Muhalefet tutanağa geçirilip şerh verilmemişse iptal davası dava şartından reddedilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1528 E. 2021/880 K. · · İlk derece: 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali davasında, toplantıda olumsuz oy kullanılmış olsa bile bu muhalefetin usulünce tutanağa geçirilip şerh edilmemesi halinde TTK 446 ve HMK 114/2 uyarınca özel dava şartı gerçekleşmez; dava şartı yokluğu resen gözetilerek dava usulden reddedilir. Oylama öncesi bir öneriye karşı çıkmak tek başına muhalefet şerhi yerine geçmez.
Ele alınan sorunlar
Muhalefet şerhinin bulunmaması nedeniyle iptal davasının dava şartı yokluğundan reddi → ret
İddia: Davacı, genel kurul kararlarının kanuna, ana sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek iptallerini istemiştir.
Gerekçe: TTK'nın 446. maddesi gereğince muhalefet şerhi bulunmayan kararların iptali istenemez; toplantıya katılan üyenin karara ret oyu vermekle birlikte bu keyfiyeti tutanağa geçirmesi gerekir, oylama öncesi bir öneriye karşı olduğunu belirtmesi tek başına karara muhalif olunduğu anlamına gelmez. Usulüne uygun muhalefet şerhi bu dava yönünden HMK 114/2 uyarınca özel dava şartıdır ve yokluğu yargılamanın her aşamasında resen gözetilir; şerh bulunmadığından dava, özel dava şartı yokluğundan usulden reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Muhalefetin usulünce tutanağa geçirilmemesinin, iptal davasında özel dava şartını gerçekleştirmeyeceği ve davanın usulden reddini gerektireceği yönünden emsal değeri vardır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- muhalefetin usulünce tutanağa geçirilmesi (TTK 446 / HMK 114/2 özel dava şartı)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ muhalefet şerhi↗ özel dava şartı↗ resen gözetme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1528 E. , 2021/880 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.10.2019 tarih ve 2016/603 E- 2019/1162 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.02.2020 tarih ve 2020/296 E- 2020/253 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %17 oranında hissedarı olduğunu, şirkete ait 25.03.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların kanuna, şirket ana sözleşmesine ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, bu nedenlerle söz konusu kararların iptaline; ayrıca yargılama süresince yönetim kurulu üyelerine 35.000.-TL huzur hakkı ödenmesi ve %10 pirim ödenmesine ilişkin kararların da yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle davacı taraf vekili aracılığıyla katıldığı genel kurul toplantısında alınan kararlara kanunun ön gördüğü şekilde muhalefet şerhi yazmadığını, TTK 446. maddesi gereğince muhalefet şerhi bulunmayan kararların iptalinin istenemeyeceğini, işbu hususun dava şartı olduğunu, alınan kararların iptalini gerektirir herhangi bir neden bulunmadığını savunarak, öncelikle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise de davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, alınan kararlara yönelik olumsuz oy kullanılmasına rağmen karar alındıktan sonra usulüne uygun muhalefet şerhinin bulunmadığı, toplantıya katılan üyenin karara yönelik ret oyu vermekle birlikte bu keyfiyeti tutanağa geçirmesi gerektiği, oylama öncesi yapılan görüşme sonrasında bir öneriye karşı olduğunun belirtilmesinin tek başına karara muhalif olunduğu anlamına gelmeyeceği, usulüne uygun muhalefet şerhinin işbu dava yönünden HMK 114/2 maddesi gereğince özel dava şartı olduğu, dava şartı yokluğunun yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınacağı gerekçesiyle davacı tarafından açılan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/638780600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz