Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3147 E. 2013/19787 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur↗ mirasçılık↗ infaz↗ mahsup↗ yenileme↗ işlemiş faiz↗ protokol↗ temerrüt faizi↗ ıslah↗ asıl alacak↗ kusur↗ dahili dava↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalının öldüğü tarihten, dava tarihine kadar dava dışı ... tarafından 7.749,25 TL çekildiği, dava dışı ...'ın 24.05.2005 tarihinde 5.000,00 TL ödediği, Borçlar Kanunu'nun 84. maddesine aykırı olarak davacı tarafından bu ödemenin ana paradan mahsup edildiği, geriye 2.749,02 TL asıl alacak ile 18.690,85 TL işlemiş faiz alacağı kaldığı, 20.06.2007 tarihinde 2.750,00 TL ödendiği, dava açılmasından sonra yapılan bu ödemenin infaz sırasında hesaba dahil edilmesi gerektiği, davalının sözleşmeye aykırı olarak maaş ödeyip, davacıya zarar verdiği gerekçesiyle, BK'nun 1 ve 41. maddeleri uyarınca ıslah edilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bankanın protokol hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl yenilenmesi gereken kartları yenilememesi davalı banka yönünden kusur teşkil eder ise de, davacının da ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği nazara alınıp, buna göre hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, dava sırasında dava dışı mirasçı tarafından ana para davacı kuruma ödendiğine göre, davanın bu miktar bakımından konusuz kaldığı hususu nazara alınmadan bu tutarın infazda nazara alınacağı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4- Diğer taraftan mahkemece karar altına alınan faiz, birikmiş temerrüd faizi niteliğinde olduğundan 818 sayılı BK'nın 104/son maddesine aykırı olarak faize faiz yürütecek şekilde karar verilmesi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
5- Ayrıca, ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmek gerekirken bu tutara da dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/772 E. 2015/7004 K.
Ortak:müterafik kusur · yenileme · işlemiş faiz · protokol · asıl alacak · kusur · Alacak
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesi davalı banka yönünden «kusur» teşkil eder ise de, davacının da ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin «müterafik kusur» teşkil edeceği nazara alınıp, buna göre hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… 25 TL çekildiği, dava dışı ...'ın 24.05.2005 tarihinde 5.000,00 TL ödediği, Borçlar Kanunu'nun 84. maddesine aykırı olarak davacı tarafından bu ödemenin ana paradan «mahsup» edildiği, geriye 2.749,02 TL «asıl alacak» ile 18.690,85 TL «işlemiş faiz» alacağı kaldığı, 20.06.2007 tarihinde 2.750,00 TL ödendiği, dava açılmasından sonra yapılan bu ödemenin «infaz» sırasında hesaba «dahil» edilmesi gerektiği, davalının sözleşmeye aykırı olarak maaş ödeyip, davacıya zarar verdiği gerekçesiyle, BK'nun 1 ve 41. maddeleri uyarınca «ıslah» edilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce, bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesi davalı Banka yönünden «kusur» teşkil eder ise de, davacının da ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin «müterafik kusur» teşkil edeceği nazara alınıp, buna göre hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığından bahisle bozulmuştur.
… na göre, davalının sözleşmeye aykırı olarak maaş ödemesi nedeniyle davacının zarara uğradığı, asıl alacağın davadan önce ve kısmen dava sırasında ödenmesi nedeniyle «asıl alacak» yönünden davanın konusuz kaldığı, işlemiş faizden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan asıl alacak talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», 18.690,85 TL «işlemiş faiz» alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiş, davacının «müterafik kusuru» ile ilgili herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… na göre, davalının sözleşmeye aykırı olarak maaş ödemesi nedeniyle davacının zarara uğradığı, asıl alacağın davadan önce ve kısmen dava sırasında ödenmesi nedeniyle «asıl alacak» yönünden davanın konusuz kaldığı, işlemiş faizden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan asıl alacak talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», 18.690,85 TL «işlemiş faiz» alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalının «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
-
Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17480 E. 2014/5846 K.
Ortak:işlemiş faiz · temerrüt faizi · temerrüt · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda4- Diğer taraftan mahkemece karar altına alınan faiz, birikmiş «temerrüd faizi» niteliğinde olduğundan 818 sayılı BK'nın 104/«son» maddesine aykırı olarak faize faiz yürütecek şekilde karar verilmesi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… 25 TL çekildiği, dava dışı ...'ın 24.05.2005 tarihinde 5.000,00 TL ödediği, Borçlar Kanunu'nun 84. maddesine aykırı olarak davacı tarafından bu ödemenin ana paradan «mahsup» edildiği, geriye 2.749,02 TL «asıl alacak» ile 18.690,85 TL «işlemiş faiz» alacağı kaldığı, 20.06.2007 tarihinde 2.750,00 TL ödendiği, dava açılmasından sonra yapılan bu ödemenin «infaz» sırasında hesaba «dahil» edilmesi gerektiği, davalının sözleşmeye aykırı olarak maaş ödeyip, davacıya zarar verdiği gerekçesiyle, BK'nun 1 ve 41. maddeleri uyarınca «ıslah» edilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece karar altına alınan miktar, birikmiş «temerrüt faizi» niteliğinde olduğundan 818 sayılı BK'nın 104/«son» maddesine aykırı olarak faize faiz yürütecek şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 5411 sayılı Yasa'nın 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu nazara alı …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, «işlemiş faiz» alacağının 17.196,06 TL olduğu gerekçesiyle talep bağlı kalınarak 15.947 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile tahsiline, fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, «işlemiş faiz» alacağının 17.196,06 TL olduğu gerekçesiyle talep bağlı kalınarak 15.947 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile tahsiline, fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3147 E. , 2013/19787 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.03.2012 tarih ve 2007/225-2012/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken 06.08.1993 tarihinde vefat eden sigortalı ... 'ın 21.08.1993-18.11.2002 tarihleri arası maaşlarının toplamı olan 7.749,25 TL'nin hesabından haksız yere oğlu ... tarafından çekildiğinin tespit edildiğini, davalının, müvekkili ile davalının devraldığı T.Emlak Kredi Bankası arasında imzalanan 19.11.1984 tarihli protokolün 7. maddesi ve yine müvekkili ile davalı arasında akdedilen 16.11.2000 tarihli protokolün 4'üncü maddesinin 13. fıkrasında belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek kurumun zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava açılmadan önce ... mirasçısı ...'tan yapmış oldukları 5.000,00 YTL tutarında tahsilattan sonra asıl alacaktan kalan 2.749,25 YTL, tahsil edilen ve edilmeyen asıl alacaklara kademeli olarak tahsil tarihi ile 31.05.2007 tarihine kadar hesaplanan işleyen yasal faiz olan 14.675,78 YTL ile asıl alacak olan 2.749,25 YTL' ye, 31.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin ve 13,50 YTL posta masrafının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalının ölümünün müvekkili banka şubesine davacı kurum tarafından geç bildirildiğini, böylece davacı kurumun İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün 29.11.1994 tarih, 22 sayılı Genelgesi uyarınca üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek, ölen kişinin hesabına aylık göndermeye devam ettiğini, bu nedenle olayda davacı kurumun kusurunun bulunduğunu, paraları çeken dava dışı ...'ın, vekaletname ibraz ederek paraları çektiğini, ATM kartını teslim aldığını, ilgili dönemlerde belirtilen prosedürü yerine getirerek gerekli belgeleri müvekkili banka şubesine verdiğini kabul ve beyan ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalının öldüğü tarihten, dava tarihine kadar dava dışı ... tarafından 7.749,25 TL çekildiği, dava dışı ...'ın 24.05.2005 tarihinde 5.000,00 TL ödediği, Borçlar Kanunu'nun 84. maddesine aykırı olarak davacı tarafından bu ödemenin ana paradan mahsup edildiği, geriye 2.749,02 TL asıl alacak ile 18.690,85 TL işlemiş faiz alacağı kaldığı, 20.06.2007 tarihinde 2.750,00 TL ödendiği, dava açılmasından sonra yapılan bu ödemenin infaz sırasında hesaba dahil edilmesi gerektiği, davalının sözleşmeye aykırı olarak maaş ödeyip, davacıya zarar verdiği gerekçesiyle, BK'nun 1 ve 41. maddeleri uyarınca ıslah edilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bankanın protokol hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl yenilenmesi gereken kartları yenilememesi davalı banka yönünden kusur teşkil eder ise de, davacının da ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği nazara alınıp, buna göre hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, dava sırasında dava dışı mirasçı tarafından ana para davacı kuruma ödendiğine göre, davanın bu miktar bakımından konusuz kaldığı hususu nazara alınmadan bu tutarın infazda nazara alınacağı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4- Diğer taraftan mahkemece karar altına alınan faiz, birikmiş temerrüd faizi niteliğinde olduğundan 818 sayılı BK'nın 104/son maddesine aykırı olarak faize faiz yürütecek şekilde karar verilmesi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
5- Ayrıca, ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmek gerekirken bu tutara da dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3), (4) ve (5) numaralı bendlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633450400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz