Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3650 E. 2021/689 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
virman↗ imza inkarı↗ imza incelemesi↗ menfi tespit davası↗ tespit davası↗ iş bölümü↗ dolandırıcılık↗ fatura↗ kredi sözleşmesi↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı, davalı bankadan kredi kullanmadığını iddia ederek menfi tespit davası açtığı, kredi sözleşmesindeki imzanın inkar edildiği, Ağır Ceza Mahkemesinde alınan adli tıp raporunda imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiği, bu durumda davalı bankadan akdedilen kredi ve hesap hareketleri getirtilerek banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırıldığı, Mali Müşavir- Bağımsız Denetçi ... tarafından tanzim edilen 28.01.2019 tarihli rapora göre; TC Ziraat Bankası ... Şubesinden 03/11/2009 tarihinde davacı ...'e ait ... nolu hesaptan 83.649,00 TL ...(...)'a ait ... numaralı hesaba virman yapılmak suretiyle ödendiği, ancak yazılı bir virman talimatı olmadığı, dekont üzerinde imza ile işlemin gerçekleştiği, tanzim edilen fatura bedelinin 85.500,00 TL olmasına rağmen TC Ziraat Bankası ... Şubesinden fatura karşlığı olarak 83.649,00 TL virman karşılığı ödeme yapıldığı 1.851,00 TL hesabın açık kaldığının tespit edildiği, her ne kadar Yargıtay bozma ilamında Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dolandırıcılık davasının neticesinin beklenilmesinin düşünülmemesi yönünde bozmaya konu yapılmış ise de yargılamanın halen devam ettiği, sanıklardan biri hakkında yakalama kararının bulunduğu, yargılama faaliyetinin 2009 yılında başlamış olmasına rağmen kısa bir süre sonra biteceği yönünde bir emarenin bulunmadığı, ceza dosyasının beklenilmesi halinde yargılama süresi ile denetim süreleri dikkate alındığında hak kayıplarına sebebiyet verecek olması nedeniyle ceza davasının neticesinin beklenilmesini gerektirecek bir hususun bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile sorunun tamamen açığa çıktığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, Kocasinan Köyü 13750 Parsel 8 bağımsız bölüm üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmuşsa da bozma ilamı gereği yerine getirilmemiştir. Dairemiz bozma ilamında belirtildiği üzere ... Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/216 Esas sayılı dava dosyasının kesinleşmesi beklenilmediği gibi, banka kayıt ve belgeleri yerinde incelettirilmeksizin dosya incelenmesi suretiyle bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bu nedenle davacının 3. kişiye yaptığı virman talimatına ilişkin herhangi bir belge olup olmadığı hususu açıklığa kavuşmamıştır. Bu hali ile alınan bilirkişi raporu yetersizdir. Ayrıca davalı banka, davacının talimatı üzerine davaya konu kredinin davacının almış olduğu mallar karşılığı 3. kişiye olan borcunun ödenmesi için virman yapıldığını iddia etmiş olup yine dosya içindeki 02.11.2009 tarihli davacı ile dava dışı 3. kişi arasında düzenlenen mal teslimine ilişkin belge sunulmuştur. Davacı söz konusu belge altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmediğini bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikle konusunda uzman bankacı bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve belgeleri yerinde incelenmek sureti ile davacıya, davalı banka tarafından herhangi bir kredi kullandırılıp kullandırılmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı, dava dışı 3. kişiye davacının talimatı üzerine söz konusu virmanın yapılıp yapılmadığı, yine dosyaya ibraz edilen davacı ile dava dışı 3. kişi arasındaki 02.11.2009 tarihli mal teslim belgesi altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı imza incelemesi yoluyla bilirkişi raporu alınmak suretiyle tespit edilerek şayet söz konusu belge altındaki imza davacıya ait ise ve davalı banka tarafından 3. kişiye mal bedeli karşılığı virman yapılmış ise bu virman bedeli kadar davacı tarafından kredi kullanıldığının kabulü gerektiği hususu gözetilerek mahkemece bu konularda inceleme yapılıp bilirkişi raporu alınıp tüm deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme, yetersiz bilirkişi raporu ve bozma ilamı içeriğine uygun araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10170 E. 2011/10438 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz karardaŞubesinden 03/11/2009 tarihinde davacı ...'e ait ... nolu hesaptan 83.649,00 TL ...(...)'a ait ... numaralı hesaba «virman» yapılmak suretiyle ödendiği, ancak yazılı bir virman talimatı olmadığı, dekont üzerinde imza ile işlemin gerçekleştiği, tanzim edilen «fatura» bedelinin 85.500,00 TL olmasına rağmen TC Ziraat Bankası ...
Şubesinden «fatura» karşlığı olarak 83.649,00 TL «virman» karşılığı ödeme yapıldığı 1.851,00 TL hesabın açık kaldığının tespit edildiği, her ne kadar Yargıtay bozma ilamında Ağır Ceza Mahkemesinde görülen «dolandırıcılık» davasının neticesinin beklenilmesinin düşünülmemesi yönünde bozmaya konu yapılmış ise de yargılamanın halen devam ettiği, sanıklardan biri hakkında yakalama kararının bulunduğu, yargılama faaliyetinin 2009 yılında başlamış olmasına rağmen kısa bir süre sonra biteceği yönünde bir emarenin bulunmadığı, ceza dosyasının beklenilmesi halinde yargılama süresi ile denetim süreleri dikkate alındığında hak kayıplarına sebebiyet verecek olması nedeniyle ceza davasının neticesinin beklenilmesini gerektirecek bir hususun bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile sorunun tamamen açığa çıktığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, Kocasinan Köyü 13750 Parsel 8 bağımsız «bölüm» üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bu nedenle davacının 3. kişiye yaptığı «virman» talimatına ilişkin herhangi bir belge olup olmadığı hususu açıklığa kavuşmamıştır.
Benzer bu karardaOysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep edenin kredi veren değil «kefil» sıfatında bulunduğu ve kredi alacaklısına ödeme yapıldığına ilişkin belgelerin açıklayıcı olmadığı, iddianın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1876 E. 2011/11620 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz karardaŞubesinden 03/11/2009 tarihinde davacı ...'e ait ... nolu hesaptan 83.649,00 TL ...(...)'a ait ... numaralı hesaba «virman» yapılmak suretiyle ödendiği, ancak yazılı bir virman talimatı olmadığı, dekont üzerinde imza ile işlemin gerçekleştiği, tanzim edilen «fatura» bedelinin 85.500,00 TL olmasına rağmen TC Ziraat Bankası ...
Şubesinden «fatura» karşlığı olarak 83.649,00 TL «virman» karşılığı ödeme yapıldığı 1.851,00 TL hesabın açık kaldığının tespit edildiği, her ne kadar Yargıtay bozma ilamında Ağır Ceza Mahkemesinde görülen «dolandırıcılık» davasının neticesinin beklenilmesinin düşünülmemesi yönünde bozmaya konu yapılmış ise de yargılamanın halen devam ettiği, sanıklardan biri hakkında yakalama kararının bulunduğu, yargılama faaliyetinin 2009 yılında başlamış olmasına rağmen kısa bir süre sonra biteceği yönünde bir emarenin bulunmadığı, ceza dosyasının beklenilmesi halinde yargılama süresi ile denetim süreleri dikkate alındığında hak kayıplarına sebebiyet verecek olması nedeniyle ceza davasının neticesinin beklenilmesini gerektirecek bir hususun bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile sorunun tamamen açığa çıktığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, Kocasinan Köyü 13750 Parsel 8 bağımsız «bölüm» üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bu nedenle davacının 3. kişiye yaptığı «virman» talimatına ilişkin herhangi bir belge olup olmadığı hususu açıklığa kavuşmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan «virmanlar» sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara «icazetinin» olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icazet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan «virmanlar» sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara «icazetinin» olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1365 E. 2017/1963 K.
Ortak:virman · menfi tespit · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… edi kullandırılıp kullandırılmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı, dava dışı 3. kişiye davacının talimatı üzerine söz konusu virmanın yapılıp yapılmadığı, yine dosyaya «ibraz» edilen davacı ile dava dışı 3. kişi arasındaki 02.11.2009 tarihli mal «teslim» belgesi altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı «imza incelemesi» yoluyla bilirkişi raporu alınmak suretiyle tespit edilerek şayet söz konusu belge altındaki imza davacıya ait ise ve davalı banka tarafından 3. kişiye mal bedeli karşılığı «virman» yapılmış ise bu virman bedeli kadar davacı tarafından kredi kullanıldığının kabulü gerektiği hususu gözetilerek mahkemece bu konularda inceleme yapılıp bilirkişi raporu alınıp tüm deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme», yetersiz bilirkişi raporu ve bozma ilamı içeriğine uygun araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
… ce, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı, davalı bankadan kredi kullanmadığını iddia ederek «menfi tespit davası» açtığı, «kredi sözleşmesindeki» «imzanın inkar» edildiği, Ağır Ceza Mahkemesinde alınan adli tıp raporunda imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiği, bu durumda davalı bankadan akdedilen kredi ve hesap harek …
Şubesinden 03/11/2009 tarihinde davacı ...'e ait ... nolu hesaptan 83.649,00 TL ...(...)'a ait ... numaralı hesaba «virman» yapılmak suretiyle ödendiği, ancak yazılı bir virman talimatı olmadığı, dekont üzerinde imza ile işlemin gerçekleştiği, tanzim edilen «fatura» bedelinin 85.500,00 TL olmasına rağmen TC Ziraat Bankası ...
Benzer bu karardaDava, İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca açılmış «menfi tespit» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, bilirkişi raporunda, davacının iddialarının aksine taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davalının takip konusu yaptığı faturaların davacının «ticari defterlerine kayıtlı» olduğu, kayıtlarda ... ile davalı ... arasında ilişkilendirme yapılarak...hesabına «virman» açıklaması ile borç bakiyeden düşüm yapıldığı, ... hesabına hiçbir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.
… acağı gözetilip, bilirkişi raporunda tespit edilen hususlar değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, icra takibine konu faturaların davacının «defterlerine» kayıtlı olmasına rağmen faturalar altındaki imzaların davalıya ait olmadığı ve bir kısmında da imzaların bulunmadığı gerekçesiyle «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kayıtları · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaAncak, bilirkişi raporunda, davacının iddialarının aksine taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davalının takip konusu yaptığı faturaların davacının «ticari defterlerine kayıtlı» olduğu, kayıtlarda ... ile davalı ... arasında ilişkilendirme yapılarak...hesabına «virman» açıklaması ile borç bakiyeden düşüm yapıldığı, ... hesabına hiçbir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.
… acağı gözetilip, bilirkişi raporunda tespit edilen hususlar değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, icra takibine konu faturaların davacının «defterlerine» kayıtlı olmasına rağmen faturalar altındaki imzaların davalıya ait olmadığı ve bir kısmında da imzaların bulunmadığı gerekçesiyle «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3650 E. , 2021/689 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.04.2019 tarih ve 2017/283-2019/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ve kızının ... Ziraat Bankasından düşük faizli kredi çekme vaadi ile içinde banka çalışanın da olduğu kişilerce kandırıldığını, davalı bankanın icra takibine geçmesi ile adına 64.000 TL kredi çekildiğini öğrendiğini, bu kişilerden şikayetçi olduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, davacının kredi çekmeyi düşündüğünü ancak herhangi bir belge vermediğini, okumadan bazı evrakları imzaladığını, davacının iradesi dışında onun adına işlemler yapıldığını, davalı bankanın adam çalıştıran sıfatıyla yapılan işlemlerde sorumluluğunun olduğunu ileri sürerek davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredi işleminde usulsüzlük olmadığını, kullanılan kredinin ekipman kredisi olduğunu, satın aldığı mal karşısında kredinin davacının hesabına değil, malı satan firmanın hesabına geçeceğini, davacının malı teslim aldığına dair tutanak olduğunu, kredi için istenilen teminatların alındığını, davalının kredinin ilk taksitini ödeyip diğer taksitlerini ödemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı, davalı bankadan kredi kullanmadığını iddia ederek menfi tespit davası açtığı, kredi sözleşmesindeki imzanın inkar edildiği, Ağır Ceza Mahkemesinde alınan adli tıp raporunda imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiği, bu durumda davalı bankadan akdedilen kredi ve hesap hareketleri getirtilerek banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırıldığı, Mali Müşavir- Bağımsız Denetçi ... tarafından tanzim edilen 28.01.2019 tarihli rapora göre; TC Ziraat Bankası ... Şubesinden 03/11/2009 tarihinde davacı ...'e ait ... nolu hesaptan 83.649,00 TL ...(...)'a ait ...
numaralı hesaba virman yapılmak suretiyle ödendiği, ancak yazılı bir virman talimatı olmadığı, dekont üzerinde imza ile işlemin gerçekleştiği, tanzim edilen fatura bedelinin 85.500,00 TL olmasına rağmen TC Ziraat Bankası ... Şubesinden fatura karşlığı olarak 83.649,00 TL virman karşılığı ödeme yapıldığı 1.851,00 TL hesabın açık kaldığının tespit edildiği, her ne kadar Yargıtay bozma ilamında Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dolandırıcılık davasının neticesinin beklenilmesinin düşünülmemesi yönünde bozmaya konu yapılmış ise de yargılamanın halen devam ettiği, sanıklardan biri hakkında yakalama kararının bulunduğu, yargılama faaliyetinin 2009 yılında başlamış olmasına rağmen kısa bir süre sonra biteceği yönünde bir emarenin bulunmadığı, ceza dosyasının beklenilmesi halinde yargılama süresi ile denetim süreleri dikkate alındığında hak kayıplarına sebebiyet verecek olması nedeniyle ceza davasının neticesinin beklenilmesini gerektirecek bir hususun bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile sorunun tamamen açığa çıktığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, Kocasinan Köyü 13750 Parsel 8 bağımsız bölüm üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmuşsa da bozma ilamı gereği yerine getirilmemiştir. Dairemiz bozma ilamında belirtildiği üzere ... Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/216 Esas sayılı dava dosyasının kesinleşmesi beklenilmediği gibi, banka kayıt ve belgeleri yerinde incelettirilmeksizin dosya incelenmesi suretiyle bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bu nedenle davacının 3. kişiye yaptığı virman talimatına ilişkin herhangi bir belge olup olmadığı hususu açıklığa kavuşmamıştır. Bu hali ile alınan bilirkişi raporu yetersizdir. Ayrıca davalı banka, davacının talimatı üzerine davaya konu kredinin davacının almış olduğu mallar karşılığı 3. kişiye olan borcunun ödenmesi için virman yapıldığını iddia etmiş olup yine dosya içindeki 02.11.2009 tarihli davacı ile dava dışı 3.
kişi arasında düzenlenen mal teslimine ilişkin belge sunulmuştur. Davacı söz konusu belge altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmediğini bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikle konusunda uzman bankacı bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve belgeleri yerinde incelenmek sureti ile davacıya, davalı banka tarafından herhangi bir kredi kullandırılıp kullandırılmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı, dava dışı 3. kişiye davacının talimatı üzerine söz konusu virmanın yapılıp yapılmadığı, yine dosyaya ibraz edilen davacı ile dava dışı 3. kişi arasındaki 02.11.2009 tarihli mal teslim belgesi altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı imza incelemesi yoluyla bilirkişi raporu alınmak suretiyle tespit edilerek şayet söz konusu belge altındaki imza davacıya ait ise ve davalı banka tarafından 3. kişiye mal bedeli karşılığı virman yapılmış ise bu virman bedeli kadar davacı tarafından kredi kullanıldığının kabulü gerektiği hususu gözetilerek mahkemece bu konularda inceleme yapılıp bilirkişi raporu alınıp tüm deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme, yetersiz bilirkişi raporu ve bozma ilamı içeriğine uygun araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/643971300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz