Görevsizlik kararı: kara nakliyesi sigortası deniz ticareti kapsamında değildir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1144 E. 2023/1535 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Nakliyat Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası Kaynaklı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma
Gerekçe özeti
Bir sigortalının, deniz yoluyla gelen yükün tahliyesi ve tahliye sonrası karayoluyla taşınması işini üstlendiği ve bu taahhüdü nedeniyle nakliyat taşıyıcı sorumluluk sigortası yaptırdığı hallerde, tahliye sırasında meydana gelen olay nedeniyle gemi ve vinç bekletilmesinden kaynaklanan zararların sigortadan tazmini talebi, sigortalının deniz taşımacısı sıfatı bulunmadığı ve zararın deniz taşımacısının sorumluluk alanında değil kara taşıması/tahliye organizasyonu kapsamında ortaya çıktığı gözetildiğinde, TTK'nın deniz ticareti kısmına ilişkin bir uyuşmazlık oluşturmaz; davaya TTK m.4/1 uyarınca genel görevli asliye ticaret mahkemesi bakar, deniz ticareti ve deniz sigortalarına münhasıran görevlendirilmiş ihtisas mahkemesi görevli değildir.
Ele alınan sorunlar
Görevli mahkeme: asliye ticaret mahkemesi mi, deniz ticaret ihtisas mahkemesi mi → kabul
İddia: Davacı vekili, taraflar arasındaki sigorta poliçesinin kara, demiryolu, deniz ve hava taşımaları için düzenlendiğini, uyuşmazlık konusu taşımanın multimodal olup zararın taşımanın kara bölümüne ilişkin bulunduğunu, zarar kalemleri arasında gemi demuraj ücretinin bulunmasının uyuşmazlığı kendiliğinden TTK m.5/2 kapsamında deniz ticaretine ilişkin bir dava haline getirmeyeceğini, tahliye ediminin gemiye değil kendisine ait olduğunu ve kara nakliyecisine ait vinç ile geminin beklemesinden kaynaklanan zararların deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin olmadığını, bu nedenle görevsizlik kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK m.5/1 uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir; ikinci fıkra uyarınca iş durumu gerektiriyorsa HSK tarafından bir veya birkaç asliye ticaret mahkemesi münhasıran deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin davalara bakmakla görevlendirilebilir ve İstanbul'da bu görev İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilmiştir. Davacı ile dava dışı deniz taşımacısı şirket arasındaki navlun nakliye kontratına göre davacının üstlendiği edim, yükün gemiden karayolu ile nakliyesi için tahliyesinin organize edilmesi ve santral içine karayoluyla taşınmasıdır; deniz taşımasını yapan davacı değil, dava dışı armatör şirkettir. Davacı bu taahhüdü yerine getirmek için dava dışı bir şirketle vinçle tahliye ve kısa mesafe karayolu taşıması konusunda sözleşme yapmış, kendisini de davalı ile akdettiği nakliyat taşıyıcı sorumluluk katılım sigorta poliçesiyle sigortalamıştır. Somut olayda tahliye sırasında sapanın kopması nedeniyle geminin ve vincin bekletilmesinden kaynaklanan zararların tazmini talep edilmektedir; bu talep davacının kara taşıması ve tahliye organizasyonu kapsamındaki sorumluluğuna ilişkindir. Davacının deniz taşımacısı sıfatı bulunmadığından ve zarar deniz taşımacısının sorumluluk alanında değil davacının tahliye ve karayolu taşıması taahhüdü kapsamında ortaya çıktığından, uyuşmazlık TTK'nın deniz ticareti kısmına ilişkin değildir. Bu nedenle TTK m.4/1 uyarınca eldeki davaya bakmakla asliye ticaret mahkemesi görevlidir; ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı hatalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, deniz yoluyla gelen yükün tahliyesi ve karayoluyla taşınmasını üstlenen bir tarafın bu taahhüdü nedeniyle yaptırdığı sigortadan doğan tazminat taleplerinin, deniz taşımacısı sıfatı bulunmadığı ve zararın kara taşıması/tahliye organizasyonu kapsamında ortaya çıktığı hallerde TTK'nın deniz ticareti kısmına girmediğini ve dolayısıyla münhasıran deniz ticareti ve deniz sigortalarına bakmakla görevlendirilmiş ihtisas mahkemesinin değil, genel görevli asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu ortaya koyması yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Deniz taşımacısı sıfatı bulunmayan, yükün tahliyesi ve karayoluyla taşınmasını üstlenen tarafın bu edimine ilişkin sigorta poliçesinden doğan tazminat davalarında, uyuşmazlık TTK'nın deniz ticareti kısmına ilişkin olmadığından TTK m.4/1 uyarınca genel görevli asliye ticaret mahkemesi görevlidir; münhasıran deniz ticaretine ve deniz sigortalarına bakmakla görevlendirilmiş ihtisas mahkemesi görevli değildir.
- Dava şartı
- görev
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görevsizlik↗ dava şartı↗ deniz ticareti↗ deniz sigortası↗ nakliyat taşıyıcı sorumluluk sigortası↗ asliye ticaret mahkemesi↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ demuraj↗ taşıma sözleşmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1144
KARAR NO 2023/1535
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/03/2023
NUMARASI 2021/567 Esas - 2023/236 Karar
DAVA
Tazminat (Nakliyat Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/10/2023
Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinafı üzerine düzenlenen rapor ve dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin Rusya'da mukim ... Ltd. Şti. ile akdettiği ... A.Ş.'nin Mersin nükleer reaktör inşaat şantiyesine gönderilen 347 ton ağırlığındaki ... emtiasının taşıma işini 27/10/2020 tarihli sözleşmeyle üstlendiğini;gemi ile gelen emtianın şantiye limanında gemiden tahliyesi için dava dışı ... Müh.A.Ş. ile anlaşma imzalandığını; ... A.Ş.'nin gemiden tahliye işinde kullanacağı sapan malzemesinin üretimi için müvekkilinden onay aldığını; 07/11/2020 tarihinde emtianın gemiden tahliyesi sırasında kullanılan sapanlardan birinin koptuğunu, yükte her hangi bir zararın meydana gelmediğini, kopan sapanın yerine yenisinin sipariş edilerek üretiminin tamamlanmasına kadar vinç ve taşıma hizmetlerini veren şirketler nezdinde ayrı ayrı bekleme zararları oluştuğunu, zarar kalemlerinin birincisinin tahliye işlemini gerçekleştiren vinç ve modül sistemlerinin beklemesi ve ikincisinin de Rusya'dan emtiayı getiren geminin Limanda beklemesi olduğunu;
birinci zarar için dava dışı ... A.Ş.'nin müvekkiline 03/12/2020 tarihli 82.500-USD karşılığı 644.160-TL bedelli fatura düzenlediğini, ikinci zarar yani emtianın taşındığı ... gemisinin armatörü dava dışı ... Ltd.'nin de geminin demuraj ücreti için müvekkiline 17/11/2020 tarihli 34.200-USD ve 24/11/2020 tarihli 7.177,78-USD bedelli faturaları düzenlediğini; davalı sigorta şirketinin, müvekkilinin sigortalısı olduğu ve üstlendiği işi temin etmek için 02/10/2020 başlangıç tarihli nakliyat taşıyıcı sorumluluk katılım sigorta poliçesini düzenlediğini, tahliye işindeki hasar sebebiyle ihbarda bulunduğunu ve ekspertiz raporu hazırlandığını, sonrasında müvekkilinin iki zarar kalemi için yaptığı tazminat talebinin teminat kapsamında olmadığından reddedildiğini ancak poliçede tahliye nedeniyle müvekkilinin sorumlu olacağı zararlara da teminat verildiğini veya o kapsamda değerlendirilmese dahi zararların dolaylı kayıp kapsamında temin edilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ve ıslaha ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kısmi dava olarak kabulü ile 5.000-USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH Davacı vekili, 17/10/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle,dava değerini 123.877-USD'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı, davaya karşı cevap dilekçesi sunmamış ancak aşamalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini istemiş; ıslahla talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının Rusya'da mukim dava dışı ... şirketi ile yaptığı 27/10/2020 tarihli sözleşmeyle ... A.Ş.'nin Mersin nükleer reaktör şantiyesine gönderilen emtianın taşımasını üstlendiği,emtianın limanda gemiden tahliyesi için dava dışı ... A.Ş. ile anlaştığı, dava dışı şirketin tahliye işlemlerinde kullanacağı sapanların üretimi için davacıdan onay aldığı, 07/11/2020'detahliye sırasında sapanlardan birinin koptuğu, bu nedenle geminin limanda beklemesi ve tahliye işlemi gerçekleştiren vinç ile modül sistemlerinin beklemesi nedeniyle zarar kalemlerinin oluştuğu, davacının vinç ve modül beklemesi nedeniyle uğranılan zararın dava dışı ... A.Ş.'ye ödendiğini ve deniz taşımasını gerçekleştiren dava dışı ...
Ltd.'nin gemi demuraj ücretini davacıya fatura ettiğini beyan ettiğinden, bu zararların taşıma sigorta poliçesi kapsamında olması nedeniyle davanın TTK'nın deniz ticareti kısmında düzenlendiği ve davaya bakma görevinin de Deniz İhtisas Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi ile Mahkemenin görevsizliğine ve İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, taraflar arasındaki sigorta poliçesinin kara, demiryolu, deniz ve hava taşımaları için düzenlendiğini, uyuşmazlık konusu taşımanın ise multimodal bir taşıma olup deniz ve kara bölümünden oluştuğunu, talebe ilişkin zararın da taşımanın kara bölümüne ilişkin olduğunu, zarar kalemleri arasında gemi demuraj ücretinin olmasının uyuşmazlığı kendiliğinden TTK m.5/2'deki deniz ticaretine ve deniz sigortaları kapsamındaki bir dava haline getirmeyeceğini; müvekkili ile dava dışı ... A.Ş. arasındaki sözleşmeden de görüleceği üzere, ... A.Ş.'nin müvekkiline vinç yardımı ile gemi tahliyesi ve tahliye sonrası santral içinde kısa mesafe taşıma edimini üstlendiğini, yine tahliye işi için gereken özel sapan ve kilitlerin temininin müvekkili sorumluluğuna verildiğini, zararın da ...
A.Ş.'nin emtiayı gemiden tahliyesi sırasında sapanların kesmesi ve yeni sapanların üretilerek temini için geçen sürede ... A.Ş.'ye ait vinç ve geminin beklemesi ile oluştuğunu; geminin limana yanaşması ile taşımanın deniz bölümünün sonlandığını, TTK m.1167'de kabul edilen karinenin aksine emtianın tahliye ediminin gemiye ait değil müvekkiline ait olduğunu ve kara nakliyecisine ait vincin beklemesi ile geminin beklemesi zararlarının deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin bir zarar olmadığından görevsizlik kararının hatalı olduğunu belirterek,kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, nakliyat taşıyıcı sorumluluk katılım sigorta poliçesi kapsamında davacı sigortalının davalı sigorta şirketinden tazminat istemine ilişkindir.TTK'nın "Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler" başlıklı 5/1. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu; ikinci fıkrasında da, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya bir kaçının münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği kabul edilmiştir.
İstanbul ilinde de HSK tarafından denizcilik ihtisas mahkemesi olarak, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi görevlendirilmiştir. Davacı şirket ile dava dışı ... Ltd. arasında imzalanmış 27/10/2020 tarihli Navlun Nakliye Kontratının"Genel Şartlar" başlıklı 1. maddesinde ... Ltd.'nin kargosunun karayolu ile taşınması ve ..., ... Tesisi, Türkiye koşulları altında teslimi için ... Ltd.'nin davacıyı görevlendirdiği ve davacının da söz konusu taşıma işleminin organizasyonuna yönelik sorumluluğu üstlendiği; "Tarafların Sorumlulukları" başlıklı 3.1 maddesinde, davacının ... Ltd.'ye bulunduğu taahhütler içinde yükün gemiden karayolu ile nakliyesi için tahliyesinin organize edilmesi olduğu; ... Ltd.'nin taahhütlerinin arasında da geminin tam varış tarihinin davacıya bildirilmesi, yük özelliklerinin, kaldırma noktalarının, geminin kargo planının ve geminin tanımının verilmesi;
"Ek Koşullar" başlıklı 6.2 maddesinde, geminin varış tarihi itibariyle kaldırma ekipmanının hazır bulunmaması halinde 3.800-USD gemi demurajının davacıya yükleneceği düzenlenmiştir. Buna göre, ... Ltd.'nin gemiyle Rusya'dan Türkiye'ye getirdiği yükün, santral limanında gemiden karayolu nakliyesi için boşaltılması ve santral içindeki depo alanına karayoluyla taşınması işi davacı tarafından üstlenilmiştir. Davacı da taahhüdünü yerine getirebilmek amacıyla dava dışı ... A.Ş.'yle, yükün vinçle gemiden tahliyesi ve akabinde santral içinde karayoluyla hidrolik araçla kısa mesafe taşıma yapılması hususunda 30/09/2020'de sözleşme akdetmiştir. Davacı ile dava dışı ... Ltd. arasındaki sözleşmeye göre davacı şirket, deniz taşımacısı değildir.
Deniz taşımasını yapan dava dışı şirket ... Ltd.'dir. Deniz taşımacısı olan şirket, yükü gemiyle getirdikten sonra özel nitelikteki yükün gemiden özel ekipmanlarla alınarak kara yoluyla teslim yerine götürülmesi hususunda davacıyla sözleşme akdetmiştir. Yani davacının sorumluluğu taşımanın deniz taşıması bölümüyle değil, kara bölümüyle ilgilidir. Davacı da üstlendiği bu iş sırasında doğabilecek risklere karşı, kendisini davalıyla aralarında akdettikleri 02/10/2020 tarihli Nakliyat Taşıyıcı Sorumluluk Katılım Sigorta Poliçesiyle sigorta ettirmiştir. Söz konusu poliçede, kara, hava ve deniz taşımacılığına ilişkin hükümler bulunmaktadır. Bu kapsamda, somut olayda yükün tahliyesi esnasında, yükü taşıyan-kaldıran sapanın kopması sebebiyle, yükün tahliye edilemediği ve yeni sapanın temini için yükün bulunduğu gemi ve aynı şekilde tahliyede kullanılacak vinç bekletilmiştir.Davacı sigortalının, davalı sigorta şirketinden işbu davadaki talepleri de söz konusu gemi demurajı ve vinç bekletilmesi sebebiyle ayrı ayrı gemi ve vinç şirketlerine ödediğini veya kendisine fatura edildiğini iddia ettiği bedellerin sigorta poliçesi kapsamında tazminidir.
Buna göre mahkemece göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden red kararı vermiş ise de; davaya konu taleplerin dayanağını teşkil eden hukuki olaylar kapsamında, davacının deniz taşımacısı olmadığı ve deniz taşımasına ilişkin bir sorumluluk üstlenmediği, davacının sıfatına göre zararın deniz taşımasından ve deniz taşımacısının sorumluluk alanında ortaya çıkmadığı ve davacının taahhüdünün tahliye ve tamamen karada yapılacak taşımaya ilişkin olduğu gözetildiğinde, TTK'nın deniz ticareti kısmına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığından TTK m.4/1 uyarınca eldeki davaya bakmakla görevlidir.Açıklanan nedenlerle;mahkemenin eldeki davaya bakmakla görevli olduğu halde görevsizlik kararı verdiği sonucuna varılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılmasına ve dava dosyasının dava yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2023 Tarih 2021/567 Esas - 2023/236 Karar sayılı hükmünün HMK'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/10/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/64202 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi