Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13393 E. 2013/20273 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıskat↗ yönetim kurulu üyeliği↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 30.07.2010 tarih ve 2010/6 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının davalı şirket ortaklığından ıskatına ilişkin işlemin iptaline, yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklı ücret alacağı isteminin reddine dair verilen karar davalı şirket vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12486 E. 2013/10431 K.
Ortak:ıskat · yönetim kurulu üyeliği · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, 30.07.2010 tarih ve 2010/6 sayılı «yönetim kurulu» kararı ile davacının davalı şirket ortaklığından «ıskatına» ilişkin işlemin iptaline, «yönetim kurulu üyeliğinden» kaynaklı ücret alacağı isteminin reddine dair verilen karar davalı şirket vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirket paylarının «hamiline» «hisse senedine» bağlanmadığı, hamiline hisse senedi çıkarılacağı düzenlenmediğinden payların çıplak halinde olduğu ve «ilan» dışında ayrıca «ıskat» «ihtarının» TTK 408/2 maddesi gereğince «taahhütlü» mektupla yapılması gerektiği, davalı şirketin davacıya 01.03.2010 tarihli «tebligatı» gönderdiğini ileri sürdüğü ancak gönderilen bu «tebligatın kanun» maddesine uygun ıskat ihtarı niteliği taşımadığı, «yönetim kurulu» üyelerine ücret ödendiğine dair herhangi bir karar bulunmadığı gerekçesiyle, 30.07.2010 tarih ve 2010/6 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının davalı şirket ortaklığından ıskatına ilişkin işlemin iptaline, «yönetim kurulu üyeliğinden» kaynaklı ücret alacağı isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava, «sermaye taahhüdünün» yerine getirilmemesi nedeniyle verilen «ıskat» işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği gibi «sermaye taahhüdünün» yerine getirilmesine ilişkin «ihtarın» «usulüne uygun tebliğ» edilmediği gerekçesiyle «ıskat» işleminin iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat usulsüzlüğü · sermaye taahhüdü · tebligat kanunu m.35 · usulüne uygun tebliğ · hisse senedi · hamil · ihtar · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirket paylarının «hamiline» «hisse senedine» bağlanmadığı, hamiline hisse senedi çıkarılacağı düzenlenmediğinden payların çıplak halinde olduğu ve «ilan» dışında ayrıca «ıskat» «ihtarının» TTK 408/2 maddesi gereğince «taahhütlü» mektupla yapılması gerektiği, davalı şirketin davacıya 01.03.2010 tarihli «tebligatı» gönderdiğini ileri sürdüğü ancak gönderilen bu «tebligatın kanun» maddesine uygun ıskat ihtarı niteliği taşımadığı, «yönetim kurulu» üyelerine ücret ödendiğine dair herhangi bir karar bulunmadığı gerekçesiyle, 30.07.2010 tarih ve 2010/6 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının davalı şirket ortaklığından ıskatına ilişkin işlemin iptaline, «yönetim kurulu üyeliğinden» kaynaklı ücret alacağı isteminin reddine karar verilmiştir.
Tebliğ belgesinde «sermaye taahhüdüne» yönelik yazıyı elden aldığı yazılı olduğundan ve bu «tebligatın» «geçersiz» olduğuna dair iddianın da bulunmadığı anlaşıldığından, «ihtar» «tebligatının usulsüz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği gibi «sermaye taahhüdünün» yerine getirilmesine ilişkin «ihtarın» «usulüne uygun tebliğ» edilmediği gerekçesiyle «ıskat» işleminin iptaline karar verilmiştir.
Dava, «sermaye taahhüdünün» yerine getirilmemesi nedeniyle verilen «ıskat» işleminin iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13393 E. , 2013/20273 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.06.2012 gün ve 2011/274-2012/156 sayılı kararı bozan Daire’nin 21.05.2013 gün ve 2012/12486-2013/10431 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ortağı olan müvekkilinin sermaye taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle şirket ortaklığından çıkarıldığını, ıskat işleminde kanunda yazılı usule uyulmadığını dolayısıyla yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin ortaklıktan ıskatına ilişkin 30.07.2010 tarih ve 2010/6 numaralı yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünü, yönetim kurulu üyelerine ödenen aylık 2.500 TL olan ücretin Ağustos ayından dava tarihine kadar geçen 7 aylık toplam tutarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 30.07.2010 tarih ve 2010/6 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının davalı şirket ortaklığından ıskatına ilişkin işlemin iptaline, yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklı ücret alacağı isteminin reddine dair verilen karar davalı şirket vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633370600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz