İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3448 E. 2021/484 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
keşif↗ ispat külfeti↗ garantörlük↗ fatura↗ çek↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiş, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 12.05.2016 tarih 2015/17225 esas ve 2016/8793 karar sayılı ilamı ile “Davacı tarafından dava dosyasına sunulan teklif mektubunun 5. maddesi; "ödemeler; 10.000 USD sipariş onayına istinaden nakit, kalan bakiye malzeme tesliminde 90 günlük çek ile ödenecektir." şeklindedir. Garanti Bankası A.Ş. tarafından mahkemeye gönderilen 15.11.2013 tarihli cevabi yazı ekindeki dekonttan davalının kendi hesabından davacı hesabına 25.04.2013 tarihinde 10.000 USD gönderdiği ve dekontta herhangi bir açıklama yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece bahse konu ödemenin yukarıda anılan teklif mektubundan sonra yapılması ve davalı tarafından da böyle bir ödemenin inkar edilmemesi hususları üzerinde durularak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.’’gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davaya dayanak yapılan faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya tesliminin ispatlanamaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/17225 esas ve 2016/8793 karar sayılı ve 12.05.2016 tarihli ilamında belirtilen 10.000 USD’nin davalı tarafından davacıya ödendiği ve taraflar arasında alım-satım ilişkisinin kurulduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davaya konu malların davacı tarafından davalıya teslim edilip edilmediği hususunda toplanmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ile keşif ve bilirkişi raporuna göre, davalının Kemer adresinde bulunan Halı Showroom mağazasında takip konusu faturadaki malların kullanıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar bilirkişi raporunda bu malların faturalara konu teslim edilen mallar olup olmadığı montaj nedeniyle tespit edilemediği belirtilmiş ise de fatura konusu malların elektrik sarf malzemesi olması nedeniyle bu durumda artık davalı söz konusu malların davacıdan değil dava dışı 3. kişilerden satın alınarak temin edildiği hususunu ispatlamakla yükümlüdür. Mahkemece ispat külfetinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5891 E. 2023/5756 K.
Ortak:keşif · ispat külfeti · fatura · teslim
İncelediğiniz karardaHer ne kadar bilirkişi raporunda bu malların faturalara konu «teslim» edilen mallar olup olmadığı montaj nedeniyle tespit edilemediği belirtilmiş ise de «fatura» konusu malların elektrik sarf malzemesi olması nedeniyle bu durumda artık davalı söz konusu malların davacıdan değil dava dışı 3. kişilerden satın alınarak temin edildiği hususunu ispatlamakla yükümlüdür.
Hukuk Dairesi'nin 12.05.2016 tarih 2015/17225 esas ve 2016/8793 karar sayılı ilamı ile “Davacı tarafından dava dosyasına sunulan teklif mektubunun 5. maddesi; "ödemeler; 10.000 USD sipariş onayına istinaden nakit, kalan bakiye malzeme «tesliminde» 90 günlük «çek» ile ödenecektir." şeklindedir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davaya dayanak yapılan faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya «tesliminin» ispatlanamaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 27.01.2021 tarih, 2020/3448 E. ve 2021/484 K. sayılı kararıyla mahkemece yapılan araştırma ile «keşif» ve bilirkişi raporuna göre, davalının Kemer adresinde bulunan Halı Showroom mağazasında takip konusu faturadaki malların kullanıldığının tespit edildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda bu malların faturalara konu «teslim» edilen mallar olup olmadığı montaj nedeniyle tespit edilemediği belirtilmiş ise de «fatura» konusu malların elektrik sarf malzemesi olması nedeniyle bu durumda artık davalı söz konusu malların davacıdan değil dava dışı 3 üncü kişilerden satın alınarak temin edildiği hususunu ispatlamakla yükümlü olduğunu, mahkemece «ispat külfetinde» yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece 19.12.2018 tarih, 2013/8 E. ve 2015/81 K. sayılı kararı ile davaya dayanak yapılan faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya «tesliminin» de ispatlanamaması gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… dınlatma malzemeleri ile binada mevcut bulunan elektrik aydınlatma malzemelerinin tip ve teknik özellikleri arasında hiçbir benzerlik olmadığının tespit edildiğini, «defterlerine» göre malları «teslim» almadığını ispatladığını, 25.04.2013 tarihli teklif mektubu değerlendirilirken 06.05.2013 tarihli teklif mektubunun değerlendirilmediğini, «ispat yükünün» davacıda olduğu halde davalıya yüklenmiş olmasının «itirazın iptali davası» bakımından kabul edilmeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:itirazın iptali davası · muacceliyet · kesin süre · ispat yükü · iptal davası · işlemiş faiz · ihtar · asıl alacak
Benzer bu kararda… Halı Showroom mağazasında kullandığı tespit edilen malların davacıdan değil, dava dışı 3 üncü kişiden satın alınarak temin edildiğine ilişkin belgeleri sunması için «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içerisinde sunulmadığı takdirde ispat yükünü yerine getirememiş sayılacağının «ihtarına» karar verildiği, ancak davalı vekilince verilen kesin süre içerisinde mağazada kullanılan malları üçüncü kişiden aldığına ilişkin belgeleri sunmadığından davalı tarafça «ispat yükünün» yerine yetirilmediği için davanın kabulü ile davalı tarafın itirazının iptaline, Kemer İcra Müdürlüğü'nün 2013/813 E. sayılı icra takibinin 85.797,14 TL «asıl alacak», 914,66 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 86.711,80 TL üzerinden takibin devamına, icra takibinin başladığı sırada alacağın likit ve «muaccel» olduğu, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği dosya kapsamından anlaşıldığından, asıl alacağın % 20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalı tarafça ödenmesine karar verilmiştir.
… dınlatma malzemeleri ile binada mevcut bulunan elektrik aydınlatma malzemelerinin tip ve teknik özellikleri arasında hiçbir benzerlik olmadığının tespit edildiğini, «defterlerine» göre malları «teslim» almadığını ispatladığını, 25.04.2013 tarihli teklif mektubu değerlendirilirken 06.05.2013 tarihli teklif mektubunun değerlendirilmediğini, «ispat yükünün» davacıda olduğu halde davalıya yüklenmiş olmasının «itirazın iptali davası» bakımından kabul edilmeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3448 E. , 2021/484 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kemer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.12.2018 tarih ve 2018/132 E. - 2018/355 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Dava taraflar arasındaki satım sözleşmesi nedeniyle faturalara dayalı cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiş, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 12.05.2016 tarih 2015/17225 esas ve 2016/8793 karar sayılı ilamı ile “Davacı tarafından dava dosyasına sunulan teklif mektubunun 5. maddesi; "ödemeler;
10. 000 USD sipariş onayına istinaden nakit, kalan bakiye malzeme tesliminde 90 günlük çek ile ödenecektir." şeklindedir. Garanti Bankası A.Ş. tarafından mahkemeye gönderilen 15.11.2013 tarihli cevabi yazı ekindeki dekonttan davalının kendi hesabından davacı hesabına 25.04.2013 tarihinde 10.000 USD gönderdiği ve dekontta herhangi bir açıklama yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece bahse konu ödemenin yukarıda anılan teklif mektubundan sonra yapılması ve davalı tarafından da böyle bir ödemenin inkar edilmemesi hususları üzerinde durularak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.’’gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davaya dayanak yapılan faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya tesliminin ispatlanamaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/17225 esas ve 2016/8793 karar sayılı ve 12.05.2016 tarihli ilamında belirtilen 10.000 USD’nin davalı tarafından davacıya ödendiği ve taraflar arasında alım-satım ilişkisinin kurulduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davaya konu malların davacı tarafından davalıya teslim edilip edilmediği hususunda toplanmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ile keşif ve bilirkişi raporuna göre, davalının Kemer adresinde bulunan Halı Showroom mağazasında takip konusu faturadaki malların kullanıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar bilirkişi raporunda bu malların faturalara konu teslim edilen mallar olup olmadığı montaj nedeniyle tespit edilemediği belirtilmiş ise de fatura konusu malların elektrik sarf malzemesi olması nedeniyle bu durumda artık davalı söz konusu malların davacıdan değil dava dışı 3. kişilerden satın alınarak temin edildiği hususunu ispatlamakla yükümlüdür. Mahkemece ispat külfetinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/637481200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz