Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6489 E. 2013/21793 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yasal karine↗ yemin teklifi↗ karine↗ yemin↗ ispat yükü↗ bilirkişi incelemesi↗ havale↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yönünde yasal karine mevcut olduğu, aksini iddia edenin ispat yükü altında bulunduğu, davacının borç para verdiğini yasal delillerle ispatlamayadığı, yemin teklif etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete borç olarak verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf delil listesinde bilirkişi raporuna, duruşmada da şirkete verilen borcun varlığı konusunda davalı tarafın defterlerine dayandığı halde, davalı şirketin defter ve kayıtları incelenmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece davalının ticari kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacının şirkete borç para verdiği iddiasının incelenerek, yine dosyada mevcut davalı şirket tarafından davacıya havale edilen 24.07.2009 tarihli banka dekontundaki "borç ödeme" ibaresi de nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9096 E. 2018/1715 K.
Ortak:yemin · havale · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yönünde «yasal karine» mevcut olduğu, aksini iddia edenin «ispat yükü» altında bulunduğu, davacının borç para verdiğini yasal delillerle ispatlamayadığı, «yemin teklif» etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf delil listesinde bilirkişi raporuna, duruşmada da şirkete verilen borcun varlığı konusunda davalı tarafın «defterlerine» dayandığı halde, davalı şirketin defter ve kayıtları incelenmeden «eksik incelemeyle» hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece davalının ticari kayıt ve «defterleri» üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacının şirkete borç para verdiği iddiasının incelenerek, yine dosyada mevcut davalı şirket tarafından davacıya «havale» edilen 24.07.2009 tarihli banka dekontundaki "borç ödeme" ibaresi de nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı taraf iddiasını ispat için delil listesinde «yemin deliline» dayandığına göre, davacıya yemin hakkı hatırlatılıp neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından değişik tarihlerde banka havalesi yoluyla davalıya para gönderildiği, dekontlarda «havale» nedenin belirtilmediği, davacının bu parayı borç olarak verdiğine dair dosyaya herhangi bir belge de sunamadığı, bu nedenle davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacının «yemin deliline dayanması» halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · yemin delili
Benzer bu karardaAncak, davacının «yemin deliline dayanması» halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı taraf iddiasını ispat için delil listesinde «yemin deliline» dayandığına göre, davacıya yemin hakkı hatırlatılıp neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/384 E. 2022/652 K.
Ortak:karine
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yönünde «yasal karine» mevcut olduğu, aksini iddia edenin «ispat yükü» altında bulunduğu, davacının borç para verdiğini yasal delillerle ispatlamayadığı, «yemin teklif» etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; çeklerin bankaya iade edilmesi nedeniyle, «çek» bedellerinin ödendiğinin «karine» olarak kabulü gerektiği, çeklerin takip ve faturaya konu mallar dışında varsa «teslim» edilen başka mallara ilişkin olduğu hususlarının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek · teslim
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; çeklerin bankaya iade edilmesi nedeniyle, «çek» bedellerinin ödendiğinin «karine» olarak kabulü gerektiği, çeklerin takip ve faturaya konu mallar dışında varsa «teslim» edilen başka mallara ilişkin olduğu hususlarının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12563 E. 2018/4154 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece davalının ticari kayıt ve «defterleri» üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, davacının şirkete borç para verdiği iddiasının incelenerek, yine dosyada mevcut davalı şirket tarafından davacıya «havale» edilen 24.07.2009 tarihli banka dekontundaki "borç ödeme" ibaresi de nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili 05.08.2016 «havale» tarihli temyize cevap dilekçesi ile davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · harç · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTemyize «cevap süresi» içerisinde «ibraz» edilen ve havalesi yapılan bu dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, temyiz harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, temyiz incelemesi yapılabilmesi için, temyiz «harç» ve giderlerinin yatırılması hususunda ve HUMK 434/«son» maddesi uyarınca davacı vekiline usulüne uygun süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, her halükarda davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6489 E. , 2013/21793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.09.2012 tarih ve 2010/383-2012/362 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşinin davalı şirketin nakliye departmanında genel müdür olarak görev yaptığını, davalı şirket zarar edince nakit sıkıntısı çektiğini, kendilerinden borç para istediklerini, bunun üzerine 144.500 TL banka havalesi ile şirkete borç para verdiklerini, bunun 117.000 TL kısmının davalı şirketçe kendilerine banka havalesi yoluyla geri ödendiğini, bakiye borç 27.500 TL'nin ihtara rağmen ödenmediğini ileri sürerek, anılan miktarın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan borç para almadıklarını, aksine şirketten kendilerinin borç para aldığını, banka havalesinin ödeme vasıtası olduğunu, var olan bir borcun ödendiğini gösterdiğini, bu karinenin aksini havaleyi gönderenin ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yönünde yasal karine mevcut olduğu, aksini iddia edenin ispat yükü altında bulunduğu, davacının borç para verdiğini yasal delillerle ispatlamayadığı, yemin teklif etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete borç olarak verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf delil listesinde bilirkişi raporuna, duruşmada da şirkete verilen borcun varlığı konusunda davalı tarafın defterlerine dayandığı halde, davalı şirketin defter ve kayıtları incelenmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece davalının ticari kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacının şirkete borç para verdiği iddiasının incelenerek, yine dosyada mevcut davalı şirket tarafından davacıya havale edilen 24.07.2009 tarihli banka dekontundaki "borç ödeme" ibaresi de nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/641718500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz