Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/772 E. 2015/7004 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur↗ yenileme↗ işlemiş faiz↗ protokol↗ asıl alacak↗ kusur↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sözleşmeye aykırı olarak maaş ödemesi nedeniyle davacının zarara uğradığı, asıl alacağın davadan önce ve kısmen dava sırasında ödenmesi nedeniyle asıl alacak yönünden davanın konusuz kaldığı, işlemiş faizden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan asıl alacak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 18.690,85 TL işlemiş faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce, bankanın protokol hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl yenilenmesi gereken kartları yenilememesi davalı Banka yönünden kusur teşkil eder ise de, davacının da ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği nazara alınıp, buna göre hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığından bahisle bozulmuştur. Ancak mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiş, davacının müterafik kusuru ile ilgili herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durum karşısında, bozma ilamında da belirtildiği üzere, davacının ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği nazara alınıp, tarafların kusur oranları belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3147 E. 2013/19787 K.
Ortak:müterafik kusur · yenileme · işlemiş faiz · protokol · asıl alacak · kusur · Alacak
İncelediğiniz kararda2-Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce, bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesi davalı Banka yönünden «kusur» teşkil eder ise de, davacının da ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin «müterafik kusur» teşkil edeceği nazara alınıp, buna göre hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığından bahisle bozulmuştur.
… na göre, davalının sözleşmeye aykırı olarak maaş ödemesi nedeniyle davacının zarara uğradığı, asıl alacağın davadan önce ve kısmen dava sırasında ödenmesi nedeniyle «asıl alacak» yönünden davanın konusuz kaldığı, işlemiş faizden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan asıl alacak talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», 18.690,85 TL «işlemiş faiz» alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiş, davacının «müterafik kusuru» ile ilgili herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesi davalı banka yönünden «kusur» teşkil eder ise de, davacının da ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin «müterafik kusur» teşkil edeceği nazara alınıp, buna göre hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… 25 TL çekildiği, dava dışı ...'ın 24.05.2005 tarihinde 5.000,00 TL ödediği, Borçlar Kanunu'nun 84. maddesine aykırı olarak davacı tarafından bu ödemenin ana paradan «mahsup» edildiği, geriye 2.749,02 TL «asıl alacak» ile 18.690,85 TL «işlemiş faiz» alacağı kaldığı, 20.06.2007 tarihinde 2.750,00 TL ödendiği, dava açılmasından sonra yapılan bu ödemenin «infaz» sırasında hesaba «dahil» edilmesi gerektiği, davalının sözleşmeye aykırı olarak maaş ödeyip, davacıya zarar verdiği gerekçesiyle, BK'nun 1 ve 41. maddeleri uyarınca «ıslah» edilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · infaz · mahsup · temerrüt faizi · ıslah · dahili dava · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… 25 TL çekildiği, dava dışı ...'ın 24.05.2005 tarihinde 5.000,00 TL ödediği, Borçlar Kanunu'nun 84. maddesine aykırı olarak davacı tarafından bu ödemenin ana paradan «mahsup» edildiği, geriye 2.749,02 TL «asıl alacak» ile 18.690,85 TL «işlemiş faiz» alacağı kaldığı, 20.06.2007 tarihinde 2.750,00 TL ödendiği, dava açılmasından sonra yapılan bu ödemenin «infaz» sırasında hesaba «dahil» edilmesi gerektiği, davalının sözleşmeye aykırı olarak maaş ödeyip, davacıya zarar verdiği gerekçesiyle, BK'nun 1 ve 41. maddeleri uyarınca «ıslah» edilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
4- Diğer taraftan mahkemece karar altına alınan faiz, birikmiş «temerrüd faizi» niteliğinde olduğundan 818 sayılı BK'nın 104/«son» maddesine aykırı olarak faize faiz yürütecek şekilde karar verilmesi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, dava sırasında dava dışı «mirasçı» tarafından ana para davacı kuruma ödendiğine göre, davanın bu miktar bakımından konusuz kaldığı hususu nazara alınmadan bu tutarın «infazda» nazara alınacağı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
5- Ayrıca, «ıslah» edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmek gerekirken bu tutara da dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3392 E. 2019/5454 K.
Ortak:müterafik kusur · yenileme · protokol · kusur · Alacak
İncelediğiniz kararda2-Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce, bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesi davalı Banka yönünden «kusur» teşkil eder ise de, davacının da ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin «müterafik kusur» teşkil edeceği nazara alınıp, buna göre hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığından bahisle bozulmuştur.
Ancak mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiş, davacının «müterafik kusuru» ile ilgili herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durum karşısında, bozma ilamında da belirtildiği üzere, davacının ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin «müterafik kusur» teşkil edeceği nazara alınıp, tarafların kusur oranları belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavalı bankanın «protokol» hükümlerine aykırı hareket ederek her yıl «yenilenmesi» gereken kartları yenilememesinin davalı banka yönünden «kusur» teşkil etmesi yanında davacının da ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin "«müterafik kusur»" niteliğinde olduğu ve tarafların zararların oluşumunda müterafik kusurlu bulundukları yönündeki Dairemizin yerleşik kararları (2017/3180 Esas-2019/7 Karar) uyarın …
… , billirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın emekli aylığı sahibinden muhtarlık belgesini almadığı, ATM kartının 1 yıl ile sınırlanmadığı ve ATM «hamilinin» kasım aylarında bankaya çağırılmadığı, ATM kartının 1 yılı aşacak şekilde kullanımını sağlamak suretiyle «protokollerde» üstlendiği yükümlülükleri ihlal ettiği, hak sahibinin ölümünden sonra dahi 21/08/1998 ile 18/08/2004 tarihleri arasında 72 ay süre ile kimliği belirsiz kişi yada k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hamil
Benzer bu kararda… , billirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın emekli aylığı sahibinden muhtarlık belgesini almadığı, ATM kartının 1 yıl ile sınırlanmadığı ve ATM «hamilinin» kasım aylarında bankaya çağırılmadığı, ATM kartının 1 yılı aşacak şekilde kullanımını sağlamak suretiyle «protokollerde» üstlendiği yükümlülükleri ihlal ettiği, hak sahibinin ölümünden sonra dahi 21/08/1998 ile 18/08/2004 tarihleri arasında 72 ay süre ile kimliği belirsiz kişi yada k …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/772 E. , 2015/7004 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 18/09/2014
NUMARASI 2014/214-2014/460
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/09/2014 tarih ve 2014/214-2014/460 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken vefat eden sigortalı C. O.'ın 21.08.1993-18.11.2002 tarihleri arası maaşlarının toplamı olan 7.749,25 TL'nin hesabından haksız yere oğlu Ş.. O.. tarafından çekildiğini, davalının imzaladığı protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmeyerek kurumu zarara uğrattığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.749,25 TL bakiye asıl alacak, tahsil edilen ve edilmeyen asıl alacaklara kademeli olarak tahsil tarihi ile 31.05.2007 tarihine kadar hesaplanan işleyen yasal faiz olan 14.675,78 TL ile asıl alacak olan 2.749,25 TL'ye, 31.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve 13,50 TL posta masrafının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalının ölümünün müvekkili banka şubesine davacı kurum tarafından geç bildirildiğini, davacının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek ölen kişinin hesabına aylık göndermeye devam ettiğini, olayda davacı kurumun kusurunun bulunduğunu, paraları çeken dava dışı Ş.. O..'ın, vekaletname ibraz ederek paraları çektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sözleşmeye aykırı olarak maaş ödemesi nedeniyle davacının zarara uğradığı, asıl alacağın davadan önce ve kısmen dava sırasında ödenmesi nedeniyle asıl alacak yönünden davanın konusuz kaldığı, işlemiş faizden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan asıl alacak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 18.690,85 TL işlemiş faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce, bankanın protokol hükümlerine aykırı hareket etmesi ve her yıl yenilenmesi gereken kartları yenilememesi davalı Banka yönünden kusur teşkil eder ise de, davacının da ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği nazara alınıp, buna göre hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığından bahisle bozulmuştur. Ancak mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiş, davacının müterafik kusuru ile ilgili herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durum karşısında, bozma ilamında da belirtildiği üzere, davacının ölen mensubunu davalı bankaya bildirmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği nazara alınıp, tarafların kusur oranları belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/137773900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz