Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12028 E. 2015/12353 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 266↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ münhasırlık↗ maddi ve manevi tazminat↗ havale↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; fikir ürününün hukukun ön gördüğü korumalardan yararlanabilmesi için eser niteliğine bürünmesinin gerektiği, davacı tarafından dava konusu edilen belgelerin kitap haline dönüştürülmediği, ders notu olarak kullanıldığı tümüyle umuma açık hale gelmediğinden ders notundan öte değerlendirilemeyeceği, bu durumda ortada bir eserin varlığından ve eserden dolayı korunması gereken haklardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 5846 sayılı Yasa'nın 68 ve 70. maddeleri uyarınca esere tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
HMK'nın 266. maddesinde mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gözetilerek bu doğrultuda 23.10.2013 havale tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Bahsi geçen bilirkişi raporunda davacıya ait ders notlarının kitap haline getirilmesinden oluşan çalışmanın eser vasfını haiz olduğu, umuma arz edilip aleniyet kazandığı, davalının eylemlerinin 5846 sayılı Yasa'nın 35. maddesi kapsamında kalmadığına değinilmiştir. Buna karşın mahkemece, aynı olay nedeniyle .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/3 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilip, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir. Aynı yasanın 281. maddesinde ise taraflarca bilirkişi raporuna itiraz edilmesi veya bilirkişi raporunda eksiklik yahut belirsizlik bulunması halinde ne yapılması gerektiği açıklanmıştır. Mahkemece hükme esas alınır nitelikte görülmediği anlaşılan bilirkişi raporu sonrasında HMK'nın 281. maddesinde açıklanan biçimde işlem yapılması yerine, dava dosyasında alınan bilirkişi raporuyla bariz çelişki arz eden ve ceza yargılamasına ilişkin bir başka dosyada alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de; 5846 sayılı Yasa'nın 20. maddesinde henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkının münhasıran eser sahibine ait olduğu, aynı yasanın 14. maddesinde de bir eserin umuma arzedilip edilmemesinin, yayımlanma zamanının ve tarzının munhasıran eser sahibi tarafından tayin edileceği belirtilmiş olup davalının eylemlerinin davacının umuma arz hakkının ihlali niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmemesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7013 E. 2013/22411 K.
Ortak:Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · reeskont faizi · ıslah · tacir · yasal faiz · temerrüt · zamanaşımı
Benzer bu kararda… nusu fotoğrafın eser mahiyetinde olduğu ve izin alınmadan davalı tarafından yayınlandığı, FSEK 68 f-1 uyarınca söz konusu fotoğrafın değerinin 3.500 TL olduğu, aynı «zamanada» davacının manevi haklarından olan umuma arz yetkisi de ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile FSEK 68/3 uyarınca 10.500 TL'nin 10.000 TL'sına «temerrüt tarihi» olan 08/08/2011 tarihinden, 500 TL'sına «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle ve 3.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak; davalı taraf «tacir» olmadığından mahkemece «yasal faize» hükmedilmesi gerekirken «reeskont faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13344 E. 2018/5762 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… iyetinde olduğunun tespitine ve dava konusu kitapların piyasadan toplanması ve imhası suretiyle ortadan kaldırılmasına, 45.185,64 TL telif tazminatının ....08.2010 («son» baskı tarihi) tarihinden itibaren işleyecek olan «avans faizi» ile birlikte davalı taraftan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5039 E. 2019/6640 K.
Ortak:i̇i̇k 266
İncelediğiniz karardaHMK'nın «266». maddesinde mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaHMK'nın «266». maddesinde, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Bu halde, davacıya ait çalışmanın tüm yönleriyle değerlendirilerek “eser” niteliğini haiz olup olmadığının, HMK «266». maddesi gereği uzman «bilirkişi incelemesi» ile araştırılarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · kusur · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu karardaBu halde, davacıya ait çalışmanın tüm yönleriyle değerlendirilerek “eser” niteliğini haiz olup olmadığının, HMK «266». maddesi gereği uzman «bilirkişi incelemesi» ile araştırılarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
… lt 1 Malzeme Bilimi" isimli kitabı oluşturduğunu, davalının 2007 yılında çıkardığı iki kitapta davacıya ait kitaptan kaynak belirtilmeden ve yanlış olan kısımlar da «dahil» olmak üzere birebir alıntılar yaptığını, davalı eylemlerinin davacının eseri üzerindeki maddi ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürmüştür.
… e, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen beraat kararı, «kusur» ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla v …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12028 E. , 2015/12353 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2014 tarih ve 2011/26-2014/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ... İnşaat Mühendisliği Bölümü'nde yardımcı doçent doktor unvanıyla görev yaptığını, yıllar süren çalışma ve bilgi birikimini her yıl konu ile ilgili olarak girdiği derslerdeki anlatımlarından oluşan ders notlarını esas alıp geliştirerek “İnşaat Mühendisliğinde Malzeme Cilt 1 Malzeme Bilimi" isimli kitabı oluşturduğunu, bu kitabın basımı için 12.05.2006 tarihinde bağlı olduğu bölüm başkanlığına başvurduğunu, başvuru sürecinin devamında geçmiş yıllarda kendisine hocalık yapması nedeniyle tanıdığı ...'ndeki hocalarından ... ve davalıya 24.05.2006 tarihinde görüş ve önerilerin almak için kitabını sunduğunu, hocalarından ...'ın olumlu görüş bildirmesine karşın davalının kitabı hakkında olumsuz görüş bildirdiğini, buna karşın ...
Yönetim Kurulu'nca 20.9.2006 tarihinde müvekkilinin kitabının ders kitabı olarak bastırılabileceğine karar verildiğini, davalının, 2007 yılında çıkardığı “İnşaat Mühendisliğinde Malzeme Bilgisi” ve 2008 yılında çıkardığı “Yapı Malzemeleri ve Beton” adlı iki kitapta müvekkiline ait kitaptan hukukun izin verdiği sınırların çok üzerinde ve kaynak belirtilmeden yanlış olan kısımlar da dahil olmak üzere birebir alıntılar yaptığını, davalının bu kitapları ders kitabı olarak öğrencilerine zorunlu tutup bundan menfaat temin ettiğini, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin eseri üzerindeki maddi ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak koşuluyla 5846 sayılı Yasa'nın 68/1-2.
maddesi uyarınca sözleşme yapılması halinde ödenmesi gereken rayiç bedelin üç katı tutarı olan 9.000,00 TL maddi tazminat ve aynı yasanın 70. maddesi gereğince 1.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının hiç bir kısıtlama ve ölçü getirmeden kendi notlarının bir kısmının kullanılabileceğine dair müvekkiline izin verdiğini, müvekkilince bu izin kapsamında davacıya ait ders notlarından atıf yapılarak yararlanıldığını, davacı tarafından eser vasfına haiz olduğu belirtilen notların umuma arz edilmediğini, bu nedenle eser vasfını haiz olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; fikir ürününün hukukun ön gördüğü korumalardan yararlanabilmesi için eser niteliğine bürünmesinin gerektiği, davacı tarafından dava konusu edilen belgelerin kitap haline dönüştürülmediği, ders notu olarak kullanıldığı tümüyle umuma açık hale gelmediğinden ders notundan öte değerlendirilemeyeceği, bu durumda ortada bir eserin varlığından ve eserden dolayı korunması gereken haklardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 5846 sayılı Yasa'nın 68 ve 70. maddeleri uyarınca esere tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
HMK'nın 266. maddesinde mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gözetilerek bu doğrultuda 23.10.2013 havale tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Bahsi geçen bilirkişi raporunda davacıya ait ders notlarının kitap haline getirilmesinden oluşan çalışmanın eser vasfını haiz olduğu, umuma arz edilip aleniyet kazandığı, davalının eylemlerinin 5846 sayılı Yasa'nın 35. maddesi kapsamında kalmadığına değinilmiştir. Buna karşın mahkemece, aynı olay nedeniyle ....
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/3 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilip, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir. Aynı yasanın 281. maddesinde ise taraflarca bilirkişi raporuna itiraz edilmesi veya bilirkişi raporunda eksiklik yahut belirsizlik bulunması halinde ne yapılması gerektiği açıklanmıştır. Mahkemece hükme esas alınır nitelikte görülmediği anlaşılan bilirkişi raporu sonrasında HMK'nın 281. maddesinde açıklanan biçimde işlem yapılması yerine, dava dosyasında alınan bilirkişi raporuyla bariz çelişki arz eden ve ceza yargılamasına ilişkin bir başka dosyada alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de; 5846 sayılı Yasa'nın 20. maddesinde henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkının münhasıran eser sahibine ait olduğu, aynı yasanın 14. maddesinde de bir eserin umuma arzedilip edilmemesinin, yayımlanma zamanının ve tarzının munhasıran eser sahibi tarafından tayin edileceği belirtilmiş olup davalının eylemlerinin davacının umuma arz hakkının ihlali niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmemesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/200418000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz