İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3533 E. 2021/108 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra dairesinin yetkisine itiraz↗ ödeme emrine itiraz↗ yetkisizlik itirazı↗ cari hesap alacağı↗ kıyasen uygulama↗ ticari defter ve kayıtlar↗ cari hesap↗ icra takibine itiraz↗ ifa↗ tbk 99↗ usulden reddi↗ ticari defter↗ fatura↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının ödeme emrine itirazında ayrıca, usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş olması sebebiyle, öncelikle takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkisinin belirlenmesi gerektiği, İİK'nın yetkiyi düzenleyen 50/1 maddesinin HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yaptığı, HMK'nın 6. maddesi kıyasen uygulandığında, yetkili icra dairesinin davalının ikametgah adresi olan Balıkesir İcra Müdürlüğü olduğu, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı, ortada usulüne uygun bir takip bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Kapatılan 19. Hukuk Dairesi’nin 26.10.2016 tarih ve 2016/3522 esas, 2016/14011 karar sayılı ilamıyla “Davalı cevap dilekçesinde, davacı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu beyan etmiştir. Davacı tarafca icra takibinde cari hesap alacağı olduğu belirtilmiştir. TBK 89/1 md'si uyarınca, para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden, davacının ikametgahı mahkemesi ve icra dairelerinin yetkili olması sebebiyle davalının icra dairesinin yetkisine itirazı reddedilerek, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 16.340,90 TL alacaklı olduğu, davalının defter ve kayıtlarını sunmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, takibe konu 11.10.2013 tarih 9.840,91 TL ve 20.03.2014 tarih 6.499,99 TL tutarlı faturaların davalıya tebliğine dair herhangi bir kaydın bulunmadığı ancak fatura konusu malların davalıya teslim edildiği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan takip tarihi itibariyle toplam 16.340,90 TL alacaklı olduğu, davalının ödeme yaptığına dair herhangi bir belge sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının İstanbul 30. İcra Müdürlüğü’nün 2014/19733 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, cari hesap ve faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalıya mal teslim ettiğini, davalının mal bedellerini ödemediğini, fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağının bulunduğunu ve bu alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise, davacıya tohum sattığını, davacının tohumlara ilişkin ödeme yapamayacağını bildirerek, ödeme yerine geçmek üzere salça ve biber kabuğu vermeyi teklif ettiğini, davalının alacağını tahsil etmek amacıyla davacının salça ve biber kabuğu verme teklifini kabul ettiğini, davacıya verilen mal bedeli nedeniyle halen alacaklı olduğunu iddia etmiştir.
Taraflar arasında davacının davalıya icra takibine konu malları teslim ettiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalının davacıya tohum satıp satmadığı, tohum satılmış ise bedellerinin ödenip ödenmediği hususunda toplanmaktadır.
Mahkemece, davalının bu iddiası üzerinde durulup, davalının davacıya iddia ettiği gibi mal satıp satmadığı, herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığı hususunda dosyaya ibraz ettiği deliller toplanarak davalının ticari defter ve belgeleri bilirkişi marifetiyle incelenerek toplanacak deliller doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1144 E. 2020/5657 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/848 E. 2023/4132 K.
Ortak:fatura · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 16.340,90 TL alacaklı olduğu, davalının defter ve kayıtlarını sunmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, takibe konu 11.10.2013 tarih 9.840,91 TL ve 20.03.2014 tarih 6.499,99 TL tutarlı faturaların davalıya tebliğine dair herhangi bir «kaydın» bulunmadığı ancak «fatura» konusu malların davalıya «teslim» edildiği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan takip tarihi itibariyle toplam 16.340,90 TL alacaklı olduğu, davalının ödeme yaptığına dair herhang …
Davacı, davalıya mal «teslim» ettiğini, davalının mal bedellerini ödemediğini, «fatura» ve cari hesaptan kaynaklanan alacağının bulunduğunu ve bu alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında davacının davalıya icra takibine konu malları «teslim» ettiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış olmakla birlikte, yargılama sırasında «fatura» konusu çeklerin karşılığı olan tohumların davalı tarafından «teslim» edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sürerken davalı vekilinin «ibraz» ettiği dilekçe ile alım satıma konu tohumların davalı tarafından davacıya «teslim» edildiğinin bildirildiği, davacı vekilinin duruşmadaki beyanında ise dava konusu çeklere karşılık verilecek malların dava tarihinden sonra davalı tarafından teslim edildiğinin belirtildiğini, taraflar arasında tohum alım satımına konu ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya verilen çeklerin karşılığı olan tohumların yargılama sırasında davalı tarafından davacıya teslim edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, bu durumda esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinin gerektiği, davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan tohum satın aldığını, ancak davalının tohumları «teslim» etmediğini, tohum alım satımı nedeniyle davacı tarafından davalıya toplamda 500.000,00 TL bedelli 4 adet çekin verildiğini, mal teslimi yapılmaması nedeniyle davacı tarafından davalıya verilmiş olan dört adet «çekin bedelsiz» kaldığını ileri sürerek dört adet «çek» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çekin bedelsizliği · sevk irsaliyesi · borçlu olunmadığının tespiti · irsaliye · bedelsizlik · yargılama gideri · çek · dosya masrafı
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan tohum satın aldığını, ancak davalının tohumları «teslim» etmediğini, tohum alım satımı nedeniyle davacı tarafından davalıya toplamda 500.000,00 TL bedelli 4 adet çekin verildiğini, mal teslimi yapılmaması nedeniyle davacı tarafından davalıya verilmiş olan dört adet «çekin bedelsiz» kaldığını ileri sürerek dört adet «çek» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalıdan alınacak tohumlara karşılık dört adet çekin verildiğini, tohumların «sevk irsaliyesi» ile birlikte davalı tarafından davacıya «teslim» edildiğini, irsaliyelerin tarihlerinin dava tarihinden sonraki tarihli olduğunu, ancak davacı tarafından davanın da çeklerin tarihi gelmeden açıldığını, bu nedenle çeklerin tarihi gelmeden de malların davalı tarafından teslim edildiğini, tohumların ön inceleme aşamasından önce teslim edildiğini, bu nedenle Mahkemece «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin doğru olmadığını savunarak kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını istemiştir.
… nda tohum alım satımına konu ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya verilen çeklerin karşılığı tohumların yargılama sırasında davalı tarafından davacıya «teslim» edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmayan durumlarda mahkeme tarafından davanın açıldığı tarihteki haklılık oranına göre «yargılama giderine» hükmedileceği, davacı tarafça davalıdan «vekalet ücreti» ve «masraf» taleplerinin bulunduğunun tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, konusuz kalan davanın esası hakkında kararla birlikte davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhi …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sürerken davalı vekilinin «ibraz» ettiği dilekçe ile alım satıma konu tohumların davalı tarafından davacıya «teslim» edildiğinin bildirildiği, davacı vekilinin duruşmadaki beyanında ise dava konusu çeklere karşılık verilecek malların dava tarihinden sonra davalı tarafından teslim edildiğinin belirtildiğini, taraflar arasında tohum alım satımına konu ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya verilen çeklerin karşılığı olan tohumların yargılama sırasında davalı tarafından davacıya teslim edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, bu durumda esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinin gerektiği, davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3533 E. , 2021/108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 29.01.2019 tarih ve 2017/56-2019/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalı ile arasındaki cari hesaptan doğan alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibinin, davalının haksız yere borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz etmesi üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalı hakkında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının ikametgahı Balıkesir olduğundan, dava konusu mallar Balıkesir’de teslim edildiğinden, Balıkesir mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş, davalının davacıya tohum verdiğini, vermiş olduğu tohumların bedeli yerine davacının domates salçası ve biber kabuğu vermeyi teklif ettiğini, davalının da alacağını tahsil etmek için bu teklifi kabul ettiğini, davacının bu görüşmeleri yok sayarak davalı aleyhine takip başlattığını, davalının davacıdan alacaklı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının ödeme emrine itirazında ayrıca, usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş olması sebebiyle, öncelikle takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkisinin belirlenmesi gerektiği, İİK'nın yetkiyi düzenleyen 50/1 maddesinin HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yaptığı, HMK'nın 6. maddesi kıyasen uygulandığında, yetkili icra dairesinin davalının ikametgah adresi olan Balıkesir İcra Müdürlüğü olduğu, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı, ortada usulüne uygun bir takip bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Kapatılan 19. Hukuk Dairesi’nin 26.10.2016 tarih ve 2016/3522 esas, 2016/14011 karar sayılı ilamıyla “Davalı cevap dilekçesinde, davacı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu beyan etmiştir.
Davacı tarafca icra takibinde cari hesap alacağı olduğu belirtilmiştir. TBK 89/1 md'si uyarınca, para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden, davacının ikametgahı mahkemesi ve icra dairelerinin yetkili olması sebebiyle davalının icra dairesinin yetkisine itirazı reddedilerek, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 16.340,90 TL alacaklı olduğu, davalının defter ve kayıtlarını sunmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, takibe konu 11.10.2013 tarih 9.840,91 TL ve 20.03.2014 tarih 6.499,99 TL tutarlı faturaların davalıya tebliğine dair herhangi bir kaydın bulunmadığı ancak fatura konusu malların davalıya teslim edildiği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan takip tarihi itibariyle toplam 16.340,90 TL alacaklı olduğu, davalının ödeme yaptığına dair herhangi bir belge sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının İstanbul 30.
İcra Müdürlüğü’nün 2014/19733 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, cari hesap ve faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalıya mal teslim ettiğini, davalının mal bedellerini ödemediğini, fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağının bulunduğunu ve bu alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise, davacıya tohum sattığını, davacının tohumlara ilişkin ödeme yapamayacağını bildirerek, ödeme yerine geçmek üzere salça ve biber kabuğu vermeyi teklif ettiğini, davalının alacağını tahsil etmek amacıyla davacının salça ve biber kabuğu verme teklifini kabul ettiğini, davacıya verilen mal bedeli nedeniyle halen alacaklı olduğunu iddia etmiştir.
Taraflar arasında davacının davalıya icra takibine konu malları teslim ettiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalının davacıya tohum satıp satmadığı, tohum satılmış ise bedellerinin ödenip ödenmediği hususunda toplanmaktadır.
Mahkemece, davalının bu iddiası üzerinde durulup, davalının davacıya iddia ettiği gibi mal satıp satmadığı, herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığı hususunda dosyaya ibraz ettiği deliller toplanarak davalının ticari defter ve belgeleri bilirkişi marifetiyle incelenerek toplanacak deliller doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/639390000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz