İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1318 E. 2021/1379 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu deprem sigortası (dask)↗ alacağın likit olması↗ prim alacağı↗ cari hesap ilişkisi↗ karine↗ cari hesap↗ acentelik↗ ek prim↗ ispat yükü↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davaya konu poliçelere ilişkin olarak davalı Koras Gayrimenkul Yatırım İnş. Turz. Müh. Hizm. Petr. ve Tic. A.Ş. tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, ilgili şirketin poliçelerine ait prim ödemelerinin cari hesap ilişkisine istinaden davacı Mec Sigorta Aracılık Hizm. Ltd. Şti. acentesi tarafından yapıldığının tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, Ankara 1.İcra Müdürlüğünün 2014/12180 esas sayılı dosyasında icra takibine vaki davalının itirazının iptali ile takibin 16.886,56 TL sözleşme alacağı üzerinden aynı şartlarda devamına ve alacağın likit olması nedeniyle asıl alacağın %20'si oranında 3.377,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıda belirtilen nedenler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, sigorta poliçelerine dayalı prim alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davaya konu poliçelere ilişkin olarak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, ilgili şirketin poliçelerine ait prim ödemelerinin cari hesap ilişkisine istinaden davacı tarafından yapıldığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu edilen primlerden zorunlu deprem sigorta poliçesi kapsamında olanların Sigorta Genel Şartları C.1, 2.fıkrası gereğince, sigorta priminin sözleşme yapılır yapılmaz poliçenin teslimi karşılığında peşin olarak ödenmesi şart olup, sigortalıya verilen poliçe aynı zamanda ödemenin sigortalı tarafından yapıldığına dair karine oluşturduğundan, bu karinenin aksini ispat yükü davacının kendisindedir. Bu durumda mahkemece, anılan poliçeler kapsamında davacının ispat yüküne ilişkin varsa deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu karinenin aksine yazılı gerekçe ile davalı aleyhine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2246 E. 2023/2043 K.
Ortak:alacağın likit olması · prim alacağı · cari hesap ilişkisi · karine · cari hesap · acentelik · ek prim · ispat yükü · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda2- Dava, «sigorta poliçelerine» dayalı «prim alacağı» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davaya konu poliçelere ilişkin olarak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, ilgili şirketin poliçelerine ait prim ödemelerinin «cari hesap ilişkisine» istinaden davacı tarafından yapıldığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
A.Ş. tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, ilgili şirketin poliçelerine ait «prim» ödemelerinin «cari hesap ilişkisine» istinaden davacı Mec Sigorta Aracılık Hizm.
Ancak, dava konusu edilen primlerden zorunlu deprem «sigorta poliçesi» kapsamında olanların Sigorta Genel Şartları C.1, 2.fıkrası gereğince, sigorta «priminin» sözleşme yapılır yapılmaz poliçenin «teslimi» karşılığında peşin olarak ödenmesi şart olup, sigortalıya verilen poliçe aynı zamanda ödemenin sigortalı tarafından yapıldığına dair «karine» oluşturduğundan, bu karinenin aksini «ispat yükü» davacının kendisindedir.
Benzer bu kararda2- Dava, «sigorta poliçelerine» dayalı «prim alacağı» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davaya konu poliçelere ilişkin olarak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, ilgili şirketin poliçelerine ait prim ödemelerinin «cari hesap ilişkisine» istinaden davacı tarafından yapıldığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
A.Ş. tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, ilgili şirketin poliçelerine ait «prim» ödemelerinin «cari hesap ilişkisine» istinaden davacı Mec Sigorta Aracılık Hizm.
Ancak, dava konusu edilen primlerden zorunlu deprem «sigorta poliçesi» kapsamında olanların Sigorta Genel Şartları C.1, 2 nci fıkrası gereğince, sigorta «priminin» sözleşme yapılır yapılmaz poliçenin «teslimi» karşılığında peşin olarak ödenmesi şart olup, sigortalıya verilen poliçe aynı zamanda ödemenin sigortalı tarafından yapıldığına dair «karine» oluşturduğundan, bu karinenin aksini «ispat yükü» davacının kendisindedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:likit alacak · kesin delil · aktif husumet ehliyeti · tasdik kararı · acente · aktif husumet · husumet ehliyeti · icra takibine itiraz
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma ilamında açıkça davacının «aktif husumet ehliyeti» olup olmadığı ve ilgili primlerin davalı şirket adına sigorta şirketine ödenip ödenmediği hususlarının araştırılması istemi ile yerel mahkeme kararını bozduğunu, yerel mahkeme de yalnızca davacının aktif husumet ehliyeti yönünden bir araştırma yaptığını, bozma ilamına konu olan kararının esasını olduğu gibi yinelediğini, sigorta şirketi, davacı tarafından «prim» ödemelerinin «cari hesap ilişkisi» kapsamında ödendiğini ve davacı tarafça müvekkili adına ödeme yapıldığını gösterir somut ve «kesin» bir belge sunulmuşsa da söz konusu ödeme yapıldığını gösterir belgede; sigorta yaptıran ve/veya sigorta prim ödeyen aşamalarında sadece müvekkil unvanın yazıldığını, davacının bedeli müvekkil adına ödediğini kesin ve somut delillerle ispatlaması gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında cari hesap ilişkisinin bulunmadığını, yasal anlamda cari hesap ilişkisi olabilmesi için taraflar arasında kabul edilmiş veya imza altına alınmış bir sözleşme olmasının zorunlu olduğunu, müvekkili «defterlerinde» davacı yan ile ilgili hiçbir «kaydın» bulunmadığını, bu sebeple sigorta şirketince verilmiş olan cari hesaba göre ödeme yapıldığı beyanın da hiçbir anlamının olmadığını, bilirkişi tarafından sunulan 25.11.2015 «havale» tarihli raporda incelemenin hem davalı hem de davacı defterleri üzerinde yapılmış olup yerel mahkemece yalnızca davacı defterleri kayıtlarının esas alındığını, üstelik davacı defterlerinin kapanış «tasdikleri» olmaması sebebiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 222 nci maddesi doğrultusunda söz konusu defterlerin sahibi lehine delil teşkil etmediğini, usulüne uygun şekilde açılış-kapanış tasdikleri bulunan müvekkili defterlerinde davacıya herhangi bir borcun görünmediğini, müvekkilinin davacı tarafa sigorta yaptırması ve ödemesi yönünde vermiş olduğu bir vekaletname veya talebinin bulunmadığını, müvekkilinin yaptırmış olduğu poliçelerin ödemesini nakden ve peşin olarak yaparak poliçesini aldığını, bu nedenle müvekkilinin hiçbir borcunun bulunmadığını, poliçe tek başına bir ödeme belgesi olduğundan, poliçenin müvekkilinin nakden ödeme yaptığının «kesin delili» olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından primlerin ödenip ödenmediği hususu ile «prim» tahsil etmeye yetkili «acente» olup olmadığı araştırılmamış olup, öncelikle, davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması için dava konusu ettiği poliçelere ait prim borçlarını «acentesi» olduğu Euroka Sigorta A.Ş.'ye ödeyip ödemediğinin tespiti gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen primlerden zorunlu deprem «sigorta poliçesi» kapsamında olanların Sigorta Genel Şartları C.1, ikinci fıkrası gereğince, sigorta «priminin» sözleşme yapılır yapılmaz poliçenin «teslimi» karşılığında peşin olarak ödenmesi şart olup, sigortalıya verilen poliçe aynı zamanda ödemenin sigortalı tarafından yapıldığına dair «karine» oluşturduğundan, bu karinenin aksini «ispat yükü» davacıda olup, buna ilişkin davacı vekiline verilen süreye rağmen, bu karinenin aksini ispata yönelik bilgi belge ve delil sunulmadığı, hesap ekstresinde gözüken 03.02.2012 tarihli 62,80 TL bedelli zorunlu deprem, 01.07.2013 tarihli 61,98 TL bedelli zorunlu deprem ve 24.07.2018 tarihli 56,20 TL bedelli zorunlu deprem poliçe bedelleri toplam alacak miktarından düşülmek suretiyle bulunan 16.768,38 TL sözleşme alacağı üzerinden takibin aynı şartlarda devamı ve alacak «likit alacak» olması nedeniyle %20 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Ankara 1.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,«sigorta poliçelerine» dayalı «prim alacağı» için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/345 E. 2019/4872 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1318 E. , 2021/1379 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.11.2019 tarih ve 2019/224- 2019/953 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya birden çok poliçe ile sigorta hizmeti verildiğini, primlerin sigorta şirketine müvekkili tarafından ödendiğini, ancak davalının bu poliçelerden doğan borcunu ödemediğini, davalının müvekkiline 16.886,56 TL borcu bulunduğunu, başlatılan icra takibine de davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptaline ve %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacının tek taraflı olarak hazırladığı belgeye dayanarak müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, primlerin ödenmemesi halinde poliçenin hiçbir geçerliliğinin kalmayacağını, poliçe sürelerinin geçmiş bulunması ve iptal edilmemiş olması bedellerinin ödendiğinin karinesi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davaya konu poliçelere ilişkin olarak davalı Koras Gayrimenkul Yatırım İnş. Turz. Müh. Hizm. Petr. ve Tic. A.Ş. tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, ilgili şirketin poliçelerine ait prim ödemelerinin cari hesap ilişkisine istinaden davacı Mec Sigorta Aracılık Hizm. Ltd. Şti. acentesi tarafından yapıldığının tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, Ankara 1.İcra Müdürlüğünün 2014/12180 esas sayılı dosyasında icra takibine vaki davalının itirazının iptali ile takibin 16.886,56 TL sözleşme alacağı üzerinden aynı şartlarda devamına ve alacağın likit olması nedeniyle asıl alacağın %20'si oranında 3.377,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıda belirtilen nedenler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, sigorta poliçelerine dayalı prim alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davaya konu poliçelere ilişkin olarak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, ilgili şirketin poliçelerine ait prim ödemelerinin cari hesap ilişkisine istinaden davacı tarafından yapıldığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu edilen primlerden zorunlu deprem sigorta poliçesi kapsamında olanların Sigorta Genel Şartları C.1, 2.fıkrası gereğince, sigorta priminin sözleşme yapılır yapılmaz poliçenin teslimi karşılığında peşin olarak ödenmesi şart olup, sigortalıya verilen poliçe aynı zamanda ödemenin sigortalı tarafından yapıldığına dair karine oluşturduğundan, bu karinenin aksini ispat yükü davacının kendisindedir. Bu durumda mahkemece, anılan poliçeler kapsamında davacının ispat yüküne ilişkin varsa deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu karinenin aksine yazılı gerekçe ile davalı aleyhine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/637316700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz