TTK Geçici 7. Madde Kapsamı Dışında Yapılan Re'sen Terkinde İhya
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1682 E. 2023/1270 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
TTK geçici 7. madde, limited şirketlerin re'sen terkinini sınırlı sayıda münfesihlik sebebine bağlamıştır; bu madde geçici ve istisnai nitelikte olduğundan genişletici yorumla uygulanamaz. İkincil düzenlemeler (tebliğ, alt mevzuat), dayandıkları kanun maddesinin kapsamını aşarak yeni bir terkin sebebi (örn. adres/durum tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmesi) yaratamaz; kanunla çelişen ikincil düzenleme hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle, terkin sebebi TTK geçici 7. maddede sayılan hallerden değilse, yapılan re'sen terkin işlemi hukuka uygun kabul edilemez ve şirketin ihyasına karar verilir.
Ele alınan sorunlar
Şirketin re'sen terkin işleminin TTK geçici 7. madde kapsamında hukuka uygun yapılıp yapılmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, şirketin hukuka ve mevzuata uygun şekilde ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini, emsal içtihatlara rağmen terkin işleminin hatalı kabul edildiğini, TTK geçici 7. maddeye aykırılık bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK geçici 7. madde re'sen terkin için sınırlı sayıda münfesihlik sebebi öngörmekte olup, geçici ve istisnai nitelikteki bu maddedeki hallerin genişletici yorumla uygulanması mümkün değildir. 5174 sayılı Kanun'un 10/3. maddesi, adres ve durum bildirmemeden dolayı oda kaydının silinmesini düzenlemekte; münfesih olmasına rağmen tasfiye edilmemiş şirketlerin ticaret sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin Tebliğ'in 1/d bendi ise, adres/durum tespit edilememesi nedeniyle oda üyeliği askıya alınıp iki yıl sonra oda kaydı silinen şirketleri, geçici 7. madde kapsamında olmayan bir hal olarak düzenlemiştir. İkincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddesine aykırı olamaz; çelişki halinde kanun hükümleri esas alınır. Somut olayda ihyası istenen şirket hakkında başkaca bir münfesihlik sebebi ileri sürülmemiş, terkin sebebi 'adresin tespit edilememesi' olarak belirlenmiştir. Bu sebep TTK geçici 7. maddede öngörülen hallerden olmadığından, terkin işlemi hukuka uygun yapılmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin terkin işleminin hukuka uygun olduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, TTK geçici 7. maddedeki re'sen terkin sebeplerinin sınırlı sayıda olduğu ve ikincil düzenlemelerle (tebliğ vb.) bu sebeplerin genişletilemeyeceği, aksi halde terkin işleminin hukuka aykırı sayılacağı ilkesi konulmuştur; bu ilke benzer terkin/ihya uyuşmazlıklarında ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ re'sen terkin↗ TTK geçici 7. madde↗ münfesihlik sebebi↗ ikincil düzenlemenin kanuna aykırılığı↗ genişletici yorum yasağı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1682
KARAR NO 2023/1270
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/01/2023
NUMARASI 2022/666 Esas - 2023/50 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/09/2023
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; İhyası talep edilen ... San. Tic. Ltd. Şti'nin, 09.10.2015 tarihi itibariyle sicilden terkin edildiğini, İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2014/1695 sayılı dosyada ... San. Tic. Ltd. Şti'nin müvekkili ... ve tasfiye halinde ... Yapı Koop. aleyhine tapu iptali ve tescili talebi ile davacı olduğunu, ... şirketi ile ... Yapı Koop. aralarında bila tarihli sözleşme hazırlayarak hizmet karşılığı olarak iş tutarının değerinde kooperatife ait ... bloktan ... ve ... nolu daireleri vermek için anlaştıklarının iddia edildiğini, ... blok ... nolu dairenin malikinin halihazırda müvekkili ... olduğunu, ... Mal. San. Tic. Ltd. Şti'nin yapılan satışın muvazaalı olduğu ve dairenin üzerinde hak sahibi olduğunu iddia ederek dairenin mülkiyetinin kendi adına tesciline karar verilmesi, tescil talebinin kabul edilmemesi halinde ise tazminat talebinde bulunduğunu,Yargıtay 15.
HD 2017/1459 esas, 2017/3748 sayılı kararında temyiz itirazının kabul edildiğini ve müvekkili yararına verilen hükmün bozulduğunu, bunun üzerine müvekkilinin karar düzeltme talebinde bulunduğunu, Yargıtay 15. HD'nin 2018/2051 esas, 2019/1352 karar sayılı ilamında ...Ltd. Şti'nin terkin edildiğini, İstanbul Anadolu 5. ASTM'nin 27.11.2019 tarihli muhtırasında temyiz talebinde bulunan müvekkilinin Yargıtay ilamı doğrultusunda davacı şirketin ihyası için dava açıp dosya numarasını mahkemeye sunmasına, ihya davası açılmadığı takdirde karar düzeltme talebinden vazgeçmiş sayılacağı ihtarında bulunulduğunu, bu nedenlerle huzurdaki davayı açtıklarını, İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2014/1695 esas sayılı dosyasında taraf teşkilini oluşturmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki taleplerinin, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, gerekçe göstererek tescil talebini reddettiğini, müvekkili müdürlüğe ... ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı ... İnş. ve..Ltd. Şti'nin prosedürlere uygun olarak tasfiye edildiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan tasfiye sürecindeki eksik yada erken sonuçlandırılan tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde eksik olarak yapıldığı iddia edelin işlemlerin muhatabının tasfiye memuru olduğunu, bu nedenle müvekkilinin yasal hasım konumunda olduğundan yargı giderinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı tarafından Tasfiye Halinde ... Mal. San. Tic. Ltd. Şti' ile alakalı İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2014/1695 esas sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davası açıldığı, dava dışı şirketin ticaret sicilden resen terkin edilmesinden dolayı davada taraf teşkilinin sağlanamadığı,ihya talebi için davacıya süre verildiği, İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2014/1695 esas sayılı dosyasında açılan işbu ihya davasının sonucunun beklendiği, davalı ... Sicil Müdürlüğünce; şirket adına tebligat çıkartıldığı, bu tebligatın yapılamadığı ancak ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilen kişilere ticaret sicilindeki adreslerine tebligat yapıldığı bilgisi bulunmadığı, Tasfiye Halinde ...
San. Tic. Ltd. Şti'nin, İstanbul Anadolu 5. ATMnin 2014/1695 esas sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına,TTK'nın 547/2. maddesine göre, şirketin ortağı olan ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım olması ve davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yukarıda açıklanan tebligat usulüne uygun davranmayarak şirketin münfesih sayılmasında kusur ve ihmalinin bulunması karşısında, yargılama giderleri ile davacı lehine vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davalı vekili: şirketin hukuka ve mevzuata uygun bir şekilde ticaret sicilinden re'sen terkin edilmesine ve emsal içtihatlara rağmen eksik inceleme ve değerlendirmeyle dava konusu şirketin terkin işlemlerinin hatalı olduğunun kabul edilmesi ve bu kapsamda TTK geçici 7.maddeye aykırı bir durumun da bulunmamasına rağmen müvekkili müdürlük aleyhine yargı giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek; istinaf isteğinin kabulü ile İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.01.2023 tarih ve 2022/666 E 2023/50 K sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın açılmasına neden olmayan müvekkil aleyhine yüklenen yargı giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK 'nın geçici 7. maddesi gereği re'sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemine ilişkindir. Şirketin terkin sebebinin "adresin tesbit edilememesi" olduğu anlaşılmaktadır. 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesi; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır.
Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir. "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; "5174 sayılı kanunun 10 ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler.." ifadesi ile geçici 7.madde kapsamında olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir.
Bu nedenle kanunda öngörülen haller dışındaki durumlarda geçici 7. Maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında anılan maddedeki sayılan hallerin sınırlı sayıldığı ve genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. İkincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamaz ve çelişen hallerde ikincil düzenleme hükümleri dikkate alınmaz ve kanun hükümleri uygulanır. Açıklanan nedenlerle, ihyası istenilen şirket hakkında başkaca münfesihlik sebebi ileri sürülmediği, "terkin sebebinin" adreste tesbit edilmeme" olduğu, kanunda öngörülmeyen bir sebeple terkin yapıldığı anlaşılan şirketin terkin işleminin hukuka uygun yapılmadığının kabulü ile davalı vekilinin terkin işleminin hukuk uygun yapıldığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/09/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/63779 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi