6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Riziko sözleşmeden önce gerçekleşip gizlendiyse poliçe geçersizdir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/702 E. 2021/94 K. · · İlk derece: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Sigorta sözleşmesi düzenlenmeden önce gerçekleşmiş bir riziko sigortacıdan gizlenmişse poliçe TTK 1458 uyarınca geçersizdir; ayrıca teminat kapsamı için poliçede özel şart aranan hâllerde böyle bir şart yoksa tazminat talep edilemez.

Ele alınan sorunlar

Sözleşmeden önce gerçekleşmiş rizikonun gizlenmesi ve poliçenin geçersizliği → ret

İddia: Davacı, ödediği idari para cezalarının poliçe kapsamında olduğunu ve davalı sigortacının bunlardan sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Poliçede müteselsil sorumluluk gereği ödenecek vergi, vergi cezası, gecikme zammı ve faizin teminat kapsamında olduğuna dair özel bir şart bulunmadığı gibi, davaya konu para cezası bakımından sigortalı, sözleşme düzenlenmeden önceki tarihte Gümrük Kanunu uyarınca uzlaşma talebinde bulunmuştur; dolayısıyla riziko sigorta sözleşmesi düzenlenmeden önce gerçekleşmiş olup bu husus sigorta şirketinden gizlendiğinden, taraflar arasındaki poliçe TTK'nın 1458. maddesine göre geçersizdir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Sözleşme öncesi gerçekleşmiş ve gizlenmiş rizikonun poliçeyi TTK 1458 uyarınca geçersiz kıldığı yönünden emsal değeri vardır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta sözleşmesinin geçersizliği rizikonun sözleşmeden önce gerçekleşmesi TTK 1458 teminat kapsamı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1458

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/702 E.  ,  2021/94 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.04.2017 tarih ve 2015/242 E. - 2017/332 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 28.11.2019 tarih ve 2018/989 E. - 2019/1508 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin müşavirlik hizmeti verdiği şirketlere Gümrük Müdürlüğünce kesilen idari para cezaları toplamı 95.824,00 TL’nin müvekkilince hizmet verdiği şirketler adına ödendiğini, anılan miktarın müvekkiline rücu edildiğini, Gümrük Müşavirleri Mesleki Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ödenen tutardan davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 24.293,13-TL olarak ödenen para cezası için şimdilik 500,00 TL, 7.685,12-TL olarak ödenen para cezası için şimdilik 500,00 TL ve 63.846,61-TL olarak ödenen para cezası için şimdilik 500,00 TL olmak üzere toplam 1.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; sigorta sözleşmesinin 02.06.2014-2015 tarihleri arasında geçerli olduğunu, dava konusu idari para cezalarının poliçe tanzim tarihinden önce meydana geldiğini, sigorta özel ve genel klozları gereğince teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; poliçenin notlar açıklamalar bölümünün 24. maddesinde, müteselsil sorumluluk gereği ödenecek vergi, vergi cezası, gecikme zammı ve gecikme faizi klozunda öngörülen hal hariç, adli ve para cezalarının teminat harici olduğuna dair hükmün bulunduğu, buna göre davacı tarafından, kendisinden hizmet alanlar nam ve hesabına ödendiği söylenen idari para cezalarının poliçe teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun; sigorta ettiren davalı ve sigortalı davacı arasında 02.06.2014-02.06.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ve davalı ... tarafından 28.08.2014 tarihinde iptal edilen Gümrük Müşavirleri Mesleki Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin düzenlendiği, sigorta poliçesinde sigorta korumasının sözleşmenin yapılmasından önceki tarihten itibaren sağlanacağı ve müteselsil sorumluluk gereği ödenecek vergi, vergi cezası, gecikme zammı ve gecikme faizinin teminat kapsamında olduğuna dair özel bir şartın bulunmadığı, davaya konu ....karar numaralı ve 63.846,61-TL olarak ödenen para cezası ile ilgili olarak davacı şirketin 13.05.2014 tarihli dilekçesi ile Gümrük Kanunu'nun 244.

maddesi uyarınca uzlaşma talebinde bulunduğu, buna göre davaya konu para cezasının sigorta sözleşmesi düzenlenmeden önce gerçekleşmiş olup bu hususun sigorta şirketinden gizlendiği için taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesinin 6102 sayılı TTK’nın 1458. maddesine göre geçersiz olduğu gerekçesiyle kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18.01.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/635335600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/989 E. 2019/1508 K.

Poliçe tanziminden önce gerçekleşen riziko sigorta sözleşmesini geçersiz kılar

Gerekçe özeti

Sigorta himayesi bakımından riziko, sözleşmenin geçerli olarak kurulup sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra meydana gelmişse teminat kapsamındadır. Ancak riziko sözleşmenin yapılmasından önce gerçekleşmiş ve bu husus sözleşme kurulurken sigortacıdan gizlenmişse, sigorta ettirenin bu durumu bilmesi şartıyla sözleşme TTK 1458 (eTTK m.1279) uyarınca geçersiz olur; bu durumda sigortalının talebi, poliçe hükümlerinin yorumu üzerinden değil, sözleşmenin geçersizliği gerekçesiyle reddedilir.

Emsal değeri

Rizikonun sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce gerçekleştiğinin ve bu durumun sigortacıdan gizlendiğinin tespiti halinde, sözleşmenin TTK 1458 uyarınca geçersiz sayılacağı ve talebin bu gerekçeyle reddedileceği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: Mesleki Mali Mesuliyet Sigortası riziko sigorta sözleşmesinin geçersizliği gizleme (rizikonun bilinmesi) teminat kapsamı müteselsil sorumluluk

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/989

KARAR NO 2019/1508

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/04/2017

NUMARASI 2015/242 Esas 2017/332 Karar

DAVA

Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/11/2019

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Gümrük Müşavirlik hizmeti verdiği iki müvekkiline gümrük idareleri tarafından kesilen cezalar ile ilgili kasıtlı olarak müvekkili şirketin zarara sokulması ve müvekkilinin müşterileri karşısında mağdur edilip zararının artmasına sebebiyet verilmesi nedenleriyle ve de sigorta şirketinin yasal sorumluluklarına uygun davranmayarak haksız kazanç elde etmesi sebebi ile davacının sigorta kapsamında kendi müşterilerine ödemek zorunda kaldığı miktarların bir an önce ödenmesi gerektiğinden bahisle sigorta poliçesi kapsamında taraflarına ödenmeyen toplam 95.842,00-TL'nin fazlası talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 14CK...220 karar nolu ve 24.293,13-TL olarak ödenen para cezası için şimdilik 500,-TL, 14CK..232 karar nolu ve 7.685,12-TL olarak ödenen para cezası için şimdilik 500-TL ve 14ET..836 karar nolu ve 63.846,61-TL olarak ödenen para cezası için şimdilik 500-TL olmak üzere toplam 1.500-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu idari para cezalarının poliçe tanzim tarihinden önce meydana geldiğini ,sigorta özel ve genel klozu dışında kaldığını bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı ile davalı arasında akdedilen poliçenin Notlar Açıklamalar bölümünün 24. Maddesinde "müteselsil sorumluluk gereği ödenecek vergi, vergi cezası, gecikme zammı ve gecikme faizi klozunda öngörülen hal hariç, adli ve para cezaları teminat haricidir" hükmü bulunduğu, bu durumda davacı tarafından, kendisinden hizmet alanlar nam ve hesabına ödendiği söylenen idari para cezalarının poliçe kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemenin gerekçesine esas aldığı ilgili 24.maddenin yanlış yazılarak adli ve para cezaları teminat haricidir denildiğini, oysa ki poliçede sadece adli ve idari para cezalarının teminat dışında tutulduğunu, ayrıca vergi, vergi cezası, gecikme zammı ve gecikme faizini de teminat kapsamında tuttuğunu açıkça belirttiğini, vergi para cezalarının, idari para cezası kapsamında olmadığını, vergi para cezalarının verginin aslına bağlı bir ceza olduğunu, mahkemece cevap dilekçesinde dahi belirtilmeyen bir gerekçeye dayanarak davanın reddedildiğini, davalı sigorta şirketinin hasarın poliçe tanziminden evvel yaşanması, bu bilginin poliçe tanzimi sırasında sigortacı ile paylaşılmaması sebebiyle poliçeyi iptal ettiğini, ancak öğrenilme tarihinin poliçe başlangıcından sonra olup, bunun önceden bilinebilme imkanı bulunmadığı gibi öğrenildikten hemen sonra sigorta şirketinin bilgilendirildiğini, sigorta poliçesinin klozlar bölümünde teminat kapsamı bölümünde neyi teminat altına aldığının açık ve net olduğunu, gümrük hizmeti verdiği firmalara kesilen vergi ve vergi para cezasının tamamen müvekkili firmanın verdiği hizmetten kaynaklı bir sebeple kesildiğini, hem tür, hem de zaman bakımından poliçe teminat kapsamına giren vergi aslına bağlı vergi para cezasının müşterice ödenmesi sebebiyle tarafına rücu edildiğinden, davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava,Mesleki Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi uyarınca ,sigortalının ödediği davaya konu para cezalarının police kapsamında oluşan hasar olarak, davalıdan tahsili istemine ilişkin ilişkindir.

6102 Sayılı TTK 1458 (TTK 1279).Maddesi " Sigorta, sigorta koruması sözleşmenin yapılmasından önceki bir tarihten itibaren sağlanacak şekilde yapılabilir. Ancak, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortadan haberi olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir. "Sigortanın himayesi bakımından rizikonun, sigorta sözleşmesinin geçerli olarak kurulup, sigortacının sorumluluğu başlamasından sonra meydana gelmesi halinde sigorta teminatı içinde olduğu kabul edilir.(Y11.HD 23.01.1995 tarih, E.1994/6335, K.1995/336) Uyuşmazlık; Davaya konu ödenen para cezalarını Gümrük Müşavirleri Mesleki Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığı ve davalının ödemesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Davacı vekili davaya konu ödemelerin gümrük kanuna göre kesilen vergi ve vergi para cezası olduğu ve bunların tamamen kendilerinin verdiği hizmetten kaynaklı olduğundan teminat kapsamında kaldığını istinaf sebebi olarak ileri sürmektedir. Sigorta ettiren davalı ve sigortalı davacı arasında 02.06.2014-02.06.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ve davalı sigorta tarafından 28.08.2014 tarihinde iptal edilen Gümrük Müşavirleri Mesleki Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Sigorta poliçesinde sigorta korumasının sözleşmenin yapılmasından önceki tarihten itibaren sağlanacağı ve "müteselsil sorumluluk gereği ödenecek vergi,vergi cezası ,geçikme zammı ve geçikme faizi" teminat kapsamında olduğuna dair özel bir şart (kloz ) bulunmamaktadır.

Davaya konu ... karar nolu ve 63.846,61-TL olarak ödenen para cezası ile ilgili olarak davacı şirketin 13.05.2014 tarihli dilekçesi ile Gümrük Kanunun 244. maddesi uyarınca uzlaşma talebinde bulunmuştur.Buna göre davaya konu bu para cezası sigorta sözleşmesi düzenlenmeden önce gerçekleşmiş olup,bu husus sigorta şirketinden gizlendiği için taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesi 6102 Sayılı TTK 1458 (eTTK.m.1279)hükmüne göre geçersiz olacaktır. Açıklanan nedenlerle sigorta poliçesi uyarınca talep edilen hasar isteminin reddi yerine yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bununla birlikte dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)b-2 m.

uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2017 Tarih 2015/242 Esas 2017/332 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Yerinde olmayan davanın REDDİNE" İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gerekli 44,40 TL harcın ; davacı tarafından peşin yatırılan 1.636,70-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 1.592,30 TL'nin karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı lehine AAÜT uyarınca hesaplanan 10.415,99-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Alınması gereken eksik alınan 44,40- TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.