Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/19164 E. 2013/17159 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambalaj yetersizliği↗ navlun alacağı↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ cmr konvansiyonu↗ ihtirazi kayıt↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ cmr↗ navlun↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ geçersizlik↗ dosya masrafı↗ kusur↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşımanın güzergahı itibari ile CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, CMR'nin 10. ve 17. maddeleri gereğince herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın yükü teslim alan davacı taşıyıcının zarardan sorumlu bulunduğu, taşınan emtiadaki sızıntı ve akmanın gönderen davalının kusurundan ve talimatından kaynaklandığına ilişkin bir delil bulunmadığı, davalının aktarma giderinden sorumlu olmadığı, navlun alacağından ise sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.472,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan taşımadan kaynaklanan aktarma ücreti talebine ilişkin olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda CMR 'nin 10. ve 17. maddeleri gereğince herhangi bir ihtirazi kayıt koymadan yükü teslim alan taşıyıcının zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
Taşıma sözleşmesine konu akrilik boya emtiasının gönderici davalı tarafından ambalajlı şekilde davacı taşıyıcıya teslim edildiği, nakliye sırasında akma ve sızma olması nedeniyle emtianın bir başka araca aktarıldığı, davacının bu aktarma masraflarını davalı göndericiden talep ettiği anlaşılmaktadır. CMR Konvansiyonunun 10. maddesi "Gönderici, kişilere malzemeye ve diğer yüklere gelecek zarar ziyan ve hasardan, yükün kusurlu olarak ambalajlanmasından kaynaklanan masraflardan taşımacıya karşı sorumludur. Ancak, yükün kabulünde kusur açık seçik ise ve taşımacı tarafından biliniyor ise bu hususta bir çekince beyanında bulunmamış ise bu hüküm geçersizdir." hükmünü haiz olup, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarında ambalajın yetersiz olduğunu, bu nedenle bazı tenekelerin patlayarak sızıntı yaptığını, malzemelerin başka araca aktarılmasıyla oluşan zarardan gönderici olan davalının kusurlu olduğunu belirtmesine rağmen, ambalajlamanın yeterli olup olmadığı, taşıyıcının ambalaj yetersizliğini bilip bilemeyeceği hususunda alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınmaksızın yazılı gerekçeyle, yetersiz bilirkişi raporuna istinaden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5292 E. 2011/16086 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · teslim
İncelediğiniz kararda… ilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşımanın güzergahı itibari ile CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, CMR'nin 10. ve 17. maddeleri gereğince herhangi bir «ihtirazi kayıt» koymaksızın yükü «teslim» alan davacı «taşıyıcının» zarardan sorumlu bulunduğu, taşınan emtiadaki sızıntı ve akmanın gönderen davalının kusurundan ve talimatından kaynaklandığına ilişkin bir delil bulunmadığı, davalının aktarma giderinden sorumlu olmadığı, «navlun alacağından» ise sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.472,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan taşımadan kaynaklanan aktarma ücreti talebine ilişkin olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda CMR 'nin 10. ve 17. maddeleri gereğince herhangi bir «ihtirazi kayıt» koymadan yükü «teslim» alan «taşıyıcının» zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
Taşıma sözleşmesine konu akrilik boya emtiasının gönderici davalı tarafından ambalajlı şekilde davacı «taşıyıcıya» «teslim» edildiği, nakliye sırasında akma ve sızma olması nedeniyle emtianın bir başka araca aktarıldığı, davacının bu aktarma «masraflarını» davalı göndericiden talep ettiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile CMR 32/1-b maddesine göre taşımacının yükü aldığı yerde dava açabileceği, bu suretten mahkemenin yetkili olduğu, emtianın 18.08.2008 tarihinde varış yerine «teslim» edildiği, kısmi «hasar» söz konusu olduğunda 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin 18.08.2009 tarihinde sona erdiği, davanın 19.08.2009 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonu'na tabii «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Yine, aynı Konvansiyonun 32/1-a maddesine göre «zamanaşımı»; kısmi kayıp, «hasar» veya gecikmelerde «teslim» etme tarihinden itibaren başlar ve aynı maddenin 1/«son» fıkrasına göre zamanaşımının işlemeye başladığı gün hesaba «dahil» edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · hasar · dahili dava · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaYine, aynı Konvansiyonun 32/1-a maddesine göre «zamanaşımı»; kısmi kayıp, «hasar» veya gecikmelerde «teslim» etme tarihinden itibaren başlar ve aynı maddenin 1/«son» fıkrasına göre zamanaşımının işlemeye başladığı gün hesaba «dahil» edilemez.
Somut olayda «hasar» gören yükün «teslim tarihi» 18.08.2008 olup yukarıda açıklanan kurallar gereğince «zamanaşımı» süresi 19.08.2008 tarihinde başlamış ve görülmekte olan dava ise 19.08.2009 tarihinde harcın yatırılması suretiyle açılmış olduğuna göre, davanın zamanaşımı süresi geçtiğinden bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile CMR 32/1-b maddesine göre taşımacının yükü aldığı yerde dava açabileceği, bu suretten mahkemenin yetkili olduğu, emtianın 18.08.2008 tarihinde varış yerine «teslim» edildiği, kısmi «hasar» söz konusu olduğunda 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin 18.08.2009 tarihinde sona erdiği, davanın 19.08.2009 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonu'na tabii «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/19164 E. , 2013/17159 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/09/2012 tarih ve 2010/121-2012/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait akrilik boya emtiasının Türkiye-Belçika arasında taşınma işinin müvekkili tarafından yapıldığını, taşıma sırasında Romanya'da mallarda akma ve sızma olması nedeniyle aracın Piteşti Gümrüğüne çekilerek malzemelerin başka bir araca aktarıldığını, aktarma masrafının da davalı tarafca ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen, davalı tarafın aktarma gideri ve navlun ücretine ilişkin faturayı ödemediğini ileri sürerek, 15.373,85TL'nin tahsilene karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tehlikeli kimyasal maddenin taşınacağı aracın ve sürücünün seçiminde gerekli özeni göstermemesi nedeniyle oluşan ısı ile bazı tenekelerin patlayarak sızıntı oluşturduğunu, davacının taşıyıcı olarak sorumlu olduğunu, müvekkilinin 1600 Euro navlun alacağı dışında başka bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşımanın güzergahı itibari ile CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, CMR'nin 10. ve 17. maddeleri gereğince herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın yükü teslim alan davacı taşıyıcının zarardan sorumlu bulunduğu, taşınan emtiadaki sızıntı ve akmanın gönderen davalının kusurundan ve talimatından kaynaklandığına ilişkin bir delil bulunmadığı, davalının aktarma giderinden sorumlu olmadığı, navlun alacağından ise sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.472,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan taşımadan kaynaklanan aktarma ücreti talebine ilişkin olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda CMR 'nin 10. ve 17. maddeleri gereğince herhangi bir ihtirazi kayıt koymadan yükü teslim alan taşıyıcının zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
Taşıma sözleşmesine konu akrilik boya emtiasının gönderici davalı tarafından ambalajlı şekilde davacı taşıyıcıya teslim edildiği, nakliye sırasında akma ve sızma olması nedeniyle emtianın bir başka araca aktarıldığı, davacının bu aktarma masraflarını davalı göndericiden talep ettiği anlaşılmaktadır. CMR Konvansiyonunun 10. maddesi "Gönderici, kişilere malzemeye ve diğer yüklere gelecek zarar ziyan ve hasardan, yükün kusurlu olarak ambalajlanmasından kaynaklanan masraflardan taşımacıya karşı sorumludur. Ancak, yükün kabulünde kusur açık seçik ise ve taşımacı tarafından biliniyor ise bu hususta bir çekince beyanında bulunmamış ise bu hüküm geçersizdir." hükmünü haiz olup, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarında ambalajın yetersiz olduğunu, bu nedenle bazı tenekelerin patlayarak sızıntı yaptığını, malzemelerin başka araca aktarılmasıyla oluşan zarardan gönderici olan davalının kusurlu olduğunu belirtmesine rağmen, ambalajlamanın yeterli olup olmadığı, taşıyıcının ambalaj yetersizliğini bilip bilemeyeceği hususunda alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınmaksızın yazılı gerekçeyle, yetersiz bilirkişi raporuna istinaden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/642404200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz