İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3521 E. 2021/212 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adli tıp kurumu raporu↗ resmi şekil↗ imza inkarı↗ imzaya itiraz↗ imza incelemesi↗ usuli kazanılmış hak↗ satış sözleşmesi↗ icra takibine itiraz↗ kazanılmış hak↗ geçersizlik↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, İstanbul Adli Tıp Kurumu ve Ankara Kriminal Polis Labaratuvarınca yapılan incelemelerde sözleşmedeki imzanın karakteristik özelliklerinin belirgin olmaması nedeni ile davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarınca yapılan incelemede ise imzanın davalıya ait olduğunun belirtilmekle birlikte davalının haksız olarak imzaya itiraz ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2016/10101 Esas ve 2017/3112 Karar sayılı ve 18/04/2017 tarihli ilamında, davalı taraf sözleşmedeki imzayı inkar etmiş ve bunun üzerine 25.09.2013 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu raporu alınmış ve raporda "...'nın eli ürünü olup olmadığı hususunun tespit edilemediği" bildirilmiş, itiraz üzerine 23.01.2014 tarihli Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı'ndan "imzanın ...'nın eli ürünü olduğu kanaati hasıl olmuştur" görüşü bildirilmiş, iki rapor arasındaki çelişki nedeniyle hükme esas alınan 25.09.2014 tarihli ... imzalı rapor alınmıştır. Hükme esas alınan rapor sonucunda bilirkişi "... elinden çıkmış olması kuvvetle mümkün ve muhtemel” görüşünü bildirdikten sonra" imzanın fazlaca karakteristik hususlar ihtiva etmeyen tarzda imza olması sebebiyle daha ileri derecede bir kanaat beyanında bulunulabilmesi mümkün olmamıştır" denilerek kendi içinde çelişki yaratılmıştır. Bu durumda imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda kesin bir kanaat elde edilemediğinden Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji Bölümünden seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetiyle imzanın incelenerek alınacak rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dosyanın bilirkişi heyetine tevdii için talimat yazılmış ise de inceleme konusu belge aslının dosyada bulunamadığının anlaşıldığı, tüm aramalara ve yazışmalara karşın da belge bulunamadığından uyuşmazlığın mevcut deliller çerçevesinde çözülmesi gerektiği, bozma öncesi alınan raporlarda belirtilen hususlar ve sözleşmede şahit olarak imzaları bulunanların beyanlarından taraflar arasında haricen araç satış sözleşmesi yapıldığı kanaatine varıldığı, trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin geçerliliği 2918 sayılı Kanunun 20/d maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmalarına bağlı olduğu, sözleşmenin noterde resen düzenleme şeklinde yapılmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşme resmi şekle uygun olmadığından geçersiz olduğu, taraflar aldıklarını iade ile yükümlü olduğundan davanın kabulüne karar verilmiş, ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava taraflar arasındaki harici araç satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibine ilişkin itirazın iptali istemidir. Davacı alacağın dayanağı olarak taraflar arasında imzalandığını beyan ettiği 18/01/2012 tarihli harici satış sözleşmesine dayanmaktadır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2016/10101 Esas ve 2017/3112 Karar sayılı ve 18/04/2017 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamının son paragrafında “ Bu durumda imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda kesin bir kanaat elde edilemediğinden Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji Bölümünden seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetiyle imzanın incelenerek alınacak rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde, dosyanın bilirkişi heyetine tevdii yapılmadan önce belge aslı kaybolmuş olduğundan bahisle bozma ilamında belirtildiği üzere bilirkişiden rapor alınmamıştır. Mahkemece bozmadan önce alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bozma ilamında belirtildiği üzere mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yeterli olmadığı, yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerektiği belirtildiğinden, bozma ilamına uyulmakla usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu durumda davacının alacağını ispata yönelik belge aslındaki imzanın davalıya ait olduğu davacı tarafından ispatlanamadığından 18/01/2012 tarihli harici satış sözleşmesinin delil kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1440 E. 2012/5569 K.
Ortak:imza incelemesi · eksik inceleme · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaBozma ilamının «son» paragrafında “ Bu durumda imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda «kesin» bir kanaat elde edilemediğinden Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji Bölümünden seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetiyle «imzanın incelenerek» alınacak rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denilmiştir.
Bu durumda imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda «kesin» bir kanaat elde edilemediğinden Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji Bölümünden seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetiyle «imzanın incelenerek» alınacak rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaAdli Tıp Kurumu «imza incelemesinde» «son» merci değildir.
Mahkemece de grafoloji uzmanı bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olması ve Kurum tarafından düzenlenen rapor ile «kesin» bir sonuca ulaşılamamış olması nedeniyle, davalının imzasının bulunduğunu kabul ettiği Akbank Kombina Şubesi'ndeki, varsa imzasını «taşıyan» diğer belge asılları ve davalıya ait başka imza örneklerinin de getirtilmek suretiyle grafoloji dalında uzman bir bilirkişi kurulundan bu yönde rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi · taşıyan
Benzer bu karardaDava, banka tarafından açılan «kredi sözleşmesine» dayalı alacak isteminden ibarettir.
Yargılama sırasında davalının, davaya konu «kredi sözleşmesindeki» imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş olması nedeni ile imza üzerinde inceleme yapılması için dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmiş ve Kurum tarafından, “İnceleme konusu kredi sözleşmesi ve dekontta ... adına atılı imzaların, basit tersimli imzalar olması nedeni ile ... eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği” bildirilmiştir.
Davacı vekilinin açıkça «bilirkişi incelemesi» talebinden bilirkişi delilinden vazgeçmesi olmadığına ve başka delili bulunmadığına dair beyanı bilirkişi incelemesi delilinden başka delili olmadığı anlamına gelmesine rağmen davanın ispat edilemediği gerekçesi yerinde değildir.
Mahkemece de grafoloji uzmanı bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olması ve Kurum tarafından düzenlenen rapor ile «kesin» bir sonuca ulaşılamamış olması nedeniyle, davalının imzasının bulunduğunu kabul ettiği Akbank Kombina Şubesi'ndeki, varsa imzasını «taşıyan» diğer belge asılları ve davalıya ait başka imza örneklerinin de getirtilmek suretiyle grafoloji dalında uzman bir bilirkişi kurulundan bu yönde rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/542 E. 2019/7547 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda «kesin» bir kanaat elde edilemediğinden Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji Bölümünden seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetiyle «imzanın incelenerek» alınacak rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur.
Bozma ilamının «son» paragrafında “ Bu durumda imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda «kesin» bir kanaat elde edilemediğinden Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji Bölümünden seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetiyle «imzanın incelenerek» alınacak rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denilmiştir.
Benzer bu kararda… e para ödeme dekontunda bulunan imzanın davalı eli ürünü olup olmadığı hususunda inceleme yaptırılması ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:grafolojik inceleme · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; borca konu «kredi sözleşmesindeki» imzaların davalının eli ürünü olmadığı belirlendiğinden davalının anılan sözleşme nedeniyle davacı bankaya herhangi bir borcunun olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine mahkemece, Diyarbakır Kriminal Şube Müdürlüğü’nden alınan 12.06.2014 tarihli raporda; yapılan «grafolojik inceleme» sonucunda, ortaklar sözleşmesindeki imzanın davalı eli ürünü olmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1351 E. 2013/18253 K.
Ortak:imza incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaBu durumda imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda «kesin» bir kanaat elde edilemediğinden Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji Bölümünden seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetiyle «imzanın incelenerek» alınacak rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur.
Bozma ilamının «son» paragrafında “ Bu durumda imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda «kesin» bir kanaat elde edilemediğinden Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji Bölümünden seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetiyle «imzanın incelenerek» alınacak rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denilmiştir.
Benzer bu karardaDiğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Bundan ayrı, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması halinde, ceza mahkemesinin bu konuda vereceği kararı peşinen kabul etmiş olacağından, bekletici sorun yapılan ceza davası hakkında verilen karar, hukuk davasında «kesin delil» teşkil eder (Prof.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil niteliği · kesin delil · ba formu · müteselsil kefil · oy yasağı · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaAyrıca, davacı ile somut uyuşmazlığa konu «kredi sözleşmesinin» müşterek borçlusu ve «müteselsil kefili» olan davalıların müşteki sıfatında bulunduğu, dava dışı...Otomotiv Ltd.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
… mut olaya ilişkin...Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında...Kriminal Polis Laboratuvarı'ndan alınan ekspertiz raporunda, ... adına düzenlenmiş «kredi sözleşmesinde» ... adına atılı bulunan imzalar ile ilgilinin mevcut örnek imzaları arasında yapılan incelemede bu imzaların adı geçen şahıs eli ürünü olduğunu gösteren ortak grafolojik bulgulara rastlanılmadığının bildirilmesine, yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda da inceleme konusu belgelerde yer alan imzaların ... eli ürünü olduğunun belirtilmiş olmasına göre, kredi başvuru «formu» ile sözleşmesi ve dekontta bulunan ... adına atılmış imzaların bu kişiye ait olup olmadığı yönündeki çelişki giderilmeden karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararlarında saptanan maddi olgular, taraflar yönünden «kesin delil niteliğini» taşır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3521 E. , 2021/212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Vezirköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.02.2019 tarih ve 2017/205-2019/33 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında araç satış sözleşmesi düzenlendiğini, daha sonra bu satış sözleşmesinden vazgeçildiğini, yapılan ödemelerin tahsili için başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, satış sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, İstanbul Adli Tıp Kurumu ve Ankara Kriminal Polis Labaratuvarınca yapılan incelemelerde sözleşmedeki imzanın karakteristik özelliklerinin belirgin olmaması nedeni ile davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarınca yapılan incelemede ise imzanın davalıya ait olduğunun belirtilmekle birlikte davalının haksız olarak imzaya itiraz ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2016/10101 Esas ve 2017/3112 Karar sayılı ve 18/04/2017 tarihli ilamında, davalı taraf sözleşmedeki imzayı inkar etmiş ve bunun üzerine 25.09.2013 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu raporu alınmış ve raporda "...'nın eli ürünü olup olmadığı hususunun tespit edilemediği" bildirilmiş, itiraz üzerine 23.01.2014 tarihli Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı'ndan "imzanın ...'nın eli ürünü olduğu kanaati hasıl olmuştur" görüşü bildirilmiş, iki rapor arasındaki çelişki nedeniyle hükme esas alınan 25.09.2014 tarihli ... imzalı rapor alınmıştır. Hükme esas alınan rapor sonucunda bilirkişi "... elinden çıkmış olması kuvvetle mümkün ve muhtemel” görüşünü bildirdikten sonra" imzanın fazlaca karakteristik hususlar ihtiva etmeyen tarzda imza olması sebebiyle daha ileri derecede bir kanaat beyanında bulunulabilmesi mümkün olmamıştır" denilerek kendi içinde çelişki yaratılmıştır.
Bu durumda imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda kesin bir kanaat elde edilemediğinden Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji Bölümünden seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetiyle imzanın incelenerek alınacak rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dosyanın bilirkişi heyetine tevdii için talimat yazılmış ise de inceleme konusu belge aslının dosyada bulunamadığının anlaşıldığı, tüm aramalara ve yazışmalara karşın da belge bulunamadığından uyuşmazlığın mevcut deliller çerçevesinde çözülmesi gerektiği, bozma öncesi alınan raporlarda belirtilen hususlar ve sözleşmede şahit olarak imzaları bulunanların beyanlarından taraflar arasında haricen araç satış sözleşmesi yapıldığı kanaatine varıldığı, trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin geçerliliği 2918 sayılı Kanunun 20/d maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmalarına bağlı olduğu, sözleşmenin noterde resen düzenleme şeklinde yapılmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşme resmi şekle uygun olmadığından geçersiz olduğu, taraflar aldıklarını iade ile yükümlü olduğundan davanın kabulüne karar verilmiş, ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava taraflar arasındaki harici araç satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibine ilişkin itirazın iptali istemidir. Davacı alacağın dayanağı olarak taraflar arasında imzalandığını beyan ettiği 18/01/2012 tarihli harici satış sözleşmesine dayanmaktadır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2016/10101 Esas ve 2017/3112 Karar sayılı ve 18/04/2017 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamının son paragrafında “ Bu durumda imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda kesin bir kanaat elde edilemediğinden Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji Bölümünden seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetiyle imzanın incelenerek alınacak rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde, dosyanın bilirkişi heyetine tevdii yapılmadan önce belge aslı kaybolmuş olduğundan bahisle bozma ilamında belirtildiği üzere bilirkişiden rapor alınmamıştır. Mahkemece bozmadan önce alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bozma ilamında belirtildiği üzere mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yeterli olmadığı, yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerektiği belirtildiğinden, bozma ilamına uyulmakla usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu durumda davacının alacağını ispata yönelik belge aslındaki imzanın davalıya ait olduğu davacı tarafından ispatlanamadığından 18/01/2012 tarihli harici satış sözleşmesinin delil kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/637731400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz