 celsesine aktif katılımının bulunduğu, diğer celselerde belgelendirilmemiş «mazeret dilekçeleri» sunarak yargılamanın sürüncemede kalmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle 3. kez «takipsiz» bırakılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
150 hükmü gereği «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, davacı vekilinin 17/07/2013 tarihli talebi ile yargılamaya kaldığı yerden devam edildiği, dosyanın Yargıtay bozma ilamı sonrasında 2016/108 Esas numarasını aldığı ve yargılamaya bu haliyle devam edildiği, 18/01/2017 tarihli celsede davacı vekilinin «mazeretsiz» duruşmaya katılmaması «sebebi» ile dosyanın HMK m.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı gibi «mazeret dilekçesi» de göndermediği için «dosyanın işlemden kaldırıldığı», bu tarihten itibaren üç aylık yasal sürede de dosyanın «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca 22/08/2014 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, 22.05.2014 tarihli celsede, davacılar vekilinin katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği gerekçesiyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, üç aylık yasal sürede de dosya «yenilenmediği» için «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacı vekilinin «mazeretinin» değerlendirilmesi ve olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · hisse devri · olumsuz oy · yenileme
Benzer bu karardaDava, şirket hisselerini devralan davalının hisse bedellerini ödememesi nedeniyle «hisse devrinin iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı gibi «mazeret dilekçesi» de göndermediği için «dosyanın işlemden kaldırıldığı», bu tarihten itibaren üç aylık yasal sürede de dosyanın «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca 22/08/2014 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, 22.05.2014 tarihli celsede, davacılar vekilinin katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği gerekçesiyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, üç aylık yasal sürede de dosya «yenilenmediği» için «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacı vekilinin «mazeretinin» değerlendirilmesi ve olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3698 E. , 2021/1299 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yenice (Çanakkale) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.07.2018 tarih ve 2016/108-2018/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile davalı arasında kredi kartı sözleşmesi imzalandığını, kart borcunun ödenmediğini, davalıya ihtarname gönderildiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, temerrüt şartlarının oluşmadığını, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bozma öncesi yapılan yargılamada, 16/07/2013 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretsiz duruşmaya katılmaması sebebi ile dosyanın HMK m. 150 hükmü gereği işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 17/07/2013 tarihli talebi ile yargılamaya kaldığı yerden devam edildiği, dosyanın Yargıtay bozma ilamı sonrasında 2016/108 Esas numarasını aldığı ve yargılamaya bu haliyle devam edildiği, 18/01/2017 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretsiz duruşmaya katılmaması sebebi ile dosyanın HMK m. 150 hükmü gereği 2. defa işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 18/01/2017 tarihli talebi ile yargılamaya kaldığı yerden devam edildiği, 04/07/2018 tarihli celsede yine duruşmaya katılmaması sebebiyle HMK m.
150 hükmü gereği işlemden kaldırma kararı verildiği ancak bozma ilamı öncesi ile birlikte tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde 04/07/2018 tarihli celsede HMK m. 320/4 hükmü gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gereken yerde sehven HMK m. 150 hükmünün uygulandığı anlaşıldığı, bu doğrultuda davanın 6100 sayılı HMK m. 320/4 hükmü doğrultusunda 04/07/2018 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, davacı tarafın 2012 yılından bu yana yapılan yargılamada 20 celsenin sadece 5 celsesine aktif katılımının bulunduğu, diğer celselerde belgelendirilmemiş mazeret dilekçeleri sunarak yargılamanın sürüncemede kalmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle 3.
kez takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 04.07.2018 tarihli celsede davacı vekilinin mazeret dilekçesi reddedilmiş ise de; aynı celsede davalının hazır olduğu ve davanın esası hakkında karar verilmesini talep ettiği, davayı takip etmediği yönünde herhangi bir beyanının olmadığı, HMK 150/2. maddesinde “ taraflardan biri duruşmaya gelmez ise diğer tarafın talebi üzerine yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir “ hükmüne yer verilmiş olup, davalı tarafından yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesinin talep edildiği anlaşıldığından, mahkemece usul hükümlerine aykırı olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/02/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
6100 sayılı HMK 150/6 maddesinde "işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan davanın, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılmayacağı, aksi halde davanın açılmamış sayılacağı",
HMK 15/2 maddesinde de "... geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen tarafın, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, 16.07.2013 tarihinde dosyanın ilk kez işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, 17.07.2013 tarihlinde yenilenmiş ilk yenilenmeden sonra dosya 18.01.2017 tarihinde ikinci kez takipsiz bırakılmış, aynı tarihli dilekçe ile ikinci kez yenilenmiş, 07.07.2018 tarihli celsede de davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verilerek HMK 150 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
04.07.2018 tarihli oturumda, hazır bulunan davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemekle birlikte, davayı takip etmeyeceğini bildirmediği gibi tahkikatın gelmeyen davacının yokluğunda devam edilmesini açıkça istemediğinden, davalı tarafın bu davranışı davayı takip etmek istemediğini göstermektedir. (Bknz. Baki Kuru - Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı - Kasım 2018. Sh: 435)
Nitekim mahkemece davanın açılmamış sayılması yönünde verilen karar davalı vekilince temyiz edilmemiştir.
HMK 150/2 maddesi gereğince yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyen davacı yönünden HMK 150/6 maddesi koşulları gerçekleşmiştir.
Temyiz edenin sıfatına göre usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/646232200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz