Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1345 E. 2021/564 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli bilirkişi raporu↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ adil yargılanma hakkı↗ mazeret↗ münhasırlık↗ denetime elverişlilik↗ maddi ve manevi tazminat↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ kusur↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce re'sen bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-6100 sayılı HMK'nın “Hukuki Dinlenme Hakkı” başlığını taşıyan 27. maddesinde “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” şeklinde belirtilmiştir. Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenme hakkı; tarafların usulüne uygun şekilde duruşmalara davet edilmelerini ve yargılama aşamalarında taraflara söz hakkı tanınmak suretiyle yargılama yapılmasını ve hüküm tesis edilmesini zorunlu kılar.
Bu kurallar ışığında mahkemece, davacı vekilinin 31.05.2016 tarihinde yapılacak duruşmaya bildirdiği mazereti kabul edilmesine rağmen, yeni duruşma günü tayin edilip, davacı vekiline duruşma gününün tebliği ile yargılamaya devam edilmesi gerekirken mazereti kabul edilen davacı vekilinin yokluğunda duruşmaya devam edilerek aynı duruşmada hüküm kurulmuş olması re’sen bozma sebebi addedilerek hükmün bu cihetten bozulması gerektiğinden Dairemizin 06.12.2018 tarih 2016/14259 esas, 2018/7710 karar sayılı bozma ilamının tümden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-FSEK’in 14. maddesinde “Bir eserin umuma arzedilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını münhasıran ... sahibi tayin eder. Bütünü veya esaslı bir kısmı alenileşmemiş olan, yahut ana hatları her hangi bir suretle henüz umuma tanıtılmayan bir eserin muhtevası hakkında ancak o eserin sahibi malumat verebilir. Eserin umuma arzedilmesi veya yayımlanma tarzı, sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek mahiyette ise ... sahibi, başkasına yazılı izin vermiş olsa bile eserin gerek aslının gerek işlenmiş şeklinin umuma tanıtılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Menetme yetkisinden sözleşme ile vazgeçmek hükümsüzdür. Diğer tarafın tazminat hakkı saklıdır.” hükmü düzenlenmiş olup, umuma arz ve bunun zaman ve niteliğinin belirlenmesi hakkı ... sahibine aittir. ... sahibinin izni olmaksızın eserden kaynaklanan haklar bir başkasınca kullanılamaz, ... sahibinin ... sahipliğinden kaynaklanan haklarına tecavüzün tespit, men ve refini, maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep hakları bulunmaktadır. Mahkemece, davalı ... tarafından yapılan Gazipaşa Atatürk Parkı’nın davacı projesi mi, yoksa davalı ... peyzaj mimarı ...’a ait proje mi uygulanarak oluşturulduğu, ...'a ait proje uygulanarak oluşturuldu ise bu defa uygulanan projenin davacıya ait projenin izinsiz çoğaltılması veya işlenmesi suretiyle oluşturulmuş bir proje olup olmadığının tespiti ile davacının FSEK uyarınca eserden doğan mali ve manevi haklarının ihlal edilip edilmediğinin araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporlarındaki çelişkili ve yanılgılı değerlendirmelere dayalı olarak davacının projesini kendi kusuru ile alenileştirdiği kabulüyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden mahkemece yukarıda açıklanan hususlarda denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Açıklanan bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin esasa ilişkin tüm karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14259 E. 2018/7710 K.
Ortak:mazeret · münhasırlık · yetkisizlik kararı · kusur
İncelediğiniz karardaBu kurallar ışığında mahkemece, davacı vekilinin 31.05.2016 tarihinde yapılacak duruşmaya bildirdiği «mazereti» kabul edilmesine rağmen, yeni duruşma günü tayin edilip, davacı vekiline duruşma gününün tebliği ile yargılamaya devam edilmesi gerekirken mazereti kabul edilen davacı vekilinin yokluğunda duruşmaya devam edilerek aynı duruşmada hüküm kurulmuş olması re’sen bozma «sebebi» addedilerek hükmün bu cihetten bozulması gerektiğinden Dairemizin 06.12.2018 tarih 2016/14259 esas, 2018/7710 karar sayılı bozma ilamının tümden kaldırılmasına kar …
2-FSEK’in 14. maddesinde “Bir eserin umuma arzedilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını «münhasıran» ... sahibi tayin eder.
Menetme «yetkisinden» sözleşme ile vazgeçmek hükümsüzdür.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın niteliği gereği «senetle ispat kuralının» bulunmadığı, ancak davacının belediye gibi bir kamu kurumundan resmi teklif almadan, sözleşme yapmadan ya da ihaleye girmeden kapsamlı şekilde proje hazırlayıp posta yolu ile göndermesinin mesleğin çalışma biçimine ve hayatın olağan akışına ters düştüğü, davacının projesini kendi «kusuru» ile alenileştirdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekilinin hazır olmadığı 31/05/2016 tarihli duruşmada, davacı vekilinin «mazeret dilekçesi» sunduğu belirtilerek davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilmiş, davalı vekili ise davanın reddini talep ederiz demiştir.
2-Kabule göre de, FSEK’in 14. maddesinde “Bir eserin umuma arzedilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını «münhasıran» eser sahibi tayin eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · senetle ispat kuralı · senetle ispat · sözlü yargılama · tahkikat · yokluk · savunma hakkı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın niteliği gereği «senetle ispat kuralının» bulunmadığı, ancak davacının belediye gibi bir kamu kurumundan resmi teklif almadan, sözleşme yapmadan ya da ihaleye girmeden kapsamlı şekilde proje hazırlayıp posta yolu ile göndermesinin mesleğin çalışma biçimine ve hayatın olağan akışına ters düştüğü, davacının projesini kendi «kusuru» ile alenileştirdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
… sine uygun olarak, tarafların tamamının hazır olduğu yargılama sırasında, hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verip, tarafların bütün tahkikat hakkındaki açıklamalarını dinleyip, tahkikatı gerektiren bir hususun kalmadığını belirledikten sonra, yüzlerine karşı tahkikatın bittiğini tefhim etmişse, «sözlü yargılama» hakkında da görüşlerini sorması gerekir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7013 E. 2013/22411 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · reeskont faizi · ıslah · tacir · yasal faiz · temerrüt · zamanaşımı
Benzer bu kararda… nusu fotoğrafın eser mahiyetinde olduğu ve izin alınmadan davalı tarafından yayınlandığı, FSEK 68 f-1 uyarınca söz konusu fotoğrafın değerinin 3.500 TL olduğu, aynı «zamanada» davacının manevi haklarından olan umuma arz yetkisi de ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile FSEK 68/3 uyarınca 10.500 TL'nin 10.000 TL'sına «temerrüt tarihi» olan 08/08/2011 tarihinden, 500 TL'sına «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle ve 3.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak; davalı taraf «tacir» olmadığından mahkemece «yasal faize» hükmedilmesi gerekirken «reeskont faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Menfi tespit | Tecavüzün men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14659 E. 2011/7428 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar · teslim
Benzer bu karardaDavacı ile davalı yan arasında kampus projesi yapılması için sözleşme yapıldığı ve davacının sözleşme uyarınca projeyi oluşturarak davalıya «teslim» ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı ve «ihbar» edilen kurumların, ödenek yetersizliği veya projenin ihtiyaçlara cevap verememesi nedeniyle proje üzerinde tadilat yaptıkları belirtildiğine göre uyuşmazlığın çözü …
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12028 E. 2015/12353 K.
Ortak:münhasırlık
İncelediğiniz kararda2-FSEK’in 14. maddesinde “Bir eserin umuma arzedilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını «münhasıran» ... sahibi tayin eder.
Benzer bu kararda2-Kabule göre de; 5846 sayılı Yasa'nın 20. maddesinde henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkının «münhasıran» eser sahibine ait olduğu, aynı yasanın 14. maddesinde de bir eserin umuma arzedilip edilmemesinin, yayımlanma zamanının ve tarzının munhasıran eser sahibi tarafınd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 266 · bilirkişi raporuna itiraz · havale
Benzer bu karardaHMK'nın «266». maddesinde mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gözetilerek bu doğrultuda 23.10.2013 «havale» tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Aynı yasanın 281. maddesinde ise taraflarca «bilirkişi raporuna itiraz» edilmesi veya bilirkişi raporunda eksiklik yahut belirsizlik bulunması halinde ne yapılması gerektiği açıklanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1345 E. , 2021/564 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.05.2016 gün ve 2013/97 E. - 2016/351 K. sayılı kararı bozan Daire'nin 06.12.2018 gün ve 2016/14259 E. - 2018/7710 K. sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında “Gazipaşa Atatürk Parkı” peyzaj projesinin davacı tarafından çizilmesi hususunda anlaşma sağlandığını, davacının davalı Belediyenin özel isteği ve daveti ile keşif ve metraj çalışmalarına katılarak işe başladığını, söz konusu keşif ve metraj çalışmalarına katkı yapmak amacıyla İstanbul Büyükşehir Beledilesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü'nde görev yapan planlama şefi ...'ın da müvekkili ile birlikte davet edildiğini, gerekli çalışmalar yapılarak davacıya ait projenin kargo ile ...'na teslim edildiğini, meslek odasından proje alanıyla ilgili sicil durum belgesi alındığını, çizilen projenin davalı ... tarafından beğenilerek uygulanmasının yapılması kararı alındığını, ancak zamanın belirli olmadığını Belediye Başkanının davacıyı araması ile öğrendiğini, aradan uzunca bir süre geçtiği için davacının projenin rafa kaldırıldığını düşündüğünü, daha sonra davacının kendisine haber verilmeden alanda uygulamaya geçirdiğini öğrendiğini, davalı ...'nin Gazipaşa Atatük parkı peyzaj uygulamasının yapısal ve bitkisel düzenlemelerini kendi belirlediği uygulama elemanlarınca tamamlayarak parkı hizmete açtığını, ancak davacıya proje karşılığı herhangi bir bedel ödenmediğini, tespit dosyası ile proje üzerinde bir kısım değişikliklerin yapıldığının belirlendiğini, davacının FSEK'in 16.
maddesi gereği eserde değişiklik yapılmasını menetmek hakkına sahip olduğunu, izinsiz bir şekilde projesinde değişiklik yapılması nedeniyle davacının maddi manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 85.000,00 TL maddi tazminatın, 100.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce re'sen bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-6100 sayılı HMK'nın “Hukuki Dinlenme Hakkı” başlığını taşıyan 27. maddesinde “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” şeklinde belirtilmiştir. Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenme hakkı; tarafların usulüne uygun şekilde duruşmalara davet edilmelerini ve yargılama aşamalarında taraflara söz hakkı tanınmak suretiyle yargılama yapılmasını ve hüküm tesis edilmesini zorunlu kılar.
Bu kurallar ışığında mahkemece, davacı vekilinin 31.05.2016 tarihinde yapılacak duruşmaya bildirdiği mazereti kabul edilmesine rağmen, yeni duruşma günü tayin edilip, davacı vekiline duruşma gününün tebliği ile yargılamaya devam edilmesi gerekirken mazereti kabul edilen davacı vekilinin yokluğunda duruşmaya devam edilerek aynı duruşmada hüküm kurulmuş olması re’sen bozma sebebi addedilerek hükmün bu cihetten bozulması gerektiğinden Dairemizin 06.12.2018 tarih 2016/14259 esas, 2018/7710 karar sayılı bozma ilamının tümden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-FSEK’in 14. maddesinde “Bir eserin umuma arzedilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını münhasıran ... sahibi tayin eder. Bütünü veya esaslı bir kısmı alenileşmemiş olan, yahut ana hatları her hangi bir suretle henüz umuma tanıtılmayan bir eserin muhtevası hakkında ancak o eserin sahibi malumat verebilir. Eserin umuma arzedilmesi veya yayımlanma tarzı, sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek mahiyette ise ... sahibi, başkasına yazılı izin vermiş olsa bile eserin gerek aslının gerek işlenmiş şeklinin umuma tanıtılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Menetme yetkisinden sözleşme ile vazgeçmek hükümsüzdür. Diğer tarafın tazminat hakkı saklıdır.” hükmü düzenlenmiş olup, umuma arz ve bunun zaman ve niteliğinin belirlenmesi hakkı ...
sahibine aittir. ... sahibinin izni olmaksızın eserden kaynaklanan haklar bir başkasınca kullanılamaz, ... sahibinin ... sahipliğinden kaynaklanan haklarına tecavüzün tespit, men ve refini, maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep hakları bulunmaktadır. Mahkemece, davalı ... tarafından yapılan Gazipaşa Atatürk Parkı’nın davacı projesi mi, yoksa davalı ... peyzaj mimarı ...’a ait proje mi uygulanarak oluşturulduğu, ...'a ait proje uygulanarak oluşturuldu ise bu defa uygulanan projenin davacıya ait projenin izinsiz çoğaltılması veya işlenmesi suretiyle oluşturulmuş bir proje olup olmadığının tespiti ile davacının FSEK uyarınca eserden doğan mali ve manevi haklarının ihlal edilip edilmediğinin araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporlarındaki çelişkili ve yanılgılı değerlendirmelere dayalı olarak davacının projesini kendi kusuru ile alenileştirdiği kabulüyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden mahkemece yukarıda açıklanan hususlarda denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Açıklanan bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin esasa ilişkin tüm karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 06.12.2018 tarih 2016/14259 esas, 2018/7710 karar sayılı bozma ilamının tümden KALDIRILMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin esas ilişkin karar düzeltme istemlerinin HUMK’nun 442. maddesi uyarınca REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 28.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/638734900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz